Ne Mutlu Türküm Diyene

29 Aralık 2013 Pazar


Hanımlar tacizden kurtulmanın garantili yolu burada yetişin :)

0 Yorumgaçlı Okurcan
tacizden_korunma


Kadınlarımızın neredeyse en büyük sorunu tacizden kurtulmanın yolunu taylandlılar bulmuş içinde suni penis bulunan külotlu çorap,külot ve etek üretmeye başlamışlar :)

Bu ürünü kullanan bir kadını gören erkeğin içindeki taciz etme dürtüsünü engellediği söyleniyor ee boru mu kocaman şeyin kabarıklığını görünce doğaldır diyeceğim de lakin ülkemizde er kişilerin travestilere olan meyli düşünülürse bizim abazalara sökmez diyorum ben :)

Aslına bakarsanız 3. cinsler açısından oldukça aşşağılaycı bir yöntem ama durum çok absürt o yüzden komik geldi paylaşmak istedim. Okurcanlarım arasında varlarsa kendilerinden peşinen özür dilerim...

Bu absürtlüğe en iyi Quentin Tarantino'dan - Bağlama Solo gider diyorum








Şaka şaka ne quentini yahu bağlamayı çalan Çetin Akdeniz ona çok benziyor ama :)

25 Aralık 2013 Çarşamba


Ayrımcılığın daniskası - Apartheid rejimli lüks siteler

0 Yorumgaçlı Okurcan
Dün sosyal medyada yer alan bir mektup başımdan aşşağıya kaynar sular dökülmesine neden oldu. İstanbuldaki lüks bir site yönetimi sitede ev işlerine yardımcı olarak çalışan emekçilere birer bildiri göndermiş çalışanlar ring otobüslerine yoğun saatlerde binince site sakinlerinin ayakta kalmalarına neden oluyorlarmış bu saatlerde kullanmasınlarmış rica ediyorlarmış vay arkadaş. Tamam çalışanlarınızı emekçileri kendinizdan aşşağı bir seviyeye konumlandırdığınızı biliyordukta neredeyse ırkçı bir gözle baktığınızı görememişiz. Kendimi bir anda 1950'lerin Amerikası ya da Güney Afrikanın Apartheid rejimi altında yaşıyormuş gibi hissettim. Zira ancak bu dönemlerde böylesi bir metin yazılabilirdi bu nasıl bir ayrımcı kafadır bu ne kadar büyük bir saygısızlıktır pes.

Madem site sakinleri ayakta kalıyor paranız mı yok bir iki tane fazladan ring aracı kiralarsınız ya da çalışanlar için ayrı ring arabası koyarsınız olur biter neden emekçileri mektup göndererek 2. sınıf insanmış gibi hissettirip aşşağılarsınız ki?

Metin aynen bir zamanların meşhur sözünü anımsattı bana "halk plajlara akın etti vatandaşa yer kalmadı"

ayrimcilik
"Değerli Çalışanlar, Sizlerin de bildiği gibi Rings Servisimiz site sakinlerimizin talebi ile düzenlenmiş ve sadece onların kullanımları için sunulmuş bir hizmettir.

Yoğun saatlerde Site Sakinlerimiz ayakta kalmakta ve bu da site sakinlerimizin memnuniyetsizliğine sebebiyet oluşturmaktadır.

Bu nedenle dairelerde "Yardımcı Bayan" olarak görev yapan çalışanların ring servisini çok yoğun saatler olan akşam 16:00, 18:00 ve 19:00 seferlerinde kullanmamalarını önemle rica ederiz."

18 Aralık 2013 Çarşamba


The Hobbit: The Desolation of Smaug - Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları

0 Yorumgaçlı Okurcan
the_hobbit_desolation_of_smaug

J.R.R. Tolkien'in ölümsüz eseri The Hobbitten uyarlanan The Hobbit: The Desolation of Smaug diye başlamak istiyorum sözlerime zira film eklemeler ve çıkartmalar sayesinde kitapta ki hikayeden ziyade Peter Jackson'un kafasında yarattığı bir kurguya dönüşmüş desem yeridir. Ha fena mı olmuş hakkını yemeyelim adam kütür kütür film çekmiş beğenmeyen taş olur :) Gerçi Peter Jackson Cin Ali'yi çekse o bile olay olur adam işini biliyor.

Filmin isim çevirisi ise tamamen facia Hobbit: Smaug'un Çorak Toprakları nedir yahu insan smaug'un harabeleri falan diye çevirir bari :)

Görsel efektlere ve atmosfere söyleyecek tek kelime yok koca orta dünyayı uğraşıp didinip yeniden yaratmışlar nerde bizim sinemadaki uydur kaydır efektler nerde bu aralarında çağlar var.


evangeline_lilly
Evangeline Lilly - Tauriel
Peter Jackson kimine göre gereksiz bir iş yapmış Tauriel'i ( Evangeline Lilly ) eklemekle arkadaş bir kadına bu kadar mı yakışır elf olmak insan büyülenmeden edemiyor biraz boydan güdük olmayaydı eyiydi ama olsun bu kadar kusur kadı kızında da olur.Smaug ise oy oy oy hayatımda ilk defa bir ejderha karakteri karşısında harbiden afalladım bu kadar güzel modelleme olamaz hatta en az Yüzüklerin Efendisi serisindeki gollum kadar başarılı diyeyim gerisini siz anlayın. 

Eleştirilere baktımda ortadan giden pek yok ya yere göğe sığdıramıyorlar ya yerin dibine batırıyorlar gereksiz yere. Altı üstü bir film bu sanki hayat memat meselesiymiş gibi ciddiye almanın bi anlamı yok izleyin iyi vakit geçirin diye yapılmış bişey.

Konuya hiç girmek istemiyorum ne dersem spoiler olacak o yüzden tek söyleyebileceğim çok enteresan bir sonla bittiği :) 2 saat 40 dakika kadar uzun bir filmin öyle bitmesi insanda biraz hayal kırıklığı yaratıyor aynı dizi mantığı gibi ee nolcak şimdi diye kala kalıyorsun ve ister istemez serinin 3. filmine hallenmeye başlıyorsun aslına bakarsan güzel mantık biraz ticari ama olur o kadar.


Gidin sinemada izleyin benden tavsiye pişman olmazsınız.

8 Aralık 2013 Pazar


Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..

2 Yorumgaçlı Okurcan
ankara_kar_yagisi
Fotoğraf için lollacığıma teşekkürler :)

Dün ansızın bastıran karla Ankara başka bir kimliğe büründü daha bir güzel geliyor artık gözüme sanırım karın bu kadar yakıştığı başka bir şehir daha yoktur bu coğrafyada. Manzara insanın aklına ister istemez Yılmaz Erdoğan'ın Ankara şiirindeki Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar.. / asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar... dizelerini getiriyor. Ne yapalım bizde güzelliğe kapılıp aldık nevaleleri ipin ucunu kaçırmasaydık iyiydi :) Üzerinize afiyet hâlâ başım ağrıyor ve midem biraz nanemolla.

Umarım bir süre daha bu özel ve son zamanlarda nadir görebildiğimiz misafir şehrimizde kalır da doyasıya tadını çıkartır çocukluğumuzda kartopu oynadığımız, naylon poşetlerle tepelerden dik sokaklardan kaydığımız, üşüyünce hemen apartmanlara kaçıp kalorifer peteklerinde ellerimizi ısttığımız günlerin nostaljisi ile avunuruz.


fethiyespor

Değinmek istediğim bir başka konu var Fethiyespor'un Fenerbahçe ile oynadığı maçta seremoniye üzerlerinde "Yüce Atatürk" yazılı tşörtlerle sahaya çıkmasının "aslında" nasıl bir gerekçeyle suç kabul edilip PFDK'ya sevkedildiklerini merak ediyorum zira beyan edilen gerekçe gayet komik bana inandırıcı gelmiyor bazı "insanların" Atatürk hazımsızlığı malum ama bu kadar da olmaz ki bilader ellerinine geçirdikleri her yerde yurtsever insanları saçma sapan ipe sapa gelmez gerekçelerle, zora koşmaktan, ötekileştirmekten nasıl bir keyif alıyorlar anlamıyorum. Sahaya her türlü abidik gubidik siyasi mesajlar içeren şeylerle girmek serbest ama "Yüce Atatürk" yazan tşörtle girmek yasak öyle mi? Vay arkadaş bu günleri de gördük nihayet. Utanmasalar sokaklarda Atatürk ve onu çağrıştıran kıyafetleri giyen, takıları takan adamları da toplayıp atacaklar içeri, trafik polislerinin diger stickerleri görmezden gelip Atatürk stickerli arabalara kestikleri cezalarda hafızada henüz.

Allah sonumuzu hayır etsin...

3 Aralık 2013 Salı


KARMATE - Yağarsa yağmur yağar

0 Yorumgaçlı Okurcan


Bu aralar fena halde karadeniz şarkı ve türkülerine sarmış durumdayım :) Hele hele Karmate'ye bayılıyorum saçma sapan şarkıcılar piyasayı kasıp kavururken böyle güzel gruplara haksızlık ediliyor kanımca, hakettikleri değeri görmüyorlar.Solistleri Resul Dindar'ın sesine ise diyecek söz yok adeta insanı alıp başka diyarlara götürüyor. Bu arada dip not; Karmate lazca Değirmen anlamına geliyormuş enteresan bir isim seçimi...
Karmate - Yağarsa yağmur yağar Sözleri

Yağarsa yağmur yağar
Ben zate islanmişim
Gelursa yarum gelur
Zate Göreslanmişim

Verane yaylalara
Atli gezerum atli
Boyle yazilmiş kader
Benmiyim kabahatli

Ay'a bak hele ay'a
Bi tarafi silinmiş
Zavalli bu gönlumun
Açan çiçeği solmiş

Kar yağdi bizum köye
Çiçekleri görunmez
Acisi zordur ama
Sevdaluktan elinmez

27 Kasım 2013 Çarşamba


Ward Miles'ın hikayesi

0 Yorumgaçlı Okurcan


Hayata tutunmak deyiminin bir örneğini sorsanız bu görüntüleri gösteririm. Akşam üzeri Friendfeed'de dolanırken tesadüf ettim prematüre doğan Ward Miles dünyaya normalden 3.5 ay erken merhaba demiş babası onun doğumundan bir yıl sonra akranları gibi normal bir bebek oluncaya kadar yaşadığı süreci belgelemiş.

Yaşaması neredeyse bir mucize zaten izlerken göreceksiniz doğduğunda öyle minik ve kırılgan ki inanılır gibi değil. Fena halde sarsıcı ve duygusal video baştan söyliyeyim benim gibi taş kalpli sayılabilecek birini bile perişan etti eğer çok hassassanız başlamadan önce mendillerinizi yanınızda bulundurun.

23 Kasım 2013 Cumartesi


Kaley Cuoco sevimlilikte zirve

0 Yorumgaçlı Okurcan
kaley_cuoco

The Big Bang Theory'i başladığından bu yana takip etmeme neden olan abladır Kaley Cuoco neden bilmiyorum ama kendisi pek şeker geliyor gözüme tabi aranızda beğenmeyenlerde vardır sonuçta zevk meselesi. Hem vamp hem tatlı olabilen ender kadınlardan birisi. Ayağını kırdıktan sonra oldukça kilo aldığını gözlemlesemde son zamanlarda yine eski formuna kavuştu.

Bu konuya nerden geldim bilemiyorum sanırım en son izlediğim The Big Bang Theory'nin h
âlâ etkisindeyim  :)

16 Kasım 2013 Cumartesi


Anne ben müptezel oldum

2 Yorumgaçlı Okurcan
midye_dolma
Midye dolma

Maalesef a dostlar bu günlerde çok fena midye dolma müptezeli oldum iki gün yemesem üçüncü gün etrafta midye dolmalar görmeye başlıyorum :/ 

Ne yapayım yemesi çok zevkli lezzetine de doyum olmuyor üstelik yanında bira da süper gidiyor akıyor valla nazarımda ayrılmaz ikili oldular desem yeridir. İnsanın yedikçe yiyesi geliyor enteresan olan ha birinci ha ellinci (mide fesadı geçirmezseniz eğer) olsun aynı zevki yaşatması. Kriziniz tuttumu gecenin bir vakti hiç üşenmez çıkar sokak sokak ararsınız o kadar fena. Kapınıza kadar getiren bir yer bulmuşsanız eğer oy oy oy hayat size güzel demektir abonesi olursunuz aynı bizim gibi :)

Yanınızda eküriniz ve tatlı bir muhabbet varsa aman sabahlar olmasın. Benden size tavsiye eğer midye alacaksanız irilerini değil ufaklarını tercih edin daha lezzetli oluyorlar...

