Ne Mutlu Türküm Diyene

7 Ocak 2011 Cuma


Ondan bundan birazda şundan bölüm 15

*Muhteşem Yüzyıl dizisi üzerinde kopartılan fırtınaları çok anlamsız buluyorum.Özelliklede bu fırtınayı kopartanların hayatları boyunca okul kitaplarının dışında tarih okumamış olmaları ve yok efendim şöyleydide böyleydide diye kulaktan dolma yalan yanlış bilgilerle ahkam kesmeleri oldukça komik.Dizinin bir kısmını izledim görsel manada ellerinden geleni yapmışlar tecrübeli oyuncular ve genç - popüler isimleri harmanlayarak reyting işinide garantiye almaya çalışmışlar.Tarihsel olarak hatalar elbette var ve dizinin ilerleyen bölümlerinde de olmaya devam edecek lakin bu hataları abartmaya lüzum olmadığı kanısındayım.Netice olarak bu televizyonda izlensin diye yapılmış bir dizi tarih olabildiğince yansıtmak ve bununla beraber diziyi de izletmek zorundalar.Bu sebeple izleyicinin ilgisini çekecek değişik atraksiyonlara yer vermek gerekli ki bu atraksiyonlarda %100 gerçek tarihle uyumlu olmak zorunda değil.Ayıla bayıla izledikleri hangi tarihsel film veya dizi tamamiyle birebir tarihle örtüşüyor?

Güya Kanuni Sultan Süleyman kadın zaafı olan keyfine düşkün biri olarak lanse ediliyormuş ta harem genelev gibi aktarılıyormuşta kardeşim ne kadar inanmasanızda gerçekler hemen hemen bu ve buna yakın siz padişahları evliya zannetsenizde onlar cariyeleri ve hasekileri olan çok eşli hükümdarlardı ve saltanatlarının devamının garantisi olacak erkek çocukları dünyaya getirebilmek için kadınlarla beraber olmak zorundaydılar (İmkanları ölçüsünde dinin de izin verdiği kadarıyla) Ne kadar kudretli olursa olsun bir hükümdar mitoz bölünme yoluyla çoğalamaz ya da o zamanlar maalesef teknoloji imkan vermediğinden mütevellit hücre ve dna transferi yöntemiyle labaratuarda çocuk yapamazlardı kafanıza yerleştirin artık bunu.Onlarda eşleri ve cariyeleriyle halvet olmaktaydılar
her ademoğlu gibi.Ayrıca dizi saray içindeki entrikaları ve kanuni hürrem ilişkisini ana konu olarak alacak gibi durmakta bu sebeple harem - padişah münasebetleri ağırlıklı olarak ekranda görünecek daha doğal ne olabilir.Koca koca savaşları bu kısıtlı bütçelerle diziye yansıtabilmek maalesef mümkün değil.

Muhteşem YüzyılKanuni Sultan Süleyman'a hakaret ediyor gerekçesiyle protesto edeninden tut facebookta bu konuda gruplar açanlar hatta diziyi yayınlayan grubu protesto etmeye tüm ürünlerini ve hizmetlerini boykot etmeye çağıran oluşumlar var ki saçmalıktan başka bişey değil.Ülkenin bunca önemli sorunları varken insanların böyle abidik gubidik işlere enerji harcamaları çok anlamsız geliyor.

Aynı şahsiyetlerin tarihteki diğer önemli kimliklere yapılan saygısızlıklara gık çıkarmamaları hatta içten içe desteklemeleride apayrı bir ikiyüzlülük örneği.Öyleki bu yayagara kopartan cenahın gözünde Modern Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve kurtarıcısı Atatürk'te içki masalarından kalkmayan, çengi oynatmaya bayılan, zevk-i sefa düşkünü birisi.Hatta içlerinden bazıları Kurtuluş Savaşı bile yapılmadığını söyleyecek kadar hadsiz ve tarihi yamultmaya meraklı kimseler.Cumhuriyet'in resmi tarihi beğenmezler inanmamaya meyillidirler lakin kendi inandıkları osmanlı tarihini de yazanların o gün ki resmi tarihçiler (Vakanüvis) olduğunu yazdıkları belgeler karşılığı devletten okkalı miktarda altın aldıklarını (Tarafsız - objektif tarih :) yazabilirler mi acaba?) hiç akıllarına getirmezler.

