Aziz Yıldırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aziz Yıldırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Ekim 2012 Salı
Alex'in gidişine dair
Alex doğru düzgün oynayamıyordu hatta bildiğin kötüydü son zamanlarda, üzerine oynanan oyunların, dalaverelerin moraline ve dolayısıyla futboluna olan etkisi yüzünden.Zaman zaman içinde bulunduğu sıkıntılı durumu diğer futbolcuların aksine tweetlerine yansıtıyordu ve bu da takım içinde daha büyük sorunlara yol açıyordu.Aslında bu onun adaletsizliğe karşı haykırışıydı, duyması, görmesi gerekenler bir türlü görmediler ve duymadılar.Belki de işlerine gelmedi.
Aykut hocanın Alex kompleksi uzunca sayılabilecek bir zamandan beri su yüzüne çıkmış vaziyetteydi Alex takımın içine öyle bir işlemiş ki neredeyse takımın ruhu olmuş tabi, haliyle ona rağmen birşeyler yapılamıyordu. Ya Alex gidecekti ya da o gidene kadar bu deve güdülecekti.
Madem istemiyordunuz adamı sezon başlamadan dostça ayırsaydınız ya yolunuzu ne diye sürüncemede bıraktınız?
Takım içinde ne olmuş - olmamış, aykut hocayla sorunları neymiş ne değilmiş bu beni bağlamaz. Önce havadan sudan bir sebeple aykut hoca kadro dışı bıraksın sonra meramını anlatmaya çalış ama başkan iki dakka bile yüzüne bakmasın vay arkadaş bağlılık,takımdaşlık, vefa, insanlık bunun neresinde? Sadece iyi bir Fenerbahçeli olarak Alex'in gönderilişini hazmedemiyorum.Profesyonel futbol yaşantısının neredeyse yarısını bu takıma vermiş, sahada canını dişine takmış yüzün üzerinde gol ve bir okadar da asist yapmış, pek çok maçı neredeyse tek başına kotarmış bir insana yapılacak muamelemiydi bu? Taraftarın adamın heykelini diksin sen daha heykelin çimentosu kurumadan resmen adamı kapıdışarı et.
İçim acıyor.
Fenerbahçe'ye karşı hislerim biraz buruklaştı artık sarı-lacivert renklere eskisi gibi şevkle bakamıyorum.Hele hele Akut Kocaman ve Aziz Yıldırım'ın isimlerini dahi duymak istemiyorum uzunca bir süre, zira bana ihanetten başka bir çağrışım yapmıyor.
Tek dileğim var yönetimden bundan sonra 10 numaralı formayı başka kimseye vermesinler artık o numara taraftarın nezdinde Alex'le bütünleşti formasını da hakettiği müstesna yere müzeye kaldırsınlar.
Böyle olmamalıydı diyebiliyorum sadece böyle olmamalıydı.
Güle güle Alex De Souza...
3 Aralık 2011 Cumartesi
Adalet mi o da nesi?
Bazen atarım tutar Rahmetli Aziz Nesin'in şu sözü aklıma gelir "Bir gün bu memleketin yanağına öpücük, başucuna da bir not bırakıp gideceğim: “Öyle güzel uyuyordun ki, uyandırmaya kıyamadım!”" cidden gidesim var buralardan öyle böyle değil ülkeme ve sisteme olan inancım hızla azalıyor.
Eğer herhangi bir nedenden mahkemelere düştüysenizsize sabırlar dilerim.Zira artık ülkemizde adalet mekanizmasıyla ufak bir temasınız varsa bile zulme uğramanız işten bile değil.Hapishanelerinizde yatan 120.000 (yüzyirmibin) kişiden 50.000 küsürü (ellibin) mahkum değil tutukluysa Allah muhafaza eskaza dandik bir gerekçeyle sizde bir gün ellibin kişiden biri olabilirsiniz.Tutuklu yargılanma istisnai bir durum olması gerekirken bizde maalesef tam tersi.
Bu zamana kadar defaatle söyledim ve benim gibi düşünenlerde söyledi hala ayılamadınız.Tutukluluk bu ülkede artık cezalandırma mekanizmasının bir parçası.Ergenekon davasında hakkında hiç bir somut delil bulunmadan içeride olanları gördük bir kısmı 1000 küsür günü devirdiler çoluk çocukları onları göremeden büyüdü,Parasız eğitim pankartı açtıkları için terör örgütü üyesi olmaktan tam 19 ay içeride tutulan Berna Yılmaz ve Ferhat Tüzer daha yeni çıktılar içerden dile kolay tam on dokuz ay.Ömründen haybeye 19 ay çalınan kişinin mağduriyetini nasıl telafi edebilirler?
