Ne Mutlu Türküm Diyene

deprem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deprem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2011 Pazartesi


Japonlardan tüm dünya'ya insanlık dersi

3 Yorumgaçlı Okurcan
ayumi_takano
Lafa gelince işkembeden sallamakta üzerimize yok çok şükür ama iş icraata gelince kusura bakmayında insanlığın zerresi yok bizde.Hatırlayın istanbul'da yaşanan sel felaketinden sonra adamlar minibüs tutup yağmaya gelmişlerdi başka şehirlerden.Haberlerde bilmem gözünüze ilişti mi kaza olduğu anda ilk yaklaşanlar genelde cepçiler olur bazen de yakalanırlar ve haber olurlar.

Japonya depreminin ardından o kadar kanaldan olayları takip etmeme rağmen nedense bir tane ilaç niyetine yağmacı,fırsatçı,karmaşa,izdiham haberi denk gelmedi.Adamlar müthiş bir vakar içerisinde gayet sakince hallediyorlar işlerini ve kimse fırsat bu fırsat diyip çalıp çırpmaya cebini doldurmaya kalkmıyor.Her yerde sıraya giriyo kavga gürültü çıkarmadan herşeyi yavaş yavaş yoluna koymaya gayret ediyorlar.

Haberlerde milli japonumuz Ayumi Takano vardı depremle ilgili röpörtaj yaptılar.Kabaca anlatıyorum tüm ayrıntılar aklımda değil depremden sonra abisiyle görüşmüş aman demiş eve ne bulursan fazladan al stok yap abisinin cevabı çok enteresan "eğer ben fazla alırsam benden sonra gelecek olana bişey kalmaz ki biz nasıl olsa buluruz da sen Türkiye'de galiba çok fazla kaldın" :) Zihniyetteki asalete bak

Allah korusun aynı felaket burada olsa düşünemiyorum yaşanacak kaos ortamını.

Adamlar saygı üzerine kurmuşlar toplumlarını ve bunun semeresini alıyorlar.Ben inanıyorum ki bu felaketten bile çok büyük dersler alarak hatalarını tekrarlamadan çok kısa sürede çıkacaklar...

Japonların felaket karşısındaki tutumlarına saygıyla eğiliyorum...

12 Mart 2011 Cumartesi


Japonya Depreminin Ardından

1 Yorumgaçlı Okurcan
Japonya_depremiBunca yıl geçti insanoğlu olarak dünyaya hakim olduğumuzu sandığımızdan bu yana ancak hala ne kadar gelişmiş olursak olalım, ne kadar insanlarımızı bilinçlendirdik hazırız desekte doğanın kudreti karşısında henüz öylesine aciz, öylesine kırılganız ki.Fil sürüsü karşısında yuvasını ve canını korumaya çalışan karınca ancak bizim halimizi anlatabilecek bir örnek olabilir.İşte Japonya'nın durumu ortada adamların hayatı deprem teknoloji onlarda,bilgi birikimi onlarda,altyapı desen onlarda,hazırlık desen daha ilerisi yok ama karşına 8.9 şiddetinde deprem çıkınca bunların hiçbirinin bir faydası yok.Bazı ölçümlere göre 10 bazısına göre 25 cm kaymış dünyanın ekseni ve koca ada 70 cm gömülmüş denize.Henüz felaketin bilançosu net olarak belirlenemedi ama büyük ihtimalle onbinleri bulacak hatta daha da beteri ve oluşan maddi zararın ekonomiye yansıyacak etkisinin boyutu henüz ölçülemez bir vaziyette.

