Pek sevdiğim blogdaşım aynı zamanda arkadaşım lollacığımla sonunda bu gün birbirimize kavuştuk.Aslına bakarsanız uzun zamandır tanışmamıza rağmen farklı şehirlerde olmamız görüşmemize engel teşkil ediyordu.Sonunda onun İngiltere'den benimde Antalya'dan dönüşümüz akabinde karşılıklı oturup bir hoşbeş yapmamız farz olmuştu."Müsait" olduğumuz zaman bu güne denk gelince öğlen dost kitabevinin önünde başlayıp akşam otobüs duraklarında sona eren maceramız başlamış oldu.Önce yüksel caddesi üzerinde bulunan cafe'de popomuz dona dona ve ölüm tehlikesi yaratan tüplü ısıtıcı başımızda beklerken modadan siyasete, memleket meselelerinden kuru fasulyenin pilav üzerindeki emperyal baskısına kadar geniş bir yelpazede kahve eşliğinde bol bol konuştuk.Zaman su gibi akıp geçtikten sonra ikimizde varolan hayvan sempatisi sebebiyle yakınımızda yöremizde bulunan tüm petshopları tavaf eyledik,köpüşleri sevdik, balıklara baktık fiyatlar coşmuş beyler :) Bir çift erişkin diskus fiyatı sorduk duyunca şok oldum şimdi buradan söylemiyeyim :)Tavafımızın ardından otobüslerimize gitmeden lollacığımın güzel aklına uyup sıcacık bir ortamda yeniden çay kahve sefası yaparak duraklarda beklemeye başlamadan önce soğuktan donmuş kemiklerimizi ısıtmaya ve petshop kritiği yapmaya karar verdik.Heyhat kendisi petshop'da gördüğümüz yavru Rottweiler'e aşık olmuştu bile iş işten geçmiş,yapılacak birşey kalmamıştı :D Uzun uzun bu hususta konuştuktan sonra cafeden ısınmış bir şekilde ayrıldık ve evlerimize dağıldık.
Not:İnşallah rottweiler yerine french bulldog almaya razı edebilmişimdir :) Sebebi aşşağıdaki videoda fazla söze gerek yok...












