Ne Mutlu Türküm Diyene

Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2013 Pazar


Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..

2 Yorumgaçlı Okurcan
ankara_kar_yagisi
Fotoğraf için lollacığıma teşekkürler :)

Dün ansızın bastıran karla Ankara başka bir kimliğe büründü daha bir güzel geliyor artık gözüme sanırım karın bu kadar yakıştığı başka bir şehir daha yoktur bu coğrafyada. Manzara insanın aklına ister istemez Yılmaz Erdoğan'ın Ankara şiirindeki Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar.. / asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar... dizelerini getiriyor. Ne yapalım bizde güzelliğe kapılıp aldık nevaleleri ipin ucunu kaçırmasaydık iyiydi :) Üzerinize afiyet hâlâ başım ağrıyor ve midem biraz nanemolla.

Umarım bir süre daha bu özel ve son zamanlarda nadir görebildiğimiz misafir şehrimizde kalır da doyasıya tadını çıkartır çocukluğumuzda kartopu oynadığımız, naylon poşetlerle tepelerden dik sokaklardan kaydığımız, üşüyünce hemen apartmanlara kaçıp kalorifer peteklerinde ellerimizi ısttığımız günlerin nostaljisi ile avunuruz.


fethiyespor

Değinmek istediğim bir başka konu var Fethiyespor'un Fenerbahçe ile oynadığı maçta seremoniye üzerlerinde "Yüce Atatürk" yazılı tşörtlerle sahaya çıkmasının "aslında" nasıl bir gerekçeyle suç kabul edilip PFDK'ya sevkedildiklerini merak ediyorum zira beyan edilen gerekçe gayet komik bana inandırıcı gelmiyor bazı "insanların" Atatürk hazımsızlığı malum ama bu kadar da olmaz ki bilader ellerinine geçirdikleri her yerde yurtsever insanları saçma sapan ipe sapa gelmez gerekçelerle, zora koşmaktan, ötekileştirmekten nasıl bir keyif alıyorlar anlamıyorum. Sahaya her türlü abidik gubidik siyasi mesajlar içeren şeylerle girmek serbest ama "Yüce Atatürk" yazan tşörtle girmek yasak öyle mi? Vay arkadaş bu günleri de gördük nihayet. Utanmasalar sokaklarda Atatürk ve onu çağrıştıran kıyafetleri giyen, takıları takan adamları da toplayıp atacaklar içeri, trafik polislerinin diger stickerleri görmezden gelip Atatürk stickerli arabalara kestikleri cezalarda hafızada henüz.

Allah sonumuzu hayır etsin...

23 Haziran 2012 Cumartesi


İslam aliminin bilimle imtihanı

2 Yorumgaçlı Okurcan
Rahmetli Atatürk haybeye söylememiş "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir." diye şimdi iletişim imkanları genişledi haliyle saçmalayan insanların saçmalıklarına ulaşmak ve bunları öğrenmek daha kolaylaştı.Bir süre önce youtube'da bir video vardı ıraklı bir din bilgini televizyonda dünyanın düz olduğunu ve güneşin dünyanın etrafında döndüğünü iddaa ediyordu sunucunun beyan ettiği kanıtlarla falan hiç ilgilenmedi bildiğini okudu program boyu sunucu dünyayı o an önüne yuvarlak olarak koysa ona bile inanmayacak kadar bağnazlaşmıştı.Kendine mürşid olarak ilmi almayan adamın haline en çarpıcı örneklerden birini teşkil ediyordu.


Daha sonra mısır'da bir vaka daha peyda oldu mısırlı bir din alimi müslüman erkeğin karısı öldükten sonra 6 saat daha onunla cinsel olarak birleşebileceğini savunuyor bu yönde fetva veriyordu velhasılı kelam en büyük sapıklık ve ahlâksızlıklardan biri olan nekrofiliyi caiz konumuna getiriyordu.Vehamete bakarmısınız...

Aslanın Allah diye kükrediğine ya da uydurma bir profesörün beyanlarını gerçek kabıl edip sineğin kanadıyla Allah'ın adını zikrettiğine inanan, Photoshopla yapılmış resimlere bakıp kayaların havada uçtuğuna iman eden,uydurma hadislere kanıp sineğin bir kanadında devenin idrarında şifa arayanına alışmıştık ama sebzeye din kisvesi yüklemek tamamen aşmak kardeşim ayrı bir boyutta paralel bir evrende falan yaşıyor bu muhteremler heralde.   


hristiyan_domates  
Hristiyan Domates
 
En son mısırdaki selefilerden bir grup domatesi hristiyan ilan etmiş yenmesinin haram olduğunu beyan etmiş okuduğumda az kaldı sandalyeden düşecektim gülmekten.Şimdi bu arkadaşlara ne desem bilemedim yaptıkları çıkarım iq seviyesi olarak terliksi hayvan ile amip arası bir düzeyde.Domates neden hristiyanmış peki, çünkü yatay olarak ortadan bölünce haç şekli çıkıyormuş yetmemiş birde filistinde yaşayan kadıncağıza peygamber efendimiz görünmüş "Hz. Muhammed ağlıyormuş ve ümmetini domates yememeleri gerektiği konusunda uyarıyormuş" iş bu sebepten domates yenmemeliymiş breh breh breh Allahım sen aklıma mukayet ol.

O zaman bijon anahtarı da kullanmayalım arabada resmen haç şeklinde, hele hele yıldız tornavidayı ve ona uygun vidayı eve de sokmamak lazım onunda ucunda haç var :)


Meyve sebzenin dini olur mu arkadaş domates hristiyansa patates nedir budist mi? Allah için muzun tahtı sağlam hilal gibi o şekli var kesin müslüman o zaman e peki içinde allah deseni olan domates ne oluyor mürted bir hristiyan mı?


Ehli sünnet meyve sebzeyi yersek günaha girermiyiz? Hiç müslüman müslümanı yer mi?


Ya yarın cübbeli çıkarsa ve derse biz bu muhteremleri cumada bayram namazında camide hiç görmedik bunlar nasıl müslüman diye al başına püsküllü belayı :)


Görüldüğü üzere istedikten sonra saçmalamanın sınırı yok işin ilginç tarafı bu saçmalıkları öne sürenler kelli felli adamlar içki de içmiyor, keyif verici maddeleri de kullanmıyorlar ki kafaları kıyak diyelim yokse biz içiyoruz da kafayı bunlar mı uluyor diye dalga geçecek oldum irkildim bu dingilleri mürşid edinip takip edenler var yahu.

