Ne Mutlu Türküm Diyene

Referandum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Referandum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2010 Cumartesi


Ondan bundan birazda şundan bölüm 8

4 Yorumgaçlı Okurcan
Ne içirdiniz bana lan
-Bu aralar genel bir bezginlik hali var üzerimde hayırdır inşallah.Önce sinemada Resident Evil: Afterlife'ı izlemeye gidecektim sonra vazgeçtim.Altı gün önce tüm yurtta ve dış temsilciliklerde kutladığımız doğum günümden sonra kardeşimle bana hediye seçmeye gidecektim ondan da vazgeçtim.Vazgeçebilme özgürlüğü güzel bişey mirim.Ben senin benden vazgeçebilme ihtimalini sevdim.

-Bir süre daha sevgili olayını askıya almaya karar verdim."Kadınları anlamak zor hafız" triplerinede girmiycem.Heralde bundan sonra ben kendimi hazır hissedene kadar hatun milleti benim nazarımda okeye dördüncü olabilir ya da ortaklaşa kurbanda bir danaya girilebilir varlıklar olarak kalacak.Ah keşke "Hüseyin Kaya" uçarılığında "Filiz Sevişelim mi ?" umarsızlığı içerisinde olabilsem.

-Müge Anlı namlı sunucu bacının stüdyosunu fena bastılar 2 kişi yaralandı.Eleman milleti öldürmeye niyetli gelmiş hemde Allah korudu oradakileri.E baştan belliydi abidik gubidik aile mevzularına, cinayetlere,kayıplara ,erenlere karışırsan sonucunda bi bokluk çıkacağı.Filmlerin altın kuralıdır silahtan bahsedilirse ya da bir karede silah görünürse mutlaka o silah patlar.İnşallah bu tatsız olayı hayırlara vesile olurda bir daha görmeyiz kendilerini.Uzun süre dinlensin en azından ben bir 75-80 olana kadar ekranlarda boy göstermesin.Çoluk çocuğa karışsın makrome kursuna gitsin ne bileyim türlü aktiviteye versin kendinide gözüm görmesin.

-Referandumda evet çıktığından beri bazı "okumuş evetçi" arkadaşların egoları öyle bir şişti ki maşallah uçan fil dumbo'yu geçtiler.Friendfeed'de biri "Evetçilerin arasında ne kadar profesör, ne kadar mühendis, ne kadar öğretim görevlisi var biliyormusun"a kadar getirdi işi e napalım bizim kızı ne doktorlar ne mühendisler istedi de vermedik.Hayırcıların alayı sanki inşaat amelesi.Bilinen bişeyden bahsetmek lazım Hayır oyu verme oranı eğitim seviyesi yükseldikçe artıyor.Artmasına artıyor da bizim memlekette ne kadar okusan da eşeklik baki kalıyor bazıları için.

-Haluk Bilginer "Oyuncuların çoğu yavşaktır" demiş be bilader sende oyuncu değilmisin? Böyle saçma bir önermede nasıl bulunabiliyorsun.Yıllarını sahneye vermiş usta oyuncu böyle derse arkasından gelenler ne der? İşi abartıp "Büyük oyuncu olarak hatırlanan birçok isim, aslında kötü oynayan ama efsane yaratmayı becerebilmiş yavşaktı" diyerek aslında kendi kuyusunu kendi kazıyor farkında değil birkaç sene sonra genç oyunculardan biri çıkıp kendisi için de "yavşak" tabirini kullanırsa ne olur kızmasın.Yavşak muhabbetide hepten yavşadı.

-Akvaryumumdaki balıklar sürekli ölüyor asabım fena bozuldu bakım ve besleme işini gayet iyi yapıyorum halbuki görünürde belli bir hastalıkta yok.Hevesim geçti ha geçecek.Ölmeyen balık istiyorum.Mümkünse asidik ve yüksek kireçli sularda yaşayabilsin, her türlü hastalığa dayanıklı olsun, bir batında 1000-2000 yavru versin birde kendini finanse edebilsin yeter.

12 Eylül 2010 Pazar


Bir Doğum gününün Anatomisi

6 Yorumgaçlı Okurcan
Pasta
Allahım yarabbim nedir bu benim çilem zaten 12 Eylül gibi garabet bir günde doğmuşum.Verdiğin ceza yetmedimi üzerine hem Basketbolda kupa gitti,hem sayısal yattı,hemde referandumda evet çıktı :) Bu kadar cenabetlik aynı gün üst üste gelmemeliydi.

