Ne Mutlu Türküm Diyene

31 Ağustos 2011 Çarşamba


Bayram mı ne bayramı?

3 Yorumgaçlı Okurcan
BayramŞeker Bayramım nasıl mı geçiyor kısaca geçmiyor hele ilk gün yaşadığımız komedinin ardından bayramın benim için pek bir espirisi kalmadı :)

İnsanın ailesi ne kadar unutkan olabilir ki? Benimkiler beni bayram sabahı uyandırmayı unuttular desem inanırmısınız ? Gerçi bunda sabahın köründe gelen misafirlerimizin de payı yok değil kardeşim sabahın 10'unda bayram ziyaretine gelinir mi rüyanda mı gördün bizi :) Neyse efenim uzun zamandır görüşmediğimiz şu sıralar başka bir şehirde yaşayan zamanında pek samimi olduğumuz komşularımız teşrif buyurmuşlar e bizimkilerde onları ağırlayalım derken beni uyandırmayı unutmuşlar.Mesele o değil onların akabinde gelen yeni misafirler de olunca ben hepten arada kaynamışım Allahtan biyolojik saatimiz işliyorda uyanabiliyoruz kendi imkanlarımızla.

Uyandığımda ev panayır yerine dönmüştü gelen gelmiş allı evlenmiş güllü kocaya varmış bayramlaşan bayramlaşmıştı bendenizde assolist edasıyla daha mahmur gözlerle gelenleri selamlamaya çıkmıştım odamdan tabi o kafayla kimle bayramlaştım kimi ya da neyi öptüm farkında bile değilim, ortada dönen muhabbetleride pek kavrayamadım ne yalan söyliyeyim.Ayıldığımda ise misafirler tası tarağı toplayıp gitmeye koyuldular dolayısıyla bayramdan bi bok anlamadım.Lan bayram kahvesi içip bayram şekeri bile yiyemedim o derece.

En son bizimkilerle bayramlaştım cidden çok tuhaf oldu alışmışım sabah erkenden kalkıp giyindikten sonra bayram kahvatımızı edip bayramlaştıktan sonra misafir beklemeye ve bayramları bayram gibi yaşamaya bu sefer fena ketenpereye geldik.

Bu günde bizimkiler gittiler bayram ziyaretine yine sabahın kör vakti e tabi önce mezarlık ziyareti yapılacak kabirlerde dualar okunacak akabinde ehir içindeki en büyük akrabaya gidilip bayramlaşılacak kim bekler benim gibi ekabir adamı.

Du bakalım gelmesini beklediğim gerçekleşme olasılığı az da olsa var olan bir bayram ziyaretçimiz var olursa güzel olur olmazsada can sağlığı ne diyelim.

Biz ufaklıkken şeker bayramında önce apartmanımızda sonra da çevre apartmanlardaki komşularımıza bayramlaşmaya giderdik.En büyük eğlencemiz şeker biriktirmek ve arkadaşlarımızla onlarda olmayan şekerlerimizi paylaşmaktı.Enteresandır eskiden hemen hemen her bayramda kapımıza gelen 3-5 bücürde artık piyasada yok sanırım şeker devri kapandı bilgisayar başında knight ya da counter oynuyolardır.

Klasik tribe girip nerde o eski bayramlar demiyeceğim zira belli harcadık bitti hadi yenisine bakalım .

29 Ağustos 2011 Pazartesi


Uçuyorum şahitlerim var

2 Yorumgaçlı Okurcan
ucuyorum

Uçuyorum şahitlerim var Valla :)

28 Ağustos 2011 Pazar


Türk Futbolu Ruhunu kaybetti istişaresi Erman Toroğluna kaldı

2 Yorumgaçlı Okurcan
erman toroglu
Serhat Ulueren ve Telegol'ün tüm saçmalıklarına bir nebze olsun katlanılıyordu bir zamanlar en azından belirli bir seviyeden aşşağıya gitmiyorlardı gidemezler diyorduk artık o duvar yıkıldı.Kelli felli kariyerli adamlar saçmalamada son noktaya kadar ulaştılar daha beteri ne olur bilemiyeceğim artık :) Erman Toroğlu Türk Futbolunun kaybolan ruhuyla canlı yayında istişare yaptı :))) Bundan ötesi programda Metin Oktay'ın ruhunu çağırmak konuk etmek falan olabilir...