7 Kasım 2013 Perşembe


Ve sıra geldi evlerimizin içine

2 Yorumgaçlı Okurcan
penguen

Muhterem devlet büyüğümüz çok sever herşeye ayar vermeyi bu sefer gençlere yöneldi 18 yaşını geçmiş reşit insanların nasıl yaşayacağına da kendisi karar verecekmiş bundan kelli zira onun muhafazakar yapısına tersmiş böyle kızlı erkekli oturmalar, sabahlamalar, konaklamalar. Gerçi daha önce bir konuşmasında dolmabahçedeki ofisinden gördüğü sokaktaki kız erkek münasebetlerini tasvip etmediğine dair düşüncelerini biliyoruz ama gel gelelim bunun ucunun müdahaleye kadar varacağını en sıkı hayranları bile akıllarının ucundan bile geçirmemişlerdi buna eminim. Ama beyefendi kendinden emin madem halk bize sandıkta yetki verdi biz her tür düzenlemeye gidebiliriz ve bu hayat tarzına müdahale olarak nitelendirilemez kafasında.Yalnız bu çıkışları olduğunu beyan ettiği "muhafazakar demokrat" kimliğinin yapısına ters düpedüz otoriterlik. Otoriter eğilimleri yurtdışında yabancı bir gazetecinin konuyla ilgili sorusuna "Değerli arkadaşımı birileri herhalde özel olarak görevlendirmiş öyle anlıyorum" cevabından kabak gibi ortaya çıkıyor zira demokrat zihniyete sahip bir kişi sorulan soruya böyle cevap vermez.

Yasal düzenlemeye gidilecekmiş bakalım nasıl çıkartacaklar anayasaya ters düşmeden :) Merak ediyorum nasıl bir uygulamaya gidileceğini zira konut dokunulmazlığı diye birşey var polis evlere arama kararı olmadan giremez peki bu arama kararlarını hangi suça ve buna bağlı olarak yasa maddesine dayandıracaklar.

Bir konuda haklı devlet vatandaşlarını her türlü kötülükten uzak tutmak ve onları korumakla mükelleftir dünyanın her yerinde genel geçer bir kuraldır, varlığının asıl amacı budur zaten. Gel gelelim devlet vatandaşlarının ana-babası hatta namus bekçisi değildir ha öyle olduğunu zanneden devletleri de görüyor ve biliyoruz ahlak zabıtaları ve şer-i polisleri ile yaptıkları güzide kırbaçlı falakalı uygulamaları da, maalesef gidişatımız o yöne doğru.

Modern devletlerde kötülüklerden koruma güzel davranışları teşvik ederek yapılır örneğin gençlerin evlilik dışı ilişkilerinden rahatsız olan bir yönetim varsa evlilik sosyal devlet çerçevesinde teşvik edilir polisiye tedbirlere başvurulmaz.

Devletin evlerin içine kadar karışmaya başlamasının sonu da gelmez bu anlayışa karşı çıkılmazsa her konuda vatandaşlara müdahale yolu açılır ne renk çorap giyeceğinden günde, kaç sefer tuvalete gideceğine, ne kadar ibadet edeceğine kadar. Oldu olacak her gencin bi tarafına çip taksın devlet, kadın-erkek nikah düşen vatandaşlar yan yana gelince alarm zilleri çalsın en yakın ahlak zabıtasına sinyal gitsin anında müdahale edilsin...

27 Ekim 2013 Pazar


Yeni dizilerim ;)

0 Yorumgaçlı Okurcan
the_originals

The Originals:

İyi bir The Vampire Diaries izleyicisi olarak diziden mitoz bölünmeyle çoğalmış The Originals'ı izlemesem ayıp olurdu kanımca :) vampire diaries'de kökenler olarak yer alan Klaus, Elijah ve Rebekah'la beraber bir mucize eseri klaus'un çocuğuna hamile olan kurt bacı Hayley'in New Orleans şehrinde yaşadıkları vampirler ve cadıların arasındaki entrikalı mücadeleye dayalı maceralarını konu alıyor.Aynı zamanda kökenlerin tarihinin bir kısmını da aydınlatıyor. Şimdilik gayet güzel ilerliyor izlemek isteyen olursa tavsiye ederim.  



dracula

Dracula:

The Vampire Diaries,The Originals,True Blood gibi dizileri seven bir insan doğal olarak Dracula'yı asla kaçırmazdı e haliyle bende kaçırmadım. Vampir dünyasını farklı bir bakış açısı ile yansıtıyor dizi oldukça ilginç bir atmosfere sahip.Bir kere yavan değil en güzeli ise günümüz yerine 19.yüzyıl ingilteresinde geçmesi açısından dönemsel bile sayılabilir mekanlar kostümler gayet yerinde. Alışılmışın dışında sırf kan döken vampir tiplemesi yerine intikamını daha çok bilgisiyle ve zekasıyla meydana getirdiği gücüyle almaya çalışan oldukça enteresan bir karakterle karşı karşıyayız bu bile yeter aslında izlenmesi için. Umarım 1-2 dönemde ekrandan silinenlerin aksine uzun soluklu bir yapım olur ki bizde güzel ve alışılmadık birşeyler izlemenin keyfine varalım.


the_tomorrow_people

The Tomorrow People:

Başka bir güzel dizi daha, kaderin cilvesi süper güçlere sahip olarak doğan (Telekinezi, Teleportasyon,Telepati) insanların ve onları insan ırkına bir tehdit olarak algılayarak ortadan kaldırmaya çalışan ve öldürmekten çekinmeyen devletle bağlantılı bir örgütün mücadelesine dayanıyor The Tomorrow People.İlk bölümlerden gayet memnun kaldım görsel efektler falan oldukça iyi en azından sırıtan bi tarafı yok umarım ellerindeki bu güzel konunun ve dizinin potansiyelini iyi değerlendirirler her ne kadar bi heroes tadında ve ayarında olmasada keyifle izleneceği umudunu taşıyorum.

20 Ekim 2013 Pazar


Bir cep telefonu ütopyası - Phonebloks

0 Yorumgaçlı Okurcan


Hemen hemen hepimizin cebinde akıllı telefonlar mevcut bu telefonların en büyük problemi depolama hafızası dışında parçalarının yükseltilememesi (upgrade edilememesi). Diyelim ki telefonunuzun kamerası artık ihtiyaçlarınza yanıt vermiyor daha iyi fotoğraf çeken bir telefonunuzun olabilmesi için mutlaka bir dünya para bayılıp üst model yeni bir cep telefonu almak zorundasınız, ya telefonlar da masaüstü bilgisayarlar gibi modüler olsaydı? O zaman alırdınız yeni bir kamera telefona takardınız 5 mp kameranız bir anda 8 hatta 13 mp olurdu ve cebinizden sadece değiştirdiğiniz kameranın parası çıkardı.  Bir parçası kırıldı ya da bozuldu diye komple telefonu atmak yerine bozulan, kırılan parçayı söküp yenisini takabilirdiniz. Üstelik bu proje sayesinde çevre teknolojik bir çöplüğe dönmekten de kurtulabilir en azında cep telefonları açısından.

Phonebloks işte bunu gerçekleştirilmesini sağlamak için ortaya atılmış süper bir fikir, proje ve kampanya.

Yapılabilmesini çok isterim ama bana kalırsa ütopyadan başka bir anlam taşımıyor zira gerçekleşmesi çok zor. Teknolojik ve hukuksal engelleri, şirketlerin ürettikleri parçaların uyumsuzukları vs sıkıntıları geçtim hiç bir cep telefonu üreticisi hele hele bu vahşi kapitalist düzende şimdiki ballı kâr marjını bırakıp böylesi bir projeye kolay kolay girmez çok büyük bir kamuoyu baskısı olmadıktan sonra. Satışı pazarlaması pazar payı oluşturmak vs uzun ve zahmetli ve dahi çok masraflı olacaktır. Ayrıca konsept güzel lakin estetikten yoksun kimse incecik telefonları bırakıp böyle bir platforma geçmeyi düşünmez ekonomik gerekçeler dışında.

Ne kadar zor olursa olsun böylesi projeler gelecek için beni umutlandırıyor inşallah bir gün böyle kaliteli ve duyarlı projelerden ortaya çıkmış platformların ceplerimizde olduğu günleri görebiliriz. Tabi ömrümüz vefa ederse :)

15 Ekim 2013 Salı


Bayramınız Kutlu Olsun

0 Yorumgaçlı Okurcan
kurban_bayrami

Öncelikle tüm okurcanlarımın ve akabinde tüm inananların Kurban Bayramını kutlarım. İyi Bayramlar ;)

10 Ekim 2013 Perşembe


Kimseye karıştığımız yok ama sıkıyorsa benim istemediğimi giy

0 Yorumgaçlı Okurcan
gozde_kansu_dekolte


Gözde Kansu'nun başına gelenlerin kısaca özeti bu. Muktedir neye onay verirse artık onu giyecek kadınlar. Onların onayladığı kadar düşünüyorduk (aksi durumda hapislerde sürünüyorsunuz), onların onayladığı zamana kadar içki alabiliyor onayladıkları yerlerde içebiliyorduk (yasayla yasaklandı kibarcası düzenlemeye gidildi 4.Muratın gözleri yaşarıyordur eminim), şimdi sıra kıyafete müdahil olmaya geldi. Bundan sonra heralde belirli günlerde yolda tek ayak üzerinde zıplayarak gitmemiz gerektiği ya da onlardan değilsek kıyafetimize sembol dikmemizin zorunlu olacağı günler gelir kim bilir !!!

Muhterem şöyle buyurmuş;"Dün bir bu merkez medyadan bir kanalda bir yarışma programı vardı. Bir baktım, bir sunucu, yani öyle bir kıyafet giymiş ki; olmaz böyle bir şey. Dünyanın her yerinde umuma açık yayın yapan televizyonlarda bunun bir hassasiyeti vardır. Kimsenin kıyafetine karıştığımız yok. Ama böyle çok aşırı nerdeyse bir gece kıyafetiyle gelip de sen böyle çok seyredilen bir kanalda sunuculuk yapabilir misin? Dünyanın hiçbir yerinde hoş karşılanmaz. Hollywood'da bile 'uçuk olmuş' derler." bu cümlelerden sonra kalkıp biz kimsenin hayat tarzına karışmıyoruz bla bla diye konuşurlarsa kusura bakmasınlar alacakları tek tepki "yav he he" olur ancak. Olayın komik tarafı ise "Dünyanın hiçbir yerinde hoş karşılanmaz" cümlesi gülsem mi yoksa başbakan yardımcısı seviyesinde bir insanın dünyadan bu kadar bihaber olmasına ağlasam mı bilemedim. Hangi dünya da hoş karşılanmaz acaba? Muhteremin dünya algısı muhtemelen sadece kendi fikir yapısından olan insanları kapsıyor ki bu kadar kesin kanaat bildirmiş. Üstüne cila olarak söylediği "Hollywood'da bile 'uçuk olmuş' derler." sözleri ise düpedüz komedi kendisi oscar ödül törenlerini kırmızı halıları falan izlemiyor olabilir gel gelelim devleti yöneten insanların en azından kültürel emperyalizminden nasibimizi aldığımız Amerika'nın en göz önünde bulunan tabiri caizse vitrini olan Hollywood camiasının hayat tazından haberdar olması gerekir diye düşünüyorum.

Muhtemelen Gözde Kansu bundan sonra iktidarın etkisindeki hiç bir ana akım medya kanalında ekmek bulamayacaktır zira kara listeye girdi büyük ihtimalle.