Bu günün eski doğum günlerimden pek bir farkı yoktu aslında pasta kesme töreni hariç.Zaten oldum olası pastayı pek sevmem beraberce tüketebileceğim bi ortamda olmayınca pasta anlamını yitirdi.Her zamanki gibi aile efradından gelen telefonla kutlamalar,yakın arkadaşlardan gelen cep mesajları ve diğer arkadaşlardan forum ve facebook gibi sosyal ortalarda yapılan tebrikleri kontrol ve teşekkür merasimi ardından günü bitirdik.Tadı yoktu açıkçası doğum günü işte ne bekliyosun ki?

-Evetçi arkadaşlar sonuç size hayırlı olsun yarın öbürgün devlet bizi eziyor,mahkemelerde sürünüyoruz başvuracak mercii yok diye ağlamayın.Bu günki icraatınızla ne kadar övünseniz azdır

-Basketbol Milli takımımızı 12 Dev Adam'ı tebrik ederim nefesimiz finale kadar yetti.Aslında biraz dinlenme fırsatımız olsaydı bu maçı alabilirdik diye düşünüyorum.Fransa ve Slovenya karşısındaki oyunumuz ve atış yüzdemiz olsaydı netice farklı olurdu.Ne yapalım kısmet buraya kadarmış durant'i durduramadık.

7 Eylül 2010 Salı


Referandum sürecinin bizi getirdiği nokta üzerine çeşitlemeler

10 Yorumgaçlı Okurcan
Evet - Hayır meselesine pek girmeyeceğim zaten daha önceden belirttiğim üzere ben HAYIR kanadındayım.Ancak yaşananlar konusuna girmezsem ayıp olur.Malumunuz HAYIR cephesi üzerinde inanlımaz bir baskı var.Broşür dağıtırsınız polisten dayak yersiniz,gözaltına alınırsınız,üstüne gözaltındayken de dayak yersiniz.Astığınız afişler yokedilir,pankartlarınız belediye tarafından indirilir.Gider şikayet edersiniz hiçbişey olmaz.E borumu koca devlet var evetçilerin arkasında her yol mübah.

***

Liderlerin sert tutumu insanları birbirine düşürdü.Toplumsal olarak cepheleşme çok net ve keskin.Çıldırmak üzereyiz sanki karşımızdaki düşmanımızmış gibi düşünüyoruz.Yarın yok o sandıklar kalkınca sanki hayat eskisine dönmeyecek.Bu gün sövüp saydıklarımızın yarın yüzüne bakmayacağız.Kesinlikle utanç verici.80'öncesine dönmemiz an meselesi böyle giderse.Allahtan bir haftadan az kaldı bitsede kurtulsak tantanasından.Son derece bıkkınlık geldi bana.

***

CHP kadın kollarından bir grup istanbul bahçelievlerde Referendum için çalışma yaparken saldırıya uğramış.Yazık yahu o görüşü benimsemeyebilirsin ama ne cüretle bu kadınlara saldırma hakkını kendinde buluyorsun.Ne geçti eline kadınlara saldırdın ve darp ettinde ? Egon tavan yapmıştır erkek olmuşsundur sen şimdi.Evet çıksa ne olur hayır çıksa ne olur.Kadıncağızların dağıttığı 3-5 broşür nerene battı.

Al referandumunu da başına çal...

27 Ağustos 2010 Cuma


Hayır'lı Referandumlar

3 Yorumgaçlı Okurcan
hayırToplum şu anda evetçiler ve hayırcılar olmak üzere ortadan ikiye ayrılmış vaziyette.Hesapta toplumsal barışı kuvvetlendirmeye yönelik arayışlar için temel dayanak olacak bir değişiklik ama birleştirmekten ziyade ayrıştırmaya neden olan sonuçlar doğuruyor.

Değişiklik maddeleri toplumumuz için daha fazla demokrasi istediğini söyleyen ancak yaptıkları ve söyledikleriyle aslında demokrasiden zerrece nasiplerini almadıkları ayan beyan belli olan kesim tarafından destekleniyor.Sorosçular,Liboşlar,dönek solcular ne kadar bu yönde beyan verselerde kafa yıkamaya çalışsalarda aslında değişikliklerin demokrasiyi güçlendirmekten ziyade daha çok iktidardaki partinin yargı üzerindeki etkisini mutlak konuma getirmeyi amaçladığı aşikar.