Aslında bu kare için destanlar yazsak yeridir de şu olaydan sonra kim için neyi yazacaksın arkadaş...

Videosuda düşmüş sanal aleme buyrun burdan yakın :)

27 Ağustos 2011 Cumartesi


Nilüfer - Aşk Kitabı

4 Yorumgaçlı Okurcan
Nilüferden dinlemeyi sevdiğim en güzel parçalardan birisidir Aşk kitabı.Sözlerindeki ağır hüzün,acı ve melankoli benim gibi melankolik bir bünyede fena etkilere yol açıyor.Gece hece nerden estiyse kapıldım bi nostalji rüzgarına e madem ben kapıldım sizde bi dinleyin :)



Nilüfer - Aşk Kitabı

Ne olur söyleyin sevenler bana
Ayrılmak kanunmu aşk kitabında
El ele tutuşup gülmeden daha
Terk etmek kanunmu aşk kitabında

Ümitlerim kırıldı bitti
Hayallerim yıkıldı gitti
Bu dert beni benden etti
Sevdim, sevdim bak ne hale geldim

Her seven sonunda düşüyor derde
Bu aşk kitabının yazanı nerde
Bir aşık inandı çok sevdi diye
Terk etmek kanunmu aşk kitabında

Ümitlerim kırıldı bitti
Hayallerim yıkıldı gitti
Bu dert beni benden etti
Sevdim, sevdim bak ne hale geldim

25 Ağustos 2011 Perşembe


Ondan bundan birazda şundan bölüm 23

0 Yorumgaçlı Okurcan
*Gözünüz aydın temiz futbol aşıkları Fenerbahçe Şampiyonlar Liginden men edildi böylece bütün dertler tasalar sona erdi.Ah bir de sırada mahkeme sonuçlanmadan acilen küme düşürülmesi var ki gerçekleştiği an liglerimiz tertemiz olacak bundan sonra şaibe şüphe kalmayacak ohh sonunda.İroninin kralına gelirsek Fenerbahçe şike şüphelisi diye ligde men ediliyor lakin yerine şampiyonlar ligine gidecek olan Trabzonspor şike soruşturmasında başka bir şüpheli takım :) Madem şüpheli takımlar avrupaya gitmeyecek o zaman Trabzonun ne işi var orada diye sormazlar mı adama ? Trabzonu da atlayıp bursayı gönderseydiniz bari :)

Tabi Trabzon şampiyonlar ligine kabul edilince şike soruşturmasında adı geçen yurtdışına çıkış yasağı olan muhterem başkanları Sadri Şener'in çıkış yasağı da ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından kaldırılıyor tesadüfe bakınız :) Ne değiştide Sadri Şener'in durumunda bir değişiklik oldu yurtdışına çıkış yasağı kaldırıldı mantıklı bir açıklama var mı yok :)

Olsun biz alıştık zaten Fenerbahçe'ye yapılan haksızlıklara artık eskisi gibi koymuyor.

Uefa tam çakal önce Fenerbahçe'ye yazı gönderiyor ligden gönüllü çekil mealinde Fenerbahçe yermi gönüllü çekilmek gelecekte kendinde mahfuz olan tazminat hakkından feragat etmesi demek.Bu seferde bizim federasyona yükleniyorlar şöyle ceza gelir böyle ceza gelir babında tabi bizim acemi federasyonunda eli ayağına dolanıyor anında önceki görüşlerinden çark edip ligden men ediyorlar bizi.

MAA'nın açıklamasına göre eğer fenerbahçenin arkasında dursalar Türkiye'ye 8 yıla kadar ceza gelebilirmiş vay babam vay yahu bu güne kadar bir dünya şike mevzusu oldu avrupada ilaç niyetine birine bile 8 yıl ceza verilmedi :) yoksa verilide bizim mi haberimiz yok.E gözünü sevdiğimin başkanı Fenerbahçe'yi men ederek bir nevi Fenerbahçe'nin bu suçu işlemiş olduğuna kani olduğunu beyan ettin.Bunden kelli fenerliler sana nasıl inansın güvensin?

