Askmen.com sitesinin yaptığı ankete göre Eva Mendes bu yılın en beğenilen ve en çok arzu edilen kadını seçilmiş. 34 yaşıda ki aktirist "Erkekler tarafından arzu edilmek benim için iltifattır" demiş Özgüvenine hayran olmamak elde değil tabi Eva güzelliğinin farkında egosunun bu kadar yüksek olması normal.Hangi erkek Eva Mendesi arzulamazki ? Arzulamıyorsa problem var demektir.Bu latin güzeli bir hayli çekici zira.25 Ocak 2009 Pazar
Eva Mendes
Askmen.com sitesinin yaptığı ankete göre Eva Mendes bu yılın en beğenilen ve en çok arzu edilen kadını seçilmiş. 34 yaşıda ki aktirist "Erkekler tarafından arzu edilmek benim için iltifattır" demiş Özgüvenine hayran olmamak elde değil tabi Eva güzelliğinin farkında egosunun bu kadar yüksek olması normal.Hangi erkek Eva Mendesi arzulamazki ? Arzulamıyorsa problem var demektir.Bu latin güzeli bir hayli çekici zira.Evangeline Lilly
İnceleyeceğimiz ünlü Evangeline Lilly 3 Ağustos 1979 da Kanadada dünyaya gelmiş.Onu Tanınan biri haline getiren ise lost dizisindeki Kate rolü olmuştur.Akıcı bir şekilde fransızca konuşabiliyormuş.2005 yılında maxim dergisinin yaptığı ankette an seksi 100 kadın sıralamasında 2. sırada yer almış.Hakediyor gerçekten.Çok duru ve masum yüz hatlarına sahip neredeyse kusursuz bir vücudu var hemen hemen her kadını kıskançlıktan çatlatabilecek erkeklerin aklını başından alabilecek denli de güzel.Arkadaşları arasında lakapları "evi" ve "monkey" miş ağaçlara iyi tırmanabildiğinden bu lakabı takmışlar.Pekçok hobisinden bazıları buz pateni, kano, rafting, snowboard ve dağcılıkmış.Boş vakitlerinde bu sporlarla uğraşıyormuş.Maceraperest kişilik olduğunu söylersek yalan olmaz.Tv izlememekte de direnmekte....Dikkat çekici başka bir özelliğide yaptığı 8 araba kazasıdır sürücülükte beceriksiz olduğunu görülüyor.Küçükken sudan korkan Evangeline şimdi sudan çıkmıyor bravo fobisini yenebilmiş.Şu sıralar Lost dizindeki rol arkadaşı Charlie (Dominic Monaghan) ile beraber..Ne diyelim Charlie bayağı şanslı bir delikanlıymış.Baksanıza piyango vurmuş :)Filmografisi
Magma Suit (2010)
Afterwards (2008)
The Long Weekend (2005) Simone rolünde
Freddy vs. Jason (2003) Öğrenci rolünde
The Lizzie McGuire Movie (2003) Polis rolünde (uncredited)
TV'de Evangeline
Punk'd (2007)
Lost (2004–........) Kate Austen
Kingdom Hospital (2004) (misafir) Benson'ın Kızarkadaşı rolünde
Tru Calling (2003) (misafir) Parti Görevlisi
Smallville (2002) (misafir) Wade'in Kızarkadaşı rolünde (Season 1, Episode 13 "Kinetic")
Judgment Day (2002) (misafir) JD Kızı
Ödülleri
2007 Altın Küre TV serilerinde drama dalında en iyi aktris -adaylık-
2007 Saturn Ödülü TV serilerinde en iyi aktris -adaylık-
Bekaretini Satan Kadınlar
Son günlerde yeni bir moda peyda oldu "Bekaret Satmak" Abd'de yaşayan Natalie Dylan isimli genç bayan "Eğitim Masraflarını karşılamak" amacıyla Bekaretini açık arttırmaya çıkarmış.Bazı aklı evvel (artık neresi daha evvel bilemeyeceğim) zat-ı muhteremlerde bu bayanın bir gecesine karşılık 3.7 milyon dolar teklif etmişler.Hanım kızımız beğenmemiş :) Kızın en büyük destekçisi ise Ablasıymış akıllara ziyan bir durum. Ablası Avia daha farklı bir yöntemle okul masraflarını karşılamış yöntem ise bir genelevde 3 hafta çalışmak.Kızın bekaretini satması mı yoksa bu tek gecelik ilişkiye 3.7 milyon dolar verilmesimi ya da onu bu işe onu teşvik edenin ablası olmasımı daha trajik işin içinden çıkamadım arkadaşlar fikri olan varsa bir fikir versin benim aklım hafzalam almıyor bu durumu.Ayrıca Hanım kızımız daha önce cinsel deneyimler yaşadığını ancak bakire olduğunu beyan etmiş. Sanırım çok esnek bir zara sahip :) İnanmayanlar içinde 2 defa Yalan makinasına girmiş.Ayrıca klinik testlere girip bekaretini belgelemeyide düşünüyormuş.Ne diyeyim hayırlı olsun...