3 Kasım 2011 Perşembe


Yeni Ali Kemaller

4 Yorumgaçlı Okurcan
Televizyonda tartışma programlarını izledikçe Atatürk'ün meşhur sözü aklıma geliyor "Kahramanı kadar gafili de, haini de çok bir milletiz".Her ne hikmetse ekranlar vatansever insanlara değilde daha ziyade yeni jenerasyon kadın - erkek Ali Kemal Jr.ların hakimiyetinde.

İşleri güçleri belirli odaklardan aldıkları bilgilerle toplumda dezenformasyon temelli manipülasyon yapmak zırnık kadar tarih bilgileri ve über zekalarıyla yarattıkları kendi hayal dünyalarındaki tarihi topluma empoze etmek.Öyle ya yoksa başka türlü millet kendi tarihinden geçmişinden kopartılıp bilinçsiz bir güruh haline getirilebilir ki?

Tabi ancak böyle yaparak patronlarının uslu elemanları olup maaşlarına zam alıyor ve pıtırak gibi biten tartışma programlarında daimi koltuk ve maaş sahibi oluyorlar.

Yeni Ali Kemal jr.'ların ortak özelliği istisnasız hepsinin herbokolog olmaları bilmedikleri ve uzmanı olmadıkları bir konu yok programda birisi mazallah beyin cerrahisinden bahsetse 40 yıllık cerraha ameliyat öğretecek kadar cesarete sahipler.Tarihçiye tarih,ekonomiste ekonomi,jeoloğa jeoloji dersi vermekten hiç çekinmezler.

Bizi ilgilendiren kısmı ise tarih.Bu muhteremlerin ortak noktaları ise asıl meslekleri tarihçilik olmayan hatta tarih konusunda literatüre herhangi bir katkısı olmamış kimseleri referans alarak ( Mustafa Armağan gibi )"gayri resmi tarih" anlayışını pompalamaları.

İşte bu yüzden Nagehan Alçı'nın Atatürk'e diktatör dediğini duymak hiç tuhafıma gitmedi zira eşi ROK'la beraber bu yeni nesil Ali Kemal jr.topluluğunun önde gelen isimlerinden kendisi.

Dün twitter'de dolanırken takip ettiğim arkadaşlardan hanımefendinin Hulki Cevizoğluyla aynı programda olduğunu haber aldım ve izlemeye başladım lakin hanımefendinin Atatürk'e diktatör yakıştırması yaptığı argümanlar o kadar saçma ki akıllara seza.İstiklal Mahkemeleri,Takrir-i Sükun kanunu ve Muhalefetin olmayışı (daha doğrusu denemelerin başarısız olması) diktaya delaletmiş.Hanımefendi zahmet edip devrimlerin nasıl yapıldığını araştırsa ve diktatör diye nitelendirilen insanların uygulamalarına bakıp mukayase etse (kapasitesi olduğunu sanmıyorum ya Allah'tan ümit kesilmez) gerçeği bilecek.Bana kalırsa gerçeği kendiside adı gibi biliyor ama söyleyemez zira Atatürk'ü överse arkasındaki Ali Kemal Jr. güruhunun desteğini kaybedebilir.Mazallah gelen cukkalar kısılır sonra evin taksitleri nasıl ödenir :)

Kendisi Che gibi bir isme bile barbar yamyam diyebilecek tıyniyette birisi diyeyim gerisini siz anlayın okurcanlar.

Yurdunu işgalden kurtaran ,ülkesini moderleştirmek ve toplumunu çağdaşlaştırmak adına ömrünü harcayan istese padişah olabilecekken reddedip yurttaşlarına cumhuriyet gibi kendini yönetme fırsatı tanıyan yabancı ülkelerde bile kendisinden övgüyle sözedilirken aradan geçen yılların ardından kendi yurttaşları tarafında böylesi acımasızca eleştirilen kaç lider vardır?

Bu gün sıcak koltuklarınızdan oturup 80 yıl öncesini eleştirmek acımasızca yerden yere vurmak çok kolay öyle olmasaydıda böyle olsaydı vırt zır sen olsaydın daha iyisini yapsaydın demezler mi adama.Bırak geçmişi geçti gitti şimdi çok daha iyi bir ortamdasın o zaman varolmayan demokratik haklarında mevcut gir siyasete al mührü daha iyisini yap görelim.Daha başında bulunan iktidarın anti demokratik hareketlerini açıkça eleştiremiyorsun kalkmış heryerde faşizmin kol gezdiği yıllarda Türkiye'de dört dörtlük demokrasi arıyorsun ayıptır..

Tarih konusunda uzman değilim ancak hiç yoktan vicdanımla ölçüp biçiyor elimden geldiğince kimseye haksızlık etmemeye çalışıyorum.

Şartları düşünelim ve M.Kemal'in yerine kendimizi koyalım.Savaştan çıkalı henüz 2-3 yıl olmuş Cumhuriyet daha sadece 1 yaşında ülke perperişan ve dünyada demokrasinin "D"si konuşulmuyorken Atatürk "deneme amaçlı" güvendiği insanlara kurduruyor Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı bakalım yapabiliyormuyuz diye. Hal böyleyken hala aklı fikri padişahın saltanat günlerinde olan yeni rejimin cumhuriyet olmasından pekte hazzetmeyen ne kadar muhalif ve yobaz varsa doluşmuş partiye üzerine birde Şeyh Sait isyanı çıkıyor.Yıllarını verip inşaa etmeye çalıştığın uğruna yedi düvele karşı savaşlar verdiğin ülke darmadağın olma aşamasına geliyor.Haliyle M.Kemal'de ortalığı yeniden toplamak için Takrir-i Sükun Kanununu çıkartıyor parti kapatılıyor asileri İstiklal Mahkemelerinde yargılatıyor vs vs siz olsanız ne yapardınız asilere çiçek atıp muhaliflerle uzlaşma masasına mı otururdunuz yoksa henüz erken olduğuna kanaat getirip noktayı bir süreliğinede olsa koyarmıydınız.Ha bu yaptığı ve hüsrana uğradığı denemenin ardından hala Atatürk için demokrat değildir diyenin anlını karışlarım ben.