Bu arada Trabzonspor'un Şampiyonlar Ligine katılacağı haberinin ardından Trabzon şenlik yerine dönmüş yahu bilader daha ön elemesini geçemediğiniz Şampiyonlar Ligine şimdi doğrudan katılmayı nasıl içinize sindirebiliyorsunuz bide utanmadan şenlik yapıyorsunuz helal valla.

*Son günlerin en önemli gelişmelerinden birisi de Adalet bakanlığının açıklamasıydı cezaevinde bulunan gazetecilerin hiçbirisi gazetecilik faaliyetiyle ilgili olarak içerde değilmiş bunlar tamamen fasa fisoymuş biz boş yere gulu gulu dansı yapıyormuşuz meğer :) Mesela Nedim Şener ve Ahmet Şık silahlı terör örgütü üyeleriymiş Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay'da keza bildiğin teröristmiş yahu :) Hiç güleceğim yoktu...

*Nihat Doğan muhteşem bir özlü söz yumurtlamış somalide show yaptığını iddia edenlere karşı "Türkiye'de ehli firavun zihniyetinin devamı olan yüzde 15-20 ahmak kesim var" vak ki ne vay yahu bunlar değilmiydi Rahmetli Aziz Nesin bu memleketin %60'ı salaktır dediğinde üzerine alınıp kudurduktan sonra ortalığı velveleye veren kimse kimseye tercihleri yüzünden salak damgası vuramaz diyen yagarayı koparan ne değiştide şimdi kendileri ahmak oranı belirler oldu merak ettim açıkçası yoksa arkasına iktidarın gücünü alan memleketteki ahmak oranını belirleyebilir diye bir kaide mi var.

E be kardeşim eğer niyetin show yapmak olmasaydı başbakanla değil kendi başına giderdin somaliye yapacağın yardımı gizlice yapardın bu bir eğer amacın show yapmak olmasaydı basının karşısında sahte gözyaşlarıyla fotoğraf çektirme telaşına düşmezdin bu da iki.Kimseyede yapığın yardımı da duyurmazdın bu da üç.

Hadi yallah tatlı su delikanlısı seni :)

23 Ağustos 2011 Salı


Çok acayip bir rüya gördüm hayırdır inşallah

2 Yorumgaçlı Okurcan
maldivler
Genelde absürt rüyalar görmekte üstüme yoktur beni düzenli okuyanlar geçen sefer yeti gördüğümü hatırlayacaklardır kaç insan hayatında rüyasında yetilerle tebelleş olur ki :) Neyse efenim bu sefer daha halim selim mevzumuz.

İş bu ya maldivlerde yaşıyorum salaş mini minnacık bir balıkçı teknesiyle balık avlıyorum onları satıp 3-5 yolumu buluyorum.Akşam üzeri eve dönüyorum lakin ev yukardaki fotoğrafın bir benzeri sadece ebatlar oldukça farklı denizin üzerinde ben diyeyim villa sen de malikane kocaman heyyula gibi bir şey kondurmuşum :)

Enteresan olan koca evde yalnız başıma yaşıyor olmam.Göt kadar adada nereye gitmeye kullanacaksam kapıda duran süper bir arabam (ki araba kullanmaktan nefret ederim o yüzden ehliyet bile almadım) ve kocaman evim var ama hayatımda kimse yok çok ilginç :) Yalnızlık rüyada bile yakamdan düşmüyor anasını satayım.Sen kalk herşeyi daya döşe ama paylaşacak kimsen olmasın ne kadar acı :(

Çıkıyorum balkona ayağını uzatsan cam gibi deniz, kurmuşum çilingiri, fonda müzeyyen abla, elimde rakı, ufku seyre dalmışım...

