Ne Mutlu Türküm Diyene

29 Temmuz 2013 Pazartesi


Karışık

0 Yorumgaçlı Okurcan
Çok ama çok karışık hisler içerisindeyim rahmetli Barış Manço'nun da dediği gibi;

Sözüm meclisten dışarı dostlar
Bugünlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum
Hani dilim dilim doğrasalar beni
Marmara Ege Karadeniz ve hatta Akdeniz cacık olur diyorum

Ne olduğunu bilmiyorum, tanımlayamıyorum işte bu daha çok acıtıyor canımı kısacası psikolojim alt üst. Koca koca yıkılmaz zannettiğimiz insanlar böyle yıkılıyormuş demek. Ne yapalım bu günleri de göreceğimiz varmış. Hani hiç beklemediğin anda, hiç beklemediğin yerden, hiç beklemediğin birinden, hiç beklemediğin bir şekilde yersin silleyi aldığın darbenin şiddeti bir anda kıtaları yerinden oynatabilecek şiddette bir sarsıntıya döner işte o hesap...

23 Temmuz 2013 Salı


Sözün bittiği yer

0 Yorumgaçlı Okurcan

Bir ülkenin başbakanı hemde iftarda yaptığı konuşmada "Türkiye 'de bir kişi, iki kişi, üç kişi, dört kişi polise şiddet uygularken ölüyor, twettler, faceboklarla, dünyanın altını üstüne getiriyorlar ama öbür tarafta şu ana kadar Mısır'da 300 kişi ölüyor, bunların 53 tanesi namaz kılarken ibadet esnasında kurşunlanarak öldürülüyor, dünya sessiz. Niye konuşmuyorsunuz? Hadi bunun karşısında da konuşun. İkircikli olmanın anlamı yok" diyorsa eğer (yok canım dememiştir diyenler için videosunu da koydum) artık söylenecek bi söz kalmamıştır.Bir yetkili nasıl olur kendi ülkesinde gösterilerde hayatını kaybeden insanların durumunu değersizleştirmeye çalışır üstelik doğru olmayan ifadelerle.Gezi parkı direnişinde ölen insanların hiçbiri polise şiddet uygularken ölmedi aksine bilakis polisin orantısız güç, aşırı şiddet uygulamaları sonucu hayatını kaybetti.Ne yapsaydı vatandaş kendi canı gitmiş, kendi kanı dökülmüş, arkadaşı, kardeşi, dostu hayatını kaybetmiş, hatta gözlerini yitirip sakatlanmış, tepkisiz mi dursaydı? Bazıları gibi kendi vatandaşı hayatını kaybetmişken sessiz, tepkisiz kalıp hatta katillerine ellerine sağlık 3-5 terörist eksildi diyerek el oğlu öldüğünde mi yaygara koparmalıydı?

Hangi vicdana sığar bu sözler ya da hangi insaf ölçütleri ile izah edilebilir ki, nasıl bir düşünce yapısıdır bizi yöneten...

Allah sonumuzu hayır etsin...

19 Temmuz 2013 Cuma


uefa-muefa mevzuları

0 Yorumgaçlı Okurcan
FenerbahçeHayret edilmeyecek gibi değil tüm şike delilleri para trafiği itiraflar ortadayken steaua bükreş'e 1 yıl ceza verip erteleyen uefa ve uefa tahkim kurulu hazretleri her ne hikmetse iş türk takımlarına gelince azrail kesildi Fenerbahçe'ye 2 yıl Beşiktaş'a 1 yıl men'i layık gördü. Önce 4 maç üzerinden görüleceği söylenen dava da maç sayısının bir ana 8'e çıkmasını geçtim ortada iç bir maddi delil bile yokken cezaya hükmetmeleri cidden çok enteresan tabi buna içimizdeki irlandalılar diyebileceğimiz bir kısım Galatasaraylılar ve yekün halinde Trabzonsporluların bizim aleyhimize önyargı oluşmasına katkısıda yadsınamaz.

