Ne Mutlu Türküm Diyene

8 Mart 2010 Pazartesi


Nasıl daha iyi bir blog yapılır?

3 Yorumgaçlı Okurcan
Epeydir yazmayı düşündüğüm bir konu bu aslında blog işinde çok tecrübeli sayılmam ama iyi bir site nasıl olmalıdır konusunda iyi kötü bir fikrim var.Ortalık blogdan geçilmiyor azı gerçekten kaliteli ancak çoğunluk yerlerde sürünüyor.Yeni başlayanlar için birkaç tavsiyede bulunabilirim diye düşündüm.Blog kişisel fikirlerinizi ya da bazı konular hakkında görüşlerinizi beyan ettiğiniz bir nevi web günlüğüdür.Amacı budur bazı bloglar görüyorum her telden çalıyorlar mübarek forum sitesi ya da haber portalı.Sanal alemde ne bulurlarsa toplayıp bloglarında veriyorlar.Örnek vermeyeceğim insanlar alınıp kırılmasınlar.Elnizdeki bloğunuzdan memnun değilseniz ve okunmadığınızı düşünüyorsanız birde benim tavsiyelerime uymayı deneyin bakalım faydası olacak mı?

Nasıl daha iyi bir blog yapılır?

1-İlk olarak oturup düşünün ve bloğunuzun konusuna karar verin hangi konularda daha güzel fikir beyan edebileceğinize karar verin.

2-Çok fazla konuya dalmayın en iyisi tek konuda yazmak ancak yapabilirim diyorsanız 3-4 temel konuyu aşmayın.Yoksa hedef kitlenize ulaşmanız zor olur ve google amca'da sizi sevmez.Google amca szi sevmezsen ne olur tabiki aramalarda taa en alt sıralarda çıkarsınız ki arama motoru kullanan ziyaretçilerin ilk sayfadan sonrasına pek geçmedikleri gözönüne alınırsa yazılarınız okunmaz.

3-Konularımıza karar verdik şimdi ne yapacağız tabiki bloğumuzun temasını seçeceğiz.Sakın abartılı bol grafikli göz yoran temalara itibar etmeyin mümkün mertebe sade olsun.

4-Biraz HTML,CSS ve en önemlisi Photoshop öğrenin.

5-Temanızı kendinize göre düzenleyin.Hatta yapabiliyorsanız kendi özgün temanızı yapın

6-Antin kuntin zımbırtılarla bloğunuzu bozmayın.Yok oranın hava durumu yok flash saat takvim vs vs bunlar hiçbir işe yaramazlar.

7-Kesinlikle kopyala yapıştır mantığını unutun.Sanal alemde bulduğunuz herşeyi bloğunuza tepiştirmeyin.Google amca sizi çöplük kategorisinde değerlendirmesin.

8-Özgün içerik üretin kendi makalelerinizi yazın ve mümkünse güzel görsellerle destekleyin.Makaleleriniz ne çok uzun nede çok kısa olmasın ikisinin ortasında ayarlı bişeyler tutturun.

9-Çok mecbur kaldınız ve bir yerden alıntı yaptıysanız mutlaka kaynağını link olarak yazınızın altına verin. Orjinal makaleye doğru link vermek her zaman sizin lehinize olacaktır.

10-Diğer bloglara takılın,izleyici olun, yorumlar yapın arkadaş çevresi yaratın ki onlarda sizi izlesinler ve arada bir bloğunuzu ziyaret etsinler.

11-Aynı içeriğe sahip olduğunuz bloglarla link değişimi yapın.

12-Bloğunuzun görünür bir yerine rss butonunuzu eklemeyi unutmayın.Blog takip edenlerin bir kısmı rss reader kullanır.Bloğunuzun rss besleme ayarlarından kısıtlı seçeneği seçin ki hem reader okuyucuları okumak için bloğunuza gelsinler hemde rss'den içerik sömüren beleşçi siteler sizin blogunuzu sömüremesinler.

13-Mail abonelik sistemlerinden birine yer verin insanlar bloğunuzdaki gelişmeleri maillerinden takip edebilsinler.

14-Çok özelinizi yazmıyorsanız ve kimsenin okumasında bir sakınca yoksa yakın çevrenizi bloğunuzdan haberdar edin.


Umarım yukarıdaki fikirlerim sizin işinize yarar.İnanın işinize yararsa bende sevinirim okuyacak doğru düzgün bloglar olur :)

Kolay Gelsin...