Hesapta Atatürk tanrısallaştırılıyormuş.Daha yeni bir milletvekili tarafından Başbakana dokunmak ibadettir denmedi mi ya da Tayyibi üzmek Allahı üzmektir diye şiir yazılmadı mı.Peki bunları ne yana koyacağız nagehan ve tayfası bu sözlere gıkınız çıkıyor mu?

İstiklal Mahkemeleri adil değilmiş vallaha mı ya bu gün haybeden yıllarca içerde tutulan insanlar ne olacak onlar için gıkınız çıkıyor mu,itiraz ediyormusunuz yok.Vatansever insanlar içerde boş yere hapislerde çürürken göbeğinizi hoplata hoplata kakır kakır gülüyorsunuz.80 yıl önceki olağanüstü şartlarda oluşturulmuş mahkemelerden bu günkünden daha adil olmasını bekliyorsunuz.DGM'lerin yerine kurulan Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri ve bu "özel yetkileri" işinize geldiği için sorgulamıyorsunuz bile.

İstesenizde sorgulayamazsınız zira sizin asıl finansörünüz olan iktidardan Allah'tan korktuğunuzdan daha çok korkuyorsunuz.

Atatürk tek adamdı kuşkusuz ama bu onu diğer tek adamlardan (Adnan Menderes,Turgut Özal,Tayyip Erdoğan) daha fazla diktatör yapmaz kaldı ki Atatürk'le bu üç muhteremin toplamı bile mukayese edilemez.Atatürk yoktan savaşarak bir cumhuriyet rejimi kurdu söz konusu diğerleri ise içinde bulundukları demokrasiyi doğru düzgün geliştiremediler bile.Buldukları ilk fırsatta despotluklarını gösterip demir yumruklarını vurdular hak arayanların üzerine.

Yeni bir Tarih dersinde buluşmak üzere selametle :)

7 Ocak 2011 Cuma


Ondan bundan birazda şundan bölüm 15

20 Yorumgaçlı Okurcan
*Muhteşem Yüzyıl dizisi üzerinde kopartılan fırtınaları çok anlamsız buluyorum.Özelliklede bu fırtınayı kopartanların hayatları boyunca okul kitaplarının dışında tarih okumamış olmaları ve yok efendim şöyleydide böyleydide diye kulaktan dolma yalan yanlış bilgilerle ahkam kesmeleri oldukça komik.Dizinin bir kısmını izledim görsel manada ellerinden geleni yapmışlar tecrübeli oyuncular ve genç - popüler isimleri harmanlayarak reyting işinide garantiye almaya çalışmışlar.Tarihsel olarak hatalar elbette var ve dizinin ilerleyen bölümlerinde de olmaya devam edecek lakin bu hataları abartmaya lüzum olmadığı kanısındayım.Netice olarak bu televizyonda izlensin diye yapılmış bir dizi tarih olabildiğince yansıtmak ve bununla beraber diziyi de izletmek zorundalar.Bu sebeple izleyicinin ilgisini çekecek değişik atraksiyonlara yer vermek gerekli ki bu atraksiyonlarda %100 gerçek tarihle uyumlu olmak zorunda değil.Ayıla bayıla izledikleri hangi tarihsel film veya dizi tamamiyle birebir tarihle örtüşüyor?

Güya Kanuni Sultan Süleyman kadın zaafı olan keyfine düşkün biri olarak lanse ediliyormuş ta harem genelev gibi aktarılıyormuşta kardeşim ne kadar inanmasanızda gerçekler hemen hemen bu ve buna yakın siz padişahları evliya zannetsenizde onlar cariyeleri ve hasekileri olan çok eşli hükümdarlardı ve saltanatlarının devamının garantisi olacak erkek çocukları dünyaya getirebilmek için kadınlarla beraber olmak zorundaydılar (İmkanları ölçüsünde dinin de izin verdiği kadarıyla) Ne kadar kudretli olursa olsun bir hükümdar mitoz bölünme yoluyla çoğalamaz ya da o zamanlar maalesef teknoloji imkan vermediğinden mütevellit hücre ve dna transferi yöntemiyle labaratuarda çocuk yapamazlardı kafanıza yerleştirin artık bunu.Onlarda eşleri ve cariyeleriyle halvet olmaktaydılar
her ademoğlu gibi.Ayrıca dizi saray içindeki entrikaları ve kanuni hürrem ilişkisini ana konu olarak alacak gibi durmakta bu sebeple harem - padişah münasebetleri ağırlıklı olarak ekranda görünecek daha doğal ne olabilir.Koca koca savaşları bu kısıtlı bütçelerle diziye yansıtabilmek maalesef mümkün değil.

Muhteşem YüzyılKanuni Sultan Süleyman'a hakaret ediyor gerekçesiyle protesto edeninden tut facebookta bu konuda gruplar açanlar hatta diziyi yayınlayan grubu protesto etmeye tüm ürünlerini ve hizmetlerini boykot etmeye çağıran oluşumlar var ki saçmalıktan başka bişey değil.Ülkenin bunca önemli sorunları varken insanların böyle abidik gubidik işlere enerji harcamaları çok anlamsız geliyor.

Aynı şahsiyetlerin tarihteki diğer önemli kimliklere yapılan saygısızlıklara gık çıkarmamaları hatta içten içe desteklemeleride apayrı bir ikiyüzlülük örneği.Öyleki bu yayagara kopartan cenahın gözünde Modern Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve kurtarıcısı Atatürk'te içki masalarından kalkmayan, çengi oynatmaya bayılan, zevk-i sefa düşkünü birisi.Hatta içlerinden bazıları Kurtuluş Savaşı bile yapılmadığını söyleyecek kadar hadsiz ve tarihi yamultmaya meraklı kimseler.Cumhuriyet'in resmi tarihi beğenmezler inanmamaya meyillidirler lakin kendi inandıkları osmanlı tarihini de yazanların o gün ki resmi tarihçiler (Vakanüvis) olduğunu yazdıkları belgeler karşılığı devletten okkalı miktarda altın aldıklarını (Tarafsız - objektif tarih :) yazabilirler mi acaba?) hiç akıllarına getirmezler.

Beğenir izlersiniz ya da beğenmezseniz kumanda elinizde başka kanala geçer izlemekten vazgeçersiniz.Bu kadar basit....