Neyse efenim biz kaderimize küselim derken cas'a taşınan davada çıkan yürütmeyi durdurma kararı ise işin içinden çıkılamaz hale gelmesine neden olacak gibi duruyor diyelim bizimkiler elemelere katıldı tur atladılar cas cezayı onaylarsa ne olacak bizimkilerin yerine alt sıradaki takımlar mı gidecek yoksa yekten bu sene ki avrupa macerası kapanacak mı. Alt sıradakileri kabul etmezlerse bu takımların doğan hak kaybı nasıl karşılacak ya da erteleme veya cezaya gerek yok hükmü çıkarsa bizim takımların halie hazırda oluşmuş borsa-gelir vs kaybını kimden tahsil edeceğiz vs vs

Sorular sorular sorular...
Gezi olaylarınn etkisi spor camiasına da sirayet etti sonunda. Milli basketbolcumuz Cenk Akyol röpörtaj verdiği sırada uzatılan yandaş medya ntv'nin mikrofonunu tokatlaması ve layık olduğu yerde süründürmesinin ardından milli takım kadrosuna alınmaması ve yetkililere neden sorusunu sorduğunda "devlet - emir büyük yerden" diye yanıt alması basketbol camiasında aslında kıyameti koparması gerekirken kimsenin korkudan gıkını çıkartamaması ne hale geldiğimizin apaçık bir göstergesi.

ne desem bilemedim...

10 Temmuz 2013 Çarşamba


Ondan bundan birazda şundan bölüm 26

0 Yorumgaçlı Okurcan
*Bu aralar havuza gitmeye niyetliyim ama gel gelelim hayat bana nanik yapmaktan geri kalmıyor her seferinde bir bahane bir engel çıkartıyor Ankara'nın kuru sıcağında pişmeye devam ediyorum mecburen.Haliyle beyin sıcaktan hafiften eriyip krem peynir moduna geçti üç vakte kadar kafama huni takıp hülooogg diye sokaklarda dolanmaya başlarsam ve gazetelere sıcaktan kafayı yiyen gencin dramı başlığıyla malzeme olursam şaşırmayın :)

***iş bu sebepten (bir üstteki madde) genelde uzun uzun yazdığım ondan bundan birazda şundan köşesini bu seferlik kısa tuttum kusura bakmayın bana da yazık ama :)

*Yiğit Bulut en nihayetinde muradına erdi başbakanın başdanışmanı ünvanını kaptı :) Daha 2008 yılında Başbakanı hitlere benzeten yazı yazan yiğit nasıl olduysa bir anda hidayete erdi ve 180 derece dönüşle akp'nin has adamı oluverdi o zamandan bu yana yaptığı saçmalamaların,gerçekleri eğip bükmenin,koşulsuz desteğin ve yağ yakmanın elbet bir getirisi olacaktı kariyerideki bu "büyük" sıçrama için kendisini tebrik etmek lazım :)

*Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert ve Mustafa Sarı'nın ardından Ali İsmail Korkmaz'da hakka yürüdü umarım katilleri hesap verir ve gereken cezaları alır demek istiyorum ama gel gelelim elinde palayla gezenin serbest kaldığı oyuncak su tabancası taşıyanın tutuklandığı bu günlerde adalet kavramının içinin gayet boş olması bu temennimi anlamsız kılıyor yazık gerçekten çok yazık yitip giden bu beş fidanın, gözlerini çıkarttığınız daha nicesinin vebalini nasıl ödeyeceksiniz ruz-i mahşerde...

