Ne Mutlu Türküm Diyene

dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2014 Cuma


Z Nation bir zombi parodisi

0 Yorumgaçlı Okurcan
z_nation

Z Nation haberleri yayınlanmaya başladığında her zombi sever gibi benim de ağzım sulanmıştı bu sefer adam akllı aksiyon dolu bir dizi gelip ortalığı kasıp kavurmasa da The Walking Dead'in ardından dizi piyasasına yeni bir soluk getirir diye düşünmüştüm maalesef Z Nation yayınlanan ilk bölümüyle heyecan yaratmayı geçtim sadece hayal kırıklığından ibaret.

Syfy'dan kocaman bir çuvallama

Parodi biraz ağır kaçan bir tanım olsada Z Nation'u izlemeye ilk başladığımda aklımdan geçen tek kelime buydu kimse bu kadar saçmalayamaz olsa olsa bu bir parodidir diye geçirdim içimden, zira ancak parodilerde rastlanabilecek derecede absürd ve komikti herşey bölüm ilerledikçe maalesef parodi yerine 5. sınıf bir yapım olduğu ortaya çıktı asıl vahim olsan da bu aslında. Syfy gibi gönlümüzde taht kuran pek çok güzel diziyi ekranlara kazandıran bir kanal en azından ilk bölümü izleyip diziyi hiç göstermesek daha iyi mi olur acaba diye düşünmeliydi zira dizi için harcanan parayı boşverip itibarlarını gözönünde bulundurmalı ve yayınlamamalıydılar.

Syfy'ın elinden ancak amatör gençlerin çekebileceği kadar kaliteye sahip hatta daha kötü bir dizi çıkmamalıydı...

Neyse çok uzatmayada gerek yok aslında lafını etmeye dahi değmeyecek Z Nation daha ilk bölümden tarihin tozlu raflarında yerini alacağını garantilemiş durumda. İmdb notu 5 ama bana sorarsanız 2 bile vermem Ne zombiler zombiye benziyor ne de efektler doğru düzgün yapılmış.

Konusuna gelince dünyayı tarumar eden ve insanları zombileştiren bir virisün ortaya çıkışından üç yıl sonra ilk defa bir umut ışığı belirir yapılan aşı çalışmalarında sadece bir denek sağ kalmayı başarmıştır ve geriye kalan tüm insanların kurtuluş şansı onun amerikanın diğer ucundaki labaratuar'a ulaştırılmasına bağlıdır. Tabiki bu yolculuk tehlikelerle doludur vırt zırt

Fragmanını buraya koymaktan dahi vazgeçtim en iyisi hiç bulaşmayın evinize 3-5 kilo taze fasulye alın onu kırın hem Z Nation'a harcayacağınız süreyi değerlendirmiş olursunuz hem evinize katkıda bulunursunuz hem de stresinizi atmış olursunuz :)

21 Haziran 2014 Cumartesi


Dominion güzel dizi ama konu bayık onu napcaz

0 Yorumgaçlı Okurcan
dominion

Doğaüstü dizilerin en büyük sıkıntısı konudur aslında kendini diğerlerinden farklı kılan bir şey ortaya koymak zordur başaran yürür gider zaten maalesef Syfy'ın yeni dizisi Dominion'un dezavantajı ve en büyük hanikapı da bu yoksa gayet izlenebilir. 2010 yapımı Legion (Kıyamet Melekleri) filminden esinlenerek yaratılmış ( laf aramızda filmden daha iyi olmuş orası kesin) ama esinlenilen sadece film mi acaba? Gerçi imdb'ye bakarsak 7.6 almış ama işte o kocaman AMA ortada duruyor

Çok uzatmadan hemen konuya gireyim doğaüstü dizilere aşinaysanız ne demek istediğimi anlarsınız zaten :)

Tanrı 25 yıl kadar önce ortadan kaybolmuş ve melekler insanları suçlayıp onlara Gabriel (Cebrail) liderliğinde savaş ilan etmiştir. İnsanların safında sadece kendi türüne karşı çıkan baş melek Michael (Mikail) vardır. Dünya yerle bir olmuş geriye kalan ( mikailin yardımlarıyla) bir avuç insan ise varolma mücadelesi sürdürmektedir ortalıkta sessizce fısıldanan bir kehanet insanlığı kurtaracak dünyadaki savaşı durdurup düzeni geri getirecek bir çocuğun doğduğunu müjdelemektedir (chosen one).

Anlayacağınız üzere izlemeye başladığınız andan itibaren yahu bu konu supernaturalde işlenenin aynısı değil mi diyorsunuz ister istemez. Supernatural'de de tanrı kayboluyor insanlara yardım eden bir melek var meleklerin büyük kısmı insanları yoketmek istiyor falan fıstık.



dominion


Güzel yanlarına gelince dizinin üzerinde büyük emek olduğu ortada görsel efektler gayet başarılı postapokaliptik dünya insanların çaresizliği ve bu durumda bile ortaya koydukları çıkarcılık hainlik gayet net görülebiliyor ve aksiyona kafadan dalıyor bazıları gibi uzun uzadıya girizgahlarla diyaloglarla boğmuyor ancak oyuncuların geneli için oyunculuk açısından başarıdan sözetmek maalesef mümkün değil cast sorunlu baş melekler heybetli kanatlarıyla gayet başarılı resmedilmişken sıradan meleklerin dünyaya indiğinde ordan oraya hopbidi hopbidi zıplayan bildiğin iblis moduna bürünmesi saçma olmuş vs vs aman neyse daha fazla bıdı bıdı etmeyeyim ben ilk bölümü izleyin geri kalana kendiniz karar verin

Dizide Christopher Egan (Resident Evil Extinction), Tom Wisdom (300),  Alan Dale (Lost) ve Anthony Stewart Head (Buffy the Vampire Slayer) gibi bazı tanınmış isimler de rol almakta.

Bana sorarsanız henüz bitmiş sezondan sonra izleyecek dizi bulamayanlardansanız pilot bölümün ardından birkaç bölüm daha takip edin derim açıkçası ben öyle yapacağım şimdiden yerin dibine sokmak ya da göklere çıkarmak istemiyorum ( gerçi istesem de yapamam:) ) bakalım sonraki bölümler nasıl devam edecek.


