24 Eylül 2013 Salı
Spor ve Siyaset
Beşiktaş Galatasaray debisinde milletin gözleri önünde Çarşı grubuna siyasi bir operasyon, komplo düzenlendi. Ortaya konan rezilliğin başka bir izahı yok yaptılar ve ellerine yüzlerin bulaştırdılar zira arka planda kimlerin olduğu hemen kabak gibi meydana çıktı. İletişimin ve sosyal medyanın gücünün bu denli yoğun olmadığı zaman meydana gelmiş olsaydı belki gerçekler bu kadar çabuk ve ayan beyan öğrenilemezdi gel gelelim şimdiki şartlar altında rezilliğin hemen ertesi günü sahaya girerek olaylara neden olan 1453 Kartalları'nın hangi siyasi görüşün bir parçası olduğu muktedir ile aralarındaki organik bağlantı ifşa oldu.
Muhteremlerin en ufak muhalif bir sese bile tahammül gösteremediği biliniyordu daha önce ultraaslan ve Genç Fenerbahçeliler grupları ile diger tribünlere balans getirmeye çalıştığıda herkesin malumuydu tribünlerden çıkan aykırı sesler bu gruplarca karşı tezahüratlarla bastırılmaktaydı ancak bu organizasyonların bir benzeri Beşiktaş tribünlerinde yoktu çarşı resmen muhalif sloganlarla estiriyordu ee tabi muktedir uzun süre buna kayıtsız kalamadı acilinden yeni bir grup ihdas edildi amaç belliydi çarşı'yı susturmak olmazsa vukuat çıkartıp faturanın çarşıya kesilmesini sağlamak böylece beşiktaşın, beşiktaşllığın ruhu sayılabilecek çarşı'yı tribünlerden uzaklaştırmak, itibarsızlaştırmak ve etkisizleştirmek.
Adamlar o kadar hoyrattılar ki turnikeleri kırıp içeri aktılar ama her nedense üç kişi bir araya gelse başına dikilen polis bu vatandaşları engelle"ye"medi yine bu üç kişiyi biber gazı manyağı yapanlar sözkonusu sahaya inenler olunca ucundan iki sıkıp kayboldular ortadan ne kaa enteresan değil mi :)
Sadece bu bile 1453'ün kimler tarafından korunup kollandığı ve organize edildiği gerçeğini dünyanın en aptal insanı bile olsa anlamasına yeter de artar.Yasak olmasına rağmen piyasada dolanan "satılmış" toplu biletlerin görüntüleri, bazılarına üst aramasının yapılmaması ve sanki bir şeyler olsa da gereğini yerine getirsek diye statta hazır ve nazır olan dört savcıdan bahsetmeye dahi lüzüm yok.
Neyse sözün özü Fenerbahçeli ve gerçek bir futbolsever olarak Çarşı grubunun yanındayım ve büyük çoğunluğun da benim gibi hissettiğini biliyorum.
12 Eylül 2013 Perşembe
Bu gün aslında özel bir gün
Demek isterdim ama gel gelelim diyemiyorum zira diğer günlerden ayıran tek farklılık doğduğum gün olmasından başka birşey değil. Doğum günün olduğunu bilen insanların bana diğer günlere nazaran biraz daha iyi davrandığı gerçeği dışında hiç bir anlam ifade etmiyor. Ne şaşaalı kutlamalar ne kucak dolusu hediyeler aldığım olmadı ömrüm boyunca aslına bakarsanız hiç yokluğunu da çekmedim kutlama ve hediyelerin,kalabalık boğar beni.
Bir yıl daha yaş alıp bir yaş daha olgunlaştım hesapta ama bu günün dünden bir farkı yok kısacası değişen bişey yok. Orhan velinin dediği gibi yolun yarısındayım lakin geriye bakınca bir arpa boyu yol gitmediğim ortada, tığ-ı teber şah-ı merdan dımdızlak vaziyetteyim elde avuçta kayda değer bişey yok. Dengim olan vatandaşların çoğu ev bark sahibi çoluk çocuğa karışmış vaziyette ben ise hâlâ müzmin bekar, kısa vadede bu konua da bir gelişme olacağını zannetmiyorum gerçi umrumda da değil aslına bakarsanız, yıldım yıldırdılar.