Bir zamanlar kılık kıyafet konsunda sıkıntı çekenlerin güç kendilerine geçtiğinde diğerlerini aynı şekilde mağdur etmeleri ne kadar ironik.

Dehşet verici olan ise bir siyasinin ağzından çıkan iki kelimeyle bir başka vatandaşın ekmeğinden ve kariyerinden olabilmesi. Her ne kadar kendisi ben kimseyi hedef göstermedim işaret etmedim minvalinde konuşsa da kendisinin kimi kastettiği kabak gibi ortadaydı ve gereği yapıldı. Eskiden asker tak diye emreder gereği şak diye yapılırdı şimdi muhteremler tak diye emrediyor gereği şak diye yapılıyor sorgu sual olmadan. Yazılı ve görsel medyada kaç kişi onlar yüzünden ekmeğinden oldu yıllarca çalışıp emek verdiği kurumdan kovuldu sayısını hatırlamıyorum bile. Sayelerinde ekranlarda doğru düzgün siyasi tartışma programı bile kalmadı. Bize tartışma programı diye sunulanlar ise hep aynı kafadan insanların koro halinde aynı görüşleri savunduğu Joseph Goebbels'e rahmet okutturacak derecede ağır propaganda bültenlerinden pek farklı değil.

Aralarında bağlantı var diye değinmeden edemeyeceğim;

Yepis yeni demokrasi paketimizden çıkan kamuda Kıyafet "Türban" Özgürlüğü (nasıl bir özgürlükse ben bilmiyorum ama onlar öyle diyorsa saygı duymak zorundayım) bile diğer çalışanlara pek rasgelmedi yine memure hanımlar yine kısa kollu ya da diz üstü etek giyemiyecek ha özgürlük geldi oh ne güzel kafasını yaşayanlardan deneyen olursa başına gelecek belli anında soruşturması açılır garanti.

Bilmiyorum farkında mısınız gittikçe bizim "modern" diye nitelendirdiğimiz yaşam tarzı gettolaşmakta büyük şehirlerin belirli semtleri dışında bizlerin nasiplendiği özgürlük maalesef çok kısıtlı hatta hiç bulunmuyor. Benim gibi düşünen insanların pek çoğu üzerlerindeki bu baskılardan bunalmış durumda bu böyle nasıl devam eder bilemiyorum pek çok insan fırsatını bulduğu anda "batı" ya kapağı atma derdinde yaşadığımız güya "demokratik" gelişmelerde kimsenin endişelerini gidermeye yetmiyor.

Bazı liboşların "Endişeli Modernler" diye nitelendirerek hakir gördükleri insanların endişelerine hak vermeye başlamaları ise gözlerimi yaşartıyor ne diyeyim bizim 10 senedir söylediğimize yeni geldiniz ama olsun bu da bir gelişme :)

Gökten üç elma düştü.Biri tepkisiz kalanlara, biri gözdeyi kovanlara diğeride bu ülkenin demokratikleştiğini zanneden saftiriklere.

4 Ekim 2013 Cuma


Çiçeğe böcüğe verdim kendimi

0 Yorumgaçlı Okurcan
kaktuskaktus_lithops_sukkulent


Bu aralar bloga pek vakit ayıramıyorum okurcanlar gerek kendi sıkıntılarım gerek vakit darlığından mütevellit bir durum en kısa zamanda toparlanmayı bekliyorum gel gelelim durum pek de beklediğim gibi kısa vadede düzelecek gibi değil. Kendi dertlerimle yine kafanızı şişirmeyeyim de konumuza geçelim.

Biricik lollacığım eskisi gibi hevesi kalmadığından evdeki kaktüs, sukkulent ve lithopslarının büyükçe bir kısmını bana hediye etti :) Eve taşıma esnasında her tarafım diken içinde kaldı ama o kadarda olacak kaktüsü seven dikenine katlanır al sana cillop gibi yeni atasözü adayı :) Tam benlik bitkiler suyunu unutsanız umrunda bie olmaz hatta kışın çoğu su dahi istemiyor yazın azcık sulamak kâfi bir de güzel yere koydunuz mu değmeyin keyfinize arada bir çiçek falanda açıyorlar ki tadından yenmiyor. Saksısının kenarında adı yazanlar hariç türleri nedir en ufak bir fikrim bile yok ama olsun lollacığım sayesinde orta boy bir çiçek rafım oldu bundan böyle akvaryum ve kuş hobisinin yanına bir de bitki bakımı eklendi. Bakalım eğer elimdekileri yaşatmayı becerebilirsem yeni misafirlerde edinmeyi düşünüyorum atla deve değil fiyatları ve bakımlarıda oldukça kolay gibi duruyor şimdilik.

Vatana millete hayırlı uğurlu olsun :)


kaktuskaktus

24 Eylül 2013 Salı


Spor ve Siyaset

1 Yorumgaçlı Okurcan
carsi

Beşiktaş Galatasaray debisinde milletin gözleri önünde Çarşı grubuna siyasi bir operasyon, komplo düzenlendi. Ortaya konan rezilliğin başka bir izahı yok yaptılar ve ellerine yüzlerin bulaştırdılar zira arka planda kimlerin olduğu hemen kabak gibi meydana çıktı. İletişimin ve sosyal medyanın gücünün bu denli yoğun olmadığı zaman meydana gelmiş olsaydı belki gerçekler bu kadar çabuk ve ayan beyan öğrenilemezdi gel gelelim şimdiki şartlar altında rezilliğin hemen ertesi günü sahaya girerek olaylara neden olan 1453 Kartalları'nın hangi siyasi görüşün bir parçası olduğu muktedir ile aralarındaki organik bağlantı ifşa oldu.

Muhteremlerin en ufak muhalif bir sese bile tahammül gösteremediği biliniyordu daha önce ultraaslan ve Genç Fenerbahçeliler grupları ile diger tribünlere balans getirmeye çalıştığıda herkesin malumuydu tribünlerden çıkan aykırı sesler bu gruplarca karşı tezahüratlarla bastırılmaktaydı ancak bu organizasyonların bir benzeri Beşiktaş tribünlerinde yoktu çarşı resmen muhalif sloganlarla estiriyordu ee tabi muktedir uzun süre buna kayıtsız kalamadı acilinden yeni bir grup ihdas edildi amaç belliydi çarşı'yı susturmak olmazsa vukuat çıkartıp faturanın çarşıya kesilmesini sağlamak böylece beşiktaşın, beşiktaşllığın ruhu sayılabilecek çarşı'yı tribünlerden uzaklaştırmak, itibarsızlaştırmak ve etkisizleştirmek.

Adamlar o kadar hoyrattılar ki turnikeleri kırıp içeri aktılar ama her nedense üç kişi bir araya gelse başına dikilen polis bu vatandaşları engelle"ye"medi yine bu üç kişiyi biber gazı manyağı yapanlar sözkonusu sahaya inenler olunca ucundan iki sıkıp kayboldular ortadan ne kaa enteresan değil mi :)

Sadece bu bile 1453'ün kimler tarafından korunup kollandığı ve organize edildiği gerçeğini dünyanın en aptal insanı bile olsa anlamasına yeter de artar.Yasak olmasına rağmen piyasada dolanan "satılmış" toplu biletlerin görüntüleri, bazılarına üst aramasının yapılmaması ve sanki bir şeyler olsa da gereğini yerine getirsek diye statta hazır ve nazır olan dört savcıdan bahsetmeye dahi lüzüm yok.

Neyse sözün özü Fenerbahçeli ve gerçek bir futbolsever olarak Çarşı grubunun yanındayım ve büyük çoğunluğun da benim gibi hissettiğini biliyorum.

12 Eylül 2013 Perşembe


Bu gün aslında özel bir gün

2 Yorumgaçlı Okurcan
Demek isterdim ama gel gelelim diyemiyorum zira diğer günlerden ayıran tek farklılık doğduğum gün olmasından başka birşey değil. Doğum günün olduğunu bilen insanların bana diğer günlere nazaran biraz daha iyi davrandığı gerçeği dışında hiç bir anlam ifade etmiyor. Ne şaşaalı kutlamalar ne kucak dolusu hediyeler aldığım olmadı ömrüm boyunca aslına bakarsanız hiç yokluğunu da çekmedim kutlama ve hediyelerin,kalabalık boğar beni.

Bir yıl daha yaş alıp bir yaş daha olgunlaştım hesapta ama bu günün dünden bir farkı yok kısacası değişen bişey yok. Orhan velinin dediği gibi yolun yarısındayım lakin geriye bakınca bir arpa boyu yol gitmediğim ortada, tığ-ı teber şah-ı merdan dımdızlak vaziyetteyim elde avuçta kayda değer bişey yok. Dengim olan vatandaşların çoğu ev bark sahibi çoluk çocuğa karışmış vaziyette ben ise hâlâ müzmin bekar, kısa vadede bu konua da bir gelişme olacağını zannetmiyorum gerçi umrumda da değil aslına bakarsanız, yıldım yıldırdılar.

Aman neyse bir doğum günü çocuğu olarak mutlu olmam gerekiyordu öyle deği mi kafanızı daha fazla şişirmeden en güzel dilekleriniz gerçek olsun diyorum umarım doğum günleriniz benimkinden iyi geçer :)

4 Eylül 2013 Çarşamba


Örnek Belediye :)

0 Yorumgaçlı Okurcan
Artık devir sosyal medya devri vatandaşa meramını, yaptıklarını, hizmetlerini anlatmak için de belediyelerin büyük bir kısmı hatta belediye başkanlarının kendileri bile twitter ve facebook hesapları kullanıyorlar. Böyle olunca iletişim eskisi gibi tek yönlü değil anında geribildirimi ile oluyor. Belediyelerin çoğu vatandaşla muhattap bile olmadan basın bülteni yayınlar gibi bu işi yapıyor e haliyle pek bir anlamı kalmıyor bazıları ise işin cılkını çıkartıp soru soranlarla münakaşa ediyor. Geçen arkadaşımın paylaşımı ile haberdar olduğum Kadıköy Belediyesine ait bir örnek var ki tüm belediyelerin sosyal medya ile uğraşan personellerine ders niyetine gösterilmeli. (Belediye Başkanının yerinde olsam bu personeli ödüllendiririm) Fazla söze gerek yok ekran görüntüsü herşeyi yeterince anlatıyor :)

kadikoy_belediyesi

29 Ağustos 2013 Perşembe


Yel değirmenlerine karşı

0 Yorumgaçlı Okurcan
FenerbahçeAslında bu ara Fenerbahçe'nin saçma sapan beş para etmeyen oyunundan bahsetmeye kararlıydım. Kendinden fersah fersah gerideki takımlara yenilen, ayağında top tutmayı, üç pas yapmayı beceremeyen futbolculara güzelce dayayıp döşeyecektim. Bir türlü takımda düzeni kuramayan oyuncuları motive edemeyen Ersun Yanal'a verip veriştirecektim ama CAS'tan gelen ve tahmin ettiğim üzere çıkan karadan sonra vazgeçtim.

Bu yıldan geçerli olmak üzere 2 yıl avrupa'dan men bizim yerimize de elenen takımlardan biri kura ile katılacakmış.

Hani bazı durumlarda tüm dünyayı karşınıza alırsınız da inandığınız şeyler için sonunu hiç düşünmeden yenileceğinizi bile bile mücadele edersiniz ya Fenerbahçe'nin şike davası aynı bu durum. Engizisyon mahkemesine çıkmış dünyanın düz değil yuvarlak olduğunu ispat etmeye çalışan Galileo gibi. Bütün iddiaları çürütüyorsunuz ama netice değişmiyor zira baştan karar verilmiş. 


Siz ne kadar uğraşırsanız uğraşın yel değirmenlerine karşı mücadele eden Don Kişot misali yenilmeye mahkumsunuz.

Dünya üzerindeki hiç bir mahkeme kararı beni Fenerbahçe'nin şike yaptığına inandıramaz ta ki önüme akla mantığa uygun ve maddi deliller konana kadar, hakim ya da savcının neye inandığı da beni bağlamaz. Sadece para transferini ispatlasınlar yeter ama yok, Basına yansıyan ve benim takip ettiğim kadarıyla o onu dedi, bu bunla görüştü, telefonda şu şöyle konuştu başka ipe sapa gelir bir delil göremedim ben zira.