Dominion Fragmanı

27 Mayıs 2014 Salı


Penny Dreadful kesinlikle kaçmaz

0 Yorumgaçlı Okurcan
penny_dreadful

Muhtemelen çoğunuz izlemişsinizdir ama izlemeyenler için baştan söyleyeyim henüz konu olarak Penny Dreadful net olarak bir yere bağlanmamış olsa da başrolde Eva Green var daha ne olsun üstelik hatun oyunculukta yardırıyor sırf bu nedenle bile izlenebilir.

İçinde neler yok ki dorian gray, karın deşen jack, frankenstein, vampirler, dracula, eski mısır tanrıları en azından şimdilik farklı bir bakış açısıyla da olsa değindikleri bunlar, ileride daha neler neler olur benim gibi fantastik kahramanlara vs ilgiliyseniz ağzınızı kulaklarınıza vardıracak, suyunu akıtacak şeyler ;) Henüz izlememiş olanlar için kıyısından köşesinden bahsediyorum ki spoiler olmasın tadı kaçmasın.

Viktorya dönemi londrasının o kaotik, karanlık, dibine kadar umutsuz ve acımasız ortamını güzel yansıtmışlar hemen etkiliyor ekran başındakileri diziyi çeken ekibi tebrik etmek lazım en azından benim açımdan yeterince tatmin edici bir kaliteye sahip.

Dizinin tek dezavantajı ilk sezonun yalnızca 8 bölümden ibaret olması tabiri caizse ağzımıza bir parmak bal çalıp eğer çekilirse tabi 2.sezonu iple çektirecekler anlaşılan. Umarım Eva'nin önceki dizisi camelot gibi kısa soluklu olmaz zira onu izlemesi çok keyifli.


22 Nisan 2014 Salı


Yeni dizi Salem güzel bir başlangıç yaptı

0 Yorumgaçlı Okurcan
salem

WGN America'da yayınlanmaya başlanan Salem daha birinci bölümde beni benden aldı. Uzun zamandır ilk defa bu kadar izleyeni içine alan bir yapımla karşılaşmamıştım. 1600'lerin Amerikasında Salemde yaşanan cadı avını ve bu avın insanlar üzerinde yarattığı yıkıcı etkiyi adeta gözümüze sokan muhteşem bir atmosfere sahip. O zamanlar cadılıkla suçlanmak kesinlikle ölüm anlamına geliyor zira itiraf ederseniz asılarak, yakılarak öldürülüyorsunuz ya da size zorla itiraf ettirene kadar işkence ediyorlar tabi bu işkence sırasında ölmenizde gayet doğal. Göstermelik mahkemelerde masumiyetinizi ispata imkan vermeden rezilce yargılıyorlar Engizisyondann pek bir farkı yok anlayacağınız

Okuduklarıma göre ilk bölüm sadece benim alakamı çekmemiş yayınlandığı ülke Amerika'da da bir hayli teveccüh göstermişler. Umarım devamını da böyle başarılı olarak getirirler zira bu aralar piyasaya çıkan diziler çok yetersiz ağız tadıyla izlenecek pek az yapım var.

Öyle çok tanınan oyuncuları yok başrollerde Shane West (John Alden) ve Janet Montgomery (Mary Sibley) yer alıyor.

Kısacası benden tavsiye vaktiniz varsa mutlaka izleyin en azından ilk bölümü, aynı çizgiyi gelecek bölümlerde de sürdürürlerse yeni bir bağımlılığımız olacak demektir ;)

Keyifli seyirler.


salem


Salem Fragman

23 Kasım 2013 Cumartesi


Kaley Cuoco sevimlilikte zirve

0 Yorumgaçlı Okurcan
kaley_cuoco

The Big Bang Theory'i başladığından bu yana takip etmeme neden olan abladır Kaley Cuoco neden bilmiyorum ama kendisi pek şeker geliyor gözüme tabi aranızda beğenmeyenlerde vardır sonuçta zevk meselesi. Hem vamp hem tatlı olabilen ender kadınlardan birisi. Ayağını kırdıktan sonra oldukça kilo aldığını gözlemlesemde son zamanlarda yine eski formuna kavuştu.

Bu konuya nerden geldim bilemiyorum sanırım en son izlediğim The Big Bang Theory'nin h
âlâ etkisindeyim  :)

27 Ekim 2013 Pazar


Yeni dizilerim ;)

0 Yorumgaçlı Okurcan
the_originals

The Originals:

İyi bir The Vampire Diaries izleyicisi olarak diziden mitoz bölünmeyle çoğalmış The Originals'ı izlemesem ayıp olurdu kanımca :) vampire diaries'de kökenler olarak yer alan Klaus, Elijah ve Rebekah'la beraber bir mucize eseri klaus'un çocuğuna hamile olan kurt bacı Hayley'in New Orleans şehrinde yaşadıkları vampirler ve cadıların arasındaki entrikalı mücadeleye dayalı maceralarını konu alıyor.Aynı zamanda kökenlerin tarihinin bir kısmını da aydınlatıyor. Şimdilik gayet güzel ilerliyor izlemek isteyen olursa tavsiye ederim.  



dracula

Dracula:

The Vampire Diaries,The Originals,True Blood gibi dizileri seven bir insan doğal olarak Dracula'yı asla kaçırmazdı e haliyle bende kaçırmadım. Vampir dünyasını farklı bir bakış açısı ile yansıtıyor dizi oldukça ilginç bir atmosfere sahip.Bir kere yavan değil en güzeli ise günümüz yerine 19.yüzyıl ingilteresinde geçmesi açısından dönemsel bile sayılabilir mekanlar kostümler gayet yerinde. Alışılmışın dışında sırf kan döken vampir tiplemesi yerine intikamını daha çok bilgisiyle ve zekasıyla meydana getirdiği gücüyle almaya çalışan oldukça enteresan bir karakterle karşı karşıyayız bu bile yeter aslında izlenmesi için. Umarım 1-2 dönemde ekrandan silinenlerin aksine uzun soluklu bir yapım olur ki bizde güzel ve alışılmadık birşeyler izlemenin keyfine varalım.


