Ne Mutlu Türküm Diyene

19 Mayıs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Mayıs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2012 Cumartesi


Mutlu tesadüfler dün'ü

4 Yorumgaçlı Okurcan
Dün tesadüfler açısından ilginç bir gündü benim için.Bir arkadaşımla kedi almayak için kızılay'a inerken metroda düğününe gidemediğim için oldukça hayıflandığım,üzüldüğüm kadim bir dostumla karşılaşmak ve kısada olsa hasbihal etmek oldukça keyiflendirdi beni.Çok yakın olmamıza ve aynı şehirde yaşamamıza rağmen kendisinin işinin yoğunluğu dolayısıyla görüşememek oldukça berbat bir durum.


Kızılayda bundan birkaç gün önce sakarya'da karşlaştığımız kızıderili arkadaşların müzik ziyafetine denk gelmek ise üzerine bonus oldu.Kendi etik kıyafetlerini giymişler tepelerinde tüyler falan oldukça dikkat çekiciydiler.Tabi yanımdaki arkadaşım ısrarlarıma rağmen kızılderililerle akraba olduğumuz gerçeğini kabulenmesede etraflarında bir hayli kalabalık bir grup toplanmış ilgiyle onları izliyorlardı maalesef biz pek kalamadık yanlarından transit geçtik neymiş hanfendi gece yolda görse korkarmış pehh :)


Neyse petshoptan Exotic Shorthair cinsi kedimizi aldık ve günü tamamladık.Oldukça şirin bir hayvan aslında ben pek kedici bir hayvansever değilim ama kanım kaynadı kerataya :)



Bazıları her nekadar milli bayramlarımızdan hazzetmese,rahatsız olsa, onları güdükleştirmeye ve ortadan kaldırmaya çalışsa da bizi biz yapan, ulusal kimliğimizin bir parçası olan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma,Gençlik ve Spor Bayramınızı en içten duygularımla kutlarım.



18 Mayıs 2011 Çarşamba


19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'mız Kutlu Olsun

1 Yorumgaçlı Okurcan
19 Mayıs

Bu özel günde en sevdiğim yazarların başında gelen Yılmaz Özdil'in bir yazısını paylaşmak geldi içimden bu günki şartlar göz önüne alınınca yazının içeriği de ayrı bir anlam taşıyor.

19 Mayıs

- Yav bırak Mustafa abi yaa, sen mi kurtarıcan memleketi Allah aşkına!

- Ama işgal zırhlıları...

- Boşver şimdi sen işgal zırhlılarını filan... Gün gelir, memleketin malını mülkünü tapusuyla İngiliz’e satar bunlar.

- Yok canım!

- Yeminle söylüyorum, İngiliz vatandaşı bakan bile getirip koyarlarsa şaşma.

- Ama ahval ve şerait...

- Güzel abim yaranamazsın... Bak şimdi binicez bu dandik gemiye, taaa Samsun’a gidicez, savaş, boğuş, kendimizi paralayacağız, diyelim becerdik, devrim mevrim, anlata anlata dilinde tüy bitecek, sonra sen kahırdan ölücen, önce biraz ağlıycaklar, sonra gene "Son Osmanlı Padişahı" diye pankart açacaklar, mezarında dönücen.

- Saltanat kalsın diyosun yani...

- Alışmadık kıçta don durmaz abi, egemenlik megemenlik vereceğine, iki çuval kömür ver, daha iyi... Aha buraya yazıyorum, açlıktan nefesleri kokarken padişahlarına saltanat uçakları alırlar, bu gemiyi de jilet yaparlar, söylemedi deme.

- Efkárlandım be...

- Yakma o cigarayı gözünü seveyim, yarın öbür gün belgesel yaparlar, keş gibi gösterirler seni haberin olsun.

- Hal çaresi nedir peki?

- Al padişahın kızını, yırtalım.

- Millet ne olacak?

- Onlar da ulemaya sorsun artık ne olacaklarını, bize ne, kendi düşen ağlamaz.

- Laik olmasınlar mı, birey olmasınlar mı, kendi lisanları olmasın mı, şıhlara şeyhlere mi bırakalım kaderlerini?

- Bak ne güzel söylüyorsun, kader der geçerler, takalım takkemizi bakalım dalgamıza, iş çıkarma başımıza...

- İyi de, yazık olmaz mı?

- Asıl bu yaptığını yaparsan yazık olur... Bazıları sana inanacak, etkilenecek, senin fikirlerini yaşatmaya kalkacak, hayatları kayacak, evleri basılacak, içeri tıkılacaklar, kimine saçını örtmediği için fahişe diyecekler, kimine milletin malını Arap’a satmayın dediği için komünist diyecekler, kimine Ne Mutlu Türküm Diyene dediği için faşist diyecekler, darbeci diyecekler... Yorma ahaliyi, kula kulluk edelim, rahat edelim.

- Yok arkadaş, ben bi deniycem.

- E sen bilirsin.

Yılmaz Özdil
Önceki kayıtlar Anasayfa