Ne Mutlu Türküm Diyene

18 Şubat 2015 Çarşamba


Özgecan'a dair

0 Yorumgaçlı Okurcan
Geriye benim söyleyebileceğim pek bir söz kalmadı sanırım bu konuda yorumda bulunmayan, aforizmalar patlatmayan, ütopik çözümler sunmayan, saçmalamayan ( idam ve hadım gibi ) kimse kalmadı...

Peki ya çözüm ne bundan bahsedeni duyduk mu?

Erkeğin bakış açısını kadını metalaştırmayacak şekle evirmek, şiddeti toplumsal hayattan uzaklaştırmak için ortaya bir fikir, öneri koyabilen oldu mu? Ben duymadım.

Bu yazıyı okuyan hemen hemen herkes her gün düzenli olarak gazete okuyordur muhtemelen 3. sayfalardaki haberlerden haberi vardır her gün birbirinden daha vahşi cinayetler işleniyor daha dün istanbulda parçalanmış bir kadın cesedi bulundu ve aynı gün sadece dükkanının camına kartopu isabet ettiği için esnaf bir gazeteciyi (Nuh Köklü) bıçaklayıp öldürdü.Daha ondört yaşında bir çocuk silahla okul basıp kız arkadaşını kaçırmaya kalktı.Seksenlerinde bir ninenin belki yüz lira edecek yüzüğü için ağzını burnunu kırdılar.

Neden?

Neden her geçen gün daha yüksek volümlü şiddet dalgalarına maruz kalıyoruz, yoksa toplumsal olarak bir cinnet hali mi yaşıyoruz.

İnsanları böylesi vahşete sürükleyen sebep ne.

Hepsi psikopat ya da akıl sağlığı yerinde olmayan insanlar değil herhalde. Cinayet işleyen, tecavüz eden, gasp yapanların büyük çoğunluğu gayet aklı başında. Bilinçle, planlayarak ve kastla işleniyor bu suçlar.

Sokaklarımızı yeniden güvenilir hale getirmek zor olacak bence çünkü bu şiddeti minimize etmek için en az sağlıklı yetişmiş iki hatta üç nesil geçmesi gerekecek. Toplumca kollektif bir biçimde kendimize gelip bunun için çabalamamız zorunluluk başka bir çözüm yolu göremiyorum.

Zira insanımızın yetişme, yetiştirilme tarzında sorun var.

Çocuklar yetişirken adalet, merhamet, empati gibi erdemlere sahip olmaktan ziyade kibir yüklü, herşeyi yapmayı kendinde hak gören, emek harcamaktansa köşeyi dönme düsturunu benimsemiş hırs küpüleri olarak büyüyorlar.

Zeki olmak birşeyler başarmak değil, çakal olmak birşeyler kotarmak derdindeler.

Farkındalar artık ekmeğini bölüp arkadaşıyla paylaşmak yerine arkadaşının ekmeğini gasp etmek ya da çalmak daha evla sayılıyor. İtibar gören iyi insanlar değil artık ne kadar kötüysen, ne kadar çalarsan ne kadar garibanın hakkına tasallut edersen o kadar mutebersin.

Güçlü olan herşeyi yapabilir yanına da kâr kalır mottosu gencecik beyinlere kazındı artık ve maalesef kolay kolay geri dönüş yok. Böyle yetişen insanlar varken yeni Özgecan Aslanlar mutlaka olacak ve her zaman olduğu gibi ölenin yedisi çıkmadan herşey unutulacak... 

Adaletin a'sının bile kalmadığı bir memlekette daha başka birşey de beklenemez zaten.

Gün geçtikçe iyi olan kavramların içi hızla boşaltılırken sonumuz ne olacak bende çok merak ediyorum. Ya toplumca en dibe vuracağız ve yukarı çıkacağız ya da uzunca bir süre bu şiddetin içinde piyango bir gün bana ve aileme de vurmasın diye dua ederek varolmaya çabalayacağız.

Sürç-ü lisan ettiysek affola

30 Ocak 2015 Cuma


Türk gencinin Emilie Voe Nereng ile imtihanı

0 Yorumgaçlı Okurcan
emilie_voe_nereng

Malumunuz güzel bir kadın gören türk erkeği şebermekten kendini alıkoyamaz. Emilie Voe Nereng ablamızda maşallahı var dünya tatlısı. ekşisözlükte emilie hakkında ki başlığa birkaç kişi abanınca tabiki dikkatleri çekmesi uzun sürmedi.

Yurdumun ne kadar "romeosu" varsa sosyal medya üzerinden başına üşüştüler kızcağızın bir kaç gün içinde 200 civarı er kişinin faceebook'ta kendisini eklemesi ile dumura uğramasına kendisi kadar şaşırmadım. Söz konusu olan biz olunca bu daha başlangıç diyorum umarım olayın gidişatı çirkinleşmez.