6 Mart 2010 Cumartesi


The Road - Yol İzlemeye değer bir film

1 Yorumgaçlı Okurcan
The Road The Road (Yol) daha önce izlediğim ve blogumda izlenimlerime yer verdiğim The Book Of Eli (Tanrının Kitabı)ya da Will Smith'in I Am Legend(Ben Efsaneyim)filmlerinin bir türevi, geleceğe yönelik felaket senaryolarından biri daha.Bilinmeyen bir sebepten dolayı dünya büyük bir yıkıma uğramıştır.Ağaçlar kurumuş, bitkiler yokolmuş,Hayvanlar ölmüştür.Geriye çok az sayıda insan kalmış ve bu insanlar arasında büyük bir yaşam mücadelesi başlamıştır.Anne dayanamayıp evi terketmiştir Baba ise en sonunda oğlunuda alıp sıcak güneye Amerikanın yanmış kavrulmuş yamyamlık gibi büyük tehlikelerle dolu toprakları üzerinde umuda doğru bir yolculuğa çıkar.Ellerinde kendilerini savunabilecek sadece 3 kurşunlu bir silah vardır.Cormac McCarthy'in aynı adlı eserinden uyarlanmış filmde Charlize Theron - Anne, Viggo Mortensen - Baba, Kodi Smit-McPhee - Çocuk rollerini üslenmişler.Yönetmen John Hillcoat senaryo ise Joe Penhall'a ait.The Road kıyamet sonucunda hayatta kalan insanların dramına,hayat mücadelesine, çaresizliklerine parmak basıyor.Bizi ince ince kıyıyor,duygularımızı parçalıyor.Bilim Kurgu öğelerinden çok biraz macera ve bolca dram ağırlıklı.Dram dediysemde üzülmeyin sizi sıkmayacağını havaleler geçirmenize neden olmayacağını garanti ederim.İzlemeyenler için ufak bir spoiler vereyim (filmin tadını kaçırmadan) ilginç bir süprizle bitiyor(Filmin ortalarında buldukları evle alakalı).Bana kalırsa izlemeye değer ilginç bi yapıt eğer boş vaktiniz varsa izleyin.Ama baştan söyliyeyim filmden sonra evlenip bu dünyaya bir çocuk getirmekten vazgeçebilirsiniz. :))) Unutmadan İMDB 7.7 puan vermiş.


The Road - Yol Filmden Kareler

The Road The Road The Road

The Road - Yol Fragman


Heykel

0 Yorumgaçlı Okurcan
Heykel
Tüm sokakları heykellerle donatın
Yalnızların,evsizlerin de bir sırdaşı olsun.

04.03.2010

5 Mart 2010 Cuma


Avatar :The Last Airbender Geliyor

0 Yorumgaçlı Okurcan
Avatar :The Last Airbender
Nickelodeon'da yayınlanan bir anime olan Avatar :The Last Airbender M. Night Shyamalan'ın elinde sinemeya uyarlandı.Fragmandan yola çıkarak konuşmak gerekirse gayet güzel bir film geliyor sıkılmadan defalarca izlenebilir.Çizgi filmin fanatikleri ve Fantastik film severler için ideal bir yapıt.Çizgi film uyarlaması olduğuna bakmayın Avatar sadece çocuklar için değil her yaştan izleyici keyifle izleyebilir.Film 3 bölüm halinde yayınlanacak bu üçleme işi sinema dünyasını bu sıralar oldukça revaçta.Son zamanlarda ne kadar iyi film çıkıyorsa illa üçleme olarak yapılıyor.Avatar :The Last Airbender'de Dünyada 4 ulus yaşamakta 4 temel elementi simgeleyen Hava, Su, Toprak, Ateş Ateş ulusu zamanla bütün diğer ulusları savaşarak kontrolü altına almaya çalışmaktadır dünya hızla büyük bir yıkıma doğru sürüklenmektedir.Bu savaşı sona erdirebilecek tek kişi 4 elementide kontrol edebilen AVATAR'dır.Ne yazıkki son avatarda 100 yıldır kayıptır ta ki su bükücü Katara ve Sokka onu buzların altında bulana kadar.