2 Temmuz 2013 Salı


Allahın Takdiri dağıtılmaya başlanmış yetişenin elinde kalıyor

0 Yorumgaçlı Okurcan
Epeydir yazmaya karşı bir hevessizlik var içimde sebebi belki geleceğe dair kaygılarım belki içinde bulunduğum ülkeme dair karamsar ruh halidir bilemiyorum. İçimde birikenleri yazmak isterken ucundan döndüğüm ,neredeyse yazının yarısındayken bıraktığım, hatta yayınla düğmesine basacağım yerde tümden sildiğim yazı çok oldu. Umarım en kısa sürede geçer bu halet-i ruhiye zira gerçekten sıkıldım bu durumdan.

allahin_takdiri

Birileri çıkar Allahın Takdiri belgesi basar, bir "milli" eğitim müdürü çıkar din kültürü öğretmenlerine “Sizler okul müdürlerinin başdanışmanısınız. Okul müdürü bir adım atacak, size soracak. Müdürler kusura bakmasın. Bundan sonra işler ve işlemler, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin kontrolünde gerçekleşecek. Bunu Ankara da böyle istiyor. Bunu valilik de böyle istiyor. Milli eğitim müdürü de böyle istiyor. Biz de böyle istiyoruz. Allah da böyle istiyor” der nerden tutsan elinde kalır bu insanlara dinden haberleri yok demek istemiyorum zira ağır bir kelam olur ama yaptıkları düpedüz şirk sınırları içerisine girmekte bilmem farkındalar mı? Birey kendine müslüman diyorsa eğer haşa kendini Allah gibi konumlayarak onun adına hareket ediyor intibaa bırakamaz. Kalkıp Allahın Takdiri diye belge düzenleyemez ya da Allah böyle istiyor diye söylev çekemez kimseye, neyse bu sıkıcı mevzuları geçelim.

Bu arada bu gün 2 temmuz malum Sivas Katliamının yaşandığı meşhum gün ülkenin geldiği hale baktıkça yeni sivaslar olmaz diyemiyorum zira karanlık zihinler ve zihniyetler egemen artık.

Gelde geleceğe dair umut besle...

24 Haziran 2013 Pazartesi


Çapulcu sanatı - Diren Karadeniz

0 Yorumgaçlı Okurcan
Gençler trende Apolas Lermi'nin Şarkısı Diren Karadeniz'i o kadar güzel seslendirmişler ki dinler dinlemez paylaşmak geldi içimden dinleyin kulağınızın pası silinsin.Birazda memleketin dertleri ile ilgili şarkılar dinlemek lazım :)Sözlere ufak bi ekleme yapmışlar bakalım dikkatinizi çekecek mi :)





Apolas Lermi - Diren Karadeniz

karardi karadeniz aca' ne oldi bize
bu sene da funduklar gülmedi yüzumuze
topla topla bitmeyi çay da para etmeyi
tarladaki lahana o da bize yetmeyi
yastığumuz çürudi döviz aldi yürudi
hamsi da tutamaduk karadeniz kurudi
seçim zamani geldi da astiler bayraklari
çayırlarda çürudi nenemun ayakları
bu sinavlar, yasalar hep yolları tıkadi
tarikatlar mafyalar beyinleri yıkadi
gökten şimşek çakayi yoldan seller akayi
fakiri çalup soyan (amerikan uşağu) ankara'ya çıkayi
sahil yoli (barajlari) yaptiler paralari kaptiler
üç beş kuruş liraya memleketi sattiler
ha bu yalan dünyanun çilesini çekerum
memlekeri satanun anasini severum
hakli olani değil de haksizi koruyiler
doğruyu söyleyeni (doğrusuni yazani) arkadan vuriyiler

Sözler: Apolas Lermi
Müzik:Anonim

20 Haziran 2013 Perşembe


Duran adam'a karşı duran adam'a karşı duran adam.

0 Yorumgaçlı Okurcan
Gezi parkı olayları artık bitse de başka konularda da yazabilsem temennisindeyim gel gelelim bizim devlet-i âl-i'miz gösteri yapan vatandaşların dertleri ile zerrece ilgilenmediği kulağının üstüne yattığı için gösteriler gün geçtikçe farklı boyutlara taşınıyor.Bu gidişlede duracağa pek benzemiyor değişik şekillere evrilecek başka boyutlarda devam edecek belli oldu artık.