Allah sabır versin kendisine  :)))


13 Ocak 2015 Salı


Mentalite farklı

0 Yorumgaçlı Okurcan
Bundan çok değil 1.5 yıl önce gazetelerde Ekonomi Bakanımızın bir beyanı vardı "Uzay gemisi yapmamızı engelliyorlar". O zaman okuduğumda çok gülmüştüm millet marsa roket yollarken bizim televizyonlarda hala şu caiz mi bu mekruhmu gibi mevzular konuşulan bir ortamda bilim üretilmez diye düşünüyorum. Nitekim geçen zaman beni yanıltmadı Geçenlerde okuduğum bir haber ne kadar haklı olduğumu artık aksi ispat edlemeyecek şekilde ortaya koydu :)

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Motorlu Araçlar ve Ulaştırma Teknolojileri Bölümü 2.5 yıl uğraşmış ve 5 farklı model elektirikli araç üretmiş araçları görünce kendimi tutmadım gülmekten sandalyeden yuvarlanıyordum. asına da boy boy fotoğraflar vermişler te allahım. Elalemin yaptığı elektrikli araca bak birde bizimkilere :)



elektrikli_araba

Dünya uzay çağını yakalamış bizimkiler daha bir üniversitede adam akıllı araç bile üretilemiyor fotoğraf ortada fazla söze gerek var mı? Ha diyecekseniz bir dünyaca tanınmış bir markanın konsept arabası üniversiteyle mukayese edilmez haklısınız mukayese edebilmek için terazinin iki küfesinde de bişeyler olması lazım. Üniversitelerimizin durumu, bilime, gelişmeye ne kadar değer verildiği ortadayken bizim avrupanın seviyesini yakalayabilmemiz için temiz bir yüz sene falan lazım ama bu hızla ve bu kafayla gidersek temiz üçyüz, dörtüz yılı bulur.

Sürç-ü lisan ettiysek affola...

26 Aralık 2014 Cuma


Zenginliğe dair

1 Yorumgaçlı Okurcan

Cebinizde, kasanızda, banka hesaplarınızda tomar tomar paranız, lot lot hisseleriniz, onlarca eviniz, yatınız, katınız olabilir ama eğer şu videodaki evsizin onda biri kadar olamadıysanız ve paylaşmıyorsanız kimseciklerle dünyanın en fakir insanı sizsiniz demektir.

Bilin istedim...

10 Aralık 2014 Çarşamba


Sevimli Aşıklar :)

0 Yorumgaçlı Okurcan
ask

Bir hayli sevimi buldum atışmalarını paylaşmak istedim, çok uzun sürmez tekrar birleşirler bunlar ;)

23 Kasım 2014 Pazar


Hayat küçük zaferlerle güzel

0 Yorumgaçlı Okurcan
cay

Bundan iki-üç ay önce benim gibi çay tiryakisine birisi yakında çayı şekersiz içeceksin dese muhtemelen yüzüne karşı gülerdim.

Bir dünya zararının olduğunu bilmeme karşın çayımın kahvemin yanında bol miktarda şeker tüketmekten geri kalmıyordum ama sonunda bir noktada kafama dank etti bırakmalıyım bu mereti dedim ve uygulamaya geçtim. Zira o kadar çok içilen çayın yanında aldığım şeker yüzünden bildiğin yürüyen kesme şeker gibi dolanıyordum.

Daha önce defalarca şekeri azaltmaya teşebbüs ettiysem de tükettiğim çay miktarı yüzünden eninde sonunda eskiye dönüyordum. Lakin bu sefer kesin niyet etmiştim kısa vadeli teşebbüslerin netice vermeyeceğini bidiğim için uzun bir süreye yayarak bırakmayı denedim.

Yavaş yavaş azalta azalta en sonunda şekersiz içmeyi başardım. İlk başlarda biraz zor geldi çok zaman midem bulanır gibi oldu yanına tatlı bişeyler aldım ve dengeledim artık onuda istemiyor canım.

Yaklaşık 2 haftadır çayı şekersiz içiyorum en koyu kahvede bile tek şeker yetiyor da artıyor bile eninde sonunda kahvede de sıfıra indireceğim ama 2-3 günde bir bardak içtiğim için o kadarcık şekerden bir zarar geleceğini sanmıyorum fakat onu da sıfırlamaya niyetim var.

Zamanla çay kahve alışkanlığımı da sona erdirmeyi kafaya koydum irademe karşı bu zaferimden sonra başaracağıma da eminim :)

Darısı sizlere...

Sırada sigara var ama gözüm şimdilik yemiyor :)))

9 Kasım 2014 Pazar


Ben küçükken cumhurumuz çok fakirdi

0 Yorumgaçlı Okurcan
Öyleki 1000 odalı bir sarayımız bile yoktu ağaçların yükselmesi gerektiği yerde aoç toprakları üzerinde.