Uzun lafın kısası bu dava inanıyorum süreciyle kararlarıyla uzun yıllar daha konuşulacak ve konuşulması da gerekir.

22 Ağustos 2013 Perşembe


Tuhaf

0 Yorumgaçlı Okurcan
yalnizlik

Bu aralar üzerimde alışılmadık bi haller var sebebi ne bilmiyorum belki bir belki bin belli değil.İnsan bazen en yakınları ile bile paylaşamaz dertlerini dili varmaz boğaz dokuz düğümdür gerçekten ya söylemek istemez ya da karşılarında zayıf görünmek.

Klasik erkek evlat aile çelişkilerinden muzdaribim bu ara allah sonumuzu hayretsin. Yetişkinliğine kadar sus sen bilmezsin diye büyütülen bir insan haliyle hayata karşı bocalıyor biraz e birde arkasında istediği desteği bulamazsa işi mucizelere kalıyor. Hep yırtık - bağımsız bir insan olmak istemişimdir ama elden gelen bişey yok böyle yetiştirilmemişiz. Serde bağımsızlık yok muhtemelen de bu yüzden domestik hallerim.Ne kadar uğraşsamda başaramadım beni bağlayan görünmez zincirleri kırmayı ne kadar uğraştıysam o kadar sert bağlandım bundan sonra da muhtemelen kıramayacağım ne yapalım beğenen böyle alsın :)

Lollacığım sağolsun hemen hemen ne derdim varsa bilir. Nedense bir tek ona karşı duvarlarım yok elimde kala kala bir o kaldığı için de olabilir bana tahammül edebilen tek aile dışı insan olduğundan da gerçi onu aile bireylerimden de ayırmıyorum ya neyse bu konumuz değil.Bende yeri dosttan öte dosttan ziyade diyeyim gerisini siz anlayın.

Gerçi onunla bile paylaşamadığım şeyler var ama olsun %1'lik rezervimde bana kalsın ama öyle değil mi :)

16 Ağustos 2013 Cuma


Millet coşmuş

5 Yorumgaçlı Okurcan
tavuk_suyu_corba

Bunca yıllık turizmciyim böyle kazık görmedim :) 70 liraya çorba mı olur arkadaş oluyor eğer Bodrumda iseniz ve oldukça genişseniz böyle büyük çapta kazık bir fiyata yemek yiyebiliyorsunuz. Tabi çorbaya 70, lahmacun+ayran'a 64, mantıya 95,  hamburger ve dönere 50'şer lira verebiliyorsanız ve o mekan batmıyorsa yıllardır zaten diyecek bişey yok o kazığı hakediyorsunuz.

Hepi topu 1-2 liralık maliyeti olan çorba ve lahmacun'u geçtim en kabadayı 5 liralık mantı nasıl 95 lira oluyor akıllara ziyan hamburger ve dönere değinmeyeceğim bile heralde kobe sığırı etinden yapıyorlar :)

Mekan sahiplerinden bi vatandaş ben yemek satmıyorum sadece içinde konsept ve hizmet var diye buyurmuş yahu zannedersin insana dünyayı geçtim kainatta hiç bulunmadık manzarası, ambiansı ile tek olma özelliğine haiz bir mekanda ve über bir konseptte muhteşem bir hizmet sunuyorlar.

Allah akıl fikir versin bu fiyatlarla yemek yiyen arkadaşlara zira ihtiyaçları var belli, neyse ağzımdan ve elimden kötü sözler çıkmadan kısa keseyim sinirim tepeme çıktı iyice...

8 Ağustos 2013 Perşembe


Bayramınız kutlu olsun

2 Yorumgaçlı Okurcan
ramazan_bayrami

Sevgili okurcanlar hepinizin Ramazan Bayramını (Şeker Bayramı) en içten dileklerimle kutlar büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperim.

Gönül isterdi ki mutluluk ve umut dolu bir bayram yaşayalım ama masum insanlar uydurma delillerle hapislerde sürünürken Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz aramızdan koparılıp alınmışken maalesef buruk bir bayram sevinci bu...

4 Ağustos 2013 Pazar


Ölmek kolay, yaşamak zor bu memlekette

0 Yorumgaçlı Okurcan
barbaros_sansal

Belli bir yaşa gelmiş az buçuk okumuş yazmış hemen hemen her türk vatandaşının aklından en az bir sefer geçmiştir bu cümle.Hele hele muhalif bir kimliğe sahipseniz sokağa çıkmak bile bir kabustur sizin için zira nereden geleceği beli olmayan serseri bir bir kurşunla kim vurduya gitmeniz ya da hiç iz bile bırakmadan ortadan kaybolmanız işten bile değildir.Her an tetikte olmanız başınıza gelebilecek her türlü musibete hazırlıklı olmanız gereklidir.

En son örnek Barbaros Şansal, dün gece vakti kapısına dayanan bir takım siviller tarafından evinden kaçırıldı tenha bir çiftlik evine çekilip bu işlerle uğraşma diye tehdit edildi.Ben hiç şaşırmadım desem yalan olmaz zira daha önce de evinin önünde darp edilmiş gel gelelim failleri bir türlü "her ne hikmetse" yakalanamamıştı. Uçan kuştan haberi olan istihbaratımız nasıl olduysa neredeyse online yaşanan kaçırılma eylemine karşı bir önlem alamamış olsa gerek Barbaros Şansal araçla akibetinin ne olacağı bilinmeyen bir yöne götürülürken bir dünya çevirmeden geçmiş ancak gören olmamış...

Çok şükür kendisi sadece tehditle kurtulmuş başına çok daha vahim şeyler gelebilirdi.Şikayetçi de olmamış gerçi şikayetçi olsa ne değişecekti onu darp edenler yakalandı mı ki kaçıranlar yakalansın.

29 Temmuz 2013 Pazartesi


Karışık

0 Yorumgaçlı Okurcan
Çok ama çok karışık hisler içerisindeyim rahmetli Barış Manço'nun da dediği gibi;

Sözüm meclisten dışarı dostlar
Bugünlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum
Hani dilim dilim doğrasalar beni
Marmara Ege Karadeniz ve hatta Akdeniz cacık olur diyorum

Ne olduğunu bilmiyorum, tanımlayamıyorum işte bu daha çok acıtıyor canımı kısacası psikolojim alt üst. Koca koca yıkılmaz zannettiğimiz insanlar böyle yıkılıyormuş demek. Ne yapalım bu günleri de göreceğimiz varmış. Hani hiç beklemediğin anda, hiç beklemediğin yerden, hiç beklemediğin birinden, hiç beklemediğin bir şekilde yersin silleyi aldığın darbenin şiddeti bir anda kıtaları yerinden oynatabilecek şiddette bir sarsıntıya döner işte o hesap...

23 Temmuz 2013 Salı


Sözün bittiği yer

0 Yorumgaçlı Okurcan

Bir ülkenin başbakanı hemde iftarda yaptığı konuşmada "Türkiye 'de bir kişi, iki kişi, üç kişi, dört kişi polise şiddet uygularken ölüyor, twettler, faceboklarla, dünyanın altını üstüne getiriyorlar ama öbür tarafta şu ana kadar Mısır'da 300 kişi ölüyor, bunların 53 tanesi namaz kılarken ibadet esnasında kurşunlanarak öldürülüyor, dünya sessiz. Niye konuşmuyorsunuz? Hadi bunun karşısında da konuşun. İkircikli olmanın anlamı yok" diyorsa eğer (yok canım dememiştir diyenler için videosunu da koydum) artık söylenecek bi söz kalmamıştır.Bir yetkili nasıl olur kendi ülkesinde gösterilerde hayatını kaybeden insanların durumunu değersizleştirmeye çalışır üstelik doğru olmayan ifadelerle.Gezi parkı direnişinde ölen insanların hiçbiri polise şiddet uygularken ölmedi aksine bilakis polisin orantısız güç, aşırı şiddet uygulamaları sonucu hayatını kaybetti.Ne yapsaydı vatandaş kendi canı gitmiş, kendi kanı dökülmüş, arkadaşı, kardeşi, dostu hayatını kaybetmiş, hatta gözlerini yitirip sakatlanmış, tepkisiz mi dursaydı? Bazıları gibi kendi vatandaşı hayatını kaybetmişken sessiz, tepkisiz kalıp hatta katillerine ellerine sağlık 3-5 terörist eksildi diyerek el oğlu öldüğünde mi yaygara koparmalıydı?

Hangi vicdana sığar bu sözler ya da hangi insaf ölçütleri ile izah edilebilir ki, nasıl bir düşünce yapısıdır bizi yöneten...

Allah sonumuzu hayır etsin...

19 Temmuz 2013 Cuma


uefa-muefa mevzuları

0 Yorumgaçlı Okurcan
FenerbahçeHayret edilmeyecek gibi değil tüm şike delilleri para trafiği itiraflar ortadayken steaua bükreş'e 1 yıl ceza verip erteleyen uefa ve uefa tahkim kurulu hazretleri her ne hikmetse iş türk takımlarına gelince azrail kesildi Fenerbahçe'ye 2 yıl Beşiktaş'a 1 yıl men'i layık gördü. Önce 4 maç üzerinden görüleceği söylenen dava da maç sayısının bir ana 8'e çıkmasını geçtim ortada iç bir maddi delil bile yokken cezaya hükmetmeleri cidden çok enteresan tabi buna içimizdeki irlandalılar diyebileceğimiz bir kısım Galatasaraylılar ve yekün halinde Trabzonsporluların bizim aleyhimize önyargı oluşmasına katkısıda yadsınamaz.

Neyse efenim biz kaderimize küselim derken cas'a taşınan davada çıkan yürütmeyi durdurma kararı ise işin içinden çıkılamaz hale gelmesine neden olacak gibi duruyor diyelim bizimkiler elemelere katıldı tur atladılar cas cezayı onaylarsa ne olacak bizimkilerin yerine alt sıradaki takımlar mı gidecek yoksa yekten bu sene ki avrupa macerası kapanacak mı. Alt sıradakileri kabul etmezlerse bu takımların doğan hak kaybı nasıl karşılacak ya da erteleme veya cezaya gerek yok hükmü çıkarsa bizim takımların halie hazırda oluşmuş borsa-gelir vs kaybını kimden tahsil edeceğiz vs vs

Sorular sorular sorular...
Gezi olaylarınn etkisi spor camiasına da sirayet etti sonunda. Milli basketbolcumuz Cenk Akyol röpörtaj verdiği sırada uzatılan yandaş medya ntv'nin mikrofonunu tokatlaması ve layık olduğu yerde süründürmesinin ardından milli takım kadrosuna alınmaması ve yetkililere neden sorusunu sorduğunda "devlet - emir büyük yerden" diye yanıt alması basketbol camiasında aslında kıyameti koparması gerekirken kimsenin korkudan gıkını çıkartamaması ne hale geldiğimizin apaçık bir göstergesi.

ne desem bilemedim...

10 Temmuz 2013 Çarşamba


Ondan bundan birazda şundan bölüm 26

0 Yorumgaçlı Okurcan
*Bu aralar havuza gitmeye niyetliyim ama gel gelelim hayat bana nanik yapmaktan geri kalmıyor her seferinde bir bahane bir engel çıkartıyor Ankara'nın kuru sıcağında pişmeye devam ediyorum mecburen.Haliyle beyin sıcaktan hafiften eriyip krem peynir moduna geçti üç vakte kadar kafama huni takıp hülooogg diye sokaklarda dolanmaya başlarsam ve gazetelere sıcaktan kafayı yiyen gencin dramı başlığıyla malzeme olursam şaşırmayın :)

***iş bu sebepten (bir üstteki madde) genelde uzun uzun yazdığım ondan bundan birazda şundan köşesini bu seferlik kısa tuttum kusura bakmayın bana da yazık ama :)

*Yiğit Bulut en nihayetinde muradına erdi başbakanın başdanışmanı ünvanını kaptı :) Daha 2008 yılında Başbakanı hitlere benzeten yazı yazan yiğit nasıl olduysa bir anda hidayete erdi ve 180 derece dönüşle akp'nin has adamı oluverdi o zamandan bu yana yaptığı saçmalamaların,gerçekleri eğip bükmenin,koşulsuz desteğin ve yağ yakmanın elbet bir getirisi olacaktı kariyerideki bu "büyük" sıçrama için kendisini tebrik etmek lazım :)

*Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert ve Mustafa Sarı'nın ardından Ali İsmail Korkmaz'da hakka yürüdü umarım katilleri hesap verir ve gereken cezaları alır demek istiyorum ama gel gelelim elinde palayla gezenin serbest kaldığı oyuncak su tabancası taşıyanın tutuklandığı bu günlerde adalet kavramının içinin gayet boş olması bu temennimi anlamsız kılıyor yazık gerçekten çok yazık yitip giden bu beş fidanın, gözlerini çıkarttığınız daha nicesinin vebalini nasıl ödeyeceksiniz ruz-i mahşerde...