Aman neyse bir doğum günü çocuğu olarak mutlu olmam gerekiyordu öyle deği mi kafanızı daha fazla şişirmeden en güzel dilekleriniz gerçek olsun diyorum umarım doğum günleriniz benimkinden iyi geçer :)
Bir yıl daha yaş alıp bir yaş daha olgunlaştım hesapta ama bu günün dünden bir farkı yok kısacası değişen bişey yok. Orhan velinin dediği gibi yolun yarısındayım lakin geriye bakınca bir arpa boyu yol gitmediğim ortada, tığ-ı teber şah-ı merdan dımdızlak vaziyetteyim elde avuçta kayda değer bişey yok. Dengim olan vatandaşların çoğu ev bark sahibi çoluk çocuğa karışmış vaziyette ben ise hâlâ müzmin bekar, kısa vadede bu konua da bir gelişme olacağını zannetmiyorum gerçi umrumda da değil aslına bakarsanız, yıldım yıldırdılar.
Aman neyse bir doğum günü çocuğu olarak mutlu olmam gerekiyordu öyle deği mi kafanızı daha fazla şişirmeden en güzel dilekleriniz gerçek olsun diyorum umarım doğum günleriniz benimkinden iyi geçer :)
4 Eylül 2013 Çarşamba
Örnek Belediye :)
Artık devir sosyal medya devri vatandaşa meramını, yaptıklarını, hizmetlerini anlatmak için de belediyelerin büyük bir kısmı hatta belediye başkanlarının kendileri bile twitter ve facebook hesapları kullanıyorlar. Böyle olunca iletişim eskisi gibi tek yönlü değil anında geribildirimi ile oluyor. Belediyelerin çoğu vatandaşla muhattap bile olmadan basın bülteni yayınlar gibi bu işi yapıyor e haliyle pek bir anlamı kalmıyor bazıları ise işin cılkını çıkartıp soru soranlarla münakaşa ediyor. Geçen arkadaşımın paylaşımı ile haberdar olduğum Kadıköy Belediyesine ait bir örnek var ki tüm belediyelerin sosyal medya ile uğraşan personellerine ders niyetine gösterilmeli. (Belediye Başkanının yerinde olsam bu personeli ödüllendiririm) Fazla söze gerek yok ekran görüntüsü herşeyi yeterince anlatıyor :)
29 Ağustos 2013 Perşembe
Yel değirmenlerine karşı
Aslında bu ara Fenerbahçe'nin saçma sapan beş para etmeyen oyunundan bahsetmeye kararlıydım. Kendinden fersah fersah gerideki takımlara yenilen, ayağında top tutmayı, üç pas yapmayı beceremeyen futbolculara güzelce dayayıp döşeyecektim. Bir türlü takımda düzeni kuramayan oyuncuları motive edemeyen Ersun Yanal'a verip veriştirecektim ama CAS'tan gelen ve tahmin ettiğim üzere çıkan karadan sonra vazgeçtim. Bu yıldan geçerli olmak üzere 2 yıl avrupa'dan men bizim yerimize de elenen takımlardan biri kura ile katılacakmış.
Hani bazı durumlarda tüm dünyayı karşınıza alırsınız da inandığınız şeyler için sonunu hiç düşünmeden yenileceğinizi bile bile mücadele edersiniz ya Fenerbahçe'nin şike davası aynı bu durum. Engizisyon mahkemesine çıkmış dünyanın düz değil yuvarlak olduğunu ispat etmeye çalışan Galileo gibi. Bütün iddiaları çürütüyorsunuz ama netice değişmiyor zira baştan karar verilmiş.
Siz ne kadar uğraşırsanız uğraşın yel değirmenlerine karşı mücadele eden Don Kişot misali yenilmeye mahkumsunuz.
Dünya üzerindeki hiç bir mahkeme kararı beni Fenerbahçe'nin şike yaptığına inandıramaz ta ki önüme akla mantığa uygun ve maddi deliller konana kadar, hakim ya da savcının neye inandığı da beni bağlamaz. Sadece para transferini ispatlasınlar yeter ama yok, Basına yansıyan ve benim takip ettiğim kadarıyla o onu dedi, bu bunla görüştü, telefonda şu şöyle konuştu başka ipe sapa gelir bir delil göremedim ben zira.
Uzun lafın kısası bu dava inanıyorum süreciyle kararlarıyla uzun yıllar daha konuşulacak ve konuşulması da gerekir.