En son duran adam peyda oldu pasif direniş için gayet güzel bir örnekti oldukça tutulan pasif direniş şekli gittikçe yaygınlaştı tabi haliyle rahatsız olanlarda konuyu provoke etmekte gecikmedi güya hiçbir siyasi görüş ve organizasyonla bağlantılı olmayan bu sakallı beyzadeler tamamen bireysel hareket ediyorlardı lakin üzerlerindeki tek tip ünüformamsı tşört pek dedikleri kadar masum olmadıklarının bariz bir kanıtıydı.Allahtan uzun sürmedi de tatsızlıklar yaşanmadı.

Sevgili devlet-i âl-i'mizin toplumun beklentilerinden ne kadar uzak olduğu en baştakilerin açıklamalarından ortaya çıktı kendileri demokrasiyi sandığa endekslediklerinden onlara oy vermeyen geri kalan vatandaşların zerrece kıymeti yok,ne isterler ne dertleri var umurlarına bile değil. Devlet sadece onlara oy verenlere ait gibi davranmayı adet bellemişler gerçi bu zihniyete sahip olan yöneticilerin kendilerine oy veren kitle için de aynı şeyleri düşündüğü azcık kafası çalışan her insan evladı tarafından farkedilebilir ancak bizim muhteremlere oy veren arkadaşların partizanlıkları maalesef durumu görmelerine engel.

Zat-ı alileri etrafındaki danışmanlardan ve yalaka medyadan kafasını kaldırabilse belki gerçeği bir nebze olsun görecek (en azından ben öyle olacağını temenni ediyorum aksi korkunç olurdu zaten) ama adamcağızı öyle sarıp sarmalamışlar ki memlekette ne olup bittiğinden haberi yok gösterilerde polis'in silah kullanmadığını beyan edecek kadar gerçeklikten ve hayattan kopmuş. Hadi diyelim ankarada yakın mesafeden başına aldığı polis kurşunuyla hayatını kaybeden ve kendisine doğru düzgün bir cenaze töreni bile çok görülen Ethem Sarısülük'ten haberi yok hiç mi polis müdahalesini izlemedi gaz bombalarıya hedef gözeterek insanları adeta ördek avlarcasına kafalarından bedenlerinden vuran, yaralayan ve bazılarının bundan garip bir haz aldıklarını vatandaşları vurduktan sonra zafer işareti yaptıkları havalara zıpladıkları videolardan belli olanları hiç mi görmedi.Çok enteresan doğrusu...


devlet

Çevreci bir hareketin polis şiddetiyle evrilip temel hak ve özgürlükler için yapılan bir mücadeleye dönüştüğünü kavrayamayan büyük bir organizasyon var maalesef biz bunlara kısaca yalaka medya diyoruz kabaca türk medyasının %90'ı bunlardan müteşekkil onlar hâlâ olayların arkasında yabancı bir kaynak, mihrak aramaya, bir mihrak uydurmaya çalışıyorlar.Bu kutsal hak arama hareketini darbe girişimi olarak görenleri bile var okudukça, izledikçe iğreniyorum.

Ve en son sözüm devlet yetkililerine bu güne kadar gösterilerde ölen, ağır ya da hafif yaralananlar için bir çift söz etmeyi özür dilemeyi bile çok gördünüz hâlâ şu kadar mal gitti şu kadar zarar ettik aman ülkenin itibarı yerle yeksan oldu derdindesiniz yahu bırakın giden malın yerine yenisi konur zarar ve kaybedilen itibar bir şekilde zamanla telefi edilir ama siz diyiverin hele canını kaybedenin canını,gözünü kaybedenin gözünü geri verebilecek misiniz?

10 Haziran 2013 Pazartesi


Eskişehir'de direnişçilere ekmek dağıtan eli öpülesi nine

0 Yorumgaçlı Okurcan


Mübarek yüzünden insanı ümitlendiren ne güzel bir ışık yansıyor ninemin, sanki ona bakanı nuru ile sarıp sarmalıyor. İzledikten sonra gözlerimden akan yaşlara hakim olamadım aslına bakarsanız öyle pek sulugöz biri değilim ama ne yapayım o kadar duygusal bir sahne ki insanı deriden sarsıyor. Kıyamam ninem elinden geldiği kadar direnişçi gençlere yardım etmek istemiş o kadar da ince düşünceli ki gençtir yer diye cips bile almış,belki de imkanı bu kadardı orasını bilemem,buraya eklerken yeniden izledim bak yine gözlerim doldu demek hâlâ böyle saf ve temiz yürekli insanlar yaşıyormuş...

