skip to main |
skip to sidebar
Aslında akşam üstü güzel şeyler yazmaya niyetli olarak oturdum bilgisayarın başına tam birkaç satır yazmıştım ki malum haberi aldım 13 askerimiz şehit olmuştu.Haliyle bende de yazacak bir keyif kalmamıştı boşver dedim kendi kendime gece yazarsın şimdi klavye başındayım ancak yazacaklarımı bir türlü kafamda oluşturamıyorum zira arka planda hayatını kaybeden 13 askerimizin ailelerinin ne halde olduğunu düşünmekle meşgulüm.13 ailenin ocağına ateş düştü 13 can uçmağa vardı arkalarından yapılacak hiçbirşey onları geri getirmeyecek.Hiç bir teselli ailelerini teskin etmeye yetmeyecek...
Acaba ne hayalleri vardı? Kimi operasyondan döneceği zaman arayacağı yavuklusunun gül yüzünü düşlemekteydi, kimi tezkeresinin ardından kavuşacağı anasının kokusunu hissediyordu burnunda,kimi memleketini özlemişti en derinden belki biriside arkadaşlarıyla kahvede okey oynadığında taş çalan arkadaşına küfretmekle meşguldü ama kuşkusuz hepsi ama hepsi sorgusuz sualsiz bu vatan uğruna canlarını feda etmeye hazırdılar ve kahpe bir pusu da ettiler çekinmeden.
Sanal alemin bazı mecralarında şimdiden kazanlar kaynamaya başladı bile utanmasalar askerlerin orada ne işi vardı demeye kadar getireceklerde henüz o kadar yüzsüz olamadılar.Belki de oldular ama henüz dillendirecek kadar cesaretleri yok kim bilir? Tuhaf insanın kendi canıyla vatanını savunmaya çalışan kahraman askerine böyle kuşkuyla bakması,gelen şehitlerin ardında Terör Örgütü yerine başka yasal kurumları araması.
İçlerindeki bu kini ve anlaşılması imkansız önyargıları anlamak mümkün değil zannedersin karşılarındaki başka bir devletin ordusu öylesine dolmuşlar ona karşı
Üzülüyorum içim kan ağlıyor
Zira bizim nisyanla malül insanımız bu vahim olayın ardından 1 ay bile geçmeden unutacak dönecek günlük hayatında verdiği yaşam mücadelesine,kısa zaman sonra hafızalarında yeri olmayacak bu meşhum günün en ufak bir zerresi, belki hayal meyal hatırlayacaklar şehit sayısını o da bir umut.
Lakin şehitlerin anaları, kardeşleri, babaları unutmayacak.Her bayramda ve şehitleri anma gününde gururla şehitlikte olacaklar o nur gibi beyaz ay yıldızlı mermeri temizleyecekler içtenlikle ama yürekleri yana yana, üzerinde biten otları yolacaklar, belki kabrinin üzerine diktikleri çiçekleri sulayacaklar her sene defalarca yeniden kanayacak yüreklerinde açılan bu onulmaz yara ta ki onlarda öbür dünyada şehitleriyle kavuşacakları güne değin.
Ana yüregi bu dayanmaz şehidinin sevdiği yemeği yaptığında onu arayacak masada gözleri,gittiği her düğünde mürüvetini göremediği yavrusunu damatlıklar içinde kolunda geliniyle düşleyecek,çalan her kapı zilinde pırpır edecek kelebekler karnında oğlum,yavrum, kınalı kuzum olaydı şu kapıdan giren diyecek evladına hasreti kabaracak ve dolacak gözleri içine akıtacak dolu dolu derya olan gözyaşlarını kimseyi üzmemek için.
Onurları olan bayrak ve madalyalarını evlerinin baş köşesinde taşıyacaklar bazılarına inat ve yine o bazılarına inat yüreklerinin en derininden gelen sevgileriyle sevecekler evlatlarının mensubu olduğu onurlu kurumu,o üniformayı giyen her askerde kendi evlatlarını görecekler,gurur duyacaklar.Herkese herşeye inat sonuna değin güvenecekler.
Şehitleri sorulduğunda içleri yanacak belki ama ağızlarından sadece iki kelime dökülecek
-Vatan sağolsun...