the_tomorrow_people

The Tomorrow People:

Başka bir güzel dizi daha, kaderin cilvesi süper güçlere sahip olarak doğan (Telekinezi, Teleportasyon,Telepati) insanların ve onları insan ırkına bir tehdit olarak algılayarak ortadan kaldırmaya çalışan ve öldürmekten çekinmeyen devletle bağlantılı bir örgütün mücadelesine dayanıyor The Tomorrow People.İlk bölümlerden gayet memnun kaldım görsel efektler falan oldukça iyi en azından sırıtan bi tarafı yok umarım ellerindeki bu güzel konunun ve dizinin potansiyelini iyi değerlendirirler her ne kadar bi heroes tadında ve ayarında olmasada keyifle izleneceği umudunu taşıyorum.

21 Nisan 2013 Pazar


Defiance nasıl bir dizi?

0 Yorumgaçlı Okurcan
defiance

Adam akıllı bilim-kurgu dizisi kıtlığı çekerken SyFy, Defiance ile hızır gibi imdadımıza yetişti. Neredeyse film kıvamında 1.5 saatlik devasa bir ilk bölümle piyasaya hızlı bir giriş yaptı. Konusuna gelince 7 Farklı ırktan (Castithan, Indogene, Irathient, Liberata, Sensoth, Gulanee, Volge) oluşan Votanlar kendi güneş sistemleri yok olunca kendilerine konaklamak için yeni bir sistem arayışına giriyorlar ve bunun sonucunda ünyaya ulaşıyorlar.Sınırlı sayıda votan dünyadan yerleşme izni koparıyorlar hatta ilk kolonileri kuruluyor bu sırada kalan milyonlar yörüngedeki gemilerde derin uykuda tutuluyor.Ancak görüşmeler uzadıkça sinirler geriliyor ve votanlar ile insanlar arasında bir savaş patlak veriyor 7 yıl süren bu savaş sırasında yörüngedeki votanları derin uykuda tutan gemi filosu bilinmeyen bir sebepten (bu konuda dünyalılar ve votanların farklı fikirleri var) havaya uçuyor tabi bu felaketin ardından gemilerden kalan parçalar dünyaya düşüyor ve terraformer (iklim değiştirici) teknoloji dünya atmoferini kalıcı olarak değiştiriyor ayrıca gemilerden dünyaya pek çok voltan bitki ve hayvan türü yayılıyor ve bizimkilerle beraber yeni iklim şartlarına uyarak mutasyona uğruyorlar. Anlayacağınız çarşı hepten karışıyor. Dünya ne isaya ne musaya yarayacak bir hal alıyor en nihayetinde mecburen bizimkilerle votanlar arasında ince bir çizgide yürüyen bir barış tesis ediliyor.Kahramanımız Jeb Nolan (Grant Bowler) dünyaya düşen gemi artıklarından teknolojik cihazları kurtarıp satan bir nevi hurdacı yanında evlatlığı olan Irathient ırkından Irisa Nyira (Stephanie Leonidas) ile yolu hasbel kader Defiance kasabasına düşüyor burada yaşananlar sonucunda kasabanın bir nevi şerifi oluyor ve olaylar gelişmeye başlıyor. 

castithan volge indogene

Bu arada belirteyim dizinin aynı adlı bir online multiplayer oyunu da var. Oyunu temin edip dizideki atmosferi yaşayabilirsiniz :)

Şimdi gelelim vehbi'nin kerrakesine dizi gayet hoş görsel efektlere sahip demek isterdim ama maalesef bariz bir çiğlik mevcut sanki henüz renderden yeni çıkmış ama son dokunuşlar yapılmamış gibi görünüyorlar gerçi hakkını yemeyelim falling skies'dan daha iyi olduğu aşikar.Bence bu konuda biraz daha uğraşılmalıydı Visitors'un yeniden çekimi olan iptal edilmiş "V" bile görsel olarak fersah fersah ilerdeydi.

Defiance'nin konusu gayet güzel,yüzeysel değil oldukça derinliğe sahip iyi bir örgü ile en az 5-6 sezonu çıkartır tabi kanal arkasında durup destek olursa ve yapımcı arkadaşlar işin suyunu çıkartmazlarsa. Bilim-Kurgu dizilerinin hemencik iptal edilme hastalığına tutulmaz ve makus talihine yenilmezse uzunca bir süre keyifle izleyeceğimize inanıyorum.Ancak büyük mantık hatalarından sözetmezem de olmaz sen gel galaksinin öbür ucundan dünyaya yerleş ama yaşadığın kasabalar-şehirler teneke gecekondu kıvamında olsun. Tamam dünya savaşta tahrip oldu amenna ama bu kadarda olmaz aradan yıllar geçmiş illaki azcık eli yüzü düzgün bişeyler olmalı.İnsan dizide bi mimari, hayat tarzı vs görmek istiyor ama nafile dünya şartlarına 3-5 teknoloji ilave etmişler bitmiş.Nerede uzaylıların uzay araçları yörüngeselleri geçtim en azından dünyaya adapte edilen ulaşım araçları olmalıydı yakıt sorunu vs desen o kadar bilgi birkimi ile çözülürdü be hacı.İnsan biraz daha ihtişam biraz daha teknoloji görmek istiyor böyle bir dizide açılıştaki uzay gemilerinin yarattğı görsel şenlik akabinde fıs diye sönüyor.En komik olan ise Sensoth ırkı ula koca ırkı sen tut orangutanlardan direk apar bildiğin insan gibi yürüyen orangutan yapmışlar bize de votan ırkı diye yutmak kalmış :)

Tony Curran ve Graham Greene dışında öyle ahım şahım tanınmış ve yetenekli pek oyuncusunun olmaması ayrıca negatif bir etken.Neyse bu kadarcık kusur olur inşallah ileriki bölümlerde bu tarz sıkıntıların çoğunu aşarlarda bizde ağız tadıyla bi bilim-kurgu izlemenin keyfine varırız.