Bir üst sınıfa geçme isteği
Nette gezinirken gördüm paylaşmasam olmaz dedim oldukça güzel bir fıkra eminim sizlerde bayılacaksınız. :)
Bir gün Ali, öğretmeni Ayşe Hanıma giderek dersten sonra kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Öğretmen kabul etti ve sordu:
- Sorun nedir Ali?
- Ben bu sınıfın düzeyine göre fazla zekiyim. Bir üst sınıfa geçmek istiyorum. İstek konusunda bilgi verilen Müdür Ali'ye bunun için bir testten geçmeyi isteyip istemediğini sordu. Ali tereddütsüz kabul etti ve test başladı.
- Söyle bakalım Ali: 3X4?
- On iki
- Peki 6X6?
- Otuz altı Müdür bey
- Japonya'nın başkenti?
- Tokyo. Ve test bir saat sürdü, Ali hiç hata yapmadı. Test sonunda Ali'nin öğretmeni de soru sormak istedi. Ali ve Müdür bu isteği kabul ettiler. Öğretmen sorulara başladı:
- İneklerde dört tane, ben de iki tane olan nedir?
- Bacaklar öğretmenim!
- Doğru! Peki; senin pantolonunun içinde olup, benim pantolonumun içinde olmayan nedir? Müdür bu soruya çok şaşırır.
- Cepler öğretmenim.
- Kadınların tüylerinin en kıvırcık olduğu yer neresidir. Velet tereddütsüz yanıt verdi:
- Afrika'dır öğretmenim.
- Yumuşak olup, kadınların ellerinde sertleşen nedir? Müdür gözleri fal taşı gibi açılmış tam konuşacakken Ali yanıtladı:
- Tırnak cilası.
- Peki. Bekâr bir kadına göre evli kadında daha geniş olan nedir? Müdür kulaklarına inanamıyordu.
- Yatak öğretmenim.
- Kadın vücudunda en nemli organ hangisidir?
- Dil öğretmenim. Nefes nefese kalan Müdür test'i bitirmeye karar verdi ve:
- Değil bir üst sınıfa, ben bunu doğrudan Üniversiteye göndereceğim. Çünkü ben bütün sorulara yanlış cevap verdim!
Bir gün Ali, öğretmeni Ayşe Hanıma giderek dersten sonra kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Öğretmen kabul etti ve sordu:
- Sorun nedir Ali?
- Ben bu sınıfın düzeyine göre fazla zekiyim. Bir üst sınıfa geçmek istiyorum. İstek konusunda bilgi verilen Müdür Ali'ye bunun için bir testten geçmeyi isteyip istemediğini sordu. Ali tereddütsüz kabul etti ve test başladı.
- Söyle bakalım Ali: 3X4?
- On iki
- Peki 6X6?
- Otuz altı Müdür bey
- Japonya'nın başkenti?
- Tokyo. Ve test bir saat sürdü, Ali hiç hata yapmadı. Test sonunda Ali'nin öğretmeni de soru sormak istedi. Ali ve Müdür bu isteği kabul ettiler. Öğretmen sorulara başladı:
- İneklerde dört tane, ben de iki tane olan nedir?
- Bacaklar öğretmenim!
- Doğru! Peki; senin pantolonunun içinde olup, benim pantolonumun içinde olmayan nedir? Müdür bu soruya çok şaşırır.
- Cepler öğretmenim.
- Kadınların tüylerinin en kıvırcık olduğu yer neresidir. Velet tereddütsüz yanıt verdi:
- Afrika'dır öğretmenim.
- Yumuşak olup, kadınların ellerinde sertleşen nedir? Müdür gözleri fal taşı gibi açılmış tam konuşacakken Ali yanıtladı:
- Tırnak cilası.