Bir konu hakkında iyi kötü fikir sahibi olan insanlar blog ya da diğer sosyal paylaşım mekanlarında fikirlerini beyan ederlerken birilerinin kalkıp dahi anlamında "de - da" ve bağlaç olan "ki" ayrı yazılır soru eki "mi"yi neden bitişik yazdın yorumlarıyla ukalalık yapanlara illet oluyorum.Bilader TDK başkanı mısın yoksa gönüllü Türkçe düzeltme timinden misin? Bırak dilediğince yazsın sen adam ne diyor ona baksana.Yok olmaz illa bi yerden bişeyler sokuşturcak yoksa içinde patlar.Sözkonusu çıkıntıların kendi yazdıkları makaleler vs incelense seksendörtbinüçyüzotuzüç hata bulunur amaç kıllık olduktan sonra :)
Bu tipler genellikle çok fesattır (istisnalar hariç)oturup baştan aşşağıya herşeyi inceler mutlaka bi bokluk çıkartırlar.Rahat duramazlar,insanların şevklerini kırmaya,moral bozmaya bire birdirler.Gerçek hayatta oturup iki satır ağız tadıyla sohbet edemezsiniz siz bişeyler anlatırken onlar sizin anlattıklarınızdan kendi işlerine yarayacak bir açık yakalamakla meşgul olurlar.Bulduklarında ilerde yüzünüze vurmak ve sizi bozmak üzere bu açığınızı bir kenara kaydeder.Ekseriyetle insanların arkalarından konuşmayı dedikodularını yapmayı da pek severler.Aman bu tiplere güvenip 2 kişiden fazlaysanız topluluk içinde başkasına bişey anlatmayın anında sen şöyle dedin ama geçen bana öyle demiyodun bik bik bik diyerek sizi muhattabınızın yanında yalancı konumuna düşürmeyeye pek hevesli olurlar.Sizi bozmadan duramamalarının başka bir sebebide haset olmalarındandır etrafındakileri bozamadıkları zaman hasetlerinden çatlarlar.Sağda solda eğilip bükülmüş, yüzleri kızarmış hatta morarmaya yakın zorlukla nefes alan tipler görürseniz bilin ki bunlardandır ve o sırada hasetlerinden çatlamak üzeredirler.Kurtarmak isterseniz yanlarına gidip ilk yardım niyetine yazım bozukluklarından müteşekkil bir yazı uzatıp bir süre sizi eleştirmelerine ve küçük düşürmelerine izin verirseniz takriben 5 ila 10 dakika içerisinde normale döneceklerdir tabi bu sırada siz sinirinizden onları boğmazsanız.Boğmazsınız değil mi? :)
Aman diyeyim okurcanlar siz siz olun dahi anlamında "de - da" ve bağlaç olan "ki" ile soru eki "mi"yi ayrı yazın mazallah dillerine düşmeyin :)
Bu gün Srebrenitsa Katliamı'nın 16.yıldönümü acılar hala taze ama insanlarımız unutkan unutma unutturma...
Fotoğrafa tıklarsanız geçen yıl Srebrenitsa Katliamı hakkında yazdığım yazıya ulaşabilirsiniz.

"Türkiye’de, Fenerbahçe Cumhuriyeti sağlıklı, başarılı ve ilkse bu ülkede her şey mutlu ve huzurludur. Esnafın yüzü güler, perakendeci ve toptancıların tezgahında mal kalmaz. Tiyatrolar, sinemalar, sazlar, barlar, meyhaneler fuldur. Statlar Türkiye’nin her vilayetinde lebalebtir. Fenerbahçe gittiği her kente kendi ile birlikte büyük bereketini götürür. Kötü (!) uğurlanmasına rağmen, Fenerbahçe Cumhuriyeti ortalıkta yoksa Türkiye yoktur, futbol yoktur, bolluk yoktur, insanlar yoktur, canlılar güç nefes alır ve bu ülke kısa süre sonra yaşanan yer olmaktan çıkıp, mezarlık olur. Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte.Adı konamaz."
Aziz Yıldırım gözaltına alındığında rahatsızlandı bazı insancıklar onun bu rahatsızlığını bile zaman kazanmak amaçlı kulandığını söylecek kadar insanlıktan uzaktılar.Aynı "insanlar" Allah muhafaza Aziz Yıldırım ölse zaman kazanmak hapis cezasından yırtmak için öldü diyeceklerdi eminim.Zira fanatik olunca insan hiç birşeyi görmez gözü, ne vicdanı olur ne de izanı.
