Ne Mutlu Türküm Diyene

14 Haziran 2012 Perşembe


İnsanoğlu kuş misali nerden nereye

Üzerinize afiyet yaz nezlesi oldum bu aralar.Çok kongforsuz illet bir durum hiç bitmeyen sanki her an patlayacakmış hissi uyandıran bir baş ağrısı ile cebelleşmek, habire hapşırmak, vucuttan türlü şekillerde çıkmaya çalışan ifrazatları mendille toparlamaya çalışmak bir de bunun için yanında paket paket selpak taşımak uyuz ediyor beni.En sıkıntılısı ise ergen gibi çıkan çatlak ve saçma bir boğukluktaki ses tonuyla konuşmaya çabalamak ne dediğin anlaşılmıyor bir türlü.Hele birde piyasada senden başka hasta insan olmayınca insan kendini bildiğin yalnız hissediyor.


Neyse efenim Ankara'da yaşamak zaman zaman zor oluyor hele sevdiğiniz insanlara ulaşmak konusunda toplu taşımada yaşanan sıkıntılar candan bezdiren cinsten.Geçen gün arkadaşımdan evime dönmem net 2 saatimi aldı 21:30 civarı yola koyuldum duraklarda fazla beklemediğim halde eve döndüğümde saat 23:30'du. Aslında doğrudan ulaşım imkanı olsa en fazla 25-30 dakida alabileceğim yol için 2 saatimi otobüslerde harcamak çok sinir bozucu. Sırf bu salak durum yüzünden araba almaya niyetim var :)


Trafikten bahsetmeye başamışken bizim öküz şöförlere değinmeden geçersem ayıp olur.Ankaralıların malumu olduğu üzere bu ara hummalı bir çalışma var ana arterler üzerinde (istanbul yolu) iş bu sebepten bizim istanbul yoluna çıkış güzergahımız değişti askeri lojmanların arasından üzerinde köprü ve hemzemin geçit olan daracık bir yoldan geçmeye cebelleşiyoruz şimdiye kadar o yoldan yarım saatten önce geçemedik zira bizim uyanık öküzler ikiye iki olan gidiş geliş istikametlerini üçe bir'e indirdiklerinden trafik ilerlemiyor bir türlü, bildiğin duruyor.Hemzemin geçidin orada nehrin üzerindeki ağaçta karşılaşan iki keçinin hikayesindeki gibi karşılıklı bekleşiyoruz.Hemzemin geçidi hasbel kader geçtiğimizde sorun bitmiyor bu sefer yol tek şerit köprüye bağlandığından aynı hemzemin geçitteki durumun daha vahimini yaşıyoruz bekleki karşı taraftan biri insafa gelsinde yol versin millet geçsin.


Hasta kafayla anlatacaklarım (anca bu kadar toparlayabildim kafamı) şimdilik bu kadar kendinize dikkat edin esintilerde ince kıyafetlerle kalıpta benim gibi hastalıkla cebelleşmeyin :)

2 Yorumgaçlı Okurcan:

melis on 14 Haziran 2012 14:21 dedi ki...

araba-trafik-otobüs konusundaki görüşlerine birebir katılmakla beraber istanbulda yaşasan ne yapardın diyor ve geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum..ayrıca yazın bi insan nasıl nezle olabilir anatomik açıklama yapılsın

cemo on 14 Haziran 2012 15:45 dedi ki...

İstanbulda başka neden yaşamıyor olabilirim sence :) pek çok iş fırsatı çıkmasına rağmen istanbula yerleşmemeyi tercih ettim trafik kalabalık karmaşa yüzünden.

Nezle konusuna gelince efenim önce itina ile yatmadan önce duşumuzu alıyoruz usulca yatağımıza uzanıp penceremiz açık uyuyoruz akabinde yatakta debelenirken kıçımızı başımızı açıyoruz sabah kalktığımızda nur topu gibi bir nezlemiz oluyor :/

Yorum Gönder

Dök içinden geçeni

Yeni kayıtlar Önceki kayıtlar Anasayfa