Sözü nereye getireceğim zamanlama itibariyle aşşağı yukarı anlaşılmıştır herhalde tabiki Adalet Mekanizmasının son kurbanı temmuz ayının ilk günleri onuru lekelenen Fenerbahçe'ye.
Ortada şike varsa mutlaka cezasını çeksin yapanlar eğer ciddi somut deliller varsa amenna boynumuz kıldan içce lakin dosyadan sızanların alayı fos çıktı.Savcıların maç sonuçlarını bildikleri,Emenike'nin para sayma görüntüleri üfürmece, Ümit Karan'ın para aldığı önesürülen poşette saat olduğu ortaya çıktı, hele Korcan'ın ablasına alınan araba tamamen hayal mahsulü zira garibimin ablası bile yok.Kısacası nerden tutsan elinde kalıyor.
Şimdi iddaanamede açıklandı tek suçu Fenerbahçe'yi üst seviyelere çıkarmak tesisleşmede avrupa takımlarını bile geride bırakmak olan sevgili başkanımız Aziz Yıldırım tam tamına 49 yıldan 132 yıla kadar cezalandırma istemi ile yargılanacak sadece insafınız kurusun diyorum yahu vatan haini olsan bu kadar yıl ceza istenmez.Dolandırıcılıkta alt ceza 1 yıl nitelikli dolandırıcılıkta 2 yıl şike olduğu zaman cezada alt sınır 5 yıl kulüp başkanı vs iseniz 7.5 yıl oluyor.Hukuk bilgim maalesef sınırlı bildiğiniz gibi bir hukukçu değilim ama cezalandırmanın ölçülü olması gerekmez mi yahu şike dediğin bir nevi nitelikli dolandırıcılık peki neden alt sınır bakımından bu kadar fark var ikisinin arasında? İzah edebilecek biri varsa beri gelsin.
Bu absürt cezalandırmaya karşı meclis yeni bir yasa yaptı ve cumhurbaşkanına gönderdi.Lakin bu zamana kadar noter edasıyla çalışan cumhurbaşkanı yeni yasayı beğenmedi kendine göre gerekçeler sunarak iade etti.Şimdi 2 yol var ya meclis yeniden aynen geri yollayacak yasayı ki cumhurbaşkanı veto edemesin gerçi yine anayasa mahkemesine götürme hakkı baki ya da meclis yasada ufak değişiklikler yapıp cumhurbaşkanına gönderecek o da yeniden inceleyecek vs vs.Ölme eşşeğim ölme.
İhtimal dışı değil belki yasa yeniden gündeme bile gelmeyecek.Yanan yandığıyla kalacak.
Sayın cumhurbaşkanımız kusura bakmasınlar ama gerekçeleri hiçte mantıklı değil.En azından benim mantığıma yatmadı aptal bir insan sayılmam, iyi kötü mürekkepte yaladık, eh Allahın verdiği azcık aklımızdan kalanlara dayanarak fikir yürütmeye hakkımız var.
İlk gerekçesi yasa değişikliğinden dolayı halkın adalete olan güven duygusunun sarsılacağı :) Cidden komik Türkiyede kim adalete güveniyorum diyebilir ki hangi güven sarsılacakmış insanlar sorgusuz sualsiz suçunu bilmeden aylarca içerde tutulan bir ülkede hangi adaletten bahsediyorsunuz sayın cumhurbaşkanı.Kamuoyuna malolmuş tecavüz davalarından yırtan şerefsizler yüzünden,korunmadığı için kocaları tarafından katledilen kadınlar yüzünden adalete güven sarsılmıyor da bundan mı sarsılacak.
Bir diğer gerekçede ise kişiye özel yasa çıkartılıyor havası doğduğundan bahsetmekte ve kişiye özel yasa yapılmasının doğru olmadığından dem vurmakta lakin kendisi bizzat 2 adet kişiye özel değiştirilmiş yasada imzası bulunduğunu unutuyor sanırım birincisi Tayyip Erdoğan'ın meclise gireilmesi için yapılan anayasa değişikliği bir diğeride merhum Necmettin Erbakan'ın hapis cezasını evinde çekebilmesi için yapılan kanun değişikliği peki bunlar ne kişiye özel değil mi? Ya da önceden kişiye özel yasa yapmak caizdi de şimdi mi caiz değil? Merak ediyorum eğer bu yasa değişikliği Deniz Feneri davasından içerde olanları dışarı çıkartacak olsa aynı gerekçelerle veto edermiydi?