***

Yargıtay yürürlüğe yeni giren cmk 102 madde'yi yorumladı ve tutukluluk süresini ağır cezalık suçlarda 5 örgütlü suçlarda ise 10 yıl olarak tespit etti.Doğal olarak hala sürmekte olan ve veya yargıtayda bulunan davaların bir kısmında insanlar tahliye edildi bunların arasında hizbullah gibi bir terör örgütünün lider kadrosu olduğu gibi dışarı çıktı.Ayrıca kamunun vicdanını sızlatan pek çok ağır cezalık davalarda yargılanan insanda hürriyetlerine bir süreliğine kavuştular kimse beraat ettiklerini zannetmesin sadece artık tutuklu olarak yargılanmayacaklar ancak onların kaçmamaları için bir engelde yok ortada sınırlarımız delik deşik olduğundan içlerinden isteyenler kolayca yurtdışına kaçabilecektirler buna eminim.

Şimdi bu gelişmeler üzerine insanlar durumdan kimin sorumlu olduğunu kabahatin yargıtay'da mı yoksa hükumette mi olduğunu sorgulamaya başladılar.Hükumet suçu yargıtay'a atıyor ama bana kalırsa sorumlu sadece hükumettir bu yasayı çıkarttıktan sonra yargıtay'a ısrarla boş sandalyeler için üye atama ,yargının hızlanması için yeni mahkemeler kurup yeni hakimler atama,adli kolluk sistemini oluşturup harekete geçirme,adli tıp'ı düzgün işleyen bir hale getirme, istinaf mahkemelerini kurmak için 2005'te yasa çıkart 2007 de tamamlanacak de ondan sonra hiçbirine el sürme suçu başkalarına at oh ne ala :)


***

Son günlerin hararetle tartışılan bir olgusuda Bilgi Üniversitesinde tez amaçlı olarak Deniz Özgün tarafından çekilen porno film.Vay efendim üniversitede böyle ahlaksızlık olurmuda öğretim görevlileri nasıl izin verirler bunada bilmem ne.Ulan yolda el alemin bacısına karısına sarkan, eli apışarasından çıkmadan yaşayan,dünyanın en büyük porno müşterisi,izleyicisi siz değilmisiniz nedir bu yayagara şimdi mi geldi ahlak aklınıza.Türkiyeden yapılan aramaların büyük çoğunluğu cinsel içerikli değil mi? Geçin bu işleri :)

Hele hele filmde oynadığını söyleyen Elif Şafak Urucu hepten vahim durumda bundan sonra heralde adını,tipini falan değiştirmek zorunda kalır yoksa hayatta rahat bırakmazlar.Öğretim görevlileri şimdiden ayvayı yediler işlerinden atıldılar artık iş güç bulmalarıda zor yaftalandılar.

Türkiyede yaşamak zor vesselam...

***

Sevgili Cumhurbaşkanımız lütfedip öğrencilerin sorunlarını dinlemek için öğrenci temsilcileriyle görüştü ama ortada başka bir sorun vardı görüştüğü öğrencilerin ona anlatabilecek herhangi bir sorunları yoktu zira büyük çoğunluğu özel üniversite öğrencisi ve tuzu kuru takımındandı :)

Bu zihniyetin üniversite öğrencilerinin gerçek sorunlarını çözebileceğine inanıyormusunuz?

***

Amerikada ve isveçte gökyüzünden ölü kuşlar yağdı malumunuz.Bazıları bu olayların kıyametin alametleri olduğunu düşünüp endişeye kapılmışlar.Endişeye kapılmakta haksızda değiller insanlara, hayvanlara, dünyaya onca eziyet ettikten sonra öbür tarafta başlarına gelecekleri biliyorlar tabi ama boş yere endişe etmesinler şimdilik paçayı yırttılar ölen kuşların büyük ihtimalle ani bir fırtınaya yakalanmış olduğu,iç travma geçirdikleri düşünülüyor ve bu yönde bulgular var.Hadi yine iyisiniz :D


Ohh sonunda uzun bir yazı yazdım be :)))

6 Ekim 2010 Çarşamba


Yeni Nesil Aydın Tiplemesi

4 Yorumgaçlı Okurcan
Kafein
Bir dünya kitabı okudunuz hatmettiniz marks,engels,Fukuyama acımadınız ezberlediniz "Aydın" sıfatını haketmek istiyosunuz sadece okumak yetmez Yeni devrin trendi Atatürk ve Dönemine eğer maça yemiyorsa İsmet İnönü'ye saldırmak.Bu iki eylemden birini sürekli yapmıyorsanız "Aydın" sayılmıyorsunuz.Ne televizyonlarda programlara çıkabiliyorsunuz ne de "yeni" medya da köşe sahibi olabiliyorsunuz.Mümkünse Fetullahçı,eski "sol"cu,liboş,dinci olmalısınız.Hele Atatürkçü,Kemalist,ulusalcı,milliyetçiyseniz o sıfata imkansız ulaşamıyorsunuz.Haftada bir kurulduğunuz köşeden kuruluş dönemine çakmazlısınız.Kemalist ve Milliyetçinin hayatta yapamayacağı bişey.

Acı olan bu "Aydın"ların yazdıklarından etkilenip onlara inanan bir kitleninde oluşmaya başlaması.Bu inanmış kitleden biriyle herhangi bir sosyal paylaşım platformunda karşılaştığınızı anlamanın en kolay yolu sözlerindeki ama bu "Resmi Tarih" yalanıdır klişesi.Arkadaşlar üşenmemişler belgeleri ve bilgileri eğip bükerek ojektif bir bakış açısından tamamiyle uzak şekilde kendilerine "Alternatif Tarih" yaratmışlar.Hesapta bizim bildiğimiz tüm tarihi gerçekler yalanmış zira hepsi "resmi tarih" anlayışı içinde yazılmışlar.Allah Allah adadolu'ya biz 1071 de değil heralde 1800'lerde girdik haberimiz yok yoksa İstanbul'u Fetheden Fatih Sultan Mehmet değilde Kavalalı Mehmet Ali paşa mıydı? Belkide biz Kurtuluş Savaşı bile yapmamışızdır toplu bir halüsünasyon görmüşüzdür.İngilizler,Yunanlılar,Fransızlar,İtalyanlar yurdun dörtbir köşesini işgal etmemiş bize yardıma gelmişlerdir bizde daha sonra onlarla oturup 5 çayında yaptığımız muhabbetler neticesinde kibarca kapıyı göstermişizdir olamaz mı? Belkide onlar sıkılıp gitmişlerdir.Aslında Ermeni çeteleri müslüman ahaliyi van sokaklarında kesmemiş camilere doldurup yakmamıştır biz ermenilerin gözü üzerinde kaş olduğundan tehcir etmişiz bu tehcir sırasında da canımız sıkıldığından katledivermişizdir.

