Ne Mutlu Türküm Diyene

12 Nisan 2011 Salı


On the Rocks - Lady Gaga - Bad Romance

10 Yorumgaçlı Okurcan
Sosyal Medya Tv'yi izlerken keşfettim On the Rocks grubunu. Adamlar Lady Gaga'nın Bad Romance şarkısını akapella olarak o kadar güzel seslendirmişler ki hayran olmamak elde değil hele birde video klibe yapılan espirili göndermeler ve eğlenceli koreografileriyle gülmekten kendinizi alamıyorsunuz.Günde 2-3 sefer izlemezsem rahat edemiyorum bağımlılık yaptı yahu :) Diğer parçalarını da izlemenizi tavsiye ederim gerçekten gayet başarılılar.

11 Nisan 2011 Pazartesi


Masterchef'te para için ezilenlere çok kızıyorum

4 Yorumgaçlı Okurcan
Masterchef
Arada bir denk geldikçe izliyorum Masterchef yarışmasını.İlk gördüğümde dehşete kapıldım insanlar üç kuruş için ezilip büzülüyor haysiyetlerini ayaklar altına aldırıyorlardı.Tamam mutfak dünyası serttir jüri üyeleri gerçeği yansıtmak için katı davranıyor olabilir catering sektöründe bir süre çalıştığımdan biliyorum ama bu kadarda hayvani değil yahu herşeyin bir sınırı var.Hakaretlerin kötü muamelelerin bini bir para katlanılacak gibi değil.Başlarda ters davranıyorlar diye düşünüyordum ancak program ilerledikçe sanırım olay ana bacı sövmeye kadar varacak gibi duruyor. Yarışmacılar evliya sabrına sahip olmalı,eğer orada ben olsam şimdiye jüriden (Erol Kaynar, Murat Bozok, Batuhan Piatti) en az 2 kişiyi harcamıştım :) Hele Batuhan Piatti'nin yarışmacılara yaptıkları kolay kolay kaldırılabilecek şeyler değil allah muhafaza biri bana öyle davranışlarda bulunsa yarışmaymış programmış dinlemem kafasına ekleştiriveririm tavayı,akıtırım pekmezini.Jüri üyesi olarak yarışmacının yemeklerini beğenmeyebilirsin, yemeği yapışından hazzetmeyebilirsin ama böyle karşındakini rencide edecek şekilde davranamazsın,hakaret edemezsin.Yarışma değil bildiğin reyting uğruna rezillik,pespayelik.

10 Nisan 2011 Pazar


Uzungöl'de çevre katliamı olmuş falan filan boşverin uyuyun siz

5 Yorumgaçlı Okurcan
Uzungöl
Birkaç yıl öncesi dünyanın sayılı harikalarından olan bozulmamış tabiatı ve muhteşem görünüşüyle insanın içini ferahlatan Trabzon - Uzungöl artık sizlere ömür.1.derece doğal sit alanına her ne hikmetse yapılan yürüyüş yolları ve tesislerle tarumar edilen uzungöl adeta süs havuzu görünümüne bürünmüş.Nerde o eski doğa harikası nerde şimdiki garabet.Betonlaşma neticesinde o bölgenin ekolojik dengesi geri döndürülmesi çok zor bir darbe almış gibi görünüyor.Göstere göstere çevre katliamı yapmış muhteremler ama ses soluk çıkmamış pek.Ne vardı bıraksanız eski güzel dokunulmamış halinde kalsaydı uzungöl, binlerce yeni turist gelecek cebiniz dolacak diye yoketmeseydiniz bu doğa harikasını.Ama nerde bizde o bilinç seviyesi.

Bıkmadılar üç kuruşluk rant uğruna doğayı tahrip etmekten.Bu gün için geleceği yoketmekten.İleride çocuklarımız torunlarımız fotoğraflara bakarak bize inceden sövmeyecek mi? Tabi para hırsı gözlerini bürümüş insanların böyle şeyleri düşünmesini beklemek biraz saflık oluyor.

Umarım bir gün birileri uyanıp bu işlemlerin hesabını sorar ve yaşanan tahribatı düzeltmek amacıyla önlemler alır da yıllar sonra uzun göl eski ihtişamına ve güzelliğine geri kavuşur.

Yazık ne diyeyim yazık...Kendi ellerimizle yokediyoruz zenginliklerimizi.