Başka bir gerekçe cezaların caydırıcı ve ölçülü olması gerektiğine dair yukarda belirttim nitelikli dolandırıcılık 2 yıl dolandırıcılığın türevi olan şike 5 ila 7.5 yıl hani nerde ölçü ? Cezaların caydırıcılığı ise ayrı bir komedi bildiğim kadarıyla cezalar insanları sadece caydırmak için değil ıslah etmek için konulur amaç sadece caydırmak olsaydı en ufak kabahatler kanununda bile ceza tek olurdu idam kimse korkusundan evinden çıkamazdı al sana caydırıcılık.
Sayın Cumhurbaşkanı bu hareketiyle koca camiayı derinden yaraladı.İçerde saçma sapan gerekçelerle tutulan insanların yeni kanunla çıkacaklarına dair hayallerinin yıkılmasına halini hele hiç düşünemiyorum.Ne acılar çekiyorlar kim bilir aman o insanlar zengin bilmemne triplerine girmeyin sadece garibanın canı yanmıyor onlarda insan.
İddaanamedeki en son bomba ergenekon davasından bir gizli tanığın şike davasında da gizli tanıklık yapacak olması.Gidişata bakılırsa 3 vakte kadar şike davasını ergenekon'un futbol ayağı olarak davayla birleştirecekler.Asıl korkum o zaten öyle olursa küllim içerden çıkamazlar nasıl bir sistemse her bulduğunu aynı çuvala atıyor.
Fenerbahçe düşmanlarına ise gün doğdu zil takıp oynuyorlar haliyle ama anlamadığım bir mevzu var tabi bu mevzu şike davasında bir çapanoğlu var diye düşünmemde en büyük etkenlerden biri de o.Hayatlarında futbolla yakından uzaktan alakası olmamış çim sahaya girse inek gibi otlamaya çalışacak, futbol topunu görse bomba zannedecek kimi tetikçi yazarların televizyonda şike ve futbol konusunda ahkam kesmeleri.Hepsinin aynı anda aynı yönde hareket etmeleri aşşağı yukarı aynı sözlerle ellerini ovuşturmaları çok enteresan ve kuşku uyanıracak cinste.İsimlerini zikretmeye gerek yok kim olduklarını tahmin edebiliyorsunuzdur yolda görsen adam yerine koyup suratına tükürmezsin gel görki herifçioğulları her gün görsel medyada boy göstermekte.Bilmedikleri konularda atıp tutmakta insanların günahına girmekte.
Eskiden şimdiki kadar fanatik değildim ama gördüğüm haksızlıklar beni takımıma daha da yaklaştırdı önceleri gülüp geçtiğim espirilere artık gülemiyorum ister istemez sinirleniyorum.
"Darağacında olsak bile son sözümüz Fenerbahçe" işte şu anki ruh halimi yansıtan cümledir bu.
Kısacası Fenerbahçe'ye yapılanlar ayıptır,günahtır,zulümdür...
Eğer herhangi bir nedenden mahkemelere düştüysenizsize sabırlar dilerim.Zira artık ülkemizde adalet mekanizmasıyla ufak bir temasınız varsa bile zulme uğramanız işten bile değil.Hapishanelerinizde yatan 120.000 (yüzyirmibin) kişiden 50.000 küsürü (ellibin) mahkum değil tutukluysa Allah muhafaza eskaza dandik bir gerekçeyle sizde bir gün ellibin kişiden biri olabilirsiniz.Tutuklu yargılanma istisnai bir durum olması gerekirken bizde maalesef tam tersi.
Bu zamana kadar defaatle söyledim ve benim gibi düşünenlerde söyledi hala ayılamadınız.Tutukluluk bu ülkede artık cezalandırma mekanizmasının bir parçası.Ergenekon davasında hakkında hiç bir somut delil bulunmadan içeride olanları gördük bir kısmı 1000 küsür günü devirdiler çoluk çocukları onları göremeden büyüdü,Parasız eğitim pankartı açtıkları için terör örgütü üyesi olmaktan tam 19 ay içeride tutulan Berna Yılmaz ve Ferhat Tüzer daha yeni çıktılar içerden dile kolay tam on dokuz ay.Ömründen haybeye 19 ay çalınan kişinin mağduriyetini nasıl telafi edebilirler?
Sözü nereye getireceğim zamanlama itibariyle aşşağı yukarı anlaşılmıştır herhalde tabiki Adalet Mekanizmasının son kurbanı temmuz ayının ilk günleri onuru lekelenen Fenerbahçe'ye.