Filmde Noah Ringer "Aang" , Nicola Peltz "Katara" ,Jackson Rathbone "Sokka" ve Dev Patel "Prens Zuko" rolünde


Avatar :The Last Airbender Filmden Kareler

Avatar :The Last Airbender Avatar :The Last Airbender Avatar :The Last Airbender

Avatar :The Last Airbender Türkçe Fragman

4 Mart 2010 Perşembe


Soykırım Tasarısı Kabul edildi

4 Yorumgaçlı Okurcan
Soykırım YalanıSonunda olan oldu ABD Temsilciler Meclisi Komitesinden Ermeni Soykırımı tasarısı geçti.Böylece ABD nezdinde bir mevzii daha kaybetmiş olduk.Kesinlikle Türk - Amerikan ilişkilerine ağır bir darbe indi .Bundan sonra ilişkilerin toparlanması zor gözüküyor toparlansa bile eskisi gibi olmayacağı aşikar.Bizimkiler Washington Büyükelçimiz Namık Tan'ı geri çektiler tepki olarak bakalım Amerikadaki yankıları nasıl olacak.Şurası açıkki biz bu lobi işini pek beceremiyoruz.Para gücümüz mü yok var insan gücümüz mü yok o da var ama bir türlü organize olamıyoruz.En bariz örneği Fransa.Fransadaki Ermeni nüfusuyla nerdeyse başabaş bir nüfusa sahibiz ama organize olamadığımız için adamların %1'i kadar bile etkin değiliz.Almanya'ya ne demeki nerdeyse 3.5 milyon Türk yaşıyor ama her zaman ermeniler lehine kararlar çıkıyor.Eğer organize olsak ve bizim devletimizde etkin dış politika yapabilseydi bu insanları bir çatı altında toplayabilse neler yaparlardı neler.

Şu dünya üzerinde bizim kadar zulme uğrayan başka kaç millet vardır açıkçası merak ediyorum.Stalin Rusyasında sürgün yiyen,Çinde günümüzde bile asimile edilmeye çalışılan,Balkanlardan sürülen soykırıma uğrayan hatta bizim yadigarımız olan boşnaklar bile daha 90'larda soykırıma uğradılar,Anadoluda Batısında Yunanlılar doğusunda Ermenilerce katledilen kimdi?

Hocalı bile gözlerinin önünde yaşandı daha acısı geçmedi yarası hala kanamakta yüreklerde...Orada Katledilen,yakılan,vurulan,kesilen kimdi?

Batı dünyasına sorsan haberleri bile yoktur.Aslında var da görmezden gelirler zira katledilen Türklerdir katleden Hristiyan olduktan sonra katledilenin ne önemi var değil mi?

Bence Batı kendi tarihine baksın kan göllerinden tükselen tarihine.Kıtaya ayak bastıklarında Amerika da 60 milyona yakın yerli yaşarken 1900'lerin başında Tüm Kıtadaki yerli sayısını saysak 10 milyonu bulurmuydu.Nereye gitti bu insanlar kuş olup uçmadılarya? Portekizliler ve ispanyollar Güney Amerikada İngilizler ve Fransızlar Kuzey Amerikada yerlilere neler yaptılar? Yüzyıllar boyunca kölelik ve sömürü düzeni ile haklarını refaha erdirirken ne kadar insanı soykırımdan geçirdiler.

Ama iş bize gelince Kendi yurdunu arkadan vuran hainleri sürdük ve bir kısmı yolda bir kısmıda karşılıklı mukatele sırasında öldü diye bizi soykırımla suçlayacaklarsa varsın olsun.Ben asla utanmayacağım neden utanayım ki Benim vatandaşlarımı öldürenleri kendimi savunmak açacıyla sürdüm diye neden utanayım.

Eminim bizim yerimizde ABD'liler,Almanlar,Fransızlar olsa bu gün 100 bin Ermeni bulamazdınız dünya üzerinde.

Bizim tarihimizdede bazı vahim olaylar yaşanmıştır doğru bazı insanlar haksızlığa zulme uğramıştır bu da doğru ama hiç biri sebepsiz olmamıştır.Ermenilerin yaşadıkları sürgünde durduk yere yaşanmamıştır yani sebepsiz değildir.

Eğer bazıları hala bizden Toprak-Tazminat alma sevdasındaysalar hala kusura bakmasınlar bu hevesleri kursaklarında kalacaktır.Kan dökülerek alınan yer Kan dökmeden verilmez.Eğer yürekleri yetiyorsa gelip alsınlar.Böyle kaçak dövüşlerle bir yere varamazlar.