Sonradan çook ama çook zenginleştik neredeyse 1 milyar dolara cumhurun başına saray yaptırıp uçak alabilecek kadar hemde.

Yetkili kişilere israf değil mi bu diye sorulduğunda cevap gecikmedi "Ak Saray, milletimize layık standartlara uygundur" evet haklılardı bir yerde milletimize layık standartlardaydı belki de ama ya milletin ihtiyacı olan diğer hizmetlerde neredeydi bu "bizlere layık standartlar"

İşçimizin madenlerdeki güvenliği sözkonusu olduğunda bu standartlara ulaşmamızı araya giren 50 kişi engelliyordu mesela "Dünya 5 ten büyüktür" diyen devletimize göre 50 muhterem egemenliğin kayıtsız şartsız sahibi olan necip milletimizden daha büyüktü. Herşeyi engellemeye kadirdiler zira. 

ve en acısı madenlerde ölenler konusunda işyerlerinin gerekli çalışma koşullarını ve işçi güvenliğini sağlamasını denetlemekle yükümlü devletin hiç bir sorumluluğu yoktu makamında oturan zat-ı âlilerine göre

Çalışanlarımızın ekonomik zoruklar karşısında ezilmesini engelleyecek ücret tespit edilirken vekillere kepçeyle milletin aslına çay kaşığıyla vermek şeklinde tezahür ediyordu her zaman. Araya giren büyükler kârdan zarar etmemeliydi işçiler yerine onların cepleri daha çok dolmalı hatta taşmalıydı.

Kıdem tazminatı ise çoktan beridir sürdürülebilir olmaktan çıkmıştı patronlar işçilerini bile kovamıyorlardı ağız tadıyla hemen bu yük üzerlerinden alınmalı işçinin hakettiği tazminat kadük edilmeliydi.

Doğal tahribat ise bu standartlar içinde yeralmıyordu besbelli yoksa bir gecede güya "çevre hassasiyeti olan "bir şirket tarafından yırca'da kesilen 6000 zeytin ağacı nasıl açıklanabilirdi bir termik santral uğruna.

Çocuklarımızın sağlıklı ve güzel bir doğaya sahip olması lükstü bizler için, para getirmeyen herşey gereksizdi yokedilebilir sömürülebilirdi onların nazarında.

Sağlığımız o kadar önemli değildi kafalarına göre yaptıkları kesintiler yüzünden yarım kalan ameliyatlar, sağlığından olan vatandaşları kimsecikler umursamıyordu anlaşılan

Eğitim ise "şu mektepler olmasa maarifi ne güzel idare ederdim" kafasıyla yapboz tahtası olur muydu milletimize layık standartlar içinde olsa 

ve daha neler neler...

İşte böyle benim penceremden hal-i pür mealimiz sayın cumhur sen yine itiraz etme bunlara evinde asgari ücretle alabildiğin yegane şey olan çekirdeğini çitleyerek otur ve yapılan görkemli sarayın eşsiz güzelliğinde zenginlik hayallerine dal olur mu?

Sürç-ü lisan ettiysek affola...

17 Ekim 2014 Cuma


Empatinin cılkını çıkarmak

0 Yorumgaçlı Okurcan
Hiç soğuk kanlı bir katille empati yapar mısınız, tecavüzcülerle, ottan boktan sebeplerle işlenmiş kadın cinayetlerinin failleriyle, acımasız bir teröristle, soykırım suçlusu zalim bir diktatörle mesela hitlerle ya canım adam öldürmüş ama ona haksızlık etmeyelim eskiden ressamdı acaba hangi şartlarda bu suça itildi, soykırım yaparken akıl sağlığı yerinde miydi değil miydi dikkate alalım der misiniz?

Eminim hiçbiriniz böyle bi abukluk içinde yer almazsınız hayvanlarına kötü davranan insanlar bile neredyse linç edilirken kimse çıkıpta vahşice katledilmiş Münevver Karabulut'un katili Cem Garipoğlu ile empati yapacak ve bunu köşesine taşıyacak kadar şuursuz olamazdı

ama oldu

Perihan Maden herhalde aykırı olayım kafasıyla bu minvalde bir yazı döşemiş gazetesinde aksini düşünmek dahi korkunç. Sosyal medyada denk geldim ilk başta inanmak istemedim ama mevzubahis yazıyı okuduğumda kan beynime sıçradı hanımefendi bildiğin katil güzellemesi yazmakta beis görmemiş.

Yazının içeriğine pek girmek istemiyorum zira okudukça ve üzerinde yazıp düşündükça çileden çıkıyorum.

