*Bu aralar havuza gitmeye niyetliyim ama gel gelelim hayat bana nanik yapmaktan geri kalmıyor her seferinde bir bahane bir engel çıkartıyor Ankara'nın kuru sıcağında pişmeye devam ediyorum mecburen.Haliyle beyin sıcaktan hafiften eriyip krem peynir moduna geçti üç vakte kadar kafama huni takıp hülooogg diye sokaklarda dolanmaya başlarsam ve gazetelere sıcaktan kafayı yiyen gencin dramı başlığıyla malzeme olursam şaşırmayın :)
***iş bu sebepten (bir üstteki madde) genelde uzun uzun yazdığım ondan bundan birazda şundan köşesini bu seferlik kısa tuttum kusura bakmayın bana da yazık ama :)
*Yiğit Bulut en nihayetinde muradına erdi başbakanın başdanışmanı ünvanını kaptı :) Daha 2008 yılında Başbakanı hitlere benzeten yazı yazan yiğit nasıl olduysa bir anda hidayete erdi ve 180 derece dönüşle akp'nin has adamı oluverdi o zamandan bu yana yaptığı saçmalamaların,gerçekleri eğip bükmenin,koşulsuz desteğin ve yağ yakmanın elbet bir getirisi olacaktı kariyerideki bu "büyük" sıçrama için kendisini tebrik etmek lazım :)
*Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert ve Mustafa Sarı'nın ardından Ali İsmail Korkmaz'da hakka yürüdü umarım katilleri hesap verir ve gereken cezaları alır demek istiyorum ama gel gelelim elinde palayla gezenin serbest kaldığı oyuncak su tabancası taşıyanın tutuklandığı bu günlerde adalet kavramının içinin gayet boş olması bu temennimi anlamsız kılıyor yazık gerçekten çok yazık yitip giden bu beş fidanın, gözlerini çıkarttığınız daha nicesinin vebalini nasıl ödeyeceksiniz ruz-i mahşerde...
Ethem Sarısülük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ethem Sarısülük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Temmuz 2013 Çarşamba
20 Haziran 2013 Perşembe
Duran adam'a karşı duran adam'a karşı duran adam.
Gezi parkı olayları artık bitse de başka konularda da yazabilsem temennisindeyim gel gelelim bizim devlet-i âl-i'miz gösteri yapan vatandaşların dertleri ile zerrece ilgilenmediği kulağının üstüne yattığı için gösteriler gün geçtikçe farklı boyutlara taşınıyor.Bu gidişlede duracağa pek benzemiyor değişik şekillere evrilecek başka boyutlarda devam edecek belli oldu artık.
En son duran adam peyda oldu pasif direniş için gayet güzel bir örnekti oldukça tutulan pasif direniş şekli gittikçe yaygınlaştı tabi haliyle rahatsız olanlarda konuyu provoke etmekte gecikmedi güya hiçbir siyasi görüş ve organizasyonla bağlantılı olmayan bu sakallı beyzadeler tamamen bireysel hareket ediyorlardı lakin üzerlerindeki tek tip ünüformamsı tşört pek dedikleri kadar masum olmadıklarının bariz bir kanıtıydı.Allahtan uzun sürmedi de tatsızlıklar yaşanmadı.
Sevgili devlet-i âl-i'mizin toplumun beklentilerinden ne kadar uzak olduğu en baştakilerin açıklamalarından ortaya çıktı kendileri demokrasiyi sandığa endekslediklerinden onlara oy vermeyen geri kalan vatandaşların zerrece kıymeti yok,ne isterler ne dertleri var umurlarına bile değil. Devlet sadece onlara oy verenlere ait gibi davranmayı adet bellemişler gerçi bu zihniyete sahip olan yöneticilerin kendilerine oy veren kitle için de aynı şeyleri düşündüğü azcık kafası çalışan her insan evladı tarafından farkedilebilir ancak bizim muhteremlere oy veren arkadaşların partizanlıkları maalesef durumu görmelerine engel.
Zat-ı alileri etrafındaki danışmanlardan ve yalaka medyadan kafasını kaldırabilse belki gerçeği bir nebze olsun görecek (en azından ben öyle olacağını temenni ediyorum aksi korkunç olurdu zaten) ama adamcağızı öyle sarıp sarmalamışlar ki memlekette ne olup bittiğinden haberi yok gösterilerde polis'in silah kullanmadığını beyan edecek kadar gerçeklikten ve hayattan kopmuş. Hadi diyelim ankarada yakın mesafeden başına aldığı polis kurşunuyla hayatını kaybeden ve kendisine doğru düzgün bir cenaze töreni bile çok görülen Ethem Sarısülük'ten haberi yok hiç mi polis müdahalesini izlemedi gaz bombalarıya hedef gözeterek insanları adeta ördek avlarcasına kafalarından bedenlerinden vuran, yaralayan ve bazılarının bundan garip bir haz aldıklarını vatandaşları vurduktan sonra zafer işareti yaptıkları havalara zıpladıkları videolardan belli olanları hiç mi görmedi.Çok enteresan doğrusu...