Ortada şike varsa mutlaka cezasını çeksin yapanlar eğer ciddi somut deliller varsa amenna boynumuz kıldan içce lakin dosyadan sızanların alayı fos çıktı.Savcıların maç sonuçlarını bildikleri,Emenike'nin para sayma görüntüleri üfürmece, Ümit Karan'ın para aldığı önesürülen poşette saat olduğu ortaya çıktı, hele Korcan'ın ablasına alınan araba tamamen hayal mahsulü zira garibimin ablası bile yok.Kısacası nerden tutsan elinde kalıyor.
Şimdi iddaanamede açıklandı tek suçu Fenerbahçe'yi üst seviyelere çıkarmak tesisleşmede avrupa takımlarını bile geride bırakmak olan sevgili başkanımız Aziz Yıldırım tam tamına 49 yıldan 132 yıla kadar cezalandırma istemi ile yargılanacak sadece insafınız kurusun diyorum yahu vatan haini olsan bu kadar yıl ceza istenmez.Dolandırıcılıkta alt ceza 1 yıl nitelikli dolandırıcılıkta 2 yıl şike olduğu zaman cezada alt sınır 5 yıl kulüp başkanı vs iseniz 7.5 yıl oluyor.Hukuk bilgim maalesef sınırlı bildiğiniz gibi bir hukukçu değilim ama cezalandırmanın ölçülü olması gerekmez mi yahu şike dediğin bir nevi nitelikli dolandırıcılık peki neden alt sınır bakımından bu kadar fark var ikisinin arasında? İzah edebilecek biri varsa beri gelsin.
Bu absürt cezalandırmaya karşı meclis yeni bir yasa yaptı ve cumhurbaşkanına gönderdi.Lakin bu zamana kadar noter edasıyla çalışan cumhurbaşkanı yeni yasayı beğenmedi kendine göre gerekçeler sunarak iade etti.Şimdi 2 yol var ya meclis yeniden aynen geri yollayacak yasayı ki cumhurbaşkanı veto edemesin gerçi yine anayasa mahkemesine götürme hakkı baki ya da meclis yasada ufak değişiklikler yapıp cumhurbaşkanına gönderecek o da yeniden inceleyecek vs vs.Ölme eşşeğim ölme.
İhtimal dışı değil belki yasa yeniden gündeme bile gelmeyecek.Yanan yandığıyla kalacak.
Sayın cumhurbaşkanımız kusura bakmasınlar ama gerekçeleri hiçte mantıklı değil.En azından benim mantığıma yatmadı aptal bir insan sayılmam, iyi kötü mürekkepte yaladık, eh Allahın verdiği azcık aklımızdan kalanlara dayanarak fikir yürütmeye hakkımız var.
İlk gerekçesi yasa değişikliğinden dolayı halkın adalete olan güven duygusunun sarsılacağı :) Cidden komik Türkiyede kim adalete güveniyorum diyebilir ki hangi güven sarsılacakmış insanlar sorgusuz sualsiz suçunu bilmeden aylarca içerde tutulan bir ülkede hangi adaletten bahsediyorsunuz sayın cumhurbaşkanı.Kamuoyuna malolmuş tecavüz davalarından yırtan şerefsizler yüzünden,korunmadığı için kocaları tarafından katledilen kadınlar yüzünden adalete güven sarsılmıyor da bundan mı sarsılacak.
Bir diğer gerekçede ise kişiye özel yasa çıkartılıyor havası doğduğundan bahsetmekte ve kişiye özel yasa yapılmasının doğru olmadığından dem vurmakta lakin kendisi bizzat 2 adet kişiye özel değiştirilmiş yasada imzası bulunduğunu unutuyor sanırım birincisi Tayyip Erdoğan'ın meclise gireilmesi için yapılan anayasa değişikliği bir diğeride merhum Necmettin Erbakan'ın hapis cezasını evinde çekebilmesi için yapılan kanun değişikliği peki bunlar ne kişiye özel değil mi? Ya da önceden kişiye özel yasa yapmak caizdi de şimdi mi caiz değil? Merak ediyorum eğer bu yasa değişikliği Deniz Feneri davasından içerde olanları dışarı çıkartacak olsa aynı gerekçelerle veto edermiydi?
Başka bir gerekçe cezaların caydırıcı ve ölçülü olması gerektiğine dair yukarda belirttim nitelikli dolandırıcılık 2 yıl dolandırıcılığın türevi olan şike 5 ila 7.5 yıl hani nerde ölçü ? Cezaların caydırıcılığı ise ayrı bir komedi bildiğim kadarıyla cezalar insanları sadece caydırmak için değil ıslah etmek için konulur amaç sadece caydırmak olsaydı en ufak kabahatler kanununda bile ceza tek olurdu idam kimse korkusundan evinden çıkamazdı al sana caydırıcılık.
