Ne Mutlu Türküm Diyene

28 Kasım 2011 Pazartesi


Zamanlama problemi ve ahalinin ahvali

penguenGeçen gün Kızılay'a indim öyle çok mühim işlerim var zannetmeyin sadece sıkıldım sırça köşkümde bakayım ahali ne yapıyor,ne yiyor, ne içiyor bensiz diye indim.Tabi ben inersem mutlaka bi enteresan durum yaşanır sırça köşkümden çıkıp belediyenin bana tahsis ettiği MAN otobüse doğru yol aldım lakin sadece birkaç saniyecik bir farkla yetişemedim kendisine gözgöze geldik ama ayrılmak zorundaydık zira trafik beklemezdi.Neyse efenim çok dert etmedim nasıl olsa bana tahsisli bir diğer MAN gelirdi arkadan lakin bu sefer bahtımıza mini otobüscüklerden çıktı halkımı daha fazla bekletmemek adına ona bindim şöförümüz yolun yarısını kağnı diğer yarısını NFS drift modunda tamamladı lakin Eskişehir Yolu'na çıktıktan sonra Kızılay'a gelene kadar otobüstekiler yol boyunca bembeyaz benizlerle hepbir ağızdan salavat getirdik.

Kızılay'a iner inmez daha önce kendime defalarca söz verip parmaklarıma çaput bağladığım halde aklıma birtürlü gelmediğinden mütevellit almadığım gitar tellerimi aldım.Eğer tel almadan cafeye falan uğrasaydım muhtemelen yine unutacaktım :)

Yolda eski mahallemizin yıllarca kasaplığını yapmış hüseyin amcanın oğlunu gördüm ama onuda otobüsü kaçırdığım gibi birkaç saniye farkla kaçırdım.Yaşlanmışız garibimin kafasında saç kalmamış sarışın ve açık tenli olduğundan büsbütün 9 numaralı bilardo topu gibi olmuş siması :)

Neyse teller cebimde mutlu mesut cafe'nin yolunu tuttum ama o da nesi cafede oturcak değil ayakta duracak yer bile kalmamış bende biraz daha tenha bir mekana yöneldim.Bu cafede arkadaşlar dışarıya insanlar ısınsın diye sadece 2 adet tüplü dandini ısıtgaçlı oturgaç koyduklarından bahçe tenha içerisi ise mahşer yeri gibiydi.Hemen bahçeden kendime ısıtgaçlı oturgaç'a nazır bir masa gözüme kestirdim ve konuşlandım kahvemi aldım ki yan masama 2 adet afet'i devran rus gelmesin mi bır bır bır rusça beynimi yediler yarım saat içinde.Tabi benim ayağım bereketlidir hemen ardından 2 öğretmen hanım daha yanaştılar ısıtgaçlı oturgaçın yanına.İnsan ister istemez tek oturduğunda çevresinin muhabbetlerine kulak kabartıyorlar.Gençlerin neden sınav ve ödev manyağı olduğunu öğretmen hanımlar sağolsun anında kavradım.Yazık üzüldüm çocuklarına elemanları resmen ders beygirine döndürmüşler okul-dershane-özel ders üçgeninde beyinlerinde nöron kalmamıştır elmayı göstersen hacmini hesaplamaya çalışmaktan yemek akıllarına gelmez.Birde çocukların arada bir aldıkları zayıf 80-85 gibi notlar için hayıflanıyordu öğretmen hanımlar ki benim kahvem bitti şükür az daha kalsam sanırım bende yan masadan sirayet eden fotosellileştiren enerji dalgasından etkilenecektim.

Biraz daha gezmeye vaktim vardı ama Ankara'nın ayazı büsbütün bastırmadan eve dönmeye karar verdim dönüş yolunda murphy amca bana son kıyağını yaptı durağa ben gelmeden duraktan bana tahsisli bir MAN daha kalktı upuzun kuyruk ve ben başbaşa kaldık haklımla biraraya gelmek için bundan daha iyi bir fırsat daha olamazdı ah keşke önümde fosur fosur samsun içen amca olmasaydı gemi bacası mübarek açık havada dumanaltı oldum yarım saat sonra allahtan diğer otobüs geldide yırttık paçayı.

Şimdi ne mi yapıyorum yeni telleri gitara alıştırdım hamlayan ellerim ve kulağımla fade to black'in aklımda kalan riflerini çalmaya çalışıyorum tabi haliyle çalamıyorum sanırım 1-2 ay daha egzersiz yapar ve sabredersem eski günlerdeki seviyeme dönebilirim :)

2 Yorumgaçlı Okurcan:

yeşiL on 29 Kasım 2011 00:40 dedi ki...

Isıtgaçlı oturgaç mı :D Allah seni ne yapmasın :D

cemo on 29 Kasım 2011 13:59 dedi ki...

Tabikisi ısıtgaçlı oturgaç var soğutgaçlı dolapgaç var sonracıma çok oturgaçlı götürgeç var :))) var oğlu var

Yorum Gönder

Dök içinden geçeni

Yeni kayıtlar Önceki kayıtlar Anasayfa