2 Temmuz 2013 Salı


Allahın Takdiri dağıtılmaya başlanmış yetişenin elinde kalıyor

0 Yorumgaçlı Okurcan
Epeydir yazmaya karşı bir hevessizlik var içimde sebebi belki geleceğe dair kaygılarım belki içinde bulunduğum ülkeme dair karamsar ruh halidir bilemiyorum. İçimde birikenleri yazmak isterken ucundan döndüğüm ,neredeyse yazının yarısındayken bıraktığım, hatta yayınla düğmesine basacağım yerde tümden sildiğim yazı çok oldu. Umarım en kısa sürede geçer bu halet-i ruhiye zira gerçekten sıkıldım bu durumdan.

allahin_takdiri

Birileri çıkar Allahın Takdiri belgesi basar, bir "milli" eğitim müdürü çıkar din kültürü öğretmenlerine “Sizler okul müdürlerinin başdanışmanısınız. Okul müdürü bir adım atacak, size soracak. Müdürler kusura bakmasın. Bundan sonra işler ve işlemler, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin kontrolünde gerçekleşecek. Bunu Ankara da böyle istiyor. Bunu valilik de böyle istiyor. Milli eğitim müdürü de böyle istiyor. Biz de böyle istiyoruz. Allah da böyle istiyor” der nerden tutsan elinde kalır bu insanlara dinden haberleri yok demek istemiyorum zira ağır bir kelam olur ama yaptıkları düpedüz şirk sınırları içerisine girmekte bilmem farkındalar mı? Birey kendine müslüman diyorsa eğer haşa kendini Allah gibi konumlayarak onun adına hareket ediyor intibaa bırakamaz. Kalkıp Allahın Takdiri diye belge düzenleyemez ya da Allah böyle istiyor diye söylev çekemez kimseye, neyse bu sıkıcı mevzuları geçelim.

Bu arada bu gün 2 temmuz malum Sivas Katliamının yaşandığı meşhum gün ülkenin geldiği hale baktıkça yeni sivaslar olmaz diyemiyorum zira karanlık zihinler ve zihniyetler egemen artık.

Gelde geleceğe dair umut besle...

24 Haziran 2013 Pazartesi


Çapulcu sanatı - Diren Karadeniz

0 Yorumgaçlı Okurcan
Gençler trende Apolas Lermi'nin Şarkısı Diren Karadeniz'i o kadar güzel seslendirmişler ki dinler dinlemez paylaşmak geldi içimden dinleyin kulağınızın pası silinsin.Birazda memleketin dertleri ile ilgili şarkılar dinlemek lazım :)Sözlere ufak bi ekleme yapmışlar bakalım dikkatinizi çekecek mi :)





Apolas Lermi - Diren Karadeniz

karardi karadeniz aca' ne oldi bize
bu sene da funduklar gülmedi yüzumuze
topla topla bitmeyi çay da para etmeyi
tarladaki lahana o da bize yetmeyi
yastığumuz çürudi döviz aldi yürudi
hamsi da tutamaduk karadeniz kurudi
seçim zamani geldi da astiler bayraklari
çayırlarda çürudi nenemun ayakları
bu sinavlar, yasalar hep yolları tıkadi
tarikatlar mafyalar beyinleri yıkadi
gökten şimşek çakayi yoldan seller akayi
fakiri çalup soyan (amerikan uşağu) ankara'ya çıkayi
sahil yoli (barajlari) yaptiler paralari kaptiler
üç beş kuruş liraya memleketi sattiler
ha bu yalan dünyanun çilesini çekerum
memlekeri satanun anasini severum
hakli olani değil de haksizi koruyiler
doğruyu söyleyeni (doğrusuni yazani) arkadan vuriyiler

Sözler: Apolas Lermi
Müzik:Anonim

20 Haziran 2013 Perşembe


Duran adam'a karşı duran adam'a karşı duran adam.

0 Yorumgaçlı Okurcan
Gezi parkı olayları artık bitse de başka konularda da yazabilsem temennisindeyim gel gelelim bizim devlet-i âl-i'miz gösteri yapan vatandaşların dertleri ile zerrece ilgilenmediği kulağının üstüne yattığı için gösteriler gün geçtikçe farklı boyutlara taşınıyor.Bu gidişlede duracağa pek benzemiyor değişik şekillere evrilecek başka boyutlarda devam edecek belli oldu artık.

En son duran adam peyda oldu pasif direniş için gayet güzel bir örnekti oldukça tutulan pasif direniş şekli gittikçe yaygınlaştı tabi haliyle rahatsız olanlarda konuyu provoke etmekte gecikmedi güya hiçbir siyasi görüş ve organizasyonla bağlantılı olmayan bu sakallı beyzadeler tamamen bireysel hareket ediyorlardı lakin üzerlerindeki tek tip ünüformamsı tşört pek dedikleri kadar masum olmadıklarının bariz bir kanıtıydı.Allahtan uzun sürmedi de tatsızlıklar yaşanmadı.

Sevgili devlet-i âl-i'mizin toplumun beklentilerinden ne kadar uzak olduğu en baştakilerin açıklamalarından ortaya çıktı kendileri demokrasiyi sandığa endekslediklerinden onlara oy vermeyen geri kalan vatandaşların zerrece kıymeti yok,ne isterler ne dertleri var umurlarına bile değil. Devlet sadece onlara oy verenlere ait gibi davranmayı adet bellemişler gerçi bu zihniyete sahip olan yöneticilerin kendilerine oy veren kitle için de aynı şeyleri düşündüğü azcık kafası çalışan her insan evladı tarafından farkedilebilir ancak bizim muhteremlere oy veren arkadaşların partizanlıkları maalesef durumu görmelerine engel.

Zat-ı alileri etrafındaki danışmanlardan ve yalaka medyadan kafasını kaldırabilse belki gerçeği bir nebze olsun görecek (en azından ben öyle olacağını temenni ediyorum aksi korkunç olurdu zaten) ama adamcağızı öyle sarıp sarmalamışlar ki memlekette ne olup bittiğinden haberi yok gösterilerde polis'in silah kullanmadığını beyan edecek kadar gerçeklikten ve hayattan kopmuş. Hadi diyelim ankarada yakın mesafeden başına aldığı polis kurşunuyla hayatını kaybeden ve kendisine doğru düzgün bir cenaze töreni bile çok görülen Ethem Sarısülük'ten haberi yok hiç mi polis müdahalesini izlemedi gaz bombalarıya hedef gözeterek insanları adeta ördek avlarcasına kafalarından bedenlerinden vuran, yaralayan ve bazılarının bundan garip bir haz aldıklarını vatandaşları vurduktan sonra zafer işareti yaptıkları havalara zıpladıkları videolardan belli olanları hiç mi görmedi.Çok enteresan doğrusu...


devlet

Çevreci bir hareketin polis şiddetiyle evrilip temel hak ve özgürlükler için yapılan bir mücadeleye dönüştüğünü kavrayamayan büyük bir organizasyon var maalesef biz bunlara kısaca yalaka medya diyoruz kabaca türk medyasının %90'ı bunlardan müteşekkil onlar hâlâ olayların arkasında yabancı bir kaynak, mihrak aramaya, bir mihrak uydurmaya çalışıyorlar.Bu kutsal hak arama hareketini darbe girişimi olarak görenleri bile var okudukça, izledikçe iğreniyorum.

Ve en son sözüm devlet yetkililerine bu güne kadar gösterilerde ölen, ağır ya da hafif yaralananlar için bir çift söz etmeyi özür dilemeyi bile çok gördünüz hâlâ şu kadar mal gitti şu kadar zarar ettik aman ülkenin itibarı yerle yeksan oldu derdindesiniz yahu bırakın giden malın yerine yenisi konur zarar ve kaybedilen itibar bir şekilde zamanla telefi edilir ama siz diyiverin hele canını kaybedenin canını,gözünü kaybedenin gözünü geri verebilecek misiniz?

10 Haziran 2013 Pazartesi


Eskişehir'de direnişçilere ekmek dağıtan eli öpülesi nine

0 Yorumgaçlı Okurcan


Mübarek yüzünden insanı ümitlendiren ne güzel bir ışık yansıyor ninemin, sanki ona bakanı nuru ile sarıp sarmalıyor. İzledikten sonra gözlerimden akan yaşlara hakim olamadım aslına bakarsanız öyle pek sulugöz biri değilim ama ne yapayım o kadar duygusal bir sahne ki insanı deriden sarsıyor. Kıyamam ninem elinden geldiği kadar direnişçi gençlere yardım etmek istemiş o kadar da ince düşünceli ki gençtir yer diye cips bile almış,belki de imkanı bu kadardı orasını bilemem,buraya eklerken yeniden izledim bak yine gözlerim doldu demek hâlâ böyle saf ve temiz yürekli insanlar yaşıyormuş...

Yazamıyorum da sözler boğazıma düğümleniyor.

Belki de rahmetli annaneme benzettiğimdendir bu duygusallık bilemiyeceğim ama çok etkileyici bir video eminim izleyen herkesi en az benim kadar etkileyecektir...

1 Haziran 2013 Cumartesi


Yeni birşeylerin başlangıcıdır bu

0 Yorumgaçlı Okurcan
taksim_gezi_parki


Önce çevreci bir eylemdi,taksim gezi parkında toplananlar ağaçların kesilmemesi için naif, kimseye zararı olmayan bir protest duruş sergiliyorlardı sadece. Devletin ve polisin akıl almaz müdahaleleriyle an be an çığ gibi büyüdüler kalabalıklaştılar her yerden destek yağdı çevreci protesto yaşam tarzlarını tehdit altında hissedenlerin özgürlük için haykırdıkları bir çığlığa dönüştü.Oysa en baştan polis göstericilere saldıracağına onların güvenliğini sağlayacak tedbirleri alsa devlet ne istiyorsun kardeşim itirazın niye diye görüşse, müzakere etse kitlesel bir eyleme dönüşmeyecekti. Kendileri zorla taşırdılar bardağı.

Şu an Türkiyenin her yerinden destek gösterileri yapılıyor ve hemen hemen her yerde polis ve devlet aynı şiddeti göstericilere karşı uyguluyor.Bu tavır siyasi görüşleri itibariyle bir araya gelmesi imkansız toplulukları özgürlük isteyen büyük bir kitleleye çevirdi hâlâ bunun farkına varamadılar.

Bu satten sonra ne kadar baskı yaparlarsa yapsınlar, ne kadar şiddet uygularsa uygulasınlar ellerindeki tüm gazları bile insanların üzerine sıksalar bu güzel kalabalığı ruhen dağıtmaları mümkün değil.

Tonla yaralı ve pekçok hayatını kaybeden insan var ve kimse de bir yılgınlık yok...

Bizim yavşak medya yine yavşaklığını gösterdi yurdun her yerinde yer yerinden oynarken eğlence programları ve alakasız konularla milleti oyaladılar, normalde gazetelerde manşetten girilmesi gereken haberleri görmediler bile.Yurtdışındaki gazeteciler, koskoca hollywood yıldızları bile bu aymazlıklarıyla resmen dalga geçti ama değişen birşey yok zaten olması da mümkün değil patronları göbeklerinden bağlı muktedire, onu üzecek dara sokacak bişeyler yayınlamaları mümkün değil.