Sayın Cumhurbaşkanı bu hareketiyle koca camiayı derinden yaraladı.İçerde saçma sapan gerekçelerle tutulan insanların yeni kanunla çıkacaklarına dair hayallerinin yıkılmasına halini hele hiç düşünemiyorum.Ne acılar çekiyorlar kim bilir aman o insanlar zengin bilmemne triplerine girmeyin sadece garibanın canı yanmıyor onlarda insan.
İddaanamedeki en son bomba ergenekon davasından bir gizli tanığın şike davasında da gizli tanıklık yapacak olması.Gidişata bakılırsa 3 vakte kadar şike davasını ergenekon'un futbol ayağı olarak davayla birleştirecekler.Asıl korkum o zaten öyle olursa küllim içerden çıkamazlar nasıl bir sistemse her bulduğunu aynı çuvala atıyor.
Fenerbahçe düşmanlarına ise gün doğdu zil takıp oynuyorlar haliyle ama anlamadığım bir mevzu var tabi bu mevzu şike davasında bir çapanoğlu var diye düşünmemde en büyük etkenlerden biri de o.Hayatlarında futbolla yakından uzaktan alakası olmamış çim sahaya girse inek gibi otlamaya çalışacak, futbol topunu görse bomba zannedecek kimi tetikçi yazarların televizyonda şike ve futbol konusunda ahkam kesmeleri.Hepsinin aynı anda aynı yönde hareket etmeleri aşşağı yukarı aynı sözlerle ellerini ovuşturmaları çok enteresan ve kuşku uyanıracak cinste.İsimlerini zikretmeye gerek yok kim olduklarını tahmin edebiliyorsunuzdur yolda görsen adam yerine koyup suratına tükürmezsin gel görki herifçioğulları her gün görsel medyada boy göstermekte.Bilmedikleri konularda atıp tutmakta insanların günahına girmekte.
Eskiden şimdiki kadar fanatik değildim ama gördüğüm haksızlıklar beni takımıma daha da yaklaştırdı önceleri gülüp geçtiğim espirilere artık gülemiyorum ister istemez sinirleniyorum.
"Darağacında olsak bile son sözümüz Fenerbahçe" işte şu anki ruh halimi yansıtan cümledir bu.
Kısacası Fenerbahçe'ye yapılanlar ayıptır,günahtır,zulümdür...
31 Temmuz 2011 Pazar
iddia edildi-öne sürüldü gazeteciliğinden ikrah ettim
Spor medyasına hiç bir zaman güvenim olmadı nedeni oldukça basitti asla gerçekleri yazmadılar ısrarla bundan imtina ettiler hep çıkar menfaat ilişkisi üzerinden hareket ettiler masa başlarında uydurma transferler yaptılar vs vs.
Artık maalesef spor medyamıza da tetikçi gazetecilik faaliyetleri sirayet etti yaşanan şike davasından sonra.Uydurma-türetme haberler yerini doğrudan hedef alan hiç bir kaynağa dayanmayan kişileri rencide edip toplum içinde küçük düşürmeye yönelik iftiralar aldı.
En son örneğini bu gün hürriyet gazetesindeki köşesinden Erman Toroğlu yaptı.Güya Bülent Uygun adliye koridorunda karşılaştığı Şekip Mosturoğlu'na "Ulan Şekip, öyle bir Şiddet Yasası çıkardınız ki, eskiden olsa belki hiç yatmadan yırtacaktık. Şimdi kanıtlanırsa yıllarca içeride sürüneceğiz." demiş kimden duymuş bunu Erman Hoca? belli değil ne zaman söylemiş bu sözleri peki Bülent Uygun belli değil şahit var mı yok ee bu cümleyi yazmanın amacı ne peki?
Tabiki Aziz Yıldırım ve Fenerbahçeye duyulan nefret.
Digitürkteki ballı kaymaklı işinden olduya şimdi Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe sıkıntıda birde ben sallıyayım diye şikayetçi olduğu yetmemiş şimdide köşesinden sağdan soldan duyduğu kanıtsız desteksiz sadece insanları kamu vicdanı önünde mahkum etmek amaçlı dezenformasyona başlamış.Tebrikler Erman Hocam sizden beklenen de buydu zaten.Kendisi bizatihi kirli dümanlerin içinde olanlar mı futbolu temizleyecek.R.O.Kütahyalı ve M.Baransu stili gazeteciliğe mi başladınız artık köşenizde? Size yapıldığını öne sürdüğünüz kelle alma operasyonuna şimdi de siz mi başladınız.
Önceden arada sırada okurdum köşe yazılarını demekki bundan sonra okumamak lazımmış.Kişisel bir protesto olarak bayiden hürriyet almaktan da vazgeçtim Erman Toroğlu hürriyette yazmayı bırakana kadarda almayacağım.Tüm fenerbahçelilere de tavsiye ederim.