Yazamıyorum da sözler boğazıma düğümleniyor.

Belki de rahmetli annaneme benzettiğimdendir bu duygusallık bilemiyeceğim ama çok etkileyici bir video eminim izleyen herkesi en az benim kadar etkileyecektir...

1 Haziran 2013 Cumartesi


Yeni birşeylerin başlangıcıdır bu

0 Yorumgaçlı Okurcan
taksim_gezi_parki


Önce çevreci bir eylemdi,taksim gezi parkında toplananlar ağaçların kesilmemesi için naif, kimseye zararı olmayan bir protest duruş sergiliyorlardı sadece. Devletin ve polisin akıl almaz müdahaleleriyle an be an çığ gibi büyüdüler kalabalıklaştılar her yerden destek yağdı çevreci protesto yaşam tarzlarını tehdit altında hissedenlerin özgürlük için haykırdıkları bir çığlığa dönüştü.Oysa en baştan polis göstericilere saldıracağına onların güvenliğini sağlayacak tedbirleri alsa devlet ne istiyorsun kardeşim itirazın niye diye görüşse, müzakere etse kitlesel bir eyleme dönüşmeyecekti. Kendileri zorla taşırdılar bardağı.

Şu an Türkiyenin her yerinden destek gösterileri yapılıyor ve hemen hemen her yerde polis ve devlet aynı şiddeti göstericilere karşı uyguluyor.Bu tavır siyasi görüşleri itibariyle bir araya gelmesi imkansız toplulukları özgürlük isteyen büyük bir kitleleye çevirdi hâlâ bunun farkına varamadılar.

Bu satten sonra ne kadar baskı yaparlarsa yapsınlar, ne kadar şiddet uygularsa uygulasınlar ellerindeki tüm gazları bile insanların üzerine sıksalar bu güzel kalabalığı ruhen dağıtmaları mümkün değil.

Tonla yaralı ve pekçok hayatını kaybeden insan var ve kimse de bir yılgınlık yok...

Bizim yavşak medya yine yavşaklığını gösterdi yurdun her yerinde yer yerinden oynarken eğlence programları ve alakasız konularla milleti oyaladılar, normalde gazetelerde manşetten girilmesi gereken haberleri görmediler bile.Yurtdışındaki gazeteciler, koskoca hollywood yıldızları bile bu aymazlıklarıyla resmen dalga geçti ama değişen birşey yok zaten olması da mümkün değil patronları göbeklerinden bağlı muktedire, onu üzecek dara sokacak bişeyler yayınlamaları mümkün değil.

Hele hele satılık yalaka kalemlere denilecek birşey bulamıyorum o kadar aşşağılık o kadar necisler ki bunlar boka değse boku bile murdar edebilecek tıyniyette insanlar tiplerini gördükçe öğürme hissi uyanıyor bende.

İçim umutla dolu demek ki bardak taşınca üzerine ölü toprağı serpilmiş insanlar ortak bir konuda birleşip birşeyleri değiştirebilmek için harekete geçebiliyorlarmış.

24 Mayıs 2013 Cuma


Kanal tedavisi yaptıracaklara tavsiyeler...