Bence bi şans vermek ve izlemek lazım :)


Fragman

28 Aralık 2012 Cuma


Kafayı yememek mümkün mü?

0 Yorumgaçlı Okurcan
Bir süre önce muhterem efendi Muhteşem Yüzyılla ilgili "Bizim böyle bir ecdadımız yok" diyerek topa girdi ve her kafadan bir ses çıkmaya başladı. Vay efendim Kanuni at sırtında gezermiş miş ömrü savaşlarda geçmiş miş dizi ecdadımıza hakaret niteliğindeymiş miş vs vs İşin komik tarafı konuşmasında muhterem efendi'nin muhteşem yüzyıl'ı dizi değil belgesel olarak bellediği ortaya çıktı aslında kendisinin diziyi izlediğini falan zannetmiyorum muhtemelen danışmanlarının belirlediği bu konuda yine danışmanlarının hazırladığı bir konuşmayı yaptı yoksa koca başbakan'ın dizi ile belgeselin arasındaki farkı bilememesi mümkün değil...

Mesela siz hiç İngiltere Kraliçesi'nin Tudors dizisi hakkında bizim ecdadımız böyle değildi diye beyanatta bulunduğunu duydunuz mu ya da İtalyan siyasilerin neredeyse porno sayılabilecek sahneler içeren Spartacus veya Rome dizileri hakkında tarihimiz karalanıyor dediğini ve engellenmesi için kanun teklifi hazırladıklatını :)

Muhterem böyle diyince vekilleri boş durur mu hemen içlerinden birisi konuşmayı emri telakki ederek rtük yasasına ek olarak “Toplumun milli değerleri içinde kabul edilen tarihi olayları ve şahsiyetleri küçük düşüren, aşağılayan, çarpıtan veya olduğundan farklı şekilde gösteren nitelikte olamaz” ibaresini getirmek için yasa teklifi (padişahı koruma kanunu) hazırlığına başladı.Bakalım bir dur diyen olmazsa yeni yılda bu yasa çıkabilir.Aslına bakarsanız bu apaçık bir sansürdür ama "ileri demokrat" siyasiler sansür yapmaz ve yaptırmaz öyle değil mi :)

Muhterem'in konuşması sadece bu kadarda değildi ek olarak “O dizilerin yönetmenlerini de o televizyonun sahiplerini de milletimizin huzurunda kınıyorum. Ve bu konuda ilgilileri uyarmamıza rağmen yargının da gerekli kararı vermesini bekliyorum.” diyerek hem yargıya talimat verdi hem de kanalın sahiplerini ve dolaylı yoldan dizinin yapmcılarının "dikkatini çekti".


hurrem
Hürremin evrimi :)
Gerçi mevzunun yargı ayağı tırt çıktı ama kanal ve dizi yapımcıları muhteremin restini göremeyip boyun eğdiler.Hatta yapımcı bu senenin son sezon olacağını bile beyan etti tarihin en civcivli entirika,ihanet,kan ve gözyaşı dolu dönemlerinden birini işleyecekken hızlıca geçip bitirecekler mecburen zira emir büyük yerden.

Doğal olarakta Muhteşem Yüzyıl yavaştan değişmeye başladı cariyeler daha mutaassıp kıyafelere kavuştu, Hürrem'in ibadet sahneleri peyda oldu hatta durduk yere zamanda atlama yaşandı ve bir anda ramazan ayına geçildi.

Allahım sen sabır ver koca koca siyasilerin işi gücü kalmadı memlekette açlık, yoksulluk, eğitimsizlik, işsizlik, terör vs gibi heyyula konuları hallettik geriye diziler kaldı sanki.

Bu kafaların yönettiği bir ülkeden sanat adına ne beklenebilir ki?

9 Eylül 2012 Pazar


Revolution izlenir mi, izlenmez mi?

0 Yorumgaçlı Okurcan
revolution

Gözlerinizi kapatın ve hayal edin eğer bir gün aniden elektirikler gider ve tüm elektronik aletler bozulursa ne olur? Arabalar,bilgisayarlar,telefonlar çalışmıyor bu modern nimetlerin elden gitmesiyle haliyle koca koca binaların bulunduğu şehirlerde yaşamanın pek bir anlamı kalmamış o yüzden görkemli binalar bomboş, her tarafı otlar kaplamış insanlar basit ticaret ve tarımla uğraşıyor eski günleri yad ederek genellikle kırsalda hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlar.Bildiğimiz devletler dağılmış, gücü elinde bulunduran derebeyleri hakimiyetini kurmuş.İşte "Revolution"un ana teması bu yani karşımızda yepyeni bilim kurgu ile post apokaliptik öğeler taşıyan bir dizi var.

İzlenimlerime gelecek olursak,konu idare eder,görsellik tatmin edici olmaktan uzak ehh şöyle böyle, peki oyunculuk derseniz oldukça zayıf, daha birinci bölümden hevesinizi kaçırmak istemem ama bana pek ahım şahım gibi de gelmedi dizi ne yalan söyliyeyim.Bence vasatın altında bir başlangıç yaptı.Şimdilik görünüm vakit ezmelik, izle unut bir yapım olacağa benziyor konunun işlenişi çok yüzeysel ve derinlikten yoksun tabi "şimdilik".Hafiften bir gizem var ama izleyeni düşündürecek,meraklandıracak vay arkadaş dedirtecek cinsten değil çok çok light.

Ya ben fesatım ya da dizide Jericho'dan ufak bi aşırma yapmışlar Revolution'da elektronik aletleri çalıştırabilen yegane şey kolye gibi görünen tabiri caizse sihirli bir zımbırtı "spoiler sayılmaz" daha dizinin ilk 5 dakikasında hikmetini anlıyorsunuz zaten, benzeri bi atraksiyon jerichoda da var izleyenler ne olduğunu tahmin etmişlerdir :) Sanırım dizinin ilerleyen bölümlerinde yavaş yavaş bu kesintinin sebebini anlayacağız ama çok da yavaş olmaz ve sıkmazsa iyi olur.