Artık maalesef spor medyamıza da tetikçi gazetecilik faaliyetleri sirayet etti yaşanan şike davasından sonra.Uydurma-türetme haberler yerini doğrudan hedef alan hiç bir kaynağa dayanmayan kişileri rencide edip toplum içinde küçük düşürmeye yönelik iftiralar aldı.
En son örneğini bu gün hürriyet gazetesindeki köşesinden Erman Toroğlu yaptı.Güya Bülent Uygun adliye koridorunda karşılaştığı Şekip Mosturoğlu'na "Ulan Şekip, öyle bir Şiddet Yasası çıkardınız ki, eskiden olsa belki hiç yatmadan yırtacaktık. Şimdi kanıtlanırsa yıllarca içeride sürüneceğiz." demiş kimden duymuş bunu Erman Hoca? belli değil ne zaman söylemiş bu sözleri peki Bülent Uygun belli değil şahit var mı yok ee bu cümleyi yazmanın amacı ne peki?
Tabiki Aziz Yıldırım ve Fenerbahçeye duyulan nefret.
Digitürkteki ballı kaymaklı işinden olduya şimdi Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe sıkıntıda birde ben sallıyayım diye şikayetçi olduğu yetmemiş şimdide köşesinden sağdan soldan duyduğu kanıtsız desteksiz sadece insanları kamu vicdanı önünde mahkum etmek amaçlı dezenformasyona başlamış.Tebrikler Erman Hocam sizden beklenen de buydu zaten.Kendisi bizatihi kirli dümanlerin içinde olanlar mı futbolu temizleyecek.R.O.Kütahyalı ve M.Baransu stili gazeteciliğe mi başladınız artık köşenizde? Size yapıldığını öne sürdüğünüz kelle alma operasyonuna şimdi de siz mi başladınız.
Önceden arada sırada okurdum köşe yazılarını demekki bundan sonra okumamak lazımmış.Kişisel bir protesto olarak bayiden hürriyet almaktan da vazgeçtim Erman Toroğlu hürriyette yazmayı bırakana kadarda almayacağım.Tüm fenerbahçelilere de tavsiye ederim.
10 Temmuz 2011 Pazar
Aziz Yıldırım tutuklandı kına yakarsınız artık.

"Türkiye’de, Fenerbahçe Cumhuriyeti sağlıklı, başarılı ve ilkse bu ülkede her şey mutlu ve huzurludur. Esnafın yüzü güler, perakendeci ve toptancıların tezgahında mal kalmaz. Tiyatrolar, sinemalar, sazlar, barlar, meyhaneler fuldur. Statlar Türkiye’nin her vilayetinde lebalebtir. Fenerbahçe gittiği her kente kendi ile birlikte büyük bereketini götürür. Kötü (!) uğurlanmasına rağmen, Fenerbahçe Cumhuriyeti ortalıkta yoksa Türkiye yoktur, futbol yoktur, bolluk yoktur, insanlar yoktur, canlılar güç nefes alır ve bu ülke kısa süre sonra yaşanan yer olmaktan çıkıp, mezarlık olur. Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte.Adı konamaz."
Aziz Yıldırım gözaltına alındığında rahatsızlandı bazı insancıklar onun bu rahatsızlığını bile zaman kazanmak amaçlı kulandığını söylecek kadar insanlıktan uzaktılar.Aynı "insanlar" Allah muhafaza Aziz Yıldırım ölse zaman kazanmak hapis cezasından yırtmak için öldü diyeceklerdi eminim.Zira fanatik olunca insan hiç birşeyi görmez gözü, ne vicdanı olur ne de izanı.
Gözünüz aydın kendisi şu anda tutuklu umarım içinizin yağları erimiştir kına yakacak olanlara beleş kına servisimiz başlamıştır...