3 Mart 2010 Çarşamba


Manga - We Could Be The Same - Aynı olabiliriz

3 Yorumgaçlı Okurcan
Manga Eurovision Şarkı yarışmasında 29 Mayısta Norveç'in başkenti Oslo'da bizi "We Could Be The Same" (Aynı olabiliriz) adlı şarkıyla temsil edecek.Komisyon mangaya yaptırdıkları üç parça arasından bunu tercih etmiş.Kusura bakmasın TRT komisyonu kendi kafasına göre seçmiş ama yanlış seçilen karpuz misali kelek çıkmış.Bu güne kadar dinlediğim en dandik Manga şarkısıydı dersem haksızlık etmiş olmam.Mangadan pek ümitli değildim lakin zottirik bişeyde beklemiyordum.Bu şarkıya Türkçe söz yaz kimse dinlemez.Çıkış Parçası olarak seçme gafletine düşersen hele albümün satmaz.Bilmem anlatabildim mi derdimi vasat olmuş daha ileri gidememiş ne yazıkki.We Could Be The Same ile Eurovisionda şansımız konusuna gelirsek hemen hemen sıfır.Eğer siyaset dönmezse (mucize olmazsa)ilk on şansı bile olduğunu zannetmiyorum.Son yıllarda Eurovision'a katılan en kötü şarkılarımızdan birisi.Yine de her ne olursa olsun kendierine ülkemizi temsil etmeleri nedeniyle başarılar diliyorum zira ihtiyaçları olacak.

Manga - We Could Be The Same - Aynı olabiliriz Klibi




Manga - We Could Be The Same - Aynı olabiliriz Şarkı sözleri
WE COULD BE THE SAME

You could be the on in my dreams
You could be much more than you seem
Anything I’ve wanted in life
Do you understand what I mean?
I can see that this could be hate
I can love you more than they hate
Doesn”t matter who they will blame
We can beatthem at their own game
I can see it in your eyes
I doesn’t come as’a suprise
I’ve seen you dancing like a star
No matter how different we are
For all this time
I’ve been loving you
Don’t even know your name
For just one night
No matter what they say
And feel I’m turning the page
And I feel the world is a stage
I don’t think the drama will stop
I don’t think they’ll give up the rage
But I know the world could be great
I can love you more then they will blame
Doesn’t matter who they will blame
We can beat them at their own game

AYNI OLABİLİRİZ


Rüyalarımda gördüğüm O sen olabilirdin
Göründüğünden çok daha fazlası,
Hayatta istediğim her şey olabilirdin
Ne demek istediğimi anlıyor musun?
Bunun kader olabileceğini görüyorum
Seni onların senden nefret ettiğinden daha fazla sevebilirim
Kimi ayıpladıkları önemli değil
Onların kendi oyunlarında yenilebiliriz
Bunu gözlerinde görüyorum
Bu bir sürpriz değil
Seni bir yıldız gibi dans ederken gördüm
Ne kadar faklı olduğumuz önemli değil
Bunca zamandır
Seviyorum seni
İsmini bile bilmiyorum
Sadece bir geceliğine
Aynı olabiliriz
Ne derlerse desinler fark etmez
Yeni bir sayfa açtığımı hissediyorum
Dünyanın bir sahne olduğunu hissediyorum
Dramın sona ereceğini düşünmüyorum
Hiddeti bırakacaklarını düşünmüyorum
Ama dünyanın muhteşem olabileceğini biliyorum
Seni onların senden nefret ettiğinden daha fazla sevebilirim
Kimi ayıpladıkları önemli değil
Onları kendi oyunlarında yenebiliriz

2 Mart 2010 Salı


Shutter İsland Nasıl?

0 Yorumgaçlı Okurcan
Shutter İslandShutter İsland Martin Scorsese'den şahane bir gerilim filmi.Zaman zaman kafanızın allak bullak olacağı neyin gerçek neyin hayal olduğunu karıştıracağınız gotik bir atmosfer.İzlerken zaman zaman tempo düştüğünde sıkılsanızda sizi oldukça gereceğini ve kafanızda büyük soru işaretleri oluşturacağını garanti edebilirim.Oyunculuk derseniz şahane Dr. Cawley rolünde Ben Kingsley ve Federal Ajan Teddy Daniels rolünde Leonardo DiCaprio döktürüyorlar diyemesekte oldukça iyiler.Diğer oyuncularda sırıtmıyor.Yalnız bazı yerlerde olayı çok fantaziye bağladıklarından dolayı biraz gülümsemenize neden olabiliyor.Çok fazla eleştirilecek bir yönü olmadığını düşünüyorum izlerseniz pişman olmayacağınız bir yapıt armağan etmiş bize Martin Scorsese