Tam karar veremedim ilk bölümü izleyin muhtemelen beğenmeyeceksiniz ama beğenenlerde çıkabilir sonuçta zevk meselesi dizide J.J. Abrams etiketi olunca birkaç bölüm şans vermekte yarar var gerçi son zamanlarda yaptıkları pek tutmuyor ama varsın olsun en fazla kaybedeceğiniz harcadığınız birazcık zaman olacaktır :)


revolution  revolution



Revolution Fragman

23 Ağustos 2012 Perşembe


İşler Güçler'e bağlandım kopamıyorum

1 Yorumgaçlı Okurcan
isler_gucler

Ciddiyim perşembe akşamları İşler Güçler'i izlemezsem gözüme uyku girmiyor ha çok mu güzel, çok mu komik bir dizi yoo ama bir süre sonra insanı kendine bağlıyor orası kesin.Yakışıklı değil ama sempatik yani :) Paçasından samimiyet akıyor desem yeridir zira dizideki ana karakterler Ahmet Kural, Murat Cemcir ve Sadi Celil Cengiz kendi adlarıyla yer alıyorlar kısacası üç aşşağı beş yukarı kendilerini oynuyorlar karakterleride bununla beraber hayat hikayelerinden esintiler içeriyor bu güne kadar oynadıkları yapımların adlarına kadar.

Belkide adamların dizideki kaybeden olması empati babında çekiyordur beni,aşk desen üçü de ofsayt iş desen sallantıda bazı yönlerden aynı bana benziyorlar :)

Dizide arada yer verdikleri başka yapımlardan sahneler,başka karaktererin taklitleri,göndermeler yok mu yiyor bitiriyor insanı kendileriyle bile dalga geçen adamlar doğal olarak piyasa işlerini de ti'ye alıyorlar.

Ancak yan karakterler maalesef kendileri kadar başarılı değil ama olsun o kadarcık kusur kadı kızında bile olur.

Dizide ne nedir kim kimdir anlatmaya gerek yok, zaten tek bölümde herşeyi kavrayabileceğiniz kadar basit şimdiye kadar izlemediyseniz mutlaka izleyin birkaç bölüm alışma evresine verin sonra pişman olmayacaksınız. 

sadi_celil_cengiz  ahmet_kural  murat_cemcir
İşler Güçler Fragman

1 Haziran 2012 Cuma


Continuum gelmiş hoşgelmiş

2 Yorumgaçlı Okurcan
Continuum
Dizilerin birbiri ardına sezon arası verdiği diziseverler açısından sıkıntılı günlerde ilaç niyetine bir bilim-kurgu "Continuum" düştü piyasaya.Mal bulmuş magrıbi gibi hemen üzerine atlayıp kıtluktan çıkmışcasına izlemeye başladım haliyle, konu açısından pek derinliği olmayan yer yer başka dizilerden esinlenmelerin sırıttığı (Terminator: The Sarah Connor Chronicles) eğlencelik niyetine izlenebilir disütopik bir gelecekte şirketlerin egemenliğindeki faşist bir dünyadan günümüze kaçan suçluların peşindeki güzel dedektifin hikayesi aktarılıyor.Dedektifimizin yaşadığı açmazlar ve çatışmalar da hikayemizi süsleyen etmenler; tüm geleceği bilmek ama geleceği değiştirmemek adına müdahil olmamak,olamamak ve mümkünse geçmişle en az etkileşimde bulunarak geleceğe geri dönebilmek vs vs.İlk bölüm açısından fena değil gibi duruyor ama şüphesiz "bir alex değil" öyle büyük umutlarla başına oturupta yaşasın süper bir dizi buldum diye heveslenirseniz şüphesiz büyük bir süküt-u hayal sizi bekliyor demektir.Lakin niyetiniz hoşca vakit geçirmek ve bilim-kurguya olan açlığınızı gidermekse doğru adrestesiniz.Umarım Terra Nova,Flash Forward,The Event,Persons Unknown ve en önemlisi Stargate Universe gibi izleyiciler açısından dramatik bir sonu olmaz. 

Keyifli seyirler :)
Continuum Continuum Continuum

Continuum'un Konusu: Şehir Koruma Komutanlığı polisi Kiera Cameron (Rachel Nichols) 2077'de ortalığı kasıp kavuran bir grup teröristin idamı sırasında kaçmalarını engellemek isterken onlarla beraber zamanda geriye sıçrar.Teröristlerin niyeti eylemlerini 2012'den başlatarak geleceği değiştirmektir.Onları durdurmak için polis kimliğine bürünerek yerel polisin arasına karışır hatta Carlos Fonnegra (Victor Webster) adında bir ortak bile edinir.Ancak hiç beklemediği bir süprizle karşılaşacaktır geleceğin en büyük mucidi sayılan Alec Sadler'ı (Erik Knudsen) kader karşısına çıkartmıştır.Alec'in yardımıyla teröristleri bulup durdurmaya ve kendi zamanına geri dönmeye çalışacaktır. 


25 Mayıs 2011 Çarşamba


Terra Nova çıksada izlesek gari

0 Yorumgaçlı Okurcan
Terra_Nova
Yeni bir projede Steven Spielberg'in adını duyunca insan ister istemez heyecanlanıyor.Koskoca Spielberg boş işlere imza atmaz tabiki .Terra Nova'nın yayınlanmaya başlayacağı bu sonbahardan itibaren dizi piyasasını sallayacağı açıkça ortada.Kadroda tanıdık simalar da olacak.Daha ne olsun bundan iyisi şamda kayısı değil mi efenim :)

Konusu pek orjinal değil ancak bu bile dizinin güzelliğini gölgelemeye yetmiyor.Gelecek yüzyılın sonlarında dünya'nın yaşanamaz olması üzerine insanlar geçmişi değiştirerek geleceği düzeltmek hatta yeni bir başlangıç amacıyla zamanda yolculuk yapar milyonlarca yıl önceye giderler ve oraya koloni kurarlar.Ancak hiçbirşey bekledikleri kadar kolay olmayacaktır.

