Ne Mutlu Türküm Diyene

21 Aralık 2010 Salı


New York'ta Beş Minare nasıl bir film?

New Yorkta Beş MinareGösterime girdiğinden beri New York'ta Beş Minare'yi izlemek konusunda tereddütlerim vardı.Bir yanda okuduğum negatif eleştiriler diğer yanda yerli filmlere karşı beslediğim umudum iki arada bir derede kalmıştım.En sonunda tereddütleri geride bırakıp izlemeye karar verdim.İyiki negatif eleştirilere takılıp kalmamışım film sanki Türk sineması aksiyon çekemez tezini çürütmek için yapılmış.Hakkında söylenebilecek negatif tek şey hikayenin filmin ortalarında akışkanığını kaybetmesi aksiyondan filmin özü olan asıl dramatik hikayeye tam olarak geçiş yapamamış olmaları.Film sanki iki ayrı yönetmenin ilk yarısını sen yap ikinci yarısını ben diyerek çektikleri bir eser gibi duruyor.O geçişi başarabilseler dörtdörtlük film olurmuş.Oyunculuk tek kelimeyle muhteşem,Aksiyon sahneleri,Seçilen mekanlar,mekanlardaki kamera açıları türk sinemasında görmeye alışık olmadığımız derecede kaliteli.Mahsun Kırmızıgül Türkiye gerçeklerinden yola çıkarak birinci sınıf amerikan aksiyon filmleriyle kapışacak kadar olmasa da (Filmin başındaki çatışma sahnesi biraz daha gerçekçi olsaydı keşke)çok güzel bir işe imza atmış ve gittikçede çıtayı daha yükseğe koyuyor.Yönetmen olarak Mahsun Kırmızıgül'ü Görüntü yönetmeni olarakta James Gucciardo'yu takdir etmek gerek.Sinema açısından olumlu bir gelişme tabiki ama bizim diğer yönetmenler için ne derece olumlu orası tartışılır :) Oyuncular hakikaten filme kendilerini vermişler hele son sahnede öyle bir oyunculuk var ki Haluk Bilginer'e ve annesini oynayan Suna Selen'e şapka çıkartılır insanı bu kadar derinden yaralayan bir sahne nadir bulunur.Mustafa Sandal'ı oyunculuk açısından gayet yeterli buldum yabancı oyuncular Danny Glover,Robert Patrick,Gina Gershon işlerini her zamanki gibi iyi yapmışlar.Ali Sürmeli ise hoca rolünde resmen döktürüyor.Ayrıca belirteyim New York'ta Beş Minare'deki sahne izlediğim en iyi zikir sahnesiydi o kadar güzel çekmişler ki izlemek lazım anlatılmaz.Ah birde filmdeki zorlama mesaj kaygısı olmasa bir kesime selam çakmak gibi bir durum olmasa tadından yenmezdi ama o kadarcık kusuru da görmezden gelebiliriz.Bazıları yabancı oyuncular konusunda tarihigeçmiş eski ve yan rol oyuncularıyla çalışılmasını beğenmemiş olabilir ancak bu Hollywood oyuncuları ile Türk sinemasının tanışması için güzel bir fırsat.Umarım bundan sonra yapılacak filmlerde Hollywood'dan başrol oynayan oyuncularıda bizimkilerle beraber görebiliriz.

Filmin konusuna gelecek olursak kanlı eylemlere imza atan dinci terör örgütüne yönelik yapılan bir operasyon ertesinde örgütün eylemlerini yönlendiren isim olarak Hacı Gümüş (Haluk Bilginer) ortaya çıkar kod adı "deccal" dir.Hacı Gümüş hakkında kırmızı bülten çıkartılır ve Amerikada yakalanır.Hacı Gümüş'ü Türkiye'ye getirme görevi Acar (Mustafa Sandal) ve deccal'in kimliğini deşifre eden Fırat (Mahsun Kırmızıgül)'a verilir.Bu ikiliyi Amerika'da büyük süprizler beklemektedir.

New Yorkta Beş Minare New Yorkta Beş Minare New Yorkta Beş Minare

New York'ta Beş Minare - Fragman

5 Yorumgaçlı Okurcan:

yeşiL on 22 Aralık 2010 05:23 dedi ki...

Mahsun'un oyunculuğunu beğenmiş olamazsın. Olmamalısın :)

cemo on 22 Aralık 2010 07:34 dedi ki...

Mahsun'un oyunculuğu hakkında tek kelime yazmadım farkındaysan :)) Yönetmenliği iyi beceriyor ama oyunculuk konusunda geçer not veremem henüz

yeşiL on 22 Aralık 2010 11:09 dedi ki...

Evet yazmadığını fark ettim ama yine de teyit etmek istedim :) Oyunculuğu beni öldürdü bitirdi :)

Zennube on 22 Aralık 2010 11:18 dedi ki...

benim de arkamda yalakaladıklarım olsa ben yaparım en güzel filmi. hıh :)

cemo on 22 Aralık 2010 14:04 dedi ki...

yeşiL ne desen haklısın o konuda :)

Zennube ufak atta civcivler yesin :)))

Yorum Gönder

Dök içinden geçeni

Yeni kayıtlar Önceki kayıtlar Anasayfa