Kaçılması imkansız olan adadaki Akıl Hastanesinde şüpheli bir kayboluş yaşanmıştır.Olayı incelemek için Teddy Daniels (Leonardo DiCaprio) ve Chuck Aule (Mark Rufallo) görevlendirilir.Ancak Federal görevliler adaya ulaştıklarında bu işin sandıkları kadar kolay olmayacağını anlarlar Rachel Solando'yu bulmak onları beklediklerinden daha çok uğraştıracaktır zira Rachel Solando bulabilmek için Shutter adasındaki büyük gizemi çözmeleri gereklidir.

Shutter İsland Filminden Kareler

Shutter İsland Shutter İsland Shutter İsland

Shutter İsland Fragmanı


Ömer Hayyam - Ömür Kervanı

0 Yorumgaçlı Okurcan
Bu ömür kervanı bir tuhaf gelir gider
Kazancın yaşamasını bildiğin günler
Saki, bırak şu yarını düşünenleri
Geçti gidiyor gece, geçmeden şarap ver

Ömer Hayyam

Yönetmen Yılmaz Duru Hayatını Kaybetti

0 Yorumgaçlı Okurcan
Yönetmen YılmazYapımcı,yönetmen,senarist ve oyuncu Yılmaz Duru rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybetti.Böylece yeşilçamdan bir yıldız daha kaymış oldu.1933 yılında Adana doğumlu olan Duru, ilk defa 1944'te “Ses” operetiyle sahneye çıktı.Amerika'da sinema ve televizyon üzerine eğitim aldıktan sonra Türkiye'ye dönen Duru bir şirket kurarak yapımcılık ve yönetmenlik macerasına başladı.İlk yönetmenlik deneyimini "Ekmek Kavgası" adlı filmle yaşadı.Daha sonra “İnce Memed Vuruldu”, “Dövüşe Dövüşe Öldüler”, “İnce Cumali”, “Zalimler”, “Erkekler Ağlamaz” gibi filmlerin yönetmenliğinide yaptı.“Çete Şeyh”, “Ahmed'in Gözdesi”, “Beni Şafakta Vurdular”, “Hancı”, “Ölmek İstiyorum”, “Gecelerin Hakimi”, “Acı Zafer” ve “Dünya Kadınla Güzel” gibi pek çok filmde de rol almıştı.

1 Mart 2010 Pazartesi


Hayko Cepkin - Yol Gözümü Dağlıyor

0 Yorumgaçlı Okurcan
Yol Gözümü Dağlıyor oldukça hoş bir parça son zamanlarda bol miktarda dinliyorum.Melodisi güzel sözler gayet yerinde tarz desen her zamanki Hayko Cepkin vokalde brutal sesleri daha az kullansa keşke.Klipteki Mikrofona hasta oldum ayrıca

Hayko Cepkin - Yol Gözümü Dağlıyor



Hayko Cepkin - Yol Gözümü Dağlıyor Şarkı Sözü

Bitmez sandı yoksul beynin,
Sorma artık kimim neyim,
Olsun sende,merhametim,
Bundan sonra seninleyim,
Hiç aklında yokken bir ışık yanar.
Yol gözümü dağlıyor bak ağlasamda boş,
Bendeki zehir kadar sarhoş,
Bu nehir gibi akan sular ne çok olur
Bu gözlerde yaş Tadı yok
Çok zor olur bu bir daha
Gözümde yaş kopmuş elim,
Hiçbir şeyin dibindeyim,
Geçmiş hergün,hikayemdir,
Böyle bitsin sevdiklerim,
Hiç aklında yokken bir ışık yanar,
Yol gözümü dağlıyor bak ağlasamda boş
Bendeki zehir kadar sarhoş,
Bu nehir gibi akan sular ne çok olur,
Bu gözlerde yaş tadı yok
Çok zor olur bu bir daha
Çok zor Çok zor Zor Çok zor Çok.
Yol gözümü dağlıyor bak ağlasamda boş,
Bendeki zehir kadar sarhoş,
Bu nehir gibi akan sular ne çok olur bu gözlerde yaş,
Tadı yok çok zor olur bu bir daha….
Yeni kayıtlar Önceki kayıtlar Anasayfa