İlk üç bölümü izlemeden baştan çok büyük umutlar beslemek pek doğru olmasa da Steven Spielberg ve Peter Chernin'in yapımcılığını üstlendiği Terra Nova bence kaçmaz.

Terra_Nova Terra_Nova Terra_Nova

Terra Nova Fragmanı

15 Mart 2011 Salı


Neden yerli diziler çok izleniyor?

9 Yorumgaçlı Okurcan
Öyle çok uzun uzadıya sosyolojik analizler yapmaya gerek yok gayet basit bir sebebi var yaşanan yerli dizi patlamasının çünkü kendi içimizden,heveslerimizden,rüyalarımızdan yansımalar yakalıyoruz.Ekrandakilerde kendi kültürümüzden bizden olunca müptelası oluyoruz bir anda.Bu durumun sosyal konumla eğitimle falan da alakası da pek yok.Hayatta yerli dizi izlemem diyenin evine gizli kamera koyun ne demek istediğimi anlarsınız :)

Karakterlerle özdeşleşiyor zaman zaman kişiliğimizin tam zıddıyla karşılaşıyor ona bileniyoruz nefret ederken bile içten içe o olmak istiyoruz.Karton karakterlerin yaşamlarına öykünüyor,yaşayamadıklarımızı gördükçe imreniyoruz.Hatta gençler artık devlet adamlarını,bilim adamlarını,sanatçıları değil dizi karakterlerini idol olarak seçiyorlar kendilerine.

Kah Aşiretin ağası oluyoruz kah çok zengin bir işadamı,bizde olmayan gücü onlarda buluyoruz.Dizilerdeki güzel savruk kızlarda görüyor genç kızlar kendilerini.Hayatlarının hiç bir döneminde giyemedikleri giyemeyecekleri mini etekleri giyen,gece geç saatlerde sorgu sualsiz gezebilen,zengin erkekleri parmağında oynatan,kimselere hesap vermeyen kızlar idolleri oluyor.Ya delikanlılar güzel kızlarla çevrili manken kılıklı yakışıklılara özenip yarı mafyavari karakterlerle ya da kural ve sınır tanımaz kanun adamlarıyla özdeşleşerek onların televizyonda yaşadıkları hayatı düşlüyorlar.Kimi zamansa kendi hayatlarında uygulamaya kalkıyorlar "racon kesmeye değil kafa kesmeye" hevesli bıyığı yeni terlemiş delikanlılar.Dram ağırlıklı dizilerde kendi dertlerimizi unutup sanal kahramanların hayatlarına bakarak şükrediyoruz seninki de dertmi bak bilmemne hanıma neler gelmiş başına diyerek.Polsiye dizileri izleyerek hiç bulamadığımız adaleti arıyoruz umarsızca.Dünyayı,Türkiyeyi kısacası gündemi bile dizilerden takip etmeye çalışanlar var hatta kendi tarihini dönem dizilerinden öğrenmeye kalkanlar.

Kısacası yerli dizler izleyerek sıradan hayatımızı renklendiriyor hiç erişemeyeceklerimizi (zenginlik,kudret) görüp yaşadığımızı hayal ederek içimizdeki ateşi söndürüyoruz ferahlıyoruz.

13 Ocak 2011 Perşembe


Dizi dizi inciyiz güzellikte birinciyiz

3 Yorumgaçlı Okurcan
Hemen hemen bir aydır dizilerden haber vermemişim ilginç bir durum.Neyse bu açığımızı hemen kapatalım bir adet başlamış bir adette başlayacak olan diziden bahsedeyim zira allah muhafaza yanlış dizileri izleyipte beyniniz dumura uğramasın.

The Cape


İlk Kurbanımız The Cape (Pelerin):The Cape izlediğim en sevimli süper kahramanlardan biri neden diyecek olursanız uğradığı oldukça büyük bir haksızlığın ardından mecburen süper kahraman olmaya çalışan bir aile babası kendisi.Ahım şahım bir kahraman değil bol bol dayak yiyor ayrıca çok beceriklide sayılmaz yapabildiği çoğu şeyi mücadeleye girdikçe öğreniyor.Bu yönüyle oldukça insani.Dizinin en güzel yanı uzun zamandır televizyonda göremediğimiz dişi terminatörümüz Summer Glau ile yeniden karşılaşmak o kadar.Şimdilik sadece iki bölümünü izlemek nasip oldu ancak baştan söyliyeyim pek yüksek umutlarla izlemeye başlamayın süküt-u hayal'e uğrarsınız.Konusu kısaca şöyle Palm City'de polis memuru olan Vince Faraday işlemediği hatta önlemeye çalıştığı bir suçtan dolayı firari konuma düşer ve bir patlamada öldüğü sanılır ne yazıkki en sevdiği dostuda komplonun bir parçasıdır.Vince Faraday patlamadan yaralı çıkar ve bir grup hırsız tarafından kurtarılır.Bu olayın ardından onu kurtaranlarında yardımıyla oğlunun en sevdiği süper kahramana (The Cape) dönüşür ve onu bu hale getirenlerden intikam almak için peşlerine düşer.



*** *** *** *** ***

Camelot


İkinci kurbanımız Camelot:Televizyon dünyası bıkmadı şu Kral Arthur mevzusundan habire aynı temadan yeni şeyler üretmeye çalışıyorlar fakat sonuç hep hüsran bu güne kadar ne film ne de dizi olarak beni tam anlamıyla tatmin eden birine raslamadım.Starz kanalıda ne duruyoruz bizde çekelim bitane demiş kadro olarak oldukça kaliteli ve izlediğim fragman az da olsa umut verici fakat hala nisanda yayınlanmaya başlanacak camelot konusunda şüphelerim var.En azından ilk birkaç bölüm kadroda yeralan Eva Green,Claire Forlani ve Joseph Fiennes hatrına izlenir ancak devamı için net konuşamam :)


29 Aralık 2010 Çarşamba


Yapraklar döküldü nihayet

10 Yorumgaçlı Okurcan
Yaprak Dökümü
Yurdumun necip milletini senelerdir oylayan neclaya kimle evlenip boşanacak, leylanın başına neler gelecek, ferhunde ferhecek, şevket şevkecek mi, ali rıza bey ne zaman nalları dikecek diye beyin hücrelerini öldüren malum dizi Yaprak Dökümü nihayet sona erdi.Öğrenebildiğim kadarıyla dizi biterken ali rıza emmi imamın kayığına binmiş.Yarın öbür gün ali rıza emmi için bir ilçemizde sela verilir ve temsili cenaze namazı kılınırsa şaşırmam (daha önce bir dizi kahramanı için yaşanmış hadise)

Gözünüz aydın haftada bir gün takriben 3 saat boş vaktiniz oldu şimdiden.Bu boş vaktinizde kitap okuyun,tiyatroya gidin desem para yok (kiminde gerçekten yok kiminin sadece bahanesi) der yüzüme aval aval bakarsınız, sinema peki o da mümkün değil kitaba para ayıramayan millet sinemaya sittin sene gitmez.