Ermenileri tehcir etmekle itham ediliriz ama bizim balkanlardan tehcir edildiğimiz hiç söylenmez.Hatta Türk milliyetçiliği yapanların aslında Türk bile olmayan balkan göçmenleri olduğunu söyleyebilecek kadar dengesiz,müfteri ve kara cahildirler.O kadar okumuş adamların evlad-ı fatihanlardan haberinin olmaması beklenemez.Bu kadar eşşeklik ancak tahsille mümkündür başka açıklaması yok :)

Yeni "Aydın" arkadaşların ayrı bir merakı da Kuruluş döneminde demokrasi aramak.Bu günün demokrasi anlayışıyla o günü terazinin kefesine koymak.Yok efendim neden çok partili hayata geçilmemiş yok efendim devrimler tepeden inmeciymiş,halka sorulmamışmış yok kurucular jakobenmiş.Hani insan biraz tarih bilmese inanacak yahu dünyada kaç devrim halka sorulup yapılmış ki? Fransız devrimi jakoben değil midir? Rus Ekim devrimi jakoben değil midir? Hangi devrimde yapılacaklar halka sorulmuştur?

Tarih 20'lerde 30'larda iken kaç demokrasi vardı dünyada? İstiklal mahkemelerinde masumlar gümbürtüye gitmişde bilmem ne.Hangi devrim sırasında masumlarda gümbürtüye gitmedi ki? Robespiyerin giyotininin sonunda kelle dağları olmadı mı?,ekim devriminin akabinde binlerce devamında sibiryaya sürülen yüzbinlerce insan ölmedi mi? Ayrıca dünyanın neresinde kuruluş devri bu kadar fütursuzca eleşirilmekte merak ediyorum.Hani kötü niyetli olsam cumhuriyete düşmanlar diyeceğim ama dilim varmıyor.Arada bir düşünüyorum keşke Atatürk'ün hiç varolmadığı paralel bir evrene geçip bu gün Türkiye'nin durumu ne olurdu bir görsek.Pakistan "demokrasisi" ya da mısır "demokrasisi" mi olurdu yurdumuz 5-6 parça mı olurdu bir yaşayarak öğrensek.

Mevzu günümüze gelince geçmişte demokrasi arayan beylerin nedense demokrasiyle yakından uzaktan alakası yok.Silivride herhangi bir sağlam delillere dayalı suç isnadı bile olmadan yıllardır yatan insanlara karşı usulü boşverin amaç ulvi diyebilecek kadar arsızlar.Usulsüz mahkeme kararıyla yapılan dinlemelerin metinleri,gizli olması gereken davaların ifadeleri köşelerinde ve gazetelerinde çarşaf çarşaf yayınlanarak haysiyet katilliği yapılmakta.Sadece soruşturulan insanları bile kafadan hapislere mahkum ederek hem savcı hem hakim olmakta bir beis görmemekteler.

Bu yeni tiplemelerin hemen hemen hepsinin ortak noktası iktidarın beslemeleri olmaları.Tabi iş usulüne uygun olsun diye arpalıklardan doğrudan para almıyorlar.Yurtdışında yapılan konferanslardan katılım ücretleri, eşe dosta sağlanan ayrıcalıklar,piyasada yazamayacak insanların gazetelerde "abilerin" yardımlarıyla tuttukları köşelerle oldukça semirmekteler.Bu muhteremler herşey olurlarda bir tek Türk olamazlar Hrant ölür Ermeni olurlar,Bir papaz ölür hristiyan olurlar ne diyeyim Allah Bülent Ersoy'a uzun ömürler versin...

Bu yazıyı okuyan omzundan arkaya tuz atsın,etrafında 10 kere dönsün rüyasında demokrasiyi görüyor yapmayanın poposunda sivilce çıkıyor.Denedim %100 çalışıyor.

28 Eylül 2010 Salı


Savarona'ya Fuhuş baskını - Oha artık rezillikte son nokta

8 Yorumgaçlı Okurcan
Savarona
Rezillikte son nokta kültürel mirasımız olan Atatürk'ün yadigarı Savarona yatında fuhuş yapılıyormuş.ANTALYA İl Jandarma Komutanlığı'nın tespitiyle uzunca bir süredir takip edilen yatta rusya ve ukrayna mankenlik ajanslarından seçtikleri küçük yaşta ve 18 yaşının üzerindeki rus hatunları işadamlarına pazarlıyorlarmış.Günlük 50 bin dolara kiraladıkları yatla sularımızda alem yapıyorlarmış.Yapılan operasyonla çete yakalanmış.Allahtan yakalanmışlar yakalanmasalar bu rezillik ne kadar sürerdi kim bilir.

Yakında Topkapı sarayında,mecliste,Çankaya köşkünde alem yapıldığı haberleri de çıkarsa şaşırmam.

Vay anasını dedim bu haberi okuyunca Kültür ve Turizm Bakanının acilen istifası gerekiyor bence.Ülkesinin kültür mirasını koruyamadığı için.Bundan bir süre önce Kahraman Sadıkoğlu Savaronayı onarıp Türk milletine büyük hizmet yapmıştı ancak televizyonlarda yatın çok masraf olduğunu devletten yardım beklediğini söylemişti.Yardım alamadığı takdirde yatı kiralamak zorunda kalacağını beyan ettikten sonra Kültür ve Turizm Bakanlığının parayı bastırıp yatı alması Dolmabahçe Sarayının Önüne çekip müze olarak kullanması gerekirdi.Söz konusu Atatürk olunca kıçlarını kıpırdatmaktan aciz insanlar görevde maalesef.

