Güzide ülkemizde enteresan gelişmeler yaşanıyor ancak gündem öylesi saçma sapan mevzular tarafından işgal edilmiş ki normalde yer yerinden oynaması gerekirken kimseden çıt çıkmıyor mesela ilkokul 4-8.sınıf arasına seçmeli yabancı dillere Arapça'nın eklenmesi gibi :) Arapça bu milletin gençlerine ne kazandıracak cidden merak ediyorum arapça beynelmilel bilim dili mi hayır peki kültür,edebiyat ya da sanat dili mi hayır e peki bizim Milli Eğitim Bakanlığı ne diye durduk yerde seçmeli yabancı diller arasına Arapça'yı yerleştirdi? İnsan düşünmeden edemiyor bu kadar Arapça bilen öğretmen nereden temin edilecek imam hatipler olmasın sakın :) aa durun bir saniye imam hatip mezunu olanlar herhangi bir arap ülkesinde adres soracak kadar bile Arapça bilmez ki biliyor diyen beri gelsin
Akabinde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın mele açılımı geldi bildiğiniz üzere mele güney doğu anadoluda medrese (merdiven altı yasadışı eğitim kurumu) eğitimi görmüş kendini yetiştirmiş din adamlarına verilen isimdir.Bu muhteremleri diyanet işlerine alacaklarmış hemde kadro sayısı bin (1000) millet g.doğuda okullarda öğretmen bulamıyor devletin derdine düştüğü şeye bak zaten diyanetin kadrosu ağzına kadar dolu diyanetin hocası gidip görev yapamıyor mu oradaki camilerde? Ya hocalar gitmiyor ya da gönderdiğin hocaları cemaat istemiyor her iki durumda da devletin bir aczinin ifadesi olmuyor mu bu durum.
Bu gidişler yakın zamanda televizyonlarda meleler profesörlerin karşısına çıkıp dünya düz mü yuvarlak mı tartışması yaparlar ırakta olduğu gibi :)
İşine geldiğinde devlet ceberrut olmayı biliyor ama mesela izmirde polislerce karakolda ağzı yüzü dağıtılan darp edilen kadının durumu gibi.Olay ortaya çıkınca kadın konsomatris diye aşşağılandı birde sanki başına gelenler konsomatris olunca hak ve reva.Kadıncağız yerle yeksan olmuş neredeyse, rapor almak için gittiği doktor basit lezyon demiş yani dayaktan eser yok olsa olsa itiş kakış var ayıptır.Üstüne birde savcı polisleri korumak adına dava açma istemni iddaalar soyut, inandırıcı delil yok gerekçesiyle reddetmiş.Allahtan kamera görüntüleri ortaya çıktı da daha fazla inkar edemediler tabi görüntüler ortaya çıkana kadar kadının polisten aldığı tehditler, yaşadığı korku,endişe vs cabası.Şimdi HSYK savcı Türk Tabipleri Birliği ise doktor hakkında soruşturma açmış bakalım ne çıkacak sonuçta.Benim pek ümidim yok ama belli de olmaz bakarsın bir mucize olur.
Lafa gelince işkenceye sıfır tolerans ama nerde.
Cüppeli Ahmet Hoca namlı bir muhterem var kendi cemaatinde takılır sağa sola politikaya pek bulaşmaz pek sevmem hatta dini görüşlerinin çoğuna katılmam ama adamcağızın başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiştir.Son zamanlarda yaygın olan kaset furyasından o da darbe aldı dinle diyanetle uğraşan adamın seks kasedi çıktı bana pek inandırıcı gelmedi (olabilir gerçektir belki ama günahını almamak lazım) Bir insan bu kadar aleni savunduğu değerleri hemde koca cemaatin başı konumundayken çiğnemez diye düşünüyorum.Ortada dönen bir dümen var ama nerde ya cübbeli çeviriyor ya da karşısına aldığı cemaat du bakalım yakında çıkar kokusu.
Olayın ironik tarafı Deniz Baykal'ın kaseti çıktığında blok halinde kasetin gerçekliği kesinlikle iman eden insanların şimdi bu kaset için karın ağrılarıyla kıvranması :) Ne diyelim "Gülme komşuna gelir başına"
Milli Eğitim Bakanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Milli Eğitim Bakanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Aralık 2011 Salı
1 Temmuz 2010 Perşembe
SBS kabusu sona erdi
Çocukların hayatını karartan SBS (Seviye Belirleme Sınavı) kaldırılıyor çok şükür.Önceden tek sınav varken bile yeterince çocukları zorlayan sistemi alıp 3 sınıfa birden sınav koyarak okul sonrası yaşamlarını kabusa çeviren sonrada bu sınavları kaldırmayı millete sanki bir halt becermişcesine müjde verir gibi açıklamaktan utanç duymayan Milli Eğitim Bakanlığını tebrik etmek lazım.Sayelerinde Türkiye Cumhuriyetindeki eğitim düzeni allak bullak oldu.Üniversiteye girişi tek sınavdı iki sınavdı yok katsayıydı arapsaçına çevirdikleri yetmemişti ortaöğretimide lise gibi dershaneye gitme mecburiyeti olan bir eğitim kurumu haline çevirerek zaten baştan en büyük hatayı yapmışlardı.Çocuklar sayelerinde hobileri olmayan oyun oynamayı unutmuş birer biblo haline geldiler.Nerdeyse tamamını ders çalışma makinası birer cyborg haline soktular.Mağdur konumuna düşen çocuklar için üzülüyorum liseye birer ot gibi gidecekler çocukluklarını yaşayamadan...Böyle yapboz tahtasına dönen eğitim sisteminden dolayı öncelikle çocuklara sonra tüm halkımıza Allahtan sabır Milli Eğitim yetkililerinede izan dilerim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