Bu kafayla işinize gelen her durumda her türlü pisliği mazur görmek mümkün mesela tecavüzden suçlu birine e canım mağdurda açık giyinmeseymiş, karısını katleden biri için ama canım kadında kaşınmasaymış ya da bir seri katil için bu kadar insanı öldürmüş ama diye başlayan cümleler kurup failleri kolaylıkla aklayabilirsiniz.

Allah akıl fikir versin ne diyeyim...

4 Ekim 2014 Cumartesi


Kavurma Bayramınız kutlu olsun

2 Yorumgaçlı Okurcan
Kurban Bayramı
Ahh nerde o eski bayramlar tiradıyla başlamak istemezim ama açıkça görüldüğü üzere son yıllarda artık neredeyse dini tüm bayramlarımız amacından bir hayli uzak kutlanıyor.

Her sene dini bayramlar hafta sonuyla birleştirilip tatile çevrilince imkanı olan olmayan neredeyse tüm halkımız (köklerimizin göçebe olmasından mı kaynaklı bilemiyorum artık) yollara düşüp sağa sola akın ediyor, yolu göze alamayıp evlerinde oturanlar ayaklarını uzatıp dinleniyorlar.

Kurban Bayramı ise tamamen konseptinden kopmuş vaziyette kurban kesenlerin büyük bir kısmı kestikleri hayvanların etlerinin tamamını kendilerine ayırıp yıllık ihtiyaçlarını karşılamak üzere buzdolapları ve derin donduruculara saklıyor, Gelenekten kopamayan bir kısım insan ise yine etlerin büyük miktarını kendine saklayıp yemeye gönüllerinin el vermediği parçaları (kemikli ve bol yağlı parçaları) az miktarda da olsa yasak savmak maksadıyla konu komşuyu sevindirdiklerini düşünerek etraflarına dağıtıyorlar.

Çok tantana yapmaya gerek yok, Kurban Bayramını aslına uygun olarak kutlayanların ( Fakir fukara et yesin diye et dağıtanların ) Kurban Bayramını kutlar geri kalanların kavurma bayramlarını tebrik ederim...

19 Eylül 2014 Cuma


Z Nation bir zombi parodisi

0 Yorumgaçlı Okurcan
z_nation

Z Nation haberleri yayınlanmaya başladığında her zombi sever gibi benim de ağzım sulanmıştı bu sefer adam akllı aksiyon dolu bir dizi gelip ortalığı kasıp kavurmasa da The Walking Dead'in ardından dizi piyasasına yeni bir soluk getirir diye düşünmüştüm maalesef Z Nation yayınlanan ilk bölümüyle heyecan yaratmayı geçtim sadece hayal kırıklığından ibaret.

Syfy'dan kocaman bir çuvallama

Parodi biraz ağır kaçan bir tanım olsada Z Nation'u izlemeye ilk başladığımda aklımdan geçen tek kelime buydu kimse bu kadar saçmalayamaz olsa olsa bu bir parodidir diye geçirdim içimden, zira ancak parodilerde rastlanabilecek derecede absürd ve komikti herşey bölüm ilerledikçe maalesef parodi yerine 5. sınıf bir yapım olduğu ortaya çıktı asıl vahim olsan da bu aslında. Syfy gibi gönlümüzde taht kuran pek çok güzel diziyi ekranlara kazandıran bir kanal en azından ilk bölümü izleyip diziyi hiç göstermesek daha iyi mi olur acaba diye düşünmeliydi zira dizi için harcanan parayı boşverip itibarlarını gözönünde bulundurmalı ve yayınlamamalıydılar.

Syfy'ın elinden ancak amatör gençlerin çekebileceği kadar kaliteye sahip hatta daha kötü bir dizi çıkmamalıydı...

Neyse çok uzatmayada gerek yok aslında lafını etmeye dahi değmeyecek Z Nation daha ilk bölümden tarihin tozlu raflarında yerini alacağını garantilemiş durumda. İmdb notu 5 ama bana sorarsanız 2 bile vermem Ne zombiler zombiye benziyor ne de efektler doğru düzgün yapılmış.

Konusuna gelince dünyayı tarumar eden ve insanları zombileştiren bir virisün ortaya çıkışından üç yıl sonra ilk defa bir umut ışığı belirir yapılan aşı çalışmalarında sadece bir denek sağ kalmayı başarmıştır ve geriye kalan tüm insanların kurtuluş şansı onun amerikanın diğer ucundaki labaratuar'a ulaştırılmasına bağlıdır. Tabiki bu yolculuk tehlikelerle doludur vırt zırt

Fragmanını buraya koymaktan dahi vazgeçtim en iyisi hiç bulaşmayın evinize 3-5 kilo taze fasulye alın onu kırın hem Z Nation'a harcayacağınız süreyi değerlendirmiş olursunuz hem evinize katkıda bulunursunuz hem de stresinizi atmış olursunuz :)
Önceki kayıtlar Anasayfa