Kime ne diyeyim bilemedim yatı kiralayana mı kiralanmasına göz yumanlara mı ? Aslına bakarsanız Kahraman Sadıkoğlu'nun pek kabahati yok ne bilsin adamların bu işlere gireceklerini.Asıl suçlu Kültür ve Turizm Bakanlığı.Allah topunuzu bildiği gibi yapsın.

Sinirden elim ayağıma dolaştı söyleyecek çok söz var ama işte boğaz dediğin 9 boğum kalsın orasıda bende...

10 Ağustos 2010 Salı


Atatürk'ün yaşasaydı Akp Genel Başkanı olma olasılığı

7 Yorumgaçlı Okurcan
Milliyette bu haberi görünce gülmekten oturduğum yerden düşecektim. Akp'li bir milletvekili olan Fazlı Erdoğan efendi ‘Atatürk yaşasaydı, Ak Parti Genel Başkanlığı’na kendini layık görürdü’ buyurmuş.Ya bu beyfendinin Atatürk ve devrimlerinden haberi yok ya da marsta falan yaşıyor heralde.Bilader sizin partinin varlığı bile Atatürk'e hakarettir.Atatürk yaşıyor olsaydı biriniz bu memlekette yaşayabilirmiydiniz? Sakın yanlış anlamayın bu sözlerim "dini" bağlamda değil Atatürk Anti-Emperyalist bir liderdi Akp gibi globalizmin,ABD'nin ve sömürünün dibine kadar banmış bir partinin değil genel başkanı olmayı böyle bir partinin varlığını bile zul görürdü heralde.Atatürk yoktan varetmiş bir liderdir sizinki gibi varları satan ülkesini sağa sola 3 kuruşa "pazarlayan" olmamıştır hiç bir zaman.Yıllar süren savaşlardan sonra bitik bir milleti şahlandıran,nerdeyse yokolmuş bir ümmeti millet yapan,bozkırın ortasından koca bir başkent yaratan,fabrikalar kurduran,demiryolları döşeten,insanları eğitimle,çağdaşlaşma hamleleriyle muassır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmaya çalışan da Atatürk'tür sizin partinizin genel başkanının anlayışı olan kadının 4.sınıf bir canlı varlık konumu ona o kadar uzaktır ki anlatamam gerçi anlatsamda anlamazsınız ya neyse.Siz nerdesiniz muassır medeniyet seviyesi nerde ? Atatürk asla işsiz bir evlat sahibi anaya "senin oğlunda işsiz kalsın" zor durumdaki çifçiye "artislik yapma lan ananıda al git" dememiştir.Hiç bir zaman 13-14 yaşındaki bir gencin boğazını sıkan bir gaddarlık yapmamıştır.Asla diktatörya havesleri olmamıştır malum biri gibi.

Sizin Partinin yaşasaydı genel başkanlığına layık olan "Ali Kemal"dir.Fazlı bey Kemalleri fena karıştırmışsın :)

Ayrıca beyfendinin başka bir "inci" sözüde "Bu ülkenin şehidi ne kadar kutsalsa başbakanıda o kadar kutsaldır" bu söze ancak hadi ordan denir.Tamam her değeri yozlaştırdınız bitti şimdi sıra şehadete mi geldi.Şehitlik kavramı sizin hesapta çok iyi bildiğiniz dini açıdan peygamberlikten sonra en yüksek mertebedir.Sen tutup başbakanı bu kutsal ve yüce mertebeyle bir tutarsan kusura bakma da gözümde zerrece insan olarak değerin kalmaz.

Utanmasanız Başbakanı evliya ilan edeceksiniz hatta putunu yapıp ona tapacaksınız günde 5 vakit.

Ramazan arifesinde ağzımı bozmayayım kısaca "Allah Akıl Fikir Versin".

19 Mayıs 2010 Çarşamba


Seda Sayan'a Atatürk Konuk oldu

2 Yorumgaçlı Okurcan
Atatürk
Akıllara seza bir vaziyetle yine başbaşayız.Türk televizyon tarihi heralde bu kadar abukluk ve saygısızlık görmemiştir heralde.Seda Sayan namlı hanımefendi sabah şekerleri formatındaki programına Atatürk'ün balmumu heykelini çıkartmış çıkartmakla da yetinmemiş konuk koltuğuna oturtmuş.Benzese ve düzgün olsa içim yanmayacak diyemem yine yüreğim sızlar fakat yine de çok saygısızlık edilmiş demezdim.Buldukları balmumu heykelin yakası bağrı bi tarafa gitmiş Atatürk'e anca uzaktan andırıyor denebilecek kadar özensiz yapılmış.Programda konuşulanlar ve içeriğine değinmeyeceğim fakat bu daha önce burada eleştirdiğim İstanbul Valiliğince yapılan Atatürk'ün pastadan çıkartıldığı abuk kutlamadan daha abuk bir durum.

Böylesi bir saygısızlığa imza attığı için Seda Sayan'ı tebrik ediyorum.

Yazılacak çok şey varda değmez.Saydırmamak için kendimi zor tutuyorum

22 Nisan 2010 Perşembe


Bu gün 23 Nisan neşe doluyor insan

5 Yorumgaçlı Okurcan
Farkettimde bu güne kadar hiç 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ilgili bir yazı yazmamışım.Böylesi önemli bir milli bayram hakkında yazmamış olduğumdan kendime sıfır verdim yinede en birinci benim.

Her yıl 2 günlüğünede olsa 23 Nisanda tatil yapmak için yanar tutuşurduk tatillerin bol olduğu ülkemizde. Çocuk aklı işte tatile doyarmı işi gücü dalga dubara.Doğru düzgün ders anlatılmayan,öğretmekten ziyade ezberletmeyi marifet sayan ezberci zihniyetle yetiştirilen bizler siyasetin ucundan geçene kadar kavrayamadık ulusal egemenlik nedir, Yüce Önderimiz M.Kemal Atatürk bu bayramı niçin çocuklara hediye etmiştir.Bizim için oyun vesilesi olmaktan başka bir anlam ifade etmeyen milli bayramların değeri ve önemi ancak belli bir yaştan sonra kavranıyor ne yazık ki.