3 Temmuz 2011 Pazar
Şike mevzusunda burnuma pis kokular geliyor
Sabahın kör vaktinden bu yana televizyonlarda son dakika ya da şok haber başlığı altında polisin düzenlediği şike operasyonuyla ilgili ipe sapa gelmez tutarsız bilgiler yayınlanıyor. At izi it izine karışmış durumda ancak gözaltına alınanlardan da anlaşılacağı üzere operasyon Fenerbahçe'ye karşı yapılmakta.Ayrıca Aziz Yıldırım'la Tayip Erdoğan'ın arası bozulduktan bir hafta sonra operasyona başlanması da oldukça manidar.Neyse komplo teorilerini geçelim eğer gerçekten şike varsa ortada tabiki karışanlar cezalandırılsın ancak neredeyse tüm futbolseverlerin bildiği üzere lig hiçbir zaman temiz olmadı.Operasyonun sadece Fenerbahçe'ye yapılıyor gibi durması açıkçası bende büyük bir rahatsızlık yarattı.Bununla beraber aslında yaşananların güzel tarafı spor medyasında ne kadar çok Fenerbahçe düşmanı olduğu ve içimizdeki irlandalıların kimliğinin de bu olayla beraber ortaya çıkıyor olması.Allahım meğer ne kadar çok Fenerbahçe'nin tökezlemesini bekleyen aç çakal varmış televizyonda boy boy görünüp Fenerbahçe hakkında atıp tutmak ne kadar da cazipmiş daha kesinleşmemiş bilgiler üzerinden Fenerbahçe'yi infaz etmeye meraklı ne çok tetikçi "spor yazarı" varmış.Kesinlikle emin olduğum bişey var Fenerbahçe şike yapmaz yani yapacak olsa da iddaa edildiği gibi futbolcular takımlarında oynamasın diye para vermez ufak işlerle uğraşmaz ligi baştan aşşağı satın alır.Fenerbahçe'ye şikeci diyen bir Galatasaraylı arkadaşıma facebookta verdiğim cevap üzerine hala gıkı çıkmadı 10 senedir galatasarayı takır takır yeniyoruz öyleyse 10 yıldır galatasaray'ı satın mı alıyoruz? Benim bildiğim Fenerbahçe'nin tek şikesi var ona da ne kadar şike denirse Galatasaray'ın küme düşmemeye oynadığı 79-80 sezonunda iki takım arasında oynanan normalde Fenerbahçe'nin rahat kazanabileceği maçta doğru düzgün oynamayıp berabere kalması ve Galatasaray'ın küme düşmesine mani olduğu maçtır.
İşin iç yüzü ilerleyen günlerde ortaya çıkacak elbette peki bu gün Fenerbahçe aleyhine atıp tutanlar iddaalar kof çıktığında bir Fenerbahçelinin yüzüne nasıl bakacaklar? Hadi onu geçtim insan içine nasıl çıkacaklar.Bu kadar basitmi ya bir camiayı böyle töhmet altında bırakmak.Bildiğim Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe Kulübü davanın sonucunda oldukça yüklü tazminat davaları açacaktır ileri geri konuşanlara duyrulur ödeyeceğiniz tazminatları hazırlamaya başlayın.
Aslıda şike operasyonu olmayıp ortalık karışmasaydı rahmetli Kemal Sunal'ın ölüm yıldönümüyle ilgili bişeyler yazmaya niyetim vardı.İnsanda moral bırakmıyorlar. Rahmetli sağ iken bir gülüşüyle kalplerimize bir nebze olsun ferahlık verirdi.Nur içinde yatsın mekanı cennet olsun...
14 Ocak 2011 Cuma
Fenerbahçe'nin Kupa Sorunsalı
Malumunuz bu aciz kulunuz Fenerbahçeli ve bu güne kadar ki hayatında da Türkiye Kupası kaldırmış Fenerbahçe görememiş bir bedbaht.Geçen yıl'da finalde cortladık bu sene daha elemeleri bile tamamlayamadık rabbimden tüm fenerbahçelilere sabır niyaz ediyorum ne yapayım elimden başkaca birşey de gelmiyor.Sezonun ilk yarısında ki futbol evlere şenlikti hasbelkader dördüncülükle bitirilen yarının ardından ben takıma birkaç sağlam takviye yapılır diye düşünürken ara nerdeyse bitti ne gelen var ne giden.Takımda düzelme,pozitif gelişme olsa amenna alma yeni oyuncu ama antremanlarda da mı görmüyorsunuz oyuncuların acizliğini? Yok eğer antremanda süper oynuyorda maçta yatıyorlarsa bulamaz mı bir antrenör sebebini.Yeni Malatyaspor karşısında sezonun en rezil futbolu oynandı lamı cimi yok.Yeni Malatyaspor'u da ayrıca tebrik ederim ellerinden gelenin en iyisini yapmayı başardılar ve galibiyeti alan - hakeden taraf oldular.Mücadele edersin yenilirsin anlarım talihsizliktir dersin geçer lakin sahada futbol oynamaya niyetli bir fenerli olmaz mı arkadaş? Maçın başlangıcından onbeşinci dakikaya kadar oynanan oyun belli ediyordu maçı süprizlere gebe olduğunu.Ben bile ekran başından nacizane futbol bilgimle yaşanacakları görebilirken Aykut Kocaman nasıl göremiyor hayret doğrusu.Teşekkür ediyorum kendilerine bizlere ikinci pendik faciasını yaşattıkları için.Milyonlarca lirayı cukkala sonra maçta yerlerde sürün.Aldıkları paranın onda birini bana verseler sahada ayakta yeni malatyasporlu oyuncu bırakmam,bunlar süt dökmüş kedi gibi sahada gezindiler mübarek.Sanki pikniğe gelmişler önlerinde mangal altlarında çizgili gaffur pijamaları eksik.Takım acilen transfer şart diye dörtlüleri yakmış ikaz ediyorken Aziz Yıldırım ve Aykut Kocaman'ın aklından neler geçiyor acaba?Anlaşılan bu sezonda şampiyonluk hayal bari Avrupa'ya gidebilsek gerçi bugünki kadro ile Avrupa'ya gitsen ne olur anca Bursaspor gibi averaj takımı olursun.