Detaya girmeden söylemeye çalışırsam değişiklik Anayasa Mahkemesi ve HSYK nın denetim altına alınması ve Danıştay'ın yetkilerinin budanması amacıyla hazırlanmış.Evetçilerin hazırladıkları süslü broşürlere ve ilanlara kapılırsanız zannedersinizki çok matah çok özgürlükçü komediden başka bişey değil.

Örneğin Memura toplu sözleşme hakkı verdiklerini söylüyorlar fakat bu sözleşme nedense grev hakkı içermiyor :) Efendi hazretlerine sorulduğu zamansa memurlarıda çalışan yapalım işçiden farkları kalmasın o zaman grev hakları olsun ama bizimde lokavt hakkımız olmalı diyor yahu devletin lokavt hakkı olur mu burası fabrika mı diye bir allahın kulu sormuyor soramıyor.Öğretmenler greve gidince lokavt ilan edip işten mi uzaklaştıracaksın.Ama sormazlar soramazlar hazretin karşısında korkudan bacakları titreyen gazeteci soru sorabilir mi?

Anayasa Mahkemesi kapatma konusunda başlarında adaletin kılıcı elinde beklediğinden ve ilerde yapmayı planladıkları anayasanın değiştirilemez maddelerine aykırı değişiklikleri rahatça sorunsuzca geçirebilmek amacıyla kontrol altına alınmalı

HSYK iradesini iktidara havale etmemiş hakim ve savcıların güdüm altına alınması için kontrol altına alınmalı.Değişiklikle daha demokrat hale getirildiği önesürülüyor fakat maddeler incelendiğinde bakanın dolayısıyla hükumetin daha mutlak bir güce sahip olduğu gerçeği ortaya çıkıyor.

Danıştay ise idarenin eylemlerinin yerindelik denetimi yapmaması için yetkileri budanlmalı ki ali kıran baş kesen olarak kafalarına göre istediklerini babalar gibi satabilmeli,ihaleleri yargı denetimine tabi olmadan yandaşlara verebilmeliler.

Anlaşılacağı üzere değişikliklerin esası Hükumeti yargının kontrol mekanizmasından çıkarmak ve yargıyı kontrol altına almaya yönelik.Böyle bir değişikliğin demokratikleşmekle yakından uzaktan alakası yok.Var diyen ya maddeleri incelememiştir ya ideolojik gözle bakıyordur ya da boş konuşuyordur.Referandumdan evet çıkarsa belki bu gün değil hatta yarında değil ancak mutlaka bir gün faşizan bir yönetime dayanak hazırlayan değişiklikler iktidarı eline alanlar tarafından kötüye kullanılacaktır.

5 Ağustos 2010 Perşembe


Nihat Doğan ve Referandum Türküsü

7 Yorumgaçlı Okurcan
Nihat DoğanNihat Doğan'ı oldum olası sevmem politik görüşlerini açıklamadan öncede sevmezdim şimdi hele politik manevralarla gündemde kalmaya çalışmasından dolayı nefret eder hale geldim.Hele hele cahilliği va her konuda fütursuzca saçmalama kabiliyeti beni çileden çıkartıyor.Arkadaşın AKP sempatizanı olduğunu bilmeyen yok şimdide referandumda evet çıksın diye türkü çığımış kendi çapında, sözleri saçma sapan, nereye elini atsan elinde kalan cinsten, okumayıda becerememiş zaten orası ayrı bir mevzu.

Referandumda Hayır oyu kullanacağım ama hayır oyu kullanmayacak olsaydım bile sırf Nihat Doğan evet dedi diye bile hayır oyu kullanabilirdim :)



Not:Türküyü burda yayınlayacak değilim daiymotion'a girip "nihat doğan evet" yazarsanız hemen karşınıza çıkacak bloğumu o saçma sapan şeyle kirletmeyeceğim.