Atatürk ve Çocuklar


Binbir emekle kurulan bu cumhuriyeti yaşatacak olan bizlerdik yani çocuklar.Kurmak yetmiyordu yaşatmak ve yüceltmekte gerekliydi devleti.Ancak iyi yetiştirilmiş çocuklarla korunabilirdi ulusal egemenlik ve her alanda bağımsızlık.Farkındaydı Atatürk ancak bu şekilde olabilirdi çocukların eliyle çocuklar sayesinde.İşte bu yüzden Ulusal Egemenliği çocuklara emanet etti.Değer verilmeyen,eğitilemeyen dünyadaki gelişmelerden hep geri kalan bizlerdik en önemli emanetin mirasçıları.Günümüze kadar çocuklara Atatürk kadar değer veren çocukların değerini ve anlamını kavrayabilen başka bir lider gelmedi benim nazarımda.Aksi olsaydı günümüzün toplumsal yapısı ve ülkemizin dünya üzerindeki yeri tamamen farklı olurdu.

Hele bu günkü bazı parti liderleri için gösterilerde polis taşlatmak ve üreyerek daha fazla oy potansiyeli yaratmaktan başka anlamı yok çocukların.Onlar birer vasıta, onlar birer piyon her an harcanmaya müsait seçim otobüslerinden atılan çin malı oyuncakların esiri olan çocuklardır aslında geleceğimiz...

Hepinizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı kutlu olsun

17 Mart 2010 Çarşamba


18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü

1 Yorumgaçlı Okurcan
Çanakkale
Bu gün 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü insan oturup bir muhasebe yapıyor acaba yaşantımızla o zamanlar bizim uğrumuza kimi şehadet şerbetini içimiş kimi gazi olmuş güzide insanların fedakarlıklarına layıkmıyız diye düşünüyor.Açlık,yoksulluk,donanımsızlık onlarca yıl süren savaşların ardından tabiri caizse yedi düvelin bir araya gelip bize karşı savaştığı noktada Çanakkale Geçilmez dedirtebilmiş vatan evlatlarına layıkmıyız? Bombacı Mehmet Çavuş'un hikayesini vereyim sizlere bilmeyenlerde okusunlar ve ibret alsınlar


Bombacı Mehmet Çavuş

Seddülbahir ve Conkbayır’ın büyük kahramanlarından biride Bombacı Mehmet Çavuş‘tu. Bu kahraman Anadolu çocuğu ,İngilizlerin siperlerimize fırlattığı el bombalarını korkusuzca hemen yakalar,karşı tarafa fırlatır ve zararını kendilerine dokundururdu. İngilizler bunu anlamış olacaklar ki bombaları bir kaç sayı saydıktan sonra fırlatarak Mehmet Çavuş ‘un iadesini önlemeye çalışmışlardı. İşte böyle bir bomba Mehmet Çavuş ‘un elinde patlayarak sağ elinin bileğinden kopmasına sebep olmuştu. Bu yiğit delikanlı vazife şuuruyla hastahaneden tabur kumandanına yazdığı mektupta şöyle diyordu:

“Sağ kolumu kaybettim, zarar yok,sol kolum var. Onunla da pekala iş görebilirim. Beni müteessir eden ve yüne kıtama iltihak edip düşmanla çarpışmama mani olan şey yaramın henüz kapanmamış olmasıdır.

Hastahaneden kurtularak halen harbe iştirak edemediğim için beni mazur görünüz ,affedeniz muhterem kumandanım..”


Ruhunuz şad Mekanınız cennet olsun.Başta Atatürk olmak üzere vatan topraklarının kurtarılması uğruna canlarını feda eden Aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle, gazilerimizi şükranla anıyoruz.


6 Şubat 2010 Cumartesi


Veda Filmi 2010

0 Yorumgaçlı Okurcan
VedaFragmandan izlediğim kadarıyla bomba gibi bir film geliyor Türk Sinemasına.Dönem filmi çekmekte hep zorlanmış olan sinemamız Veda ile bu sefer şeytanın bacağını kırmış gibi.Yönetmenliğini aynı zamanda senaryosunuda yazmış olan Zülfü Livaneli yapıyor.Unutmadan film müzikleri de Zülfü Livaneli damgasını taşıyor.Görüntü yönetmeni ise Peter Steguer.Senaryo çalışması yaklaşık 3 yıl sürmüş çekimler ise 7 haftada tamamlanmış.Atatürk'ü çocukluk arkadaşı aynı zamanda yaveri olan Salih Bozok'un gözünden anlatmakta.Bana kalırsa bu film sadece iç piyasa için değil dünyada hitap edebilecek bir yapıt.Amacı da sitesinde anlatıldığı kadarıyla bu.Kesinlikle bizim sinemamızın kalitesini bir üst çıtaya çıkartacak.Atatürk'ü 4 farklı oyuncu canlandırmış.Küçüklüğünü Fikret Kağan Olcay,Delikanlılığını Bartunç Akbaba,Cumhuriyet Yıllarını Sinan Tuzcu,Son zamanlarını ise Burhan Güven canlandırıyor.Salih Bozok rolünde Serhat Mustafa Kılıç,Zübeyde Hanım rolünde Dolunay Soysert,Latife Hanım rolünde Ezgi Mola,Fikriye Hanım rolünde ise Özge Özpirinçci'yi izleyeceksiniz.Filmin gösterime giriş tarihi ise 26 Şubat sabırsızlıkla bekliyorum fırsatım ve imkanım olursa mutlaka sinemada izlemeye niyetim var.

Film Hakkında

Selanik’te çocukluktan başlayan arkadaşlık, önce silah arkadaşlığına sonrasında cumhuriyetle birlikte aynı ideallerin peşinde yürüyen yarım asırlık dostluğa ve ölene kadar süren kardeşliğe dönüştü. Aralarındaki dostluk o kadar büyüktü ki biri öldüğünde diğeri de hayata veda etmek istedi…

Veda, ölüme meydan okuyan bir kuşağın hikayesi. Filmde sadece Atatürk’ün hayatı anlatılmıyor, aynı zamanda bir döneme ışık tutuluyor, filmde dostluk, savaş, aşk, sevgi gibi konular ‘insan olmak’ çerçevesinde tekrar ele alınıyor. “Veda” Salih Bozok’un anlatımıyla, bu dostluğun, Atatürk’ün hayatının dönüm noktalarının, vatanı kurtarmak için ölüme meydan okuyan bir kuşağın komutanının hikayesi…

Veda’nın amacı, Atatürk’ü sadece Türkiye’ye anlatmak değil, aynı zamanda tüm dünyada Atatürk’ün tanınmasını sağlamak.