Bana kalırsa bu saatten sonra yapılacak tek şey kaldı geriye,Antrenör dahil baştan aşşağıya tüm takımı yenilemek oyuncuların içlerinde ruhtan eser kalmamış.Ne yapsan fayda etmez bundan başka.
Neyse birazda gülelim Fenerbahçe'nin kupa macerası için Rahmetli Kazancı Bedih'in Mardin Kapısından Atlıyamadım türküsüne yeni sözler yazdım (sözleri yürütmeyin külahları değişiriz ona göre) melodisiyle beraber tempo tutarak söyleyin neşelenin
Türkiye kupasında tur atlayamadım
Kramponum çözüldü bağlayamadım
Uzaktan bir şut çektim gol atamadım
Dinleyin arkadaşlar ben kupasızam
El alem kupa almış ben yaralıyam
Benim gibi bedbaht tüm fenerbahçelilere gelsin :)
22 Aralık 2010 Çarşamba
Spor Medyası Komedyası
*Efendime söyliyeyim iş bu yazının sebebi Aziz Yıldırım'ın bir açılışta Arda Turan'la karşılaşması üzerine sarfettiği “Ulan Arda sen de mi buradasın? latifesi üzerine kopartılan yaygaradır.Vay efendim koskoca başkan nasıl ulan dermiş de yok efendim Galatasaray'ın kaptanı bunun altında nasıl kalır mış :) Adamlar işi gücü bırakmışlar sanki uğraşılacak başka bir mevzu yokmuş gibi bunu tartıştılar şaka gibi.Ondan sonra bizi neden kimse izlemiyor,okumuyor diye dövünüp duruyor programlarında ve köşelerinde s.çıp sıvamaya devam ediyorlar.Türkiyede spor medyasının bu kadar berbat olmasının sebebi işte bu zihniyetteki insanlar tarafından yönetilmesidir.Futbolun gerçek sorunları yerine magazinel yönü üzerinde saçmalamayı sevdiklerinden bir türlü insanlar gerçek haberleri okuyamıyor gerçek haberlerden haberdar olamıyorlar.Bu konuda kalem oynatanlar ya da program yapanlar sporu dahası futbolu içten gelen bir şekilde sevmiyorlar.İşleri güçleri palavra, sansasyon, öküz altından buzağı çıkartma çabası.
*Fenerbahçe Acıbadem Bayan Voleybol Takımı Dünya Kulüplerarası Voleybol Şampiyonu olarak büyük bir başarıya imza attı.Canı gönülden tebrik ediyorum kendilerini.Ne yazıkki bizim güzide medyamız bu başarıyı pek göremedi yeterince ilgi ve alaka göstermediler tabi başkanın arda ile olan diyaloğu varken voleybolda dünya şampiyonu olmuşuz kime ne :)
*Fenerbahçe'nin kupa sefaleti son sürat devam ediyor.Bucaspor karşısında tel tel döküldüler.İzlerken şu buca bize 5 çeksede rahatlasak diye düşündüm başka türlü takımın sırtından kamburları atamayacağı kesin.Şu kadro Fenerbahçe'nin çaycısına verilse ligde ve kupada daha başarılı olurdu eminim.Sorun ne sadece Aykut Kocaman'dan ne de sadece oyunculardan kaynaklı değil ikisi birden.Uyum sağlayamadılar kaynaşamadılar ve sinerji yakalayamadılar.Aykut başarısız bir teknik direktör değil oyuncularda kalitesiz değil ancak Futbol gibi takım sporlarında her zaman iki pozitif bir aradayken sonuç pozitif olacak diye bir kaide yok.İnşallah ilk yarı bittiğinde alınacak tedbirler ve yapılacak takviyelerle durumu toparlayabilirler yoksa bu oyunla ligin sonu gelmez...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