27 Temmuz 2010 Salı


Ondan bundan birazda şundan bölüm 5

0 Yorumgaçlı Okurcan
DarbeReferandum yaklaşıyorken olacağını tahmin ettiğim şeyler ufak tefek farklarla tek tek gerçekleşiyor.Balyoz soruşturmasında adı geçen 102 muvazzaf ve emekli subay hakkında yakalama kararı çıkartıldı.Belliydi böyle bişey olacağı zira iktidar partisinin anketlerde başa baş çıkan oranlara bakarak evetçi kanadı güçlendirmesi gerekliydi.Bunun içinde TSK'ya karşı husumet besleyen dinci ve bölücü kesimlere selam çakmalıydı.Talimat verildi daha önce 2 kere tahliye olmalarına ve kaçma teşebbüsünde bulunmamalarına rağmen sanıklar hakkında yakalama kararı çıkartıldı.Bu kimselerin bir kısmı zaten görev başında kaçmalarına imkan yok daha öncede duruşmalara gelmemezlik etmemişler bir kısmıda emekli yurtdışına çıkmaya dahi tevessül etmemişler ayrıca haklarındaki dosyaya yeni bir delil girmemiş ve sanıkların delilleri karartma ihtimalleri yokken çıkan yakalama kararı zaten olmayan hukuku katletti ve dahi malum odaklar memnun bırakıldı.


Ortaya atılan darbe iddası büyük bir palavradan ibaret.Belgeleri yazdıkları öne sürülen memurlar nedense sadece darbe planlarının olduğu cdlerin içideki dökümanları hiç hatırlamıyorlar.Hatırladıkları sadece ordunun rutin harekat planlarının olduğu kısımlar.Kısacası biz yazmadık diyorlar o zaman bu belgeler nerden geldi? (F Tipi Yapılanmanın işi olmasın?)Dünya tarihi darbelerle dolu ve bildiğim kadarıyla darbe yapmadan önce balyoz soruşturmasındaki gibi binlerce sayfalık döküman hazırlayan hiç bir grup yok.Kimse salak değil böyle dökümanlar hazırlayıp darbe yapılmaz çünki darbe bir zamanlama meselesidir en ufak hata ve bilgi sızması darbeyi hemen önlenebilir hale getirir.Ordu darbe yapmaya niyetli olsa kuvvet komutanları bir araya gelir darbe yapıyoruz derler aynı gün olmadı 2-3 gün içinde yaparlardı.Ortalıkta da plan prgram olmazdı.Ne 60 ihtilalinde ne de 80 darbesinde yıllar sonra bile yapılacak darbeyle ilgili bulunan toplam plan 3-5 sayfadan öteye geçmez.

Er geç bu gün yapılan hukuksuzluklar yapanlara doğru dönecektir.Etme bulma dünyasıdır masum insanları töhmet altında bırakırsanız attığınız bumerang döner sizide vurur sonunda.

*** *** *** *** *** *** *** *** *** *** ***


Terörle mücedele ettiğinizi söylerken mücadele unsurlarını hapse atarsanız nasıl mücadele edeceksiniz terörle? Askerin morali yerle yeksan,polisin eli kolu bağlı demokratikleşme bahanesiyle kolluk kuvvetlerini çaresiz bırakmışsın halk görüyor ve doğal olarak kendi tepki koymaya başlıyor.

*** *** *** *** *** *** *** *** *** *** ***


Bölücülere gösterilen müsamahanın sonucunda insanlar tepki vermeye başladılar.Karadenizde fındık toplamaya her sene gelen doğu kökenli insanlar artık işçi olarak alınmıyor.Toplumun arasına sokulan nifak bu hafta Bursa-İnegöl ve Hatay-Dörtyol'da yaşananlarla su yüzüne çıktı.Çıkan olaylar kısa sürede de bastırılamadı inegöldeki sabaha kadar sürerken dörtyoldaki 2 gün boyunca devam etti ve durup durmayacağıda belirsiz.Mikro milliyetçiliğe prim verirseniz ve göz yumarsanız sonuçta ne olacaktı ne bekliyordunuz alın işte olaylar her yana sıçramaya başladı diğer illerde yaşanmaz sanıyorsanız yanılıyorsunuz provakatörer her yerde mevcut Toplum pskolojisi bu siz yapmayacağınızı düşündüğünüz bir eyleme bile o kalabalığın içinde olduğunuzda kolaylıkla yapabilir hale geliyorsunuz.

Umarım daha yaygınlaşmaz eğer tersi olursa 80 öncesinden daha beter hale geliriz etnik nefret siyasi kutuplaşmaya benzemez.Çok kan dökülür çok masum insanın canı yanar.
Önceki kayıtlar Anasayfa