Off lan off içlendim azcık kafein ve tein'e abanayımda ramazanda usulüne uygun kafa bulayım :)

21 Ağustos 2011 Pazar


Başkasının mağduriyetinden show malzemesi çıkarma iğrençliği

5 Yorumgaçlı Okurcan
somali
Kuşkusuz hepimiz üzülüyoruz Somali'de yani dünyanın unuttuğu,görmezden geldiği topraklarda yaşananlara.Garibim somalililer verimli topraklar üzerinde ve balığın oldukça bol olduğu bir denizin kıyısında açlık çekiyorlar ne kadar ironik ve acı.Çinliler ve Avrupalılar tarafından toprakları tarım yapmak için parsellenmiş.Adamlar organik tarım yaparak kendi ülkelerini besliyorlar.Toprakların asıl sahipleri açlıktan kıvranırken tonlarca gıda dünyanın değişik ülkelerine gidiyor.Büyük petrol şirketleride boş durmamış tabiki işbirlikçi devletleri tarafından yine sadece acının yeşerdiği toprakları cüzi çıkarlar karşılığı peşkeş çekilmiş.Bir zamanlar kara afrika'nın kendine yetebilen görece müreffeh ülkesinin düştüğü şu hallere üzülmemek açlıktan bir deri bir kemik kalmış çocukları görüpte acısını yüreğinde hissetmemek mümkün mü?

Büyük devletler ise utanmadan vahşice sömürdükleri siyasi hamleleriyle tarumar ettikleri açlıktan kırılan Somali'ye sadece kendi vatandaşlarının vicdanını teskin edebilmek ve gözlerini boyamak için tok karnına tüketilmesi gereken ilaçları yolluyorlar.

Gelelim bizim konumumuza islam ahlakında "sağ elin verdiğini sol el görmeyecek" olarak özetlenmiş durum her nedense bizim anlı şanlı "islamcı" geçmişiyle övünen devlet erkanı tarafından unutulmuş gibi görünmekte.Büyük bir show business haline getirilen yardımlar amacından sapmış gibi hissediyorum içime sinmiyor.Gerçi bizim devlette bu acıyı dünya gündemine sokabilmek amacıyla yaptığını söyleyecektir kendini başka türlü nasıl savunacak.Tabi yerseniz.Koca koca petrol yataklarına sahip vatandaşlarının trilyonlarca dolar hesapları olan zengin arapların ise neden Somali'ye kayda değer bir yardım etmedikleri ayrıca tarafımda oluşmuş bir merak konusu e hani bütün müslümanlar kardeşti Somalili garibanların ne kabahati var peki?

Beni asıl çileden çıkartan kendi ülkesinde yaşanan acılara tamamiyle fransız kalıpta Somali'ye yardım uçağına koşturan ve doluşan ünlüler.İsimlerini zikretmek dahi istemediğim bu muhteremleri ben hiç bir fakirin sofrasında ya da bir şehit cenazesinde görmedim gören yahut duyan varsa beri gelsin.Kendi vatanında bir okul yaptırmayan,fakir fukaraya gıda yardımında bulunmayan,ilaç niyetine yoksul öğrencilere burs sağlamayan bu muhteremlerin ikircikli ve gayri samimi tavırlarına çıldırmamak içten değil.Marifet Somali'ye gidip açların başında iki damla sahte gözyaşı dökmek,yerel zenginlerin tonton gacılarıyıla göbek atıp şarkı söylemek değil öncelikle kendi coğrafyanda yaşanan acılara kayıtsız kalmamak.

Daha yerel olamadan evrensel olmaya çalışmak sorunun ve samimiyetsizliğin kaynağı.Kendi ülkendeki evsizlere,yoksullara,yoksunlara tam gaz giriş önce bir kendi insanının kalbini fethet beini doğrultmaya başla sonra bununla paralel olarak dünyanın sorunlarına el at ki samimi olduğuna inanayım senin...

Somali'ye yapılmaya çalışılan yardımı kınadığım yok yalan yok hoşuma da gitti hatta tüm dünyadaki mazlum devletlere ve milletlere yardımcı olmak Türkiye'nin görevi boynunun borcu olmalı bence.İşgalcilerini yenerek emperyalizmin ve kapitalizmin yüzüne en okkalı tokadı yapıştırmış bu devlet bir umut ışığı olmalı olabilmeli.Dünyanın askeri süper gücü,fabrikası,besleyeni olmayı geçtim büyük yatırım gerekli onlar için lakin bari dünyanın vicdanı olmayı başarabilelim benim için yeterli bir gurur vesilesi olacaktır.