Gözünüz aydın kendisi şu anda tutuklu umarım içinizin yağları erimiştir kına yakacak olanlara beleş kına servisimiz başlamıştır...
Müziğin aslında sokaklara ait olduğunu düşünen biri olarak sokak müzisyenlerine ayrı bir saygım var.Koptu Kervan'da sokak müziği yapan bir grup hemde laf aramızda oldukça iyiler ve en enteresan özellikleri pek çok dilde şarkı söylemeleri "müzik yasak" adlı albümlerinde yunanca, farsça, lazca, hintçe, ibranice,kürtçe şarkılarda mevcut.Uzun zamandır dinlememiştim kendilerini bundan birkaç gün önce bir arkadaşın bana yolladığı link ile yeniden dinleme fırsatı buldum.Bakalım benim beğendiğim kadar sizde beğenecekmisiniz.Birkaç sefer dinlediğinizde daha çok içselleştireceğinize eminim.
Koptu Kervan - kalbumi atacağum derenin ortasına Sözleri
kalbimi atacağum
derenin ortasına
yarim balık tutarken takılsın oltasuna
gel çıkalım dağlara
dağlar olsun evimuz
her komardan bir yaprak olsun kiremidimiz
Bir zamanlar Harakiri adında bir mizah dergisi yayınlanırdı bu topraklarda.Mizahın doğası gereği birazda bel altı karikatürleri vardı doğal olarak.Sizler uyurken sessizce yayın hayatına son vermek zorunda kaldı güya "demokratik" bir ülkede biraz sert mizaha yöneticilerin tahammülü ancak bu kadardı.Anında yüksek yerlerde rahatsızlık yarattı ve hüküm verildi dergi “Türk halkını tembelliğe ve maceraperestliğe yönlendirmek” ve “Evlilik dışı ilişkiye özendirmek”ten suçluydu "tiz kellesi vurula".Daha yayına başlayalı ne kadar olmuştu ki insanlar hemen özenmişlerdi ve hangi verilere dayanarak bu tespit edilmişti belli değildi amaaan neyse "Sen Türkiyesin çok düşünme bunları" tepkisiz kal otur oturduğun yerde ve çobanına itaat et.
Neyine gerek senin mizah önüne atılan bir kilo bulgur,nohuta talim et.
Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu toplandı 150 bin lira gibi daha yayın hayatına yeni başlamış bir mizah dergisi için altından kalkılması neredeyse imkansız cezayı kestiler.Harakiri mecbur kaldı ikinci sayısında işi noktaladı.
Okuduğuma göre artık Leman dergisi bünyesinde çalışmalarına devam edeceklermiş.Allah kolaylık versin ne diyeyim insanlar böyle derin uyurken uyanık gezerseniz başınıza daha çok iş açılır.Umarım bir gün bu halk uyanır da Harakiri gibi dergilere destek olabilecek bir zihinsel alt yapıya kavuşur çok düşük bir ihtimal ama çıkmayan candan da umut kesilmez.
Akşam yemekten sonra birkaç gök gürlemesinin ardından zart diye gitti elektirik.Nasıl bir altyapı yapıyorlar anlamıyorum.Antalya'da çok sık kesiliyo diye hayıflanıyordum Başkent Ankara'nın da pek farkı yok.Vergi almaya gelince çatır çatır almayı biliyolar iş hizmet yapmaya gelince yok.Avrupada elektirik kesintisi görmeden yaşayıp ölen insanlar varken yıl olmuş 2011 biz hala elektirik kesintileriyle cebelleşiyoruz.Lafa gelince dünyanın en büyük 17.ekonomisiyiz uçuyoruz kaçıyoruz gel gelelim hizmette dökülüyoruz.Tabi hizmeti yandaşım kazansın diye en ucuza en çok kazıklayan adama yaptırırsan olacağı bu.Neyseki onarım yapanların büyük başarısıyla elektirik takriben 1.5-2 saat sonra geri geldi de hayatımıza geri dönebildik :)
Elektirik kesintisi ne kadar boktan hiçbirşey çalışmıyor.Ne televizyon, ne internet,ne telefon doğrudan sıçış evde mal mal oturuyosun.Vakit geçmiyor bide alışmadığından insan sessiz bir ortamda oturdukça fenalık geçirmeye başlıyor.Yapacak birşeyler arıyosun ama nafile en fazla yapabileceğin duvara yansıyan mum ışığında ellerinle gölge oyunları yapmak :)yaptığın oyunlara deli gibi kendi kendine gülmek. Gölge oyunu deyince aklıma Cemal Süreya'nın şiiri geldi
Gölge Oyunu
Gölgeme bak gölgeme
Amma aşık, amma divane
Oturmuş kanepesinde gurbet elin
Kendini seyreder gözlerimde
Amma aşık, amma divane.