Hele hele satılık yalaka kalemlere denilecek birşey bulamıyorum o kadar aşşağılık o kadar necisler ki bunlar boka değse boku bile murdar edebilecek tıyniyette insanlar tiplerini gördükçe öğürme hissi uyanıyor bende.

İçim umutla dolu demek ki bardak taşınca üzerine ölü toprağı serpilmiş insanlar ortak bir konuda birleşip birşeyleri değiştirebilmek için harekete geçebiliyorlarmış.

24 Mayıs 2013 Cuma


Kanal tedavisi yaptıracaklara tavsiyeler...

4 Yorumgaçlı Okurcan
disci

Uzun zamandır amannn günde 2 sefer fırçalıyorum dişleri bişey olmaz bahanesiyle dişçiye uğramayı savsaklamam yüzünden başıma gelmedik kalmadı.Pazartesi günü bizimkilerle dışarı çıkmadan önce ağzım kokmasın diye bi sakız aldım çiğnemeye başlamamla birlikte eski dolgularımdan biri sanırım yerinden oynadı ya da hava aldı dişimde öyle şiddetli ağrı başgösterdi ki tarifi mümkün değil. Neyse gezdik dolandık geldik ama ben ağzımı açamıyorum ağrısından, gittikçe de şiddetleniyor namussuzun oturduğum yerde duramıyorum kendimi sıkıyorum ama katlanması imkansız gözümden yaş geliyor resmen.İdare edeyim belki bir kaç güne geçer dedim 6 saatte bir ağrı kesici alıyorum tuzlu suyla gargara yapıyorum falan bi şekilde idare etmeye çalışıyorum ama nafile.

Baktım olmayacak çarşamba günü sabahtan doğru dişçiye gittim.Doktor hanım benim artık tarumar olmuş bakımsız dişlere baktı başladı yazmaya şu yapılcak bu yapılcak vs vs ama liste döndü alışveriş listesine.Dişlerim sıkışık olduğundan ne kadar fırçalasam da araları temizleyemiyormuşum bu yüzden diş ipi kullanmam şartmış.Oturduk konuştuk acil olanları önceliğe aldık malum diş sektörü dediğin ucuz hizmetin yakınından geçmiyor 3 kanal tedavisi aynı dişlere 3 porselen kaplama ve 1 dolgu yenilemeyle şimdilik zevahiri kurtardık lakin giren girdi. Akabinde bu güne randevu aldım.

Öğlen 12 civarı oturdum malum koca koca delikanlıları süt dökmüş kediye çeviren koltuğa. Maşallahı var doktorumun eli çok hafif hayatımda ilk defa neredeyse hiç hissetirmeden dişimi uyuşturmayı başarabilen birine denk geldim. Neyse üst çene burnuma kadar uyuştu 2-3 dakika içinde ve başladı o malum zımbırtının vızıltısıyla dişleri oymaya. Dişçi koltuğundan nefret ediyorsam birinci sebebi iğne ikinci sebebi o uğursuz vızıltı. Acı falan hakgetire hiçbir şey hissetmiyorum ama bu seferde vakit geçtikçe çeneyi açmaktan yanaklar kasılmaya başladı. Çürüyen dişlerim arkada olduğudan erişmesi zor oluyor haliyle de koltukta kaldığım süre uzadıkça uzuyor ben uzanmaktan yıldım doktor oymaktan yılmadı ilk önce en arkadakini sinirlere kadar açtı sonra o korkutucu, sinirleri temizlemek için kullanılan iğneler kanalların içinde cirit atmaya başladı ama iyi uyuştuğundan herelde zerre hissetmedim akabinde dişimde o iğnelerle beraber bi röntgen çekildi kanalların durumuna bakıldı ve hemen geçici dolguyla kapatıldı ve ikinci dişte de aynı süreç tekrarlandı takriben 1 saatte işim bitti. Tekrar radevu aldım pazartesi ve çarşamba günü malum dişler kontrol edilip kalıcı olarak kapatılacak tabi bu arada muhtemelen 3. kanal tedavisi ve kalan bir dolgu yenileme işlemini de aradan çıkartacağız.En son olarak porselen kaplama yapılcak.

Şimdi gelelim tavsiyelerime

1- Kesinlikle dişlerinizi ihmal etmeyin günde en az 2 sefer fırçalayın eğer benim gibi sıkışıksa mutlaka diş ipi kullanın sonra bencileyin kallavi bir yapılacaklar listesiyle karşılaşırsınız.

2- Düzenli olarak muayne olmak için dişçiye gidin etrafınızdan soruşturun eli hafif hangi dişçi varsa ona abone olun zararlı çıkmazsınız.

3- Düzenli muayne ve hemen tedavi olmak sizinde işinize gelecektir zira sonra benim gibi kol misali bir fatura ve pazarlık sürecinde bulursunuz kendinizi :) 

4- Korkmayın...

Ankarada yaşıyorsanız bana mail atın adresini vereyim kendisi çok hanım hanımcık ve gayet ilgili pişman olmazsınız :)))

17 Mayıs 2013 Cuma


Gözyaşı

0 Yorumgaçlı Okurcan
reyhanli


Bazen dayanamıyorum kendimi politik mevzularda yazmak zorunda hissediyorum, biliyorum söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil ama ne yapayım elimden gelen sadece yazmak bir de zamanı gelince sandıkta nacizane oyumu kullanmak.

Reyhanlı'da resmi rakamlara göre 51 vatandaşımız hayatını kaybetti ancak oralardan yayılan söylentiler aslında hayatını kaybeden insanlarımızın sayısının resmi rakamın birkaç katı olduğu yönünde.Gerçi önemli olan bu değil ha 3 kişi ölmüş ha 300 sonuçta bir kıyım sözkonusu.Gazetelerde köşelerden televizyonlarda programlarda bangır bangır bağırıyorlar bombayı şu terör örgütü patlattı yok bu istihbarat örgütü patlattı diye inanın zerrece umrumda değil katil ha ahmet olmuş ha mehmet farkeder mi? Önemli olan o bombanın oraya konulmasına sebep olan devlet ve politikaları değil mi? Bence katil her ne kadar düğmeye basan ya da basanlar olsa da onu teşvik eden, tahrik eden bizim neo osmanlıcı über zekalar.

Burada kaç sefer yazılarımda dile getirdim bu açma sapan hayallerin bize mutlaka bir maliyeti olacağı belliydi.Kendi ülkende barış sürecini işleme koyarken komşundaki güya "muhalefet" aslen teröristleri ve onların eylemlerini maddi ve lojistik olarak desteklemek ne kadar hazin ve ağır bir ikiyüzlülüktür? Üstelik terörden bizzzat senelerce en büyük acıları yaşamış ve en ağır faturaları,bedelleri ödemişken. Elalemin verdiği gazla kurduğun saçma sapan hayallerin yüzünden gün gelir işte böyle kendi hanende de acılara yol açarsın.

Büyükbaşlar ekranlarda boy gösterip haberimiz vardı, takipteydik, enselerindeydik vs diye beyanlar veriyorlar. Nasıl oluyorsa hep böyle acı olaylardan önce istihbarat alınıyor kimin yapacağı, nasıl yapacağı belli ama bir türlü engellenemiyor ya bizim emniyette ve istihbaratta bir sorun var ya da birileri bizimle fena dalga geçiyor.

Daha uzun uzun yazasım var tonla değinecek konu başlığı toplamıştım bu konu hakkında ama vazgeçtim ne de olsa neticeye bir etkisi olmuyor 3-5 gün sonra olayın sorumluları unutulacak, yetkililerce vatandaşın ağzına bir parmak bal çalınacak ve bu saçmalığın müsebbibi olanlar mecliste hiç utanmadan boy göstermeye devam edecekler nutuklar ata ata hatta ilk seçimlerde bizim necip milletimiz meşhur maluliyeti nisyanı ile yine bu muhteremlere oy yağdıracak ki yeni felaketlere yol açabilsinler diye...

Ölenlere Allahtan rahmet kalanlara da başsağlığı dilerim...

13 Mayıs 2013 Pazartesi


Gidememek

0 Yorumgaçlı Okurcan
Çekip gitmek istersinde,
yollar uzun menzil ırak gelir,
gözün kesmez
ya da
adımların kısadır olması gerektiğinden,
beceremezsin,
çakılı kalırsın olduğun yerde.
Boğazın düğüm düğüm,
çaresizliğine hırslanırsın,
gözlerin nemlenir,
ve aniden
bir kaç damla dökülüverir...

Cemo
14.05.2013

9 Mayıs 2013 Perşembe


Anneler günü hediyesi

0 Yorumgaçlı Okurcan
biber_gazi

Malumunuz önümüz Anneler Günü sıradan hediyelerden bıkan arkadaşlara tavsiyem bir değişiklik yapsınlar annelere organik biber gazı hediye etsinler nasıl olsa artık moda oldu.Piyasada gırla var kabı swarovski işlemeli falan değişik bişeyler bulursunuz heralde. Devlet-i alimizin ithal ettiği tamamen organik ve çocuklar üzerinde dahi kullandığı biber gazlarını tecih edebilirsiniz :)

Artık anneler bu sayede eski usül yaramaz çocuklara ağzına biber sürerim demek yerine doğrudan ağız göz biber gazıyla dalmak suretiyle aynı etkiyi yaratabilirler hatta aile içi tüm sorunların çözümü bile olabilir nasıl olsa evde sıktığınızda uzunca bir süre eve giremeyeceğinizden dolayı hane içinde bir sorun da kalmaz böylece.

Siz girişimciler de bunu bir fırsata çevirebilirsiniz Anneler günü için gaz maskesi,taşıma kılıfı ve biber gazından müteşekkil setler hazırlayıp paranın anasını ağlatabilirsiniz.

Benden söylemesi :)

3 Mayıs 2013 Cuma


Biraz neşemiz yerine gelsin hadi angaralılar oturmaya mı geldik :)

2 Yorumgaçlı Okurcan
Enteresan bir günden herkese merhaba, bazı insanların özellikle akraba cemaatine mensupların yüzsüzlükte çığır açmalarına şahit olup hayret ve insaf hatta ohhhaaaa duvarını aşmaları üzerine biraz keyiflenme ihtiyacı hissettim.Bu keyfi tek başıma yaşamak yerine tüm angaralı okurcanlarımla paylaşayım dedim.

Güzide oyun havalarımızdan Ankara'nın Bağları Ümit Ortaç ve Ömer Koca tarafından caz sounduyla muhteşem coverlanmış dinlerken çok eğlendim umarım siz de eğlenirsiniz.Bazı insanlar tarafından hakir görülen Ankara Havaları değişik ezgilerle yeniden yorumlanınca ne kadar hoş olabiliyor onlarda izleyip-dinleyip ibret alsınlar :)



Ankara'nın Bağları Şarkı Sözleri

İp attım ucu kaldı da
Daraz da gücü kaldı
Ben sevdim eller aldı
İçimde acı kaldı

Ankara’nın bağları da
Büklüm, büklüm yolları
Ne zaman sarhoş oldun da
Kaldıramıyon kolları

Anmayı yüke koydun da
Ağzını büke koydum
Aldın yari elimden
Boynumu büke koydun

Ankara’nın bağları da
Büklüm, büklüm yolları
Ne zaman sarhoş oldun da
Kaldıramıyon kolları

Astarda urganım varda
Yün basma yorganım var
O yar senin derlerse
On koyun kurbanım var
O yar benim derlerse
On koyun kurbanım var

Ankara’nın bağları da
Büklüm, büklüm yolları
Ne zaman sarhoş oldun da
Kaldıramıyon kolları


28 Nisan 2013 Pazar


Akilim,akilsin,akil

0 Yorumgaçlı Okurcan
Güzel memleketim Türkiye'de politikacı olmak kadar enteresan bir iş yoktur.Doğası gereği aslında oldukça dürüst olmanız gereken yerde bizde modern dünyanın tam aksine biraz cin olmanız, çok konuşup hiçbir şey anlatmamanız ve cambaza bak sanatını ustalıkla icraa edebilmeniz gerekir.Sağolsun yıllardır başımızda olan hükumet bu işin inceliklerini o kadar iyi kavramış ki resmen rakipsiz olarak memleketi hemde oylarını arttırarak yönetiyorlar.