19 Ağustos 2011 Cuma


Mezar taşından hıncını çıkarmaya çalışan andavallı

0 Yorumgaçlı Okurcan
can yücelin mezarı
Şimdi yaşıyor olsa ve yaşananlar bir başka rahmetlinin başına gelmiş olsa o koca sakalların arasında neredeyse belli olmayan dudaklarından çıkan yumuşak ancak kızdığında keskin kimi zaman anlaşılmaz sesiyle kelimeleri yuvarlayarak ve çok kallavi bir küfür yapıştırırdı can baba

Ölüm yıldönümünde Can Yücel mezarı başında anılırken "vasiyeti gereği" olduğu öne sürülen şarap dökme eyleminden dolayı olduğu sanılıyor lakin olanların sebebinin önemi var mı?

Nasıl vahşetle ve nefretle dolu ruh halidir bu,Mezar taşına kıyasıya saldıracak kadar gözü dönmüş.Bildiğin taş ulan o taş,kırdın da ne geçti eline,Zavalı andavallı...Sevenleri yenisini yaptıramayacak mı sanıyorsun? Eskisinden daha güzel daha büyük belki daha görkemli.Tabi sende boş durmayacaksın andavallı,elinde balyozun yine fırsat kollayacaksın ilk fırsatta yine yıkacaksın sana ve senin gibilere inat,yine yaptıracak sevenler,Olsun,Senin de,Can'ın sağolsun

Ne kadar ironik o maktul mezar taşını yapan da Mehmet Aksoy malum karsta yıkılan meşhur "ucube" nin heykeltraşı ne acıdır ki aynı zihniyetin gadrine uğradı yine bu seferde datçada.

18 Ağustos 2011 Perşembe


Tam zamanında yaşamak

0 Yorumgaçlı Okurcan
Yemek de boş, içmek de,
Hatta yeri gelmeden sevişmek de.
Tam zamanında öpmelisin mesela güzel gözlünü,
Tam zamanında söylemelisin sevdiğini
Gözlerinin içine baka baka.

Bisikletinin gidonunu
Tam zamanında çevirmelisin
Düşmemek için.
Tam zamanında frene basmalı,
Tam zamanında yola koyulmalısın.

Tam zamanında okşamalısın başını
O üzüm gözlü çocuğun
Hıçkırıklar tam dizilmişken boğazına,
Tam ağlamak üzereyken.

Tam zamanında koymalısın elini omzuna
En sevdiğin dostunun babası öldüğünde.

Tam zamanında tutmalısın düşerken
Üç yaşındaki sehpaya tutunan çocuk.

Tam zamanında acımalı yüreğin
Afyon'da Hasan Ağabey' in evi yıkılınca başına
Evsiz kalınca çoluk çocuk
Ki uzatasın elini bir parça.

Tam zamanında açmalısın kapını
Hayatına girmek isteyenlere.
Tam zamanında çıkarmalısın
Sevginden şımarmaya başlayanları.

Tam zamanında affetmelisin kardeşini
Biliyorsan yüreğinde kötülük olmadığını
Seni gecenin üçünde arayıp da
Kafasının iyi olduğunu söylediğinde.

Tam zamanında öğretmelisin oğluna
Gerekiyorsa yumruk atmayı
Tam burnunun üstüne
Tiksinmeden pisliğinden,
Yukarı mahallenin sümüklü bebesi
Misketlerini zorla almaya çalışırsa.

Tam zamanında bağırmalısın
Acıyınca bir yerin.
Tam zamanında gülmelisin
Kemal Sunal küfür edince filmin bir yerinde.

Tam zamanında yatmalısın
Yola çıkacaksan ertesi gün
Ve arabayı kullanan sensen
Sana emanetse çoluk çocuk
Ve kendin.

Tam zamanında bırakmalısın içmeyi
Son kadeh bozacaksa seni
Ve üzeceksen birilerini
Ertesi gün hatırlamayacaksan.
Tam zamanında ayrılmalısın misafirliklerden.