Madem kültürel faaliyetlerde bulunamıyorsunuz evinizle,aile fertlerinizle,çocuklarınızla ilgilenin,televizyon yerine onların gözlerinin içine bakın dertlerini tasalarını öğrenin olmaz mı? Tabi kavga etmeden iletişebilmeyi becerebilirseniz.

8 Aralık 2010 Çarşamba


Game of Thrones Geliyor - Fragman

0 Yorumgaçlı Okurcan
Game of Thrones
HBO kanalının yeni dizisi Game of Thrones 2011 bahar aylarında beyazcam'a düşecek.Fantastik öğeler barındıran Game of Thrones fantastik olsun çamurdan olsun diyen benim gibi insanların iştahını kabartıyor.İlk sezonu biri pilot toplam 10 bölümden oluşacak.George R. R. Martin’in A song of ice and fire kitap serisinin ilk kitabının dizisi izlenmeyecek gibi değil.Kadro da şahane Sean Bean,Lena Headey,Peter Dinklage,Harry Lloyd,Jennifer Ehle,Mark Addy,Alfie Allen, Nikolaj Coster-waldau daha ne olsun zaten Sean Bean,(Ada,Yüzüklerin Efendisi,truva) Lena Headey (300 spartalı,Çılgın Kardeşler,mağara) başlı başına izlemek için yeterli bence.Dizinin yönetmenliğini ise Thomas Mccarthy yapıyor.Fantastik Thrones dünyasında ortaçağ atmosferinde westeros şehrinde yaşayan stark ailesi ve etrafında dönen taht oyunları entrikalar konu edilecek.Dizinin uyarlaması olduğu kitabı okumadım ancak en kısa zamanda okumaya niyetliyim fragmanından görüldüğü kadarıyla uyarlaması bu kadar güzel olan kitapta okunur.


Game of Thrones Game of Thrones Game of Thrones

Game of Thrones Fragman

23 Ekim 2010 Cumartesi


The walking dead nasıl bir dizi? - Fragman

3 Yorumgaçlı Okurcan
The walking deadThe walking dead bir süredir beklediğim bol ödüllü bir çizgi romanın uyarlaması.Amerikan kanalı AMC'de 31 Ekimde yayınlanması beklenen dizinin dün gece internete sızan ilk bölümünü izledim ne yalan söyliyeyim ilk bölümden off şahane öldüm bittim denilecek hali yok ancak ümit vaadettiğini söyleyebilirim.Henüz başlangıç olması itibariyle çok fazla negatif yorumda bulunmayacağım.Senaryo zayıf klasik zombi filmi senaryolarından pek farklı değil makyaj ve görsel efekt konusunda haklarını yemiyelim gayet başarılılar.Oyunculuk mevzusuna pek girmeye lüzum yok zira tüm karakterler henüz ortaya çıkmış değil.Dizinin atmosferinin başarılı olmasının sebebi dizinin hem yazarlığını hem yapımcılığını hemde yönetmeliğini yapan Green Mile (Yeşil Yol) ve The Shawshank Redemption (Esaretin Bedeli) gibi muhteşem filmlerin de yönetmeni olan Frank Darabont olması sanırım.Başrollerde Andrew Lincoln ve Sarah Wayne Callies yeralmakta.Çok çene yapma mevzu ne diyecek olursanız kısaca Şerif memuru olan Rick Grimes bir suçlu kovalamacasının ardından vurulur ve hastaneye kaldırılır.Uzun bir süre sonra kendine geldiğinde hastane bomboştur dışarı çıktığında bildiği dünyanın neredeyse yokolduğunu görür.Henüz iyileşmemiş haliyle evine koşar ancak ailesini yerinde bulamaz üstelik ortalık zombi kaynıyordur.Sağ kalan bir baba oğuldan insanların atlantaya kaçtığını orada güven altında olduğunu öğrenir.Ailesini bulabilme umuduyla yollara düşer.Ancak Atlantada onu büyük bir süpriz beklemektedir.

The walking dead

The walking dead Fragman

26 Eylül 2010 Pazar


Smallville 10.Sezon - Fringe 3.Sezon - Supernatural 6.Sezon Başladı

7 Yorumgaçlı Okurcan
smallville_fringe_supernatural
Uzun zamandır keyifle takip ettiğim ve hepsi hemen hemen aynı zamanlarda sezonlarını bitiren diziylerim geri geldi çok şükür.Epeydir izleyecek doğru düzgün birşeyler yoktu nerdeyse dizi krizim tutacaktı ki bu bölümler hızır gibi yetişti.Fakat diziler başlangıç itibariyle beni pek tatmin etmedi zaten sezonlu dizilerin genelinde ilk bölüm açıklama ya da başlangıca ayrıldığından pek sürükleyici olmuyor.Neyse hiç yoktan iyidir ilk bölümden neler olduğunu merak edenler için biraz açıklama ekledim izlerken keyfinizi bozmayacak kadar bununla idare edin :)

Smallville 10.Sezon:Bu sezon Clark hem kendiyle hemde en büyük düşmanlarıyla başetmeye çalışacak.Nette dolanan söylentilere göre Lex ve Lana geri dönecek.Zaten ilk bölümde lex'in dönüşüyle ilgili sinyaller var.En sinir olduğum süpermenin hala uçamama durumu devam ediyor fakat ilk bölümde "kendimi uçuyormuşum gibi hissettim" sözleri bu sezon uçabilme ihtimalini düşündürüyor.Ben senin uçabilme ihtimalini sevdim süpermen" ve 10.Sezon büyük ihtimallede son sezon olacak.Son sezon olması nedeniylede artık aksiyonun dibine vurmaları gerekli bence.

