



Göcekte dünyanın en güzel koylarından birinde bir garabet harikası bulunmakta oraya nasıl geldiği ve hala orada nasıl kaldığı belirsiz.Sahibi işadamı Kahraman Sadıkoğlu.Bu güzelim koyun içine edilmesine nasıl gözyumuluyor hayret.Eğer o gemikondu benzeri aygıtın sahibi işadamı değilde sıradan bir vatandaş olsaydı başına gelecekleri düşünemiyorum bile.Herhalde önce çevre bakanlığını akabinde belediye ve valiliğin hışmına uğrar o yüzer evi yaptırdığına bin pişman olurdu.Yaptırmaya harcadığı paranın misliyle ceza öderdi.Olayın asıl ilginç tarafı malum yüzer platformun gemi olarak kayıtlarda yer alması merak ediyorum nasıl alındı o belge?Kendi başına hareket kabiliyeti var mı? Sintinesini nereye boşaltır? gibi bir dünya cevapsız soru ve hala devam eden bir çevre felaketi.
Televizyonda ilk izlediğimde şok oldum desem yeridir.Pepsi hedef kitlesinin neredeyse tamamen dışında bir figürü reklamlarında kullanmış.Yaz için seçilen reklam yüzü tam anlamıyla hata olmuş.Seda Sayan sabah programı izleyen ev hanımlarına ait figürdür.Halbuki Cola piyasasında tüketici kitle büyük oranla gençlerdir.Gençlerle yakından uzaktan alakası olmayan birini kullanmak ne kadar akıllıca bir stratejidir orası bilinmez.Bir hayli itici yapılmış cingılı da hesaba katarsak bundan daha kötü bir reklam kampanyası olamazdı heralde.Yakında kampanyanın çöküşü satış rakamlarına yansıyacaktır.
Murat Bardakçı,Erhan Afyoncu ve Pelin Batu ile Tarih sohbeti nasıl olur diyorsanız Haberturk kanalında Cumartesi geceleri 22:00 dan sonra kaçırmamanızı tavsiye ederim.Her hafta konusunda uzman renkli konuklarıyla tarihe farklı bir bakış atılmakta, kimi zaman ciddi kimi zaman gülümseten anları var şahsen her hafta mümkün olduğunca kaçırmadan izlemeye çalışıyorum zira programın tekrarı yok.Tarihle ilgili bildiğiniz pek çok tabunun yıkılışını bu programla görebilirsiniz (Örneğin Ulubatlı Hasan diye birinin olmadığı gerçeği gibi).Böylesi insanların arasında Pelin Batunun ne işi var diyorsanız Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü mezunu olduğunu söylemekte fayda var :)
Film alayım izleyeyim dedim demez olaydım.Mahallemzdeki CD dükkanına gittim ve korku filmi istedim önüme gelen seçenekler arasında albenisi en yüksek görünen bu filmdi.Aldım eve geldim bilgisayarımın cd sürücüsüne taktım ve izlemeye koyuldum.Büyük bunalımlar neticesinde filmin sonuna geldim.İçimden bir ses bunları bloğuna yaz ki Türk Halkını 80 dakikalık bu garabeti izlemekten alıkoy dedi. Öncelikle bu gün izlemiş olduğum 2 cdlik bu eserin bir film olduğunu söylemek sandala Titanik muamelesi çekmek gibi olacaktır.80 dakika boyunca filmden anladığım 3-5 şeyi aktarayım efenim İngilterede nerden geldiği belli olmayan griple aynı belirtileri veren garip bir virüs yayılmakta hükumet pek çaktırmasada büyük tehlike mevcut.Sonuçta beklenen oluyor ve virüs büyük bir hızla her bir yanı kaplıyor.Virüsün yan etkisi insanları yaşayan mevtalara çevirmesi biz bu yaşayan mevtalara kısaca zombi diyoruz.
Bu Blog en iyi Mozilla Firefox ile görüntülenir.