Beğenir izlersiniz ya da beğenmezseniz kumanda elinizde başka kanala geçer izlemekten vazgeçersiniz.Bu kadar basit....

***

Yargıtay yürürlüğe yeni giren cmk 102 madde'yi yorumladı ve tutukluluk süresini ağır cezalık suçlarda 5 örgütlü suçlarda ise 10 yıl olarak tespit etti.Doğal olarak hala sürmekte olan ve veya yargıtayda bulunan davaların bir kısmında insanlar tahliye edildi bunların arasında hizbullah gibi bir terör örgütünün lider kadrosu olduğu gibi dışarı çıktı.Ayrıca kamunun vicdanını sızlatan pek çok ağır cezalık davalarda yargılanan insanda hürriyetlerine bir süreliğine kavuştular kimse beraat ettiklerini zannetmesin sadece artık tutuklu olarak yargılanmayacaklar ancak onların kaçmamaları için bir engelde yok ortada sınırlarımız delik deşik olduğundan içlerinden isteyenler kolayca yurtdışına kaçabilecektirler buna eminim.

Şimdi bu gelişmeler üzerine insanlar durumdan kimin sorumlu olduğunu kabahatin yargıtay'da mı yoksa hükumette mi olduğunu sorgulamaya başladılar.Hükumet suçu yargıtay'a atıyor ama bana kalırsa sorumlu sadece hükumettir bu yasayı çıkarttıktan sonra yargıtay'a ısrarla boş sandalyeler için üye atama ,yargının hızlanması için yeni mahkemeler kurup yeni hakimler atama,adli kolluk sistemini oluşturup harekete geçirme,adli tıp'ı düzgün işleyen bir hale getirme, istinaf mahkemelerini kurmak için 2005'te yasa çıkart 2007 de tamamlanacak de ondan sonra hiçbirine el sürme suçu başkalarına at oh ne ala :)


***

Son günlerin hararetle tartışılan bir olgusuda Bilgi Üniversitesinde tez amaçlı olarak Deniz Özgün tarafından çekilen porno film.Vay efendim üniversitede böyle ahlaksızlık olurmuda öğretim görevlileri nasıl izin verirler bunada bilmem ne.Ulan yolda el alemin bacısına karısına sarkan, eli apışarasından çıkmadan yaşayan,dünyanın en büyük porno müşterisi,izleyicisi siz değilmisiniz nedir bu yayagara şimdi mi geldi ahlak aklınıza.Türkiyeden yapılan aramaların büyük çoğunluğu cinsel içerikli değil mi? Geçin bu işleri :)

Hele hele filmde oynadığını söyleyen Elif Şafak Urucu hepten vahim durumda bundan sonra heralde adını,tipini falan değiştirmek zorunda kalır yoksa hayatta rahat bırakmazlar.Öğretim görevlileri şimdiden ayvayı yediler işlerinden atıldılar artık iş güç bulmalarıda zor yaftalandılar.

Türkiyede yaşamak zor vesselam...

***

Sevgili Cumhurbaşkanımız lütfedip öğrencilerin sorunlarını dinlemek için öğrenci temsilcileriyle görüştü ama ortada başka bir sorun vardı görüştüğü öğrencilerin ona anlatabilecek herhangi bir sorunları yoktu zira büyük çoğunluğu özel üniversite öğrencisi ve tuzu kuru takımındandı :)

Bu zihniyetin üniversite öğrencilerinin gerçek sorunlarını çözebileceğine inanıyormusunuz?