Gölgene bak senin gölgene
Amma fakir, amma biçare
Ceplerini elleriyle doldurmuş
Aynı kanepesinde gurbet elin
Amma fakir, amma biçare.
Ya öbür adamın gölgesi, öbür
Amma hinoğlu hin, amma hergele
Ayıp fiiller kuruyor belli
Kulakları toprağın üstünde kocaman
Amma hinoğlu hin, amma hergele.
Gölgelere bak gölgelere
Amma işsiz güçsüz, amma avare
Şarkılara inanıyorlar bütün gün
Hepsi de aynı şarkının insanları
Amma işsiz güçsüz, amma avare...
Cemal Süreya

Japon fenerinin içine mum koyup yakınca odam pek bi romantik oldu.Allahtan Fotoğraf makinasında şarj varmış 3-5 kare bişeyler çektim pek kafamda tasarladığım gibi olmadı ama napalım elden gelen bu sonuçta elimizde profesyonel bir makina yok :)İlk defa kendi dünyamdan balıklarım dışında bişey paylaşıcam bakalım beğenecek misiniz.
Daha birkaç gün önce Erol Köse'nin Twitter'da ki başarısından söz ediyorken yeni bir bomba patladı ve Erol Köse'nin başarısını tarihin tozlu tweetlerinin arasına gömdü.Hilal Cebeci yalnızca bir gün içinde 13.000 civarındaki takipçi sayısını şu yazıyı yazmaya başladığım sırada 38.000 civarına çıkartarak (2.günde 47.000 oldu ve büyümeye devam ediyor) ortalığı birbirine kattı.Peki bunu nasıl başardı diyecek olursanız kendisi internet'in en eski ve artık klasik haline gelmiş yöntemini seks satar'ı kullandı tabiki :) Gittiği tatil beldesinde çektiği ve veya çektirdiği birbirinden şuh fotoğrafları pampişleri ile paylaştı.Fotoğrafları görenlerde kendi takipçileriyle paylaşarak kartopunu çığ kıvamına getirdi.(Not:Şu sıralar meşhur fotoğrafın tıklanma sayısı 424.539 olmuş :)) Tabiki bu büyümeye Hilal Cebeci'yi eleştirenler de dalga geçenler de etki ettiler onlar her eleştirdiğinde ve dalga geçtiğinde kendi takipçileri de meraklandı onlar da eğlencesine takip etmeye başladılar.Bu gidişat Hilal Cebeci yeni fotoğraflar paylaştığı müddetçe devam eder.
Kendisine gıpta ettiğim başka bir konuysa takipçilerine pampişlerim diye seslenmesi ulen ben senelerdir blog yazıyorum takipçilerime pampişlerim diyebilecek kadar aramızda bir bağ oluşturamadım bu nasıl bir samimiyettir bu nasıl bir içtenliktir :)
Aman diyim genç hanımlar sizde nolcak bende böyle 3-5 fotoğraf çektireyim patlayayım takipçiye takipçi demiyeyim diye düşünmeyin olsa olsa amatör porno sitelere malzeme olursunuz :) Malum fotoğrafları paylaşmayacağım siz twitter'den hesabına girip bakabilirsiniz (hilalcebeciii)

Bende modaya uydum ve kendi fotomu paylaştım :)Yatağa girmeden önceki fotom biraz kötü çıktım ama idare edin panpişlerim:))
Sabahın kör vaktinden bu yana televizyonlarda son dakika ya da şok haber başlığı altında polisin düzenlediği şike operasyonuyla ilgili ipe sapa gelmez tutarsız bilgiler yayınlanıyor. At izi it izine karışmış durumda ancak gözaltına alınanlardan da anlaşılacağı üzere operasyon Fenerbahçe'ye karşı yapılmakta.Ayrıca Aziz Yıldırım'la Tayip Erdoğan'ın arası bozulduktan bir hafta sonra operasyona başlanması da oldukça manidar.Neyse komplo teorilerini geçelim eğer gerçekten şike varsa ortada tabiki karışanlar cezalandırılsın ancak neredeyse tüm futbolseverlerin bildiği üzere lig hiçbir zaman temiz olmadı.Operasyonun sadece Fenerbahçe'ye yapılıyor gibi durması açıkçası bende büyük bir rahatsızlık yarattı.Bununla beraber aslında yaşananların güzel tarafı spor medyasında ne kadar çok Fenerbahçe düşmanı olduğu ve içimizdeki irlandalıların kimliğinin de bu olayla beraber ortaya çıkıyor olması.Allahım meğer ne kadar çok Fenerbahçe'nin tökezlemesini bekleyen aç çakal varmış televizyonda boy boy görünüp Fenerbahçe hakkında atıp tutmak ne kadar da cazipmiş daha kesinleşmemiş bilgiler üzerinden Fenerbahçe'yi infaz etmeye meraklı ne çok tetikçi "spor yazarı" varmış.