Fringe 3.Sezon:İlk bölümü beklentilerimin çok altında gerçekleşti.Bu sezon paralel evrenle daha haşır neşir olacağımız kesin.Olivia Dunham paralel evrenden kurtulmaya çalışırken diğer evrendeki olivia ise bizim evrenimizde casusluk yapıyor.Ortalık fena karışacak ileriki bölümler için umutluyum.

Supernatural 6.Sezon:Kıyamet kopmadı paçayı kurtardık diyorduk.Dean koç gibi aile babası olmuş evinde içinde avlanamama sıkıntısıyla otururken karşısında Sam'i görünce onunla beraber bizde şaşırdık.Sam üstelik yalnız da dönmemişti yanıda dedeleride vardı.Dünyaya dönmelerine kim ya da ne neden oldu belli değil.Castiel de yok ortalıkta.Kuzenlerden oluşan bir ekip de mevcut.Bu sefer Winchester kardeşler sadece şeytanlarla değil türlü türlü değişik yaratıklarla uğraşacaklar gibi bir his var içimde daha ilk bölümden cin dünyasına adım attılar.Bakalım ileride neler olacak.

22 Eylül 2010 Çarşamba


The Event nasıl bir dizi? - Fragman

1 Yorumgaçlı Okurcan
The Event
Nbc'nin yeni dizisi The Event'i dün izleme şansım oldu.Henüz ilk bölüm olmasına rağmen beğenimi kazandı.Gayet güzel örülmüş kurugusu ve sık sık kullanılan flashbacklerle insanı sürekli diziye odaklayan bir yapısı var.Hafiften 24 ve FlashForward havası üzerine birazda The 4400 ve Lost gizemi ekleyin alın size The Event.Gizem, aksiyon,komplo, aşk,fedakarık herşey içinde.Kafadan efsane diziler arasına girer diyemem ama oldukça geniş bir kitle tarafından beğenileceğini düşünüyorum.Oyuncuları çok tanıdık isimler değil fakat iyi oynuyorlar en azından bizim çoğu dizideki gibi sırıtmıyor oyunculukları başlıca isimler Sarah Roemer,Scott Patterson,Jason Ritter,Lisa Vidal,Blair Underwood,Laura Innes,Ian Anthony Dale,Zeljko Ivanek.Yönetmen ise Jeffrey Reiner Konumuza gelinince sanal alemde pek bir açıklama bulamıyoruz ancak izlediğim kadarıyla söyliyeyim olaylar kahramanımız Sean Walker etrafında geçiyor.Çıktıkları gezide kaybolan kız arkadaşının peşinden giderken Amerikan başkanından gizli tutulan sırlar ve komplolara bulaşıyor.Amerikan başkanının bile sonradan öğrendiği gizli bir üste tutulan 97 kişi kimdir kimlerdendir ? Sean Walker'ın kızarkadaşına doğru olan yolculuğunda bu sırları açığa çıkacak.Ortaya çıkan sırlar dünyanın kaderini değiştirecak.İlk bölümün sonunda yaşananlar bize gelecek bölümler için ilginç ipuçları veriyor.

Aslında daha çok bilgi vermek isterdim ama çok karmaşık izlemek lazım.Ben anlattıkça dizinin keyfi kalmayacaktır.Bence hemen bulup izleyin ve ilk bölümün sonundaki süprize hazır olun.



The Event The Event The Event

The Event Fragman

13 Ağustos 2010 Cuma


The Pillars of The Earth nasıl bir dizi?

4 Yorumgaçlı Okurcan
The Pillars of The Earth
Epeydir dizilerden bahsetmiyorum starz kanalı tarafından yayınlanan The Pillars of The Earth adlı bir mini dizi var incelemesem olmazdı.Ortaçağ ingilteresinde geçen kaliteli oyuncuları ve hoş konusuyla izlenmesi gerekli.Ken Follet'in aynı adlı romanından uyarlama ve baş rollerde Donald Sutherland,Rufus Sewell,Ian McShane,Matthew Macfadyen,Hayley Atwell yeralmakta.Roman ülkemizde Bir Katedralin Öyküsü adıyla yayınlanmış.Aslına bakarsanız Donald Sutherland ve Rufus Sewell'in rol aldığını görmem bu diziyi izlemem için beni cezbetti.İyiki izlemişim zira gerçekten güzel eminim izlerken pişman olmayacaksınız.Ortaçağın kaotik atmosferi,taht kavgaları,kiliseyle politikanın ilişkisi bu bağlamda dönen entrikalar gayet başarılı yansıltılmış.

The Pillars of The Earth'ün konusuna gelince efenim bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde ingilterede bir kral yaşarmış.Kralın tahtının tek varisi deniz kazasında hayatını kaybetmiş geriye kralın kızı gayri meşru oğlu ve yiğeni kalmış.Yiğenin tahtta gözü varmış tahtı elegeçirebilmek için kiliseyle iş birliği yapmaya başlamış.Gel zaman git zaman kralın kızının bir oğlu olmuş.Tahtın elden gittiğini gören yiğen amcasını zehirletmiş ve kiliseninde desteğini alarak tahta oturmuş.Bunun üzerine kralın kızı ve gayri meşru oğlu taht için mücadeleye başlamış...

Şakayla karışık konu böyle tabi içinde geçen ana hikayeyi destekleyici mini hikayelerden ve kişiliklerden bahsetmedim ki tadı kaçmasın siz izlerken zevk alın.

Keyifi Seyirler...


The Pillars of The Earth The Pillars of The Earth The Pillars of The Earth


The Pillars of The Earth Fragman

Önceki kayıtlar Anasayfa