Çevreci bir hareketin polis şiddetiyle evrilip temel hak ve özgürlükler için yapılan bir mücadeleye dönüştüğünü kavrayamayan büyük bir organizasyon var maalesef biz bunlara kısaca yalaka medya diyoruz kabaca türk medyasının %90'ı bunlardan müteşekkil onlar hâlâ olayların arkasında yabancı bir kaynak, mihrak aramaya, bir mihrak uydurmaya çalışıyorlar.Bu kutsal hak arama hareketini darbe girişimi olarak görenleri bile var okudukça, izledikçe iğreniyorum.
Ve en son sözüm devlet yetkililerine bu güne kadar gösterilerde ölen, ağır ya da hafif yaralananlar için bir çift söz etmeyi özür dilemeyi bile çok gördünüz hâlâ şu kadar mal gitti şu kadar zarar ettik aman ülkenin itibarı yerle yeksan oldu derdindesiniz yahu bırakın giden malın yerine yenisi konur zarar ve kaybedilen itibar bir şekilde zamanla telefi edilir ama siz diyiverin hele canını kaybedenin canını,gözünü kaybedenin gözünü geri verebilecek misiniz?
En son duran adam peyda oldu pasif direniş için gayet güzel bir örnekti oldukça tutulan pasif direniş şekli gittikçe yaygınlaştı tabi haliyle rahatsız olanlarda konuyu provoke etmekte gecikmedi güya hiçbir siyasi görüş ve organizasyonla bağlantılı olmayan bu sakallı beyzadeler tamamen bireysel hareket ediyorlardı lakin üzerlerindeki tek tip ünüformamsı tşört pek dedikleri kadar masum olmadıklarının bariz bir kanıtıydı.Allahtan uzun sürmedi de tatsızlıklar yaşanmadı.
Sevgili devlet-i âl-i'mizin toplumun beklentilerinden ne kadar uzak olduğu en baştakilerin açıklamalarından ortaya çıktı kendileri demokrasiyi sandığa endekslediklerinden onlara oy vermeyen geri kalan vatandaşların zerrece kıymeti yok,ne isterler ne dertleri var umurlarına bile değil. Devlet sadece onlara oy verenlere ait gibi davranmayı adet bellemişler gerçi bu zihniyete sahip olan yöneticilerin kendilerine oy veren kitle için de aynı şeyleri düşündüğü azcık kafası çalışan her insan evladı tarafından farkedilebilir ancak bizim muhteremlere oy veren arkadaşların partizanlıkları maalesef durumu görmelerine engel.
Zat-ı alileri etrafındaki danışmanlardan ve yalaka medyadan kafasını kaldırabilse belki gerçeği bir nebze olsun görecek (en azından ben öyle olacağını temenni ediyorum aksi korkunç olurdu zaten) ama adamcağızı öyle sarıp sarmalamışlar ki memlekette ne olup bittiğinden haberi yok gösterilerde polis'in silah kullanmadığını beyan edecek kadar gerçeklikten ve hayattan kopmuş. Hadi diyelim ankarada yakın mesafeden başına aldığı polis kurşunuyla hayatını kaybeden ve kendisine doğru düzgün bir cenaze töreni bile çok görülen Ethem Sarısülük'ten haberi yok hiç mi polis müdahalesini izlemedi gaz bombalarıya hedef gözeterek insanları adeta ördek avlarcasına kafalarından bedenlerinden vuran, yaralayan ve bazılarının bundan garip bir haz aldıklarını vatandaşları vurduktan sonra zafer işareti yaptıkları havalara zıpladıkları videolardan belli olanları hiç mi görmedi.Çok enteresan doğrusu...
Çevreci bir hareketin polis şiddetiyle evrilip temel hak ve özgürlükler için yapılan bir mücadeleye dönüştüğünü kavrayamayan büyük bir organizasyon var maalesef biz bunlara kısaca yalaka medya diyoruz kabaca türk medyasının %90'ı bunlardan müteşekkil onlar hâlâ olayların arkasında yabancı bir kaynak, mihrak aramaya, bir mihrak uydurmaya çalışıyorlar.Bu kutsal hak arama hareketini darbe girişimi olarak görenleri bile var okudukça, izledikçe iğreniyorum.
Ve en son sözüm devlet yetkililerine bu güne kadar gösterilerde ölen, ağır ya da hafif yaralananlar için bir çift söz etmeyi özür dilemeyi bile çok gördünüz hâlâ şu kadar mal gitti şu kadar zarar ettik aman ülkenin itibarı yerle yeksan oldu derdindesiniz yahu bırakın giden malın yerine yenisi konur zarar ve kaybedilen itibar bir şekilde zamanla telefi edilir ama siz diyiverin hele canını kaybedenin canını,gözünü kaybedenin gözünü geri verebilecek misiniz?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