Kor ateşi almanız gerektiğinde eliniz yerine eğer kafanız çalışıyorsa bir maşa kullanırsınız yurdumun son maşaları Âkil Adamlar bu arkadaşların tarihte bir benzerleri daha vardı Heyet-i Nasiha detay vermiyeyim amaçları da kuruluş şekilleri de neredeyse bire bir aynı merak eden elinin altındaki klavyeden google amcaya sorar bulur.İşte bu muhterem akil adamlar pkk ile görüşmenin hükumet üzerinde yaratacağı tahribatı süspanse etsinler diye oluşturuldu tüm kin öfke bu muhteremlere akacak "barış sürecini" yönetenlerin neyse veballerini gögüsleyecekler.

Ortaya barış süreci diye bir kavram atıldı tüm akıllılar bir oldu ama hâlâ ne olduğu bilinmiyor :) Nedir diye sordun mu kabahatli oluyorsun vay efendim savaş çığırtkanı mısın, sen barış istemiyor musun bir dünya tantana da cabası. Millete süreci anlatmaları için ortaya Âkil Adamları sürdüler fakat bu arkadaşların da haberi yok neyin ne olduğundan.Soruyorsun lafı eveleyip geveliyorlar ama sonuç olarak ortaya birşey koyamıyorlar.Âkil sözlük anlamı olarak yiyici demek bu muhteremlere yiyici dendiğinde kızıldı bir dünya ama işin aslı ortaya çıktı ki muhteremler gerçekten yiyiciymiş, milyonlarca dolarlık tahsisat yapılmış kendilerine eee kolay değil yurdun dört bir tarafına vip localarından geçerek seyahat edilecek, beş yıldızlı otellerde konaklanacak, yenilecek içilecek, milletten gelen bi dünya küfürün hazmedilmesi için mide ilacı alınacak vs vs. Bu Âkil arkadaşların genelinin ortak özelliği cumhuriyetle sorunlu insanlar olmaları içlerinde tescilli bölücüler ,şeriatçılar, ikinci cumhuriyetçi liboşlar ve bir miktar sos olsun diye serpiştirilmiş ne yaptıklarından habersiz saftorik sanatçılar mevcut.Eskiden bu tiplerden olmak ayıp ve utanılacak şeydi şimdi vatansever olmak nerden nereye...

Yurdumun politikacıları baktılar âkil muhteremler zor durumda nereye gitseler protesto ediliyorlar bekledikleri fayda yerine halkın öfkesi gün geçtikçe artıyor "sürecin" zararları kalkanları deldi son gaz kendilerine rücu ediyor yeni bir muhabbet atıldı ortaya.

milli_icki
Bobilerden güzel bir monte :)
Milli İçkimiz Ayran mı yoksa değil mi :) Ortalık yıkıldı sokağa stand açıp ayran dağıtanı mı ararsın birilerine yaranmak için ayran milli içkidir diye televizyonlarda beyanda bulunanları mı ararsın gırla. İçkinin sözlük anlamı içinde alkol barındıran içecektir yanisi ayran'ın içki olması mümkün değil ha illa bir milli içki tesbit edilecekse bu ancak Kımız olur Rakı olur zira Türk kültüründe en bilinen ve bize has olduğu kabul gören alkollü içecekleri bunlardır. Ayran olsa olsa milli içecek olur ki Şalgam Suyu da, Çay da en az ayran kadar millidir.Niye onlara üvey evlat muamelesi yapılsın ki.

Aslına bakarsanız alkol kadar ayran'da zararlıdır çok içerseniz Ayran Budalası olursunuz ağzınız açık olan biteni mal mal izlersiniz. Yoksa size gösterilen şöyle büyüdük, şöyle demokratikleştik, şöyle uçtuk-kaçtık ilüzyonlarına inandınız da çoktaaaan oldunuz haberiniz mi yok :)

21 Nisan 2013 Pazar


Defiance nasıl bir dizi?

0 Yorumgaçlı Okurcan
defiance

Adam akıllı bilim-kurgu dizisi kıtlığı çekerken SyFy, Defiance ile hızır gibi imdadımıza yetişti. Neredeyse film kıvamında 1.5 saatlik devasa bir ilk bölümle piyasaya hızlı bir giriş yaptı. Konusuna gelince 7 Farklı ırktan (Castithan, Indogene, Irathient, Liberata, Sensoth, Gulanee, Volge) oluşan Votanlar kendi güneş sistemleri yok olunca kendilerine konaklamak için yeni bir sistem arayışına giriyorlar ve bunun sonucunda ünyaya ulaşıyorlar.Sınırlı sayıda votan dünyadan yerleşme izni koparıyorlar hatta ilk kolonileri kuruluyor bu sırada kalan milyonlar yörüngedeki gemilerde derin uykuda tutuluyor.Ancak görüşmeler uzadıkça sinirler geriliyor ve votanlar ile insanlar arasında bir savaş patlak veriyor 7 yıl süren bu savaş sırasında yörüngedeki votanları derin uykuda tutan gemi filosu bilinmeyen bir sebepten (bu konuda dünyalılar ve votanların farklı fikirleri var) havaya uçuyor tabi bu felaketin ardından gemilerden kalan parçalar dünyaya düşüyor ve terraformer (iklim değiştirici) teknoloji dünya atmoferini kalıcı olarak değiştiriyor ayrıca gemilerden dünyaya pek çok voltan bitki ve hayvan türü yayılıyor ve bizimkilerle beraber yeni iklim şartlarına uyarak mutasyona uğruyorlar. Anlayacağınız çarşı hepten karışıyor. Dünya ne isaya ne musaya yarayacak bir hal alıyor en nihayetinde mecburen bizimkilerle votanlar arasında ince bir çizgide yürüyen bir barış tesis ediliyor.Kahramanımız Jeb Nolan (Grant Bowler) dünyaya düşen gemi artıklarından teknolojik cihazları kurtarıp satan bir nevi hurdacı yanında evlatlığı olan Irathient ırkından Irisa Nyira (Stephanie Leonidas) ile yolu hasbel kader Defiance kasabasına düşüyor burada yaşananlar sonucunda kasabanın bir nevi şerifi oluyor ve olaylar gelişmeye başlıyor. 

castithan volge indogene

Bu arada belirteyim dizinin aynı adlı bir online multiplayer oyunu da var. Oyunu temin edip dizideki atmosferi yaşayabilirsiniz :)

Şimdi gelelim vehbi'nin kerrakesine dizi gayet hoş görsel efektlere sahip demek isterdim ama maalesef bariz bir çiğlik mevcut sanki henüz renderden yeni çıkmış ama son dokunuşlar yapılmamış gibi görünüyorlar gerçi hakkını yemeyelim falling skies'dan daha iyi olduğu aşikar.Bence bu konuda biraz daha uğraşılmalıydı Visitors'un yeniden çekimi olan iptal edilmiş "V" bile görsel olarak fersah fersah ilerdeydi.

Defiance'nin konusu gayet güzel,yüzeysel değil oldukça derinliğe sahip iyi bir örgü ile en az 5-6 sezonu çıkartır tabi kanal arkasında durup destek olursa ve yapımcı arkadaşlar işin suyunu çıkartmazlarsa. Bilim-Kurgu dizilerinin hemencik iptal edilme hastalığına tutulmaz ve makus talihine yenilmezse uzunca bir süre keyifle izleyeceğimize inanıyorum.Ancak büyük mantık hatalarından sözetmezem de olmaz sen gel galaksinin öbür ucundan dünyaya yerleş ama yaşadığın kasabalar-şehirler teneke gecekondu kıvamında olsun. Tamam dünya savaşta tahrip oldu amenna ama bu kadarda olmaz aradan yıllar geçmiş illaki azcık eli yüzü düzgün bişeyler olmalı.İnsan dizide bi mimari, hayat tarzı vs görmek istiyor ama nafile dünya şartlarına 3-5 teknoloji ilave etmişler bitmiş.Nerede uzaylıların uzay araçları yörüngeselleri geçtim en azından dünyaya adapte edilen ulaşım araçları olmalıydı yakıt sorunu vs desen o kadar bilgi birkimi ile çözülürdü be hacı.İnsan biraz daha ihtişam biraz daha teknoloji görmek istiyor böyle bir dizide açılıştaki uzay gemilerinin yarattğı görsel şenlik akabinde fıs diye sönüyor.En komik olan ise Sensoth ırkı ula koca ırkı sen tut orangutanlardan direk apar bildiğin insan gibi yürüyen orangutan yapmışlar bize de votan ırkı diye yutmak kalmış :)

Tony Curran ve Graham Greene dışında öyle ahım şahım tanınmış ve yetenekli pek oyuncusunun olmaması ayrıca negatif bir etken.Neyse bu kadarcık kusur olur inşallah ileriki bölümlerde bu tarz sıkıntıların çoğunu aşarlarda bizde ağız tadıyla bi bilim-kurgu izlemenin keyfine varırız.

Bence bi şans vermek ve izlemek lazım :)


Fragman

14 Nisan 2013 Pazar


Ne çektin be

0 Yorumgaçlı Okurcan
Kadınlara büyük saygım vardır neticede annemiz,kardeşimiz zamanı gelince de eşimiz hele evlendikten sonra üçü birden kombo oluyorlar.Ancak onlardan tırstığımı da açıkça ifade edeyim düşmanlıkları pek yaman hele kendi hemcinslerine olan çekememezlikleri insana saç baş yoldurtan cinsten (3 tel saçım kaldı ayrıca belirteyim)

Örneğin güzellik konusunda acayip hasetler dikkat edin bir kadın asla kendinden güzel ya da kendine denk biriyle uzun süre arkadaşlık yapmaz, yapamaz tabiatına rekabet duygusuna aykırıdır (istisnalar kaideyi bozmaz).İllaki kıskanacaktır yanındakini kıyafetini,saçını,göz rengini,erkek arkadaşını,hiç olmadı duruşunu ve endamını vs vs bunu başarabilenler sadece lise zamanında ergenken olabiliyor onlarda zaten tek tip ikiz gibi geziyorlar (erkek arkadaşlara ne oluyor derseniz bir süre sonra turnike oluyor)

Ha bunu neden yazıyorsun diyen arkadaşlar olacaktır geçen sosyal medyanın bir köşesinde bir kadıncağız fotoğrafını paylaşmış aman allahım altına döşenen yorumları bir görmeniz lazım yerin dibine batırıp batırıp çıkarmışlar ha bu kadar kıyasıya eleştirenlerin tiplerine baksanız düşmanına sövercesine eleştirenler eleştirdiklerinin eline su bile dökemezler ya neyse, safi haset.

Özellikle moda anlayışlarına hastayım her dönem topluca saç rengi değiştirmeler kıyafetlerde hep aynı renkler kullanmalar nasıl bir kitle psikolojisiyse artık illa hepsi aynı tornadan çıkmış gibi olmak zorundalar sanki. Birde aynı kıyafeti giyen bir kadın ortama girerse yandı gülüm keten helva pişti olunca noluyorsa artık :)

Estetik kavramı ise çok vahim düzeyde ne olur birileride farklı olsun 32 dişi düzgün,hokka burun,d-cup göğüs sahibi olmak zorunda değil tüm insanlar.Rejim yapıcam diye açlıktan kırılanı mı arasın iki gram fazlam var diye ottan başka bişey yemeyip beyin hücrelerini heder eden mi ararsın hatta hiçbişey yemeyim anoreksiya olanını mı ararsın enteresan şeyler
bırakın arkadaş birileride tombik olsa ne olur.

Düşmanlılarına hiç girmeyeyim sonuçta erkeğin erkeğe yapacağı bellidir ama söz konusu kadın olunca şeytana papucunu ters giydirir.

Erkekler bu konularda rahattırlar.Aynı kıyafetleri giymeleri sorun değildir,kendilerinden yakışıklı kaslı arkadaşlarıyla hiç ego yapmadan takılırlar aynı kıyafeti giyseler çıldırmak yerine saatlerce gülerler vs vs

İlginç canlılarız vesselam.Ne çektin be kadınım hemcinsinden çektiğini.