4 Yorumgaçlı Okurcan
disci

Uzun zamandır amannn günde 2 sefer fırçalıyorum dişleri bişey olmaz bahanesiyle dişçiye uğramayı savsaklamam yüzünden başıma gelmedik kalmadı.Pazartesi günü bizimkilerle dışarı çıkmadan önce ağzım kokmasın diye bi sakız aldım çiğnemeye başlamamla birlikte eski dolgularımdan biri sanırım yerinden oynadı ya da hava aldı dişimde öyle şiddetli ağrı başgösterdi ki tarifi mümkün değil. Neyse gezdik dolandık geldik ama ben ağzımı açamıyorum ağrısından, gittikçe de şiddetleniyor namussuzun oturduğum yerde duramıyorum kendimi sıkıyorum ama katlanması imkansız gözümden yaş geliyor resmen.İdare edeyim belki bir kaç güne geçer dedim 6 saatte bir ağrı kesici alıyorum tuzlu suyla gargara yapıyorum falan bi şekilde idare etmeye çalışıyorum ama nafile.

Baktım olmayacak çarşamba günü sabahtan doğru dişçiye gittim.Doktor hanım benim artık tarumar olmuş bakımsız dişlere baktı başladı yazmaya şu yapılcak bu yapılcak vs vs ama liste döndü alışveriş listesine.Dişlerim sıkışık olduğundan ne kadar fırçalasam da araları temizleyemiyormuşum bu yüzden diş ipi kullanmam şartmış.Oturduk konuştuk acil olanları önceliğe aldık malum diş sektörü dediğin ucuz hizmetin yakınından geçmiyor 3 kanal tedavisi aynı dişlere 3 porselen kaplama ve 1 dolgu yenilemeyle şimdilik zevahiri kurtardık lakin giren girdi. Akabinde bu güne randevu aldım.

Öğlen 12 civarı oturdum malum koca koca delikanlıları süt dökmüş kediye çeviren koltuğa. Maşallahı var doktorumun eli çok hafif hayatımda ilk defa neredeyse hiç hissetirmeden dişimi uyuşturmayı başarabilen birine denk geldim. Neyse üst çene burnuma kadar uyuştu 2-3 dakika içinde ve başladı o malum zımbırtının vızıltısıyla dişleri oymaya. Dişçi koltuğundan nefret ediyorsam birinci sebebi iğne ikinci sebebi o uğursuz vızıltı. Acı falan hakgetire hiçbir şey hissetmiyorum ama bu seferde vakit geçtikçe çeneyi açmaktan yanaklar kasılmaya başladı. Çürüyen dişlerim arkada olduğudan erişmesi zor oluyor haliyle de koltukta kaldığım süre uzadıkça uzuyor ben uzanmaktan yıldım doktor oymaktan yılmadı ilk önce en arkadakini sinirlere kadar açtı sonra o korkutucu, sinirleri temizlemek için kullanılan iğneler kanalların içinde cirit atmaya başladı ama iyi uyuştuğundan herelde zerre hissetmedim akabinde dişimde o iğnelerle beraber bi röntgen çekildi kanalların durumuna bakıldı ve hemen geçici dolguyla kapatıldı ve ikinci dişte de aynı süreç tekrarlandı takriben 1 saatte işim bitti. Tekrar radevu aldım pazartesi ve çarşamba günü malum dişler kontrol edilip kalıcı olarak kapatılacak tabi bu arada muhtemelen 3. kanal tedavisi ve kalan bir dolgu yenileme işlemini de aradan çıkartacağız.En son olarak porselen kaplama yapılcak.

Şimdi gelelim tavsiyelerime

1- Kesinlikle dişlerinizi ihmal etmeyin günde en az 2 sefer fırçalayın eğer benim gibi sıkışıksa mutlaka diş ipi kullanın sonra bencileyin kallavi bir yapılacaklar listesiyle karşılaşırsınız.

2- Düzenli olarak muayne olmak için dişçiye gidin etrafınızdan soruşturun eli hafif hangi dişçi varsa ona abone olun zararlı çıkmazsınız.

3- Düzenli muayne ve hemen tedavi olmak sizinde işinize gelecektir zira sonra benim gibi kol misali bir fatura ve pazarlık sürecinde bulursunuz kendinizi :) 

4- Korkmayın...

Ankarada yaşıyorsanız bana mail atın adresini vereyim kendisi çok hanım hanımcık ve gayet ilgili pişman olmazsınız :)))
Yeni kayıtlar Önceki kayıtlar Anasayfa