Kesinlikle emin olduğum bişey var Fenerbahçe şike yapmaz yani yapacak olsa da iddaa edildiği gibi futbolcular takımlarında oynamasın diye para vermez ufak işlerle uğraşmaz ligi baştan aşşağı satın alır.Fenerbahçe'ye şikeci diyen bir Galatasaraylı arkadaşıma facebookta verdiğim cevap üzerine hala gıkı çıkmadı 10 senedir galatasarayı takır takır yeniyoruz öyleyse 10 yıldır galatasaray'ı satın mı alıyoruz? Benim bildiğim Fenerbahçe'nin tek şikesi var ona da ne kadar şike denirse Galatasaray'ın küme düşmemeye oynadığı 79-80 sezonunda iki takım arasında oynanan normalde Fenerbahçe'nin rahat kazanabileceği maçta doğru düzgün oynamayıp berabere kalması ve Galatasaray'ın küme düşmesine mani olduğu maçtır.
İşin iç yüzü ilerleyen günlerde ortaya çıkacak elbette peki bu gün Fenerbahçe aleyhine atıp tutanlar iddaalar kof çıktığında bir Fenerbahçelinin yüzüne nasıl bakacaklar? Hadi onu geçtim insan içine nasıl çıkacaklar.Bu kadar basitmi ya bir camiayı böyle töhmet altında bırakmak.Bildiğim Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe Kulübü davanın sonucunda oldukça yüklü tazminat davaları açacaktır ileri geri konuşanlara duyrulur ödeyeceğiniz tazminatları hazırlamaya başlayın.
*** *** *** *** ***
Aslıda şike operasyonu olmayıp ortalık karışmasaydı rahmetli Kemal Sunal'ın ölüm yıldönümüyle ilgili bişeyler yazmaya niyetim vardı.İnsanda moral bırakmıyorlar. Rahmetli sağ iken bir gülüşüyle kalplerimize bir nebze olsun ferahlık verirdi.Nur içinde yatsın mekanı cennet olsun...
Yine geldi çattı Türkiye cumhuriyeti tarihinin en kara günlerinden 2 temmuz ve biz hala sivasta madımak otelinde yakılarak katledilen canların anısına bir müze olmadı bir abide yapamadıysak yazıklar olsun hepimize.Yıllar boyu müze yapılması için söz verildiği halde lokantalıktan daha yeni kurtulan madımak oteli'nde Bilim ve Kültür Merkezi açıldı işin acı tarafı kültür merkezinin lobisinde bulunan panoda madımak'ta hayatını kaybeden masumların yanında göstericilerin adları da mevcut.Güler misin ağlar mısın nasıl bir vurdumduymazlık aymazlıktır bu? Olayın en vahim tarafı madımak oteli önünde anma programı bile yapmak yasak.Neresinden tutsan elinde kalıyor.Sanıklar nerede diye soracak olursanız bir kısmı içerde firarda olanlardan hala haber yok kimliği tespit edilemeyen yüzlercesi hatta binlercesiyle beraber aramızdalar zaten arayanda yok...
Ne desen boş en iyisi susmak bazen susmak en güzel tepkidir.(Geçen yıl sivas katliamı ile ilgili yazdığım yazı burada hayatını kaybedenlerin adları da mevcut.)
Boşverin siz Sivas Katliamını-madımağı "Millet uyusun Türkiye büyüsün..."
Dünya ufo gününüz kutlu olsun.