Gerçi o deprem Japonya'da değil burada körfezde yaşansaydı inanıyorum ki o bölgede yaşayanların yarısı daha deprem anında ölürdü.Başımızdan onca felaket geçti ders aldık mı nerde? Depreme hazırlık olsun diye konan konteynırlar soyuldu,imara kapalı alanlar seçimlerden önce kaçak göçek yapılaşmaya açıldı göstermelik 3-5 bina yıkıldı gerisine karışılmadı,Fay hattının üzerine bile bina diktik daha ne olsun.Denetlenmeden binalar yapıldı,zemin etüdlerine bakmadan koca koca uydu kentler inşaa edildi.İnşaat yaparken hala çimento çalmaktan,dere kumu yerine deniz kumu kullanmaktan,kullanılması gerekenin yarısı kadar bile kalın olmayan demir kullanmaktan,statiğe aykırı çıkmalar yapmaktan vazgeçmedik.

Bu bilgileri ben biliyorumda devlet bilmiyor mu basbayağı biliyor ama hala önlem alımıyor neden ? Önlem almaya kalksa oy potansiyeli olan varoşlardan, kaçak gecekondu-apartman sahiplerinden ve dahi bu dümene su akıtan işadamlarından oy alabilir mi alamaz.

İşin trajikomik tarafı Bayındırlık ve İskan Bakanı çıkıp japonlar depreme dayanıklı bina yapıyorsa daha iyisini yaparız diyerek milletle dalga geçiyor.Daha önce de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şili'de maden ocağında yerin 700 metre altında 70 gün mahsur kaldıktan sonra çıkartılan 33 işçinin ardından biz olsak üç günde çıkartırdık dememişmiydi oysa aylar önce Zonguldak'ta göçükte kalan iki madencimizin cenazesine bile ulaşılamamışken....

Yok arkadaş bizden adam olmaz.Depremde olsa başka felakette bu gün ahlar vahlarız aradan bir süre geçince unutur gideriz ve aynı şekilde aptalca ihmalkarlıktan ölmeye devam ederiz.

-Japonya nire Türkiye nire öyle değilmi hemşerim.
-He valla hem bize bişey olmaz biz hamsi yiyruk

17 Ağustos 2010 Salı


17 Ağustos'un bende düşündürdükleri

2 Yorumgaçlı Okurcan
17 AğustosYine geldi çattı 17 Ağustos 11 yıl önce 17 Ağustos 1999'da Richter ölçeğiyle 7.4 şiddetine yer yerinden oynadı binlerce insanımız evlerinde can verdi.İstisnasız hepsi çürük yapılaşmanın kurbanıydılar peki kaç müteahit içeri girdi? Benim hatırlayabildiğim Veli Göçer var bir tek.Heralde bütün binaları bu müteahit yapmış olacak ki diğerleri ellerini kollarını sallayarak yaşamlarına devam ettiler arsızca, pişkince, ellerindeki kanlarla.Yitirilen binlerce insanın, sönen yüzlerce ocağın vebali bir kişiye yüklendi ve olay kapandı.Üzeri küllendi zamanla unutuldu "necip milletimizin" zayıf toplumsal hafızası sayesinde bu gün aynı bölgede ruhsatsız kaçak yapılar gırla gidiyor.Yetkililerin aymazlığı da cabası.

Geçenlerde televizyonlarda haber bile olmuştu adamlar fay hattının dibine kadar yapılaşma ruhsatı vermişler inanılır gibi değil düşünsenize bir ev alıyorsunuz ve ev fay hattının tam dibinde.Bunu bilen o binayı yapan ve ruhsat verenler ise depremde sizin eviniz yıkılıp siz öldükten sonra sorumlu tutulmayacaklarını bildiklerinden gayet rahatlar....

Depremden sonra ne oldu.Yaralar sarıldı insanlar geçici deprem konutlarına yerleştirildi ölen öldüğüyle eden ettiğiyle kaldı aylarca televizyonlarda deprem muhabbeti döndü bik bik bik herkes bir ahkam kesti de ne değişti?

HİÇBİRŞEY DEĞİŞMEDİ

Peki biz ne yaptık aranızdan kaç kişinin evinde zorunlu deprem sigortası var kaçınızın oturduğu binaların depreme dayanıklılık testi ve zemin etüdü yapılmış doğru düzgün? Kaç binaya deprem için güçlendirme çalışması yapıldı?