***

Amerikada ve isveçte gökyüzünden ölü kuşlar yağdı malumunuz.Bazıları bu olayların kıyametin alametleri olduğunu düşünüp endişeye kapılmışlar.Endişeye kapılmakta haksızda değiller insanlara, hayvanlara, dünyaya onca eziyet ettikten sonra öbür tarafta başlarına gelecekleri biliyorlar tabi ama boş yere endişe etmesinler şimdilik paçayı yırttılar ölen kuşların büyük ihtimalle ani bir fırtınaya yakalanmış olduğu,iç travma geçirdikleri düşünülüyor ve bu yönde bulgular var.Hadi yine iyisiniz :D


Ohh sonunda uzun bir yazı yazdım be :)))

20 Yorumgaçlı Okurcan:

Loana on 7 Ocak 2011 16:45 dedi ki...

ay çok zevk aldım ben bu yazıyı okurken. her kelimen de pek doğru geldi bana.

yeşiL on 8 Ocak 2011 01:49 dedi ki...

Ben böyle dizilerin çekilmesine karşıyım bananee :) Bilmem kaç dakika harem sahnesi koyarlarsa tabiiki tepki toplarlar düşüncesindeyim. Sonuçta hayali bir karekter değil bir padişahın hayatı diye çevrilen bir dizi bu. Kanuninin hayatı da yalnızca haremden ibaret değildir. Özel hayata saygı kardeşim :D Reyting kaygısıyla bu tarz yapımlarım doğruları yansıtması gerektiğini düşünüyorum. Bizim halkımız malesef televizyondan dizilerden öğreniyor çoğu şeyi. Herkes bilinçli değil malesef. Yok yaprak dökümüymüş yok aşkı memnuymuş yok fatmagülmüş... Bunların hepsi abidik gubidik diziler.

Mia Wallace on 8 Ocak 2011 05:13 dedi ki...

ya çok çok çok çok haklısın cemo! hislerime tercuman oldun resmen ya..

cemo on 8 Ocak 2011 08:17 dedi ki...

Loana beğendiğine sevindim :)

yeşiL sanada bişey beğendiremiyoruz yahu :D Senin halkının herşeyi diziden öğrenmesi kendi ayıbı maalesef :)))

Beğendiğine sevindim miacım aslında daha çok şey yazıcaktım ama kantarın topuzu kaçmasın diye böyle bıraktım :)

zey0zey on 8 Ocak 2011 08:39 dedi ki...

hay ağzını öpeyim =)

cemo on 8 Ocak 2011 08:42 dedi ki...

zey0zey sağol ağzıdan öpmeli tebrik ilk defa başıma geldi :D

Scartissue on 8 Ocak 2011 08:45 dedi ki...

Cemo, yazını şimdi okuyabildim, dediğin gibi ortak görüşteyiz ya da aklın yolu bir'deyiz. İnsanlarımız ecdad denince insan ötesi bir şey olarak algılıyor sanırım. Sonuçta genel kültürsüzlük ürünü tüm bunlar, giderek bunları aşacağımızı umut ediyorum.

Zennube on 8 Ocak 2011 12:41 dedi ki...

Ahanda ne güzel anlatmışsın, doğru diyon valla, bu fanatik milliyetçilere göre zati osmanlı mükemmel ötesiydi, herkes mükemmeldi, iyiydi, kafirler tu kakaydı. belki abartıdır ama öyle işte milleti zorla devşirme, cariye köle etmişler, nesi yanlışkine...

cemo on 8 Ocak 2011 13:43 dedi ki...

Scartissue haklısın biraz hazımlı olmak lazım.

Zennube yok canım onları uzaylılar yapmış hiç osmanlıda cariye köle felan olur mu aşkolsun iftira hepsüüü :D

yeşiL on 8 Ocak 2011 15:43 dedi ki...

Beğendiremezsiniz bana herbişeyi ben muhalefetimdir herbişeye :D Halkımızın kendi ayıbı da değil bence onları bu hale düşürenler düşünsün :/

cemo on 8 Ocak 2011 16:10 dedi ki...

Kendi düşen ağlamaz kendileri düştüler bu hale yaptkları yanlış tercihlerle kimse zorla cahil bırakmadı :)

yeşiL on 9 Ocak 2011 06:22 dedi ki...