Not:Fotoğrafa tıklayın daha ayrıntılı görün rezilliği

7 Nisan 2011 Perşembe


Rüyamda yeti gördüm Hayırdır İnşallah

9 Yorumgaçlı Okurcan
yeti yeti

Enteresan rüyalar görmekte üzerime yoktur uyandığımda hepsini hatırlayabilsem ve kağıda döksem çok tutacak filmlerin senaryo yazarı olabilirim :) Dün yine böyle rüyalardan birini gördüm ben diyeyim iki saatlik sen de üç saatlik film senaryosu çıkar.Dünya buzul çağına benzer bir ortamda insanoğlu yeraltına çekilmiş acayip kaotik bir ortam var.Kalan azıcık insanda öbek öbek dünyaya yayılmış.Yüzeyde yapılacak işleri labratuarda yaratılmış yetilerler hallediyorlar bir nevi evcil hayvan yapmışlar.Anlayacağınız teknolojinin dibine vurmuşuz lakin dünyanın haline bir çare bulamamışız bu hususta cebelleşip duruyoruz.Olaya uzaylılar falanda karışıyo yani çok garip :) Bende bu üretim işini yapan bilimadamlarından biri olmuşum.Ama ortada bi tuhaflık var milletin yarattığı yetilerle benimkiler arasında çok fark var.Başkaları canavar gibi şeyler yaratırken benim ürettiklerim 4 metre boyunda oyuncak ayı kıvamında bir sevimlilikte al kucağına mıncır.Sabah kalkınca birilerine anlatayım diye düşündüm açıkçası ne anlama geliyor merak ettim sonra gülmekten yerlere yattım anlamı nedir acaba rüyada yeti görmenin bilen var mı ?

6 Nisan 2011 Çarşamba


Battle:Los Angeles nasıl bir film?

0 Yorumgaçlı Okurcan
Battle Los AngelesBeni takip edenlerin bildiği gibi bilim kurgu fanatiğiyim.Son olarak yaşadığım hayal kırıklığı Battle:Los Angeles oldu.Oysa fragmanını izlediğim ilk anda ne kadar umutlanmıştım ancak filmi izledikten sonra sıkıntıdan afakanlar bastı.Aksiyon bol ancak yeni birşey getirmiyor sıradanlıktan öteye bir adım atamıyor.Ayrıca pek çok mantık hatasıda mevcut kainatın ötesinden savaş kuvvetlerini dünyaya intikal ettirebilen bu savaşçı uzaylılar hernedense retro sayılabilecek bir teknolojiye sahipler uzay gemilerinin motorlarından çıkan pancar motoru edalı egzos oldukça komik.Savaşçıları ise içler acısı garibanların karada kullanabilecekleri doğru düzgün bir savaş araçları bile yok yürüyen masa kılıklı toplarından başka, prens namor edasıyla denizden çıkıyorlar daha ne olsun garibanlar yaratıcı bir işgal şekli bulamamışlar :) Yani bizimkiler biraz daha ıkınsa teknolojide uzaylıları geçecekler.Galaksiler arası yolculuk yapabilen bir ırk hernedense telsiz sinyalleriyle hedef bulmaya çalışıyor.Ayrıca dünyayı neden istila ettikleri neyin peşinde oldukları muallakta filmin ortalarında bir tüyo veriliyor ama nedense verilen tüyonun devamı gelmiyor destekleyici görüntülerle.Mantık hatalarının getirdiği sıkıntı atmosfer konusunda da problem yaratıyor bir türlü filmin yansıtmaya çalıştığı ortama giremiyorsunuz uzaylılar uzaylıya benzemiyor çatışmalar ve diyaloglar sıradanlıktan öteye geçemiyor vs vs.Oyunculuk ,senaryo ,sahne seçimleri nereden tutsan elinde kalıyor.Michelle Rodriguez ve Aaron Eckhart'ın vasatın ötesine geçemeyen rol kesme çalışmalarından bahsetmeyeceğim bile.Yönetmen Jonathan Liebesman,senaryo yazarı Christopher Bertolini ve görüntü yönetmeni Lukas Ettlin'i tebrik etmek lazım güzel bir fikri gayet iyi harcamışlar.

İzlediğime pişmanmıyım değilim sonuçta bilim kurgu olsun çamurdan olsun diyenlerdenim ama çok şey beklememenizi tavsiye ederim.

Filmin konusu:Astronomların uzayda gördükleri garip görüntülerin ardından dünyada meteor yağmuru olacağı beklenirken gelenlerin aslında uzaylılar olduğu acı bir şekilde anlaşılacaktır.Uzaylılar merhametsizce önlerine gelen herşeyi yıkıp yokederken insanlar çaresizce kaçışmaktadır.Artık emekliliğini isteyen Başçavuş kendini atandığı yeni ekibiyle beraber amansız uzaylılara karşı ön cephede bulacaktır.

Battle Los Angeles Battle Los Angeles Battle Los Angeles

Battle:Los Angeles Fragmanı

5 Nisan 2011 Salı


2011 LYS sonuçları belli oldu

7 Yorumgaçlı Okurcan
lys-sampiyonlari
Ösym LYS sonuçlarını açıkladı ve LYS şampiyonları belli oldu :) İşte Türkiye'nin İftihar tablosu

4 Nisan 2011 Pazartesi


Fark

2 Yorumgaçlı Okurcan
mevlana-ve-sems
Aşık olmakla sevmek arasındaki farkı sormuşlar ?
Cevaplamış Şems:
"Senin baktığına... herkes bakar; ama senin onda görebildiğini herkes göremez.
Herkes aşık olabilir; ama hiçkimse senin gibi sevemez.
Tek fark sensin..
"Seni özel kılan; sevdiğin değil, sevgin" .