Adınız gibi biliyorsunuz hala önlem alınmadığını.Ama üzerinize dökülmüş ölü toprağı yüzünden kılınızı kıpırdatmıyorsunz tepkisiz kalarak vicdansızlara çanak tutuyorsunuz.

Nasıl o zaman hayatını kaybedenlerin vebali binaları yapan müteahitler, inşaa eden ustalar, kaçak binalara gözyuman ve bile bile ruhsat - tapu veren yetkililerdeyse bundan sonra olacaklarda da vebal bizde

Bile bile önlem almadığımız için.Aptallığımız için.Zamanında Aziz Nesin bu milletin %65'i aptal dediğinde kızdınız.Görülüyorki hala aptallığa doymadınız.

Durmak Yok uyumaya devam.....

10 Mart 2010 Çarşamba


Elazığ Depremi ve Kerpiç Ev Sorunsalı

0 Yorumgaçlı Okurcan
Elazığ DepremiHepimizin bildiği üzere yurdumuzun büyük bir kısmı deprem kuşağında yeralmakta (%92 inanmayan araştırsın - Nüfusun %98'i) başka bir ülkede olsa insanlar ne yapar bu gerçek üzerine önlem alır ya biz ne yapıyoruz ufak tefek çabaları saymazsak kocaman bir hiç.Ekonomimizin yarısı İstanbul'da yani ekonominin kalbi İstanbul'da atıyor buna karşın İstanbul'un nerdeyse %70-80'i kaçak,ruhsatsız.İstanbul'u her an bekleyen 7.5 şiddetinde olacağı tahmin edilen deprem riski varken Belediye Başkanı Hazretleri Kadir Topbaş'a deprem konusunda ne yaptıkları neden bu kadar az önlem alındığı sorulunca Muhalefet elimizi kolumuzu bağlıyor diyor pişkince.Suçu başkasına atmakta oldukça mahiriz vesselam.

Bundan çokta uzun olmayan bir süre önce 17 Ağustos 1999'da 7.4 şiddetinde yaşanan depremle Gölcük ve İzmit tarumar oldu.Arkasından 12 Kasım 1999'da 7.2 şiddetindeki depremde Düzce.Süper hızlı "dürüst" müteahitlerimizin marifetleri sayesinden 2 depremde 20.000'e yakın insanımız hayatlarını kaybetti.

Biz ders aldık mı almadık hala hızla kaçak yapılaşma devam etmekte,"Dürüst" müteahitlerimiz cukkalarını doldurmakta.Elimizdeki binaları güçlendiriyormuyuz hayır.Yahu İstanbul'da deprem için acil durum konteynırları oluşturuldu adamlar içindeki jenaratörleri,matkapları çaldılar ve çalmaya devam ediyorlar.Utanmadan ekonomimiz dünyada ilk 20 içinde demeyi biliyoruz ama insana verdiğimiz değer sıralamasında 150.sırayı falan zor buluruz benden söylemesi.

Elazığ'da yaşanan 6.0 şiddetindeki depremden sonra 41 vatandaşımız hayatını kaybetti.Elazığ Depremi ortaya çıkardı ki deprem konusunda çok hazırlıksızız.Ölenlerin sayısını bile doğru düzgün tespit edemedik depremin ertesinde 51 denilen ölü sayısı gün itibariyle 41'e düşmüş durumda.Kuşkusuz depremdeki ölümlerin en büyük sebebi bölgedeki yapılaşmanın kerpiç diye tabir edilen saman - killi çamur karışımı inşaat malzemesinin kullanımından kaynaklanıyor.İnsanlar kerpiç'i babasının hayrına kullanmıyor yokluktan, fakirlikten çünkü ucuz, evini yapabilmek için elinde başka malzeme de yok.Betonarme yapmaya kalksa parası mümkün değil hayatta yetmez.