Ben öyle düşünmüyorum. Karnı aç olan insan başka bir şey düşünemez. Bu milletin karnının aç olması da kendi suçu değildir. Önce maddi olarak imkan sağlayacaksın ki onlar da kendilerini eğitebilsinler. Halk ekmeğinin derdinde. Belli şartlar içinde doğmasaydık biz de o insanlar gibi olabilirdik. Eğitimsiz bir çoğunluk da yanlış tercihler yapmaya devam edecektir. Böylece kurunun yanında yaş da yanacaktır. Bu da hiç adil değildir :)

cemo on 9 Ocak 2011 08:08 dedi ki...

yeşiL'cim insanlar onları yönetecek kişiler konusunda yanlış tercihler yapıp sonrada vay efendim biz açız biz eğitimsiziz diye ağlama hakkına sahip değildirler.1950'den günümüze halkımız her seçimde kim daha fazla kaçak yapılaşmaya, kim daha çok istismara göz yumuyorsa,kim daha çok çalacaksa onu seçmiştir.

Kendi kaynaklarını bizzat yağmalayan ve yağmalatan toplumlar doğal olarak cahil kalmaya mahkumdurlar.Kendilerine eğitim, sağlık ve iş imkanı olarak dönebilecek katı kapitalizmin yönetiminin eline geçerken gıkını çıkarmayan buna karşı çıkanları ise ezmekten beis duymayan Toplumumuz bugünü kendi elleriyle yaratmıştır.

Depresif on 9 Ocak 2011 09:01 dedi ki...

Cemo yazi cok guzel olmus az once e. Safak urucu'nun roportajini okudum, turk sinemasi bir numara, yesilcam super diyenler ordaki erotik filmleri de bir gun bile kacirmayanlarin kizin uzerine bu kadar gidilmesindeki tezat cok feci.

yeşiL on 9 Ocak 2011 11:49 dedi ki...

Tamam da ne yapalım oturup bir köşeden öyle bakalım mı? bakamayız bakmamalıyız bence. Siz suçlusunuz ne haliniz varsa görün dememeliyiz. Biz de bu toplumun içinde yaşıyoruz yarın öbür gün bizim çocuklarımız da bu toplumun içinde yaşayacak. Herkes elinden geldiği kadar elini taşın altına sokmalı bence. Aydınlar aydınlatabildikleri sürece var olurlar. Aydınlatamadıkları zaman sönüp kaybolurlar (Bu sözü ben yazdım şimdi :D ) ne inat adamsın ya maşallah yaniii :)

Tjaala on 9 Ocak 2011 13:25 dedi ki...

ne guzel anlatmis cemo <3

cemo on 9 Ocak 2011 13:55 dedi ki...

Depresif haklısın dostum ikiyüzlülük zor zenaat :D

yeşiL'cim inatta bir muratta :D Anlat anlat nereye kadar ? Karşındaki duvardan farksızsa ona laf anlatmaya çalıştığın sürede bir eşeğe temel matematik bir deveye satranç öğretebileceksen ne diye kastırırsın laf anlatmaya?

Ben zamanında forumlarda çok denedim 2-3 sene zarfında bile tek zırnık laf anlayamadıklarını gördüm.Aynı tas aynı hamam devam etmekte ısrarcılar yapcak bişey yok maalesef gerisi Takdir-i ilahi mucuzelere kaldı.

Tjaala teşekkürler :)

yeşiL on 10 Ocak 2011 03:11 dedi ki...

Tamam ya tamam sen anlatma ben anlatırım, anlatmaya çalışırım en azından :D

cemo on 10 Ocak 2011 08:21 dedi ki...

yeşiL'cim o zaman Allah sabır versin diyorum sana şimdiden :D

yeşiL on 10 Ocak 2011 09:37 dedi ki...

Sağol hıhh :)

Yorum Gönder

Dök içinden geçeni

Yeni kayıtlar Önceki kayıtlar Anasayfa