Veda Veda Veda




Ayrıntılı bilgi için Filmin Sitesi: www.vedafilm.com

9 Kasım 2009 Pazartesi


Atamızı Ebediyete intikalinin 71.yıldönümünde saygıyla anıyoruz

0 Yorumgaçlı Okurcan
Mustafa Kemal Atatürk

Atamızı Ebediyete intikalinin 71.yıldönümünde saygıyla anıyoruz.Ruhu Şad Mekanı Cennet olsun.

İlkelerinin ve Devrimlerinin yılmaz bekçileri olacağız...

30 Ekim 2009 Cuma


Atatürk Pastadan çıkar mı?

2 Yorumgaçlı Okurcan
Atatürk'e Saygısızlık

İstanbul Valiliğinin Dolmabahçe sarayında düzenlenlediği Cumhuriyet resepsiyonunda 86 yıllık cumhuriyet tarihinde hatta tüm Türk tarihinde görülmemiş bir rezalete imza atıldı.İlk defa pastadan bir Türk Büyüğü Atatürk çıktı hemde 29 Ekim Resepsiyonunda .Evet şaşırmayın böylesi cumhuriyetle,saygıyla, sevgiyle, tarih bilinciyle alakasız insanları görevlendirirseniz ancak zihniyetleri buna elverir.Benim bildiğim pastadan yılbaşında dansöz,bekarlığa veda partisinde striptizci çıkar hiç devlet adamı çıkarmı yahu.Bu organizasyonla ilgilenen insanlardan bir tanesi bile bunun farkına varamaz mı? Yazık çok yazık...Daha çok yazarımda neyse elimden bi kaza çıkmadan bu konuyu kapatayım en iyisi.

Haberin Kaynağı

14 Ağustos 2009 Cuma


Bir garip vali portresi

0 Yorumgaçlı Okurcan
Haberleri izlemeye ,gazete okumaya tövbe edip bırakmaya karar verdim yahu okuyup izliyoruz gündemi yakalayalım ne olup bitiyor bilelim diye stres manyağı olup çıkıyoruz güzelim ülkenin içine yuvarlandığı çukuru gördükçe heder olmamak içten bile değil bünye gayrisini kaldırmıyor bir yaştan sonra.Geçtiğimiz günlerde Ordu Valisi Ali Kaban müthiş işlere imza atmış efendim ordu'daki camiilerde pisuvarları kaldırtmış gerekçeyi kendisi şöyle söylemiş:

“Bazı arkadaşlarımız ‘Ayakta bevletmek (çiş yapmak) bizim itikadımızda doğru değildir' dediler ben de ‘O zaman kaldırın. Yani senin itikadına ters bir şeyi kendi şeyine koyuyorsun, böyle saçmalık olmaz' dedim ve kaldırdık. Bazıları dananın altında buzağı arıyor.”
Şimdi böyle bir söze ne dersek boş heralde bir vali böyle şeylerle uğraşmamalı ordu gibi bir şehirde uğraşacak başka bir konu kalmadı mı? fakir öğrenciler,okula gidemeyen kızlar,aç insanlar,işsiz gençler vs yok mu orada bütün bunları ordu aştıda biz mi geride kaldık.Vali bey bununlada yetinmeyip yine güzide şeyler vecizlemiş

Varan 1:“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.”
Varan 2:“Çağdaş uygarlık gibi saçma sapan kavramları söylemeyeceğim.”
Görüldüğü üzere durum böyle.Atatürk'ün Türkiye'sinin geldiği duruma, valilik gibi bir makamda bulunan insanlara bakın ağlayın halimize...Vali bir ilin en yüksek dereceli memurudur halka örnek olması gerekir bu sözlerle Türkiye'de değil ancak Afganistandaki bir ile örnek teşkil edebilirsiniz.Hedefi çağdaş medeniyetlerin üzerinde uygarlık seviyesine ulaşmak olan bir devletin valisi çağdaş uygarlık kavramına saçma sapan dermi?Ancak suç valide değil onu oraya atayanlarda.Liyakati değil itaati gözönünde tutarsanız atamalarda böyle olur.Bu konuda Mehmet Y.Yılmaz ve Tufan Türenç şahane yazılar yazmışlar benden tavsiye okuyun.

Mehmet Y.Yılmaz'ın Yazısı

Tufan Türenç'in Yazısı

6 Mayıs 2009 Çarşamba


Mardinde Katliam - Törerizm

0 Yorumgaçlı Okurcan
MardinBundan 2 gün evvel tv izlerken alt yazı ile bildirdiler inanamadım.Daha sonra tvlerdeki haber bültenlerini izleyince olayın iç yüzünüde öğrenince aklım yerinden oynadı bir nişan sırasında bir akraba gurubu nişanı basıp kendi akrabalarından 44 insanın canını almış.Gerekçe ise inanılmaz.Başkasına gelin verilen kız yüzünden ve aralarındaki arazi anlaşmazlığındanmış. Şimdi onca insan öldü çoluk çocuğu yetim kaldı katilleride ömür boyu hapislerde çürüyecek ne geçti elinize döktüğünüz kandan gayri?

O kadar canın gitmesinin sebebi daha da vahim sağ kalırlarsa kan davası çıkarmış peşlerine düşerlermiş.Allahım dedim sen bu insanları neden yarattın.Yaratılanların en üstünlerinden biri olan insan en aşşağılıklarından biri gibi davranıyor nasıl böyle zihin yapıları köylerde kentlerde aramızda dolaşıyor ? Eğitimsizlik, kültürsüzlük, ağalık düzeni ,aşiret yapısı,bölgedeki yıllardan beri süre gelen şiddet ortamı insanların öldürmeyi hak ve reva gibi görmelerine yol açıyor galiba.Atatürk'ün değerini şimdi daha iyi anlıyorum.Toprak reformu ve Köy Enstitüleri gibi projeler başarılabilseydi eğer köylü eğitilebilse ve donatılabilseydi bu gün bu saçma sapan sorunları yaşamıyor olurduk halkımız çok daha bilinçli olurdu.Kim bilir belki bu gün gündemimizden hiç düşmeyen binlerce insanımızın ölümüne neden olan terör belası hiç yaşanmayabilirdi bile.
Önceki kayıtlar Anasayfa