Tam zamanında konuşmalı
Tam zamanında şarkı söylemeli
Tam zamanında susmalısın.

Tam zamanında terk etmelisin gerekiyorsa
Annenin babanın evini,
Tam zamanında başka bir şehre gidip
Ayaklarının üzerinde durmaya çalışmalısın.
Tam zamanında dönmelisin memleketine.

Tam zamanında için titremeli,
Tam zamanında aşık olmalı
Deli gibi sevmelisin güzel gözlünü.

Tam zamanında toplamalısın oltanı
Belki de seni şampiyon yapacak
En büyük balığı kaçırmadan.

Tam zamanında yaşlandığını hissetmeli
Tam zamanında ölmelisin
Iskalamak istemiyorsan hayatı.

Haydi şimdi kalk bakalım
Silkin şöyle bir
At üzerinden hayatın yorgunluğunu,
Vakit zannettiğinden daha az
Haydi kalk bakalım,
Şimdi YAŞAMAK ZAMANI...

Can Yücel

16 Ağustos 2011 Salı


Mini ptt istemiyoruz

2 Yorumgaçlı Okurcan
Allahım yarabbim bu mini pttler yüzünden çektiğimi bir ben bir allah bilir.Ödeme yapmak için gidersiniz sistem kilitlenir.Dışarısı ya çok soğuk ya çok sıcaktır eşşek gibi kuyruk olur.Gişelerde sürekli tek memur çalışır yeter artık ya.

Bu gün kredi kartına geleneksel olarak ütülme tarihimiz yaklaştığından zamanı geçmeden gidip yatırayım dedim.Akşam üzeri tenha olur hesabına saat 4'te ptt'nin önündeyim içeride tek başına memur çalışıyor önümdeki sırada kafadan 20 kişi var ve işlemler alabildiğine yavaş.Dedim kesinlikle bu iş yattı ertesi güne kalıcaz neyseki aradan geçen 15 dakikanın ardından ptt sınırlarından içeriye girebildim.Allahtan içeride klima var yoksa dışarısı kıyamet bşeyler yatırayım diye yarım saat dışarda beklesen buhar olur uçarsın o derece

Uzun bekleme sürecinin ardından sıra bana gelmek üzereydiki içeriye uyanık teyzelerden biri girdi.Yüz ifadesinden bir rahatsızlığı olduğu belliydi.İşini hallettircek fırsat kolluyor ama saat olmuş 16.45 kapanışa sadece 15 dakika var ve arkamda en az 10-15 kişi daha var.Neyse tam ben kartı ve parayı uzatmıştım ki teyzeden beklenen hamle geldi.Benden kendisi için yer istedi.Hani sırada sadece ben olsam gönüllü olarak yerimi verirdim ama kusura bakmayın teyzecim kuyrukta bekleyen bir dünya insan var onlara sorun dedim.Doğal olarak kuyruktaki insanlarda yer vermedi.Bi dünya tatava çıktı uyanık teyzenin derdi acilen fitre göndermekmiş izmirde fakir bir çocuk fitre bekliyormuş.Allahım yarabbim bahaneye bakarmısın sanki çocuk ameliyatta acil kan gönderecek :) Allah bilir akrabalarından birine havale gönderecek ama kuyruktakiler sıra vermeyeceği için bahane uyduruyor.Tabi kimse yemeyince kös kös sıranın arkasına geçti.Hengame sırasında sabahtan beri non-stop çalışan memurun kafası allak bullak oldu iyice benim verdiğim paranın 100 lira fazlasını işlemiş hesaba :) O yüzden yeniden işlem yapmak zorunda kaldı.İnşallah bi sakatlık çıkmaz gerçi makbuz var elimde ama nolur ne olmaz :)

Ptt yetkililerine sesleniyorum şu ufak ptt noktalarında ne olur 2 memur çalıştırın gözünüzü seveyim orada tek başına haldır huldur çalışan memura da yazık kuyrukta bişeyler yatırmaya, mektup vs göndermeye çalışanlarada.
Yeni kayıtlar Önceki kayıtlar Anasayfa