Ne Mutlu Türküm Diyene

18 Ekim 2010 Pazartesi


Sanal Linç

İnternet geniş kitlelere ulaştıkça geçmişten gelen alışkanlıklarımızda sanal alemde tezahür etmeye başladı.Eskiden posta kutularına bırakılan bu duayı şu kadar kere okudum sevdiklerime kavuştum bu mektubuda 40 kişiye yolladım sende bu duayı şu kadar oku bu mektubu da 40 kişiye gönder sevdiklerine kavuş yoksa gece poponda 40 sivilce çıkar %100 çalışıyor mektuplarının yerini facebookta resmilere ya da video paylaşımlarına yazılan notlar ya da forwardla mailleri aldı.Bilmemne markasının adının açılımı şuymuş yok bu ürünün içinden deve g.tü çıkmış arkadaşım görmüş rivayetlerinin yerini photoshopla hazırlanmış resimlerin yayılması işlemi almış durumda.Kısacası biz neysek hala oyuz.Linç kanımıza işlemiş kurtulamıyoruz.

Birilerinin mabadından uydurduğu durumlarla markaların yokedilmeye çalışıldığı,uydurulan şahane yalanlarla yaratılan sanal kampanyalarla şirketlere zarar verilmeye çalışıldığı hatta alakasız insanların suçlu gibi gösterilerek itibarsızlaştırıldığı ve dahi insan içine çıkamayacak hale getirildiği bir dönemden geçiyoruz.

Geçenlerde izmirde kedi öldüren vahşi canlının başına da (Sanal Linç)aynısı gelmiş vaziyette adına siteler açılmış bu sitelerde ana avrat sövülmek suretiye ego tatminleri yapılmakta.Şahsın resimlerinin yayınlanmasını geç adamın açık adresi dahi var iyi araştırırsanız bulabilirsiniz.Utanmasalar yakaladıları yerde tertemiz edicekler.Gerçi hala başına bir iş gelmemiş olması mucuze ama :)

Şimdi diyeceksiniz ki kalkıp elin canavarını mı savunuyorsun hayır ben ortaya çıkan durumdan bahsetmek istiyorum.Etrafınızda binbir vahşet yaşanıyor günde en az 20-30 vahşice cinayet işleniyor.İzmirde 2 ayrı yerde 2 ayrı yaşlı çift katledildi kimin gıkı çıktı aileleri dışında? Binlerce hatta milyonlarca insan açlık ve hastalık yüzünden ölümle yüzyüzeyken bir kedi için kopartılan kuru gürültüyü samimi bulmuyorum.

Ben de hayvansever bir insanım hatta kendine hayvansever diyen insanların pekçoğundan daha fazla hayvan beslemiş ve sevmişimdir.Haberi okuduğumda benimde kanım dondu tüylerim ürperdi ama böylesi bir linç kampanyasına girmedim.Bu güne kadar farkettiyseniz tek kelime bile bahsetmemiştim kendisinden.

Bu konuda hassas olanlar haklılar belkide bu tepkilerinin sebebi vahşetin karşılığında komik bir para cezasıyla yırtmış olması kanunların yetersizliği.Ancak unutukları bir nokta karşılarında da bir insanın bulunduğu.O da bir can taşıyor ve kimsenin hedef gösterip başına bir iş gelmesine sebep olmaya hakkı olmadığı kanaatindeyim.Yarın öbür gün birileri çıkıpta bu adamı kenarda kıstırıp canını alsa içinizin yağları eriyecek mi kısas'a kısas yaşandığında? Yoksa bu bir cinayettir diyebilecekmisiniz? Sözkonusu canlıya acımıyorsanız onu yetiştiren ana babaya acıyın.

Tükettiğiniz hayvanların nasıl yetiştirildiği sofranıza gelene kadar ne eziyetlerden geçtiğini biliyormusunuz? Lüp lüp yuvarlamayı iyi biliyorsunuz ama.Kedi için yırtınan insanlardan kaçı bu konuda hassas acaba?

Bence yapılan en büyük hata kişiye odaklanılması.Linç yapmak yerine hayvan hakları için, hayvanlara kötü muamele yapanlar için daha ağır cezaların getirildiği bir kanun çıkartılması için çaba harcamak.Okullarda çocuklarımıza hayvanlara iyi davranılması gerektiğini öğretecek derslerin konulmasını sağlamak.

Bataklıktaki sinekleri öldürmekle sinek sorunu sona ermez.

4 Yorumgaçlı Okurcan:

can istanbullu on 19 Ekim 2010 01:32 dedi ki...

Söylemlerinize katılıyorum, toplum her an proveke olabiliyor.Hele teknolojinin bu çağında araştırılmadan gelen bir haber bir anda gereksiz patlamalar sebep oluyor.Örneğin geçen bir kaza olmuş sözde polis kazada ölen amcanın oğlunu aramış oda işim var demiş.Böyle bir haber yayılınca herkes acılı aileyi bir anda topa tuttu. O insanlar ise hem acıları ile uğraştılar birde oğullarına atılan iftira ile. Dediğiniz gibi herkesin anası,babası var haber yaparken çok dikkatli olmalı her olaya anında tepki koymadan inceleyip araştırmalı.

8ex-en8 on 19 Ekim 2010 01:35 dedi ki...

Bu yazdığım yorumu 40 kişiye yollamazsan annen ölür.

cemo on 19 Ekim 2010 07:45 dedi ki...

8ex-en8 Tövbe de len :)))

Haklısın can iyicene araştırmadan sazanlamamalı

Telekinesis on 19 Ekim 2010 10:24 dedi ki...

mükemmel yerden bakmışsın tebrik

Yorum Gönder

Dök içinden geçeni

Yeni kayıtlar Önceki kayıtlar Anasayfa