22 Ağustos 2013 Perşembe
Tuhaf
Bu aralar üzerimde alışılmadık bi haller var sebebi ne bilmiyorum belki bir belki bin belli değil.İnsan bazen en yakınları ile bile paylaşamaz dertlerini dili varmaz boğaz dokuz düğümdür gerçekten ya söylemek istemez ya da karşılarında zayıf görünmek.
Klasik erkek evlat aile çelişkilerinden muzdaribim bu ara allah sonumuzu hayretsin. Yetişkinliğine kadar sus sen bilmezsin diye büyütülen bir insan haliyle hayata karşı bocalıyor biraz e birde arkasında istediği desteği bulamazsa işi mucizelere kalıyor. Hep yırtık - bağımsız bir insan olmak istemişimdir ama elden gelen bişey yok böyle yetiştirilmemişiz. Serde bağımsızlık yok muhtemelen de bu yüzden domestik hallerim.Ne kadar uğraşsamda başaramadım beni bağlayan görünmez zincirleri kırmayı ne kadar uğraştıysam o kadar sert bağlandım bundan sonra da muhtemelen kıramayacağım ne yapalım beğenen böyle alsın :)
Lollacığım sağolsun hemen hemen ne derdim varsa bilir. Nedense bir tek ona karşı duvarlarım yok elimde kala kala bir o kaldığı için de olabilir bana tahammül edebilen tek aile dışı insan olduğundan da gerçi onu aile bireylerimden de ayırmıyorum ya neyse bu konumuz değil.Bende yeri dosttan öte dosttan ziyade diyeyim gerisini siz anlayın.
Gerçi onunla bile paylaşamadığım şeyler var ama olsun %1'lik rezervimde bana kalsın ama öyle değil mi :)
16 Ağustos 2013 Cuma
Millet coşmuş
Bunca yıllık turizmciyim böyle kazık görmedim :) 70 liraya çorba mı olur arkadaş oluyor eğer Bodrumda iseniz ve oldukça genişseniz böyle büyük çapta kazık bir fiyata yemek yiyebiliyorsunuz. Tabi çorbaya 70, lahmacun+ayran'a 64, mantıya 95, hamburger ve dönere 50'şer lira verebiliyorsanız ve o mekan batmıyorsa yıllardır zaten diyecek bişey yok o kazığı hakediyorsunuz.
Hepi topu 1-2 liralık maliyeti olan çorba ve lahmacun'u geçtim en kabadayı 5 liralık mantı nasıl 95 lira oluyor akıllara ziyan hamburger ve dönere değinmeyeceğim bile heralde kobe sığırı etinden yapıyorlar :)
Mekan sahiplerinden bi vatandaş ben yemek satmıyorum sadece içinde konsept ve hizmet var diye buyurmuş yahu zannedersin insana dünyayı geçtim kainatta hiç bulunmadık manzarası, ambiansı ile tek olma özelliğine haiz bir mekanda ve über bir konseptte muhteşem bir hizmet sunuyorlar.
Allah akıl fikir versin bu fiyatlarla yemek yiyen arkadaşlara zira ihtiyaçları var belli, neyse ağzımdan ve elimden kötü sözler çıkmadan kısa keseyim sinirim tepeme çıktı iyice...
8 Ağustos 2013 Perşembe
Bayramınız kutlu olsun
Sevgili okurcanlar hepinizin Ramazan Bayramını (Şeker Bayramı) en içten dileklerimle kutlar büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperim.
Gönül isterdi ki mutluluk ve umut dolu bir bayram yaşayalım ama masum insanlar uydurma delillerle hapislerde sürünürken Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz aramızdan koparılıp alınmışken maalesef buruk bir bayram sevinci bu...
4 Ağustos 2013 Pazar
Ölmek kolay, yaşamak zor bu memlekette
Belli bir yaşa gelmiş az buçuk okumuş yazmış hemen hemen her türk vatandaşının aklından en az bir sefer geçmiştir bu cümle.Hele hele muhalif bir kimliğe sahipseniz sokağa çıkmak bile bir kabustur sizin için zira nereden geleceği beli olmayan serseri bir bir kurşunla kim vurduya gitmeniz ya da hiç iz bile bırakmadan ortadan kaybolmanız işten bile değildir.Her an tetikte olmanız başınıza gelebilecek her türlü musibete hazırlıklı olmanız gereklidir.