Bilim adamlarımız vakti zamanında deprem olabileceği konusunda yetkilileri uyarmışlar.Her zamanki gibi bürokrasimiz bu uyarıları kaale almamış.Alsalardı da bişey değişmezdi zira koca bir bölgenin tamamı kerpiç evlerden oluşmakta.İşin kolayına kaçıp devleti suçlamayacağım tabiki kusuru var ancak kusurun en büyüğü yine bizde bizim duyarsızlığımızda 1999'daki depremler bize ders olsaydı Toplum olarak bilinçlenmiş olsaydık belki bu gün 41 vatandaşımız hayatını kaybetmemiş olurdu.İnsanlar gırtlağından keser evini güçlendirirdi.Biz bilinçli olmadığımızdan bizim gibi insanlardan müteşekkil devlette bilinçlenemedi o da alması gereken önlemleri almadı.Vatandaşlarına evlerini güçlendirsinler diye yardım etmedi yol göstermedi teşvik etmedi yeterince.

Şili'de 8.8 şiddetindeki depremin hemen ardından ortalık toparlandı 3-5 gün içinde hayat normale döndü neden ? Şilililer daha önceki depremlerden dolayı önlemlerini almışlar üst ve alt yapılarını güçlendirmişlerdi de ondan.Bizde aynı şiddette deprem olsa Allah muhafaza ülke birdaha toparlanmamacasına yerle yeksan olur.

13 Ocak 2010 Çarşamba


Haiti Depremi

0 Yorumgaçlı Okurcan
Haiti DepremiFeleğin ne kadar acımasız sille vurabileceğinin son örneği haiti.Hali hazırda fakirlikle boğuşan bu küçük Amerika ülkesinin başına şimdide 7 şiddetinde bir deprem geldi.Birleşmiş Milletlerin yardımlarıyla yaşamaya çalışan yoksul halk barınma şansını da kaybetti.Haitinin başkenti bile yerle yeksan oldu.Gazete haberlerine göre insanlar yağma yapmaya başlamışlar.Gerçi bu sadece onlara has bir durum değil sel felaketi yaşandığında (Sel Felaketi Üzerine)bizim memlekette bile adamlar taa öbür şehirlerden yağmaya gelmemişmiydi.Haitide 10 milyon kişi yaşıyor ve şimdi 3 milyon kişi depremden etkilenmiş bir vaziyette.Kızılay,Kızılhaç gibi yardım kuruluşları acil koduyla harekete geçtiler ama olan oldu zaten.İnsanlar perperişan.Buradaki garibanların çığlığını yıllardır duymayan sağır kulaklar bu depremden sonra duyacaklar mı hiç sanmam.Şimdilik geçici yardımlar yapılacak 1-2 ay sonra yine unutulacaklar.O sefalete yine mahkum kalacaklar.Neden ? haitide petrol,maden yokta ondan.Zaten olsaydıda bu garibanların eline bırakmaz anında alırlardı alacaklarını ellerinden.Zavallılar bir daha kolay kolay toparlanamazlar zaten bir atımlık barutları vardı o da depremle berhava oldu.

Haiti Depremi

Dünya Bankası 100 milyon, BM 10 milyon, İrlandalı Digicel şirketi 5 milyon, AB Komisyonu 4,37 milyon, İspanya 4,37 milyon, Hollanda 2,91 milyon, Almanya 2,17 milyon, Çin 1 milyon ve İsveç 850 bin dolar acil insani yardım kararı almış.Komedi denebilecek miktarda yardım ne işe yarıyacak o parayla anca bir kasabayı yeniden toparlarsınız.Ülkenin yarısı tarumar olmuş adamlar dalga geçiyorlar sanki.Haiti depremi bize ders olsun.İnsanlık ölmüş ruhuna Fatiha okumanın vakti gelmiş.
Önceki kayıtlar Anasayfa