Bu da böyle bir yazıydı hürmetler...

7 Nisan 2013 Pazar


Bana pin kodunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.

2 Yorumgaçlı Okurcan
Aslında bu yazıda akil adamlar konusuna değinecektim ama malum elini nereye sallasan akil adama denk geldiğinden mütevellit başka bişeyler yazmam gerektiğini düşünürken (gündemden rant yaratmayalım) karşıma hürriyette Ayşe Arman'ın yazısı çıktı.Hacı bu pin kodu işi nedir diyecek olursanız efenim güya alayımızın tüm özellikleri doğum tarihimizde gizliymiş hastalıklarımız,başımıza gelecek işler,aşklarımız hayatımızın gidişatı vs vs hepsi bu gizemli tarihten kaynaklanıyormuş.Hayat 1'den 9'a kadar rakamlar üzerinde dönüyormuş hafız ayık ol :)

Bu yöntemi zortlatan muhteremin adı Douglas Forbes kendisi Güney Afrikalı bir fizikçiymiş adamcağız yememiş içmemiş hayatı gözlmleyip sırrına vakıf olmuş onuda bizimle üleşmeye karar vermiş vatana millete dahası tüm insanlığa faydam olsun diye düşünmüş fena mı etmiş? Bu muhteremin Türkiye'de 5 temsilcisi varmış ilginç olan röpörtajı veren Sibel Arda'nın söylediğine göre bu analistlerden birisi de Yılmaz Erdoğanmış ne kadar gerçek bilemem orasını.

Alttaki resimde görüldüğü gibi sizde formülü doğum tarihinize uygulayıp kendi hayatınızın anlamını bulabilirsiniz kolay gelsin.

pin_kodu

Tüm insanların dünyaya geliş amacı varmış bende üşenmedim oturdum formüle göre kendi amacımı buldum benim amacım 5'miş bildiğin beş :) "Dünyaya zekamı kullanmak,devrim yaratmak ve özgürlüğü öğretmek için gelmişim.Gerçek bir özgürlük tutkunuymuşum" vay arkadaş ben neymişim be abi breh breh breh hatta tey tey tey bu gazla şimdiden başlarsam çalışmalara yeni bir che yeni bir M.Kemal çıkar mı benden acaba :)

Bu mevzular hep boşluktan oluyor arkadaş manevi boşluktan, arayışlar insanlar saçma sapan noktalara sürüklüyor yapcak bişey bulamayınca vatandaş kendini sayıdan harften bişeyler türetmeye,keşfetmeye adıyor.Hadi hayırlı traşlar :)

30 Mart 2013 Cumartesi


Zırvada çığır açmak

0 Yorumgaçlı Okurcan
Yeni dönemin çakma aydınları gün geçmiyor ki yeni bir zırvaya imza atmasınlar, sağa sola yaranmak adına akıl ve mantığın sınırlarını zorlamasınlar.Bunlardan sonuncusu Hilal Kaplan namlı muhafazakar "aydın" hanımefendinin bayrak saçmalatması.

Hanımefendiye göre "Türk Bayrağı"nın adı değiştirilmeliymiş onun yerine "Devlet Bayrağı" denilebilirmiş.Sebep? Bu öneriye ancak şakaysa hiç komik değil ciddiyse çok komik denilebilir.Terbiyesizliğin vs (daha ağır yazmak istemiyorum) önde gideni aslında ama neyse konumuz bu değil.

Hani Türk kelimesi aslında bir etnisiteyi belirtmemesine rağmen muhtereme göre etnisite belirtiyor diyelim o zaman denilmesi gereken Türkiye bayrağı değil mi neden devlet bayrağı? Aaa pardon Türkiye'nin içinde de Türk kelimesi geçiyor nee kaaa faşizan bi isim o da etnik hemen onu da değiştirelim soralım hilal hanımefendiye devletin adı ne olsun heralde cevabı devlet olsun olur :) Bir etnisiteye ve coğrafyaya aitlik içermesin zira aksi durumda her türlü birileri alınır.

Bayrağın sadece adını değiştirmekte yetmez rengini şeklini de değiştirelim daha post modern bir hal alsın hatta Cemil İpekçi veya Dilek Hanif yeni bir tasarım yapsın acunun programında sms oylaması ile yeni bayrağa karar verelim olma mı?

Şimdi gülümsüyoruz mevzuyu espiriye vurup mavra yapıyoruz ama yaşananlar halka bir fikri aşılamaya çalıştıklarının kanıtıdır. Uzak olmayan bir gelecekte gerçekleştirlmesi düşünülen rejim değişkiliği için ön çalışma yapılıyor vatandaşın kafasında acaba daha mı yi olur sorusu uyandırılmaya çalışılıyor bilinen propaganda ve sosyal toplum mühendisiliği yöntemleri işte.

Deveti soysuzlaştırmak kimliksizleştirmek değerlerini ve temellerini yoketmeye çalışıyorlar bazı şeyleri daha kolay gerçekleştirebilmek için.

Kütçü ve islamcı cephe el ele memleketi ortadoğu tipi başkanlık sistemine sürüklüyorlar yavaş yavaş şimdi bayrak,yarın başkanlık öbür gün eylet sistemi derken bir bakmışsınız olan olmuş atı alan üsküdarı geçmiş.

Ne mi olacak peki e bi zahmet onu da ben söylmiyeyim az saksıyı çalıştırın ne olacağını anlayacaksnız.

24 Mart 2013 Pazar


Çanakkale içinde

0 Yorumgaçlı Okurcan


Aslında geçen hafta tam 18 martta yazmam gerekiyordu bu yazıyı ama araya giren türlü aksilikler elimi kolumu bağladı. Bahanelerin arkasına saklanmak kendini kandırmak ne kadar kolay olsa da kafaya koyduğum şeyi yapmazsam benliğime ihanet etmiş gibi hissediyorum hazır bir pazar günü oturmuş kahvemi almışken bilgisayarın başına kurulmuşken yazıvereyim daha fazla aksatmadan dedim.

Daha önce aynı konseptle hazırlanmış "Doğa için çal" gibi bir çok yapımı burada paylaşmıştım bu sefer İstanbul Müziğin katkılarıyla, Kuzey Kumsal önderliğinde bir grup sanatçımız aynı şeyi Çanakkalede bu topraklar uğruna yapılabilecek en büyük fedakarlığı sergileyerek şehadet mertebesine ulaşmış tüm canlarımızın aziz hatıraları anısına "Çanakkale İçinde" türküsü ile yapmışlar.Dinlerken içinizde vatan sevgisi varsa yüreğinizde birşeylerin kıpırdadığını hissettiriyor, tüyleriniz diken diken oluyor hatta kendinizi kaptırırsanız gözlerinizin nemlenmesine engel dahi olamıyorsunuz...gayet başarılı.

Tüm şehitlerimizin ruhu şad, mekanları cennet olsun...

Dinleyin,dinletin...

16 Mart 2013 Cumartesi


Acı bir şaka içinde yaşamak

0 Yorumgaçlı Okurcan
Dün Ankara'da acayip bir fırtına vardı öyle böyle değil.Ağaçlar yerinden sökülecek gibiydi uğultusuyla bile beni uyutmadı desem anlarsınız herhalde.Öğlene doğru yatakta debelenirken duvarların titrediğini hissettim peşi sıra acayip bir gürültü hasıl oldu kendimi alelacele yataktan dışarı attım noluyor diyerek.Salona geçtim pencereden baktım ki ne göreyim bizim çatı yerlerle yeksan hayatımda ilk defa oturduğum bir evin çatısı uçtu.Tam o sırada kapı çaldı bir baktım bizim peder bey bakkaldan gazete almaya çıkmış çatının düştüğü yerden 2-3 saniye önce geçmiş verilmiş sadakamız varmış vesselam.

asgari_ucret

Neyse efenim bu kadar benden haberler yeter asıl konumuza dönelim.Yazmayayım yazmayayım diyorum ama ne yapayım her gün yeni bir bomba patlatıyor memleketi yönetenler.Çalışan tek bireyin açlık sınırının 1.365 TL olduğu bir ülkede Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı basının karşısına çıkıp 800 TL'lik asgari ücretle geçinilmez diye bişey yok diyebiliyor.Vatandaşla dalga geçmekten başka bişey değil bu.

Aslına bakarsanız haklı olduu bir tarafta yok değil eğer mini şehirlerden birinde yaşıyosanız kira olarak 100-200 TL size yetiyorsa, ısınma sorununuz devletin hibesi kömürle sağlanıyorsa, elektiriğiniz suyunuz kaçaksa kısacası beleş ya da devlete yaslanmış şekilde yaşıyorsanız 800 TL ile zor da olsa geçinilir. Ancaaak çalışan-üreten nüfusumuzun büyük bir çoğunluğunun yaşadığı lafta değil harbiden büyük bir şehirde yaşıyorsanız ortalama 400 TL kira 250-300 TL ısınma elektirik su telefon gibi masraflarınız varsa e birde işe otobüsle gidiyorsanız bu masraflardan sonra geriye size kalacak para kocamana bir "0" sıfır.Hele birde millete 3 çocuk yapın diye tavsiyede bulunmuyorlar mı ne desem bilemiyorum neyle doyacak bu çocuklar?

Sevgili bakanımız maşallah güzel kazanıyor Allah için onun kazancında gözüm yok ama kendisine 800 TL versek zaten yediğinden içtiğinden para alınmıyor bir ay değil sadece bir hafta geçinebilir mi acaba hiç zannetmiyorum denemesi bedava.Lafı geçtiğinde milletvekili maaşları yüksek diyen arkadaşlara söylediğim söz "derin olan kuyu değil kısa olan ip" çok olan milletvekili maaşı değil az olan sıradan asgari ücret ve biraz üzerinde kazananların maaşları.


***   ***   ***

Bir başka fecaat Gençlik ve Spor Bakanından geliyor kendisini protesto ettiği için gözaltına alınan öğrenciyi içerden çıkarttırdıktan sonra ikna odasında ikna etmeye çalışırken sarfettiği "Evrimi tabii ki sansürleyeceğim. Sen evrime mi inanıyorsun? Maymundan mı geldin? Yukarıda Allah var" diyor muhterem. Allahın varlığını gerekçe göstererek bilimsel bir teori olan evrim teorisini sansürlemeyi kendine hak bizlere reva görüyor.Gerçi evrim teorisinin ne olduğunu bilmediği de ortada insan bilmediği şeyi neden sansürlemeye çalışır ki.Önce aç bi oku bakalım evrim teorisine göre insan maymundan mı geliyor yoksa başka bişey mi?

Muhteremden bir başka inci daha Gençlik Treni var malumunuz web sitesinde "gençlerin seyahat etmeleri, akranlarıyla tanışmaları ve kaynaşmaları ve ülkemizin doğal ve tarihi güzelliklerini yerinde görmeleri" amacı taşıdığı belirtiliyor lakin iş icraata gelince muhterem kız ve erkek öğrencierin ayrı ayrı seyahat etmesi gerektiğini, kız ve erkek öğrencilerin bir arada olduğu bir trende güvenliği sağlayamayacağını beyan ediyor hatta istemeyen gelmesin diyor güler misin ağlar mısın? Zannedersin çocuklar seyahat etmeye değil birbirlerinin üzerine atlamaya, aşna fişne yapmaya geliyorlar oraya.Peki bu çocuklar kimle kaynaşacaklar kendi hemcinsleriyle mi? Koskoca spor organizasyonları yapabiliyorsun güvenlik açısından bir sıkıntı çıkmıyor ama bir trende kız ve erkek öğrencilerin bir arada ama farklı kompartımanlarda olduğu seyahatte güvenliği sağlıyamıyorsan ne denir ki pes demekten başka :) Muhterem birde olimpiyatlara talip olurda kazanırsak orada kadın erkek sporcular arasına sur mu çekecek aralarında bişeyler olmasın diye :)

Şaka gibi memleket buna benzer tonla beyanat var ve en acısı hala bu partiye %40-50 arası oy çıktığı görülüyor anketlerde topluca bir delilik yeşıyoruz herhalde başka bir açıklaması yok bu durumun...
Yeni kayıtlar Önceki kayıtlar Anasayfa