şems-i tebrizi.

3 Nisan 2011 Pazar


Anatoly Burnashev - Suollar - Yollar

0 Yorumgaçlı Okurcan
İlk defa Azerbaycan dışında Türk coğrafyasından çıkan bir şarkıyı bu kadar beğendim.Anatoly Burnashev bir Saka - Yakut Türkü gerçekten takdire şayan dinlenesi ve etkileyici bir esere imza atmış.Ses tonu çok enteresan.Tek kelimesini de anlamasamda şarkıda yansıtılmak istenen duyguyu hissedebildim sanırım.Benden tavsiye :)



Anatoly Burnashev - Suollar - Yollar Şarkı Sözleri

Min üyä munnu xoruq
Tımırdara buolan
Aygıstallar aaran aartıqtar
Ol xoruq tımır biir
Kıhıl tammağa buolan
Min küja daa taxsabın
Ayan suolugar

Aygıstııta suox mantan
Sağalanallar äbit
Aan doydu aarıgırar aartıqtara
Manna kälän sämäydik
Tümüktänällär äbit
Aan doydu suon suraxtaax suollara

Arıt bıtıllıbıt bııra ox buolammın
Axsım ayannarı ayannııbın
Arıt tumarağa munnuqtubut qurduq
Tuora don ıırdarıgar munçaarabın

Aygıstııta suox mantan
Sağalanallar äbit
Aan doydu aarıgırar aartıqtara
Manna kälän sämäydik
Tümüktänällär äbit
Aan doydu suon suraxtaax suollara
Aan doydu suon suraxtaax suollara

Ooo, ol ärääri xayan da
Ötöxpör tönnöbün
Iırbıt ayannaatıı inärsiyän
Oduuluu töbälärtän käläät mınaa soğuya
Köröbün törööbüt alaaspın

Aygıstııta suox mantan
Sağalanallar äbit
Aan doydu aarıgırar aartıqtara
Manna kälän sämäydik
Tümüktänällär äbit
Aan doydu suon suraxtaax suollara
Aan doydu suon suraxtaax suollara

2 Nisan 2011 Cumartesi


Aynı bardaktan içmeyeceğiz

8 Yorumgaçlı Okurcan
Aynı bardaktan içmeyeceğiz
Ne sıcak şarabı, ne suyu,
Kuşluk vakti öpüşmeyeceğiz,
Pencereden bakmayacağız akşama doğru.
Sen güneşle soluklanıyorsun, ben ayla,
Ama düştüğümüz aynı sevda.

Sadık ve sevecen dost, benim yanımda,
Senin yanındaysa neşeli bir sevgili.
Gri gözlerindeki korkuyu anlıyorum sanma,
Ve bu çektiklerimizin sensin sebebi.
Sıklaştırmıyoruz ayaküstü buluşmalarımızı.
Ne çare ancak böyle koruyabiliriz huzurumuzu.

Şiirlerimde yalnızca senin sesinin ezgisi duyulur
Senin şiirlerinde benim soluğum eser.
Bir ateş ki, ona kim dokunur,
Buna ne korku, ne unutuş cesaret eder
Ve bilsen nasıl hoşlandığımı
Seyretmekten senin kuru, pembe dudaklarını.

Anna Ahmatova

1 Nisan 2011 Cuma


Yükseldeki seyyar satıcı tezgahın kadar başına taş düşsün

5 Yorumgaçlı Okurcan
Dün bir arkadaşla yolumuz Kızılay'a düştü işimizi hallettikten sonra gezelim vakit geçirelim istedik.Kahvelerimizi içtikten sonra doğal olarak Yüksel ve Konur'daki ufak dükkanları tavafa başladık (not:Bu bir arkadaş lollacığım oluyor)ama ne mümkün sanki gökten seyyar satıcı yağmış anasını satayım.Yolu sağlı sollu yaklaşık %60 civarında kapatmışlar bu yüzden yol hepten daramış o daracık yerde yürümek akan insan seliyle birikte ne mümkün.Neyse efenim tavafın ardından soluklanalım diye yükseldeki banklardan birine oturmaya karar verdik yaktık sigaralarımızı 2 dakka geçmedi hoop seyyarlar peyda oldu dibimize tezgahı açıverdiler bizde mecburen kalktık.Feci uyuz oldum elemanlara.

Eskiden ne güzel o banklarda rahat rahat oturabiliyorduk bu kadar çok seyyar satıcı yoktu.Biliyorum benimki buralar eskiden hep dutluktu tarzında bi serzeniş oldu ama napalım elden serzeniş ve hayıflanmadan başka bişey gelmiyor.Tamam her bireyin kendini geçindirebilmek için hür teşebbüs olarak ticari faaliyette bulunma hakkı var ama o bölgeden yararlanan insanlarıda düşünmek lazım.Bu kadar saygısızca ve hoyratça bu hak kullanlımaz ki...
Yeni kayıtlar Önceki kayıtlar Anasayfa