En son örnek Barbaros Şansal, dün gece vakti kapısına dayanan bir takım siviller tarafından evinden kaçırıldı tenha bir çiftlik evine çekilip bu işlerle uğraşma diye tehdit edildi.Ben hiç şaşırmadım desem yalan olmaz zira daha önce de evinin önünde darp edilmiş gel gelelim failleri bir türlü "her ne hikmetse" yakalanamamıştı. Uçan kuştan haberi olan istihbaratımız nasıl olduysa neredeyse online yaşanan kaçırılma eylemine karşı bir önlem alamamış olsa gerek Barbaros Şansal araçla akibetinin ne olacağı bilinmeyen bir yöne götürülürken bir dünya çevirmeden geçmiş ancak gören olmamış...
Çok şükür kendisi sadece tehditle kurtulmuş başına çok daha vahim şeyler gelebilirdi.Şikayetçi de olmamış gerçi şikayetçi olsa ne değişecekti onu darp edenler yakalandı mı ki kaçıranlar yakalansın.
29 Temmuz 2013 Pazartesi
Karışık
Çok ama çok karışık hisler içerisindeyim rahmetli Barış Manço'nun da dediği gibi;
Ne olduğunu bilmiyorum, tanımlayamıyorum işte bu daha çok acıtıyor canımı kısacası psikolojim alt üst. Koca koca yıkılmaz zannettiğimiz insanlar böyle yıkılıyormuş demek. Ne yapalım bu günleri de göreceğimiz varmış. Hani hiç beklemediğin anda, hiç beklemediğin yerden, hiç beklemediğin birinden, hiç beklemediğin bir şekilde yersin silleyi aldığın darbenin şiddeti bir anda kıtaları yerinden oynatabilecek şiddette bir sarsıntıya döner işte o hesap...
Sözüm meclisten dışarı dostlar
Bugünlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum
Hani dilim dilim doğrasalar beni
Marmara Ege Karadeniz ve hatta Akdeniz cacık olur diyorum
Ne olduğunu bilmiyorum, tanımlayamıyorum işte bu daha çok acıtıyor canımı kısacası psikolojim alt üst. Koca koca yıkılmaz zannettiğimiz insanlar böyle yıkılıyormuş demek. Ne yapalım bu günleri de göreceğimiz varmış. Hani hiç beklemediğin anda, hiç beklemediğin yerden, hiç beklemediğin birinden, hiç beklemediğin bir şekilde yersin silleyi aldığın darbenin şiddeti bir anda kıtaları yerinden oynatabilecek şiddette bir sarsıntıya döner işte o hesap...
23 Temmuz 2013 Salı
Sözün bittiği yer
Bir ülkenin başbakanı hemde iftarda yaptığı konuşmada "Türkiye 'de bir kişi, iki kişi, üç kişi, dört kişi polise şiddet uygularken ölüyor, twettler, faceboklarla, dünyanın altını üstüne getiriyorlar ama öbür tarafta şu ana kadar Mısır'da 300 kişi ölüyor, bunların 53 tanesi namaz kılarken ibadet esnasında kurşunlanarak öldürülüyor, dünya sessiz. Niye konuşmuyorsunuz? Hadi bunun karşısında da konuşun. İkircikli olmanın anlamı yok" diyorsa eğer (yok canım dememiştir diyenler için videosunu da koydum) artık söylenecek bi söz kalmamıştır.Bir yetkili nasıl olur kendi ülkesinde gösterilerde hayatını kaybeden insanların durumunu değersizleştirmeye çalışır üstelik doğru olmayan ifadelerle.Gezi parkı direnişinde ölen insanların hiçbiri polise şiddet uygularken ölmedi aksine bilakis polisin orantısız güç, aşırı şiddet uygulamaları sonucu hayatını kaybetti.Ne yapsaydı vatandaş kendi canı gitmiş, kendi kanı dökülmüş, arkadaşı, kardeşi, dostu hayatını kaybetmiş, hatta gözlerini yitirip sakatlanmış, tepkisiz mi dursaydı? Bazıları gibi kendi vatandaşı hayatını kaybetmişken sessiz, tepkisiz kalıp hatta katillerine ellerine sağlık 3-5 terörist eksildi diyerek el oğlu öldüğünde mi yaygara koparmalıydı?
Hangi vicdana sığar bu sözler ya da hangi insaf ölçütleri ile izah edilebilir ki, nasıl bir düşünce yapısıdır bizi yöneten...
Allah sonumuzu hayır etsin...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















