Bu yıl erken bastırdı kış!
Yağmur yağıyor, yağmur yağdıkça seviyorum seni.
kar yağıyor, kar yağdıkça seviyorum seni.
karaya vurdukça, sular dondukça
üşüdükçe, bir şeyler yitirdikçe, umudum kırıldıkça
çıkmaza girdikçe yaşam, yüreğim sıkıştıkça,
sen değiştikçe daha çok seviyorum seni.
Donmuş suda çelik tadı var
ağzımda eski tutun ve buruk çay tadı
her sabah yaya geçiyorum butun Ankara�yı
kömür ve kükürt kokuları arasında
her aksam yaya geçiyorum bütün Ankara�yı
okuyarak bildirilerini direnen öğrencilerin
bakarak yırtık afişlere, şarkici resimlerine,
nereye gitsem içimde bir geç kalmışlık duygusu
bu yüzden bir saat erken gidiyorum gideceğim yere
ne zaman, nerede ve nasıl bilmiyorum, ama birden
yasamın korkunç bir hızla değiştiğini düşünüyorum
ve ikimizin ayni kişiler olmayacağımızı yarin.
Bu yıl erken bastıran kişi yasıyoruz
Sanki olumlu kahramanlarıyız kotu bir romanın
yeni bir dilin sözdizimine çalışıyoruz
gökyüzünü verip yüzünü alıyorum
görüntünü verip acıları siliyorum
yüzünü koyuyorum umutsuzluğun yerine
Usumda sesinin ve gövdenin
usumda sesinin ve gövdenin görkemli atlası
Özdemir İnce
Özdemir İnce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özdemir İnce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Mart 2008 Pazar
Seviyorsanız Eğer
Seviyorsanız eğer;
Geç kalmayın sakın aşkınızı
söylemeye
telgraf çekin, telefon edin,
mektup yazın...
Uçaklara, trenlere
tüm taşıtlara binin...
Koşun, arayın, bulun,
haber gönderin, birine anlatın...
Duvarlara yazın, ağaçlara kazıyın...
Yani deneyin bütün olanakları,
hiç olmazsa; iki yaprak
samanlı kağıda yazın...
Ama sakın geç kalmayın!
AŞKINIZI SÖYLEMEYE...
Özdemir İnce
Geç kalmayın sakın aşkınızı
söylemeye
telgraf çekin, telefon edin,
mektup yazın...
Uçaklara, trenlere
tüm taşıtlara binin...
Koşun, arayın, bulun,
haber gönderin, birine anlatın...
Duvarlara yazın, ağaçlara kazıyın...
Yani deneyin bütün olanakları,
hiç olmazsa; iki yaprak
samanlı kağıda yazın...
Ama sakın geç kalmayın!
AŞKINIZI SÖYLEMEYE...
Özdemir İnce
Bir Yaz Gecesi Gülümsemesi
-I-
Son konuk olacağım uyuyan kurşun gövdende
gözcü sudan ve terli topraktan başka
bir de yuvarlak turuncu ve asi
-II-
İki gözün olacak bakan irdeleyen yüzünde
bengi savaşcısı etin tuzun kara ekmeğin
umut aşkın yakın aşkın kin aşkın.
-III-
Ağzının ince sessizliğinde ve kara kışın
direnmesi öç alması gibi durgun etinde
yaşanacak eşit harlı günlerde
senin aşkın
benim gücüm olacak.
Özdemir İnce
Son konuk olacağım uyuyan kurşun gövdende
gözcü sudan ve terli topraktan başka
bir de yuvarlak turuncu ve asi
-II-
İki gözün olacak bakan irdeleyen yüzünde
bengi savaşcısı etin tuzun kara ekmeğin
umut aşkın yakın aşkın kin aşkın.
-III-
Ağzının ince sessizliğinde ve kara kışın
direnmesi öç alması gibi durgun etinde
yaşanacak eşit harlı günlerde
senin aşkın
benim gücüm olacak.
Özdemir İnce
Bir Kenti Yaşamak
Bir kenti yaşamak
ona boyun eğmektir-
sözleşmesiz, anlaşmasız-,
ne derse tek tek yapacaksın,
düşünmeden, direnmeden.
Yabancıysan
ve gezgin değilsen
"bir kent yeter" diyeceksin,
"tek bir ölüm";
boğazına oturmuş olan
bir bardak su isteyen.
Boyun eğeceksin yolcu!
bir köle gibi tıpkı,
anlamak için belki,
nedir mutluluğu bir tutsağın?
Özdemir İnce
ona boyun eğmektir-
sözleşmesiz, anlaşmasız-,
ne derse tek tek yapacaksın,
düşünmeden, direnmeden.
Yabancıysan
ve gezgin değilsen
"bir kent yeter" diyeceksin,
"tek bir ölüm";
boğazına oturmuş olan
bir bardak su isteyen.
Boyun eğeceksin yolcu!
bir köle gibi tıpkı,
anlamak için belki,
nedir mutluluğu bir tutsağın?
Özdemir İnce
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