- Peki. Bekâr bir kadına göre evli kadında daha geniş olan nedir? Müdür kulaklarına inanamıyordu.
- Yatak öğretmenim.
- Kadın vücudunda en nemli organ hangisidir?
- Dil öğretmenim. Nefes nefese kalan Müdür test'i bitirmeye karar verdi ve:
- Değil bir üst sınıfa, ben bunu doğrudan Üniversiteye göndereceğim. Çünkü ben bütün sorulara yanlış cevap verdim!
21 Ocak 2009 Çarşamba
The X Files: I Want To Believe
Ne izleyeyim diye düşünürken rafta gözüme çarpan aslıda gösterime girdiğinde sinemada izlemek isteyipte izleyemediğim bir filmdi "The X Files: I Want To Believe (İnanmak İstiyorum) sonunda izledim.İlk başlarda biraz sıkıcı gelsede ilerledikçe filmin döngüsüne kendinizi kaptırınca oldukça keyifle izlenebilecek bir film.Öncelikle söylemem gerekir ki kalsik X Files temasından bir hayli uzak olan "Iwant to Believe" Bilim Kurgu - Fantazi temasından ziyade Gerilim ve polisiye sayılır.Mulder artık FBI dan ayrılmış münzevi hayatı yaşamakta Scully ise Hastanede doktor olarak çalışmakta bu sefer FBI kapılarını kaybolan bir ajanlarını bulmaları için çalıyor.Filme X Files havası katan psişik yeteneklere sahip çocuk tacizcisi rahibin varlığı ve filmin sonunda ortaya çıkan bilimin kirli yüzü denilebilir (Yasadışı organ ticareti ve Etik dışı deneyler).Tam olarak anlatmayayım ki sizde izlerken keyif alın değil mi :) (Bknz. Rusların köpeklerle yaptığı deneyler).Kısacası Haftasonu ne izleyeceğim diyorsanız Polisiye ve Gerilim türünden hoşlanıyorsanız içindeki Bilim Kurgu-Fantazi sosu beni rahatsız etmez diyorsanız izleyin .Pişman olmazsınız.(diziden geriye sadece scully,mulder ve walter skinner kalmış üzücü)
6 Ocak 2009 Salı
Gazzenin Hiç Büyümeyecek Masum Çocukları

Nasıl vahşi bir dünyada yaşıyoruz inanılmaz eğer güçlüysen eğer iyi bir lobin varsa yapabileceklerinin sınırı yok.İşte Gazzede çocuklar katlediliyor tek suçları orada doğmuş olmak.Öyle masum öyle günahsızlarki eminim hepsi cennetliktir.Belki içlerinden bir kaçınında günahı vardır hani komşunun bahçesinden erik çalmak misali.Unutmayın o çocuklar hiç büyüyemeyecek.Başka bir yerde olsa dünyanın ayağa kalkacağı bir insanlık ayıbı günlerdir orada süregelmekte ve en kabadayı politikacıların bile yaptıkları tek şey hamaset kokan kifayetsiz haykırışlar o kadar.Tuhaftır yıllardır süren bu tahammüden cinayetlere kendi kandaşları kendi soydaşları Arap alemi sessizlikten başka bir tepki vermiyorlar? Neden korkuyorsunuz hani müslümandınız bre gafiller bu dünyadaki günleriniz elbet sona ermeyecek mi o zaman bu zulüm karşısında sesinizi çıkartamamanızı nasıl açıklayacaksınız Rabbinize ? Utanacakmısınız yoksa bu gün olduğu gibi kaypakça davranabilecemisiniz.
Unutmayın Tanrının adaleti yanılmaz.
Hani müslüman müslümanın kardeşiydi ne oldu o sözü siz unutalı çok oldu değilmi bundan 100-110 yıl evvel bize kurşun sıkarken.İşte bunca zenginliğinize bunca servetinize rağmen kocaman bir sıfırsınız.Kıyamete kadarda değişmeyecek bu haliniz.
Yazıklar olsun diyorum şu katliamı görüpte yüreği sızlamayan insanlara....
3 Ocak 2009 Cumartesi
Ankarada 7 Gonca Gül Soldu
Vicdansız felek nasıl kıydın yedisine birden.Gepegenç pırıl pırıldılar.Ne hayalleri ne Ümitleri vardı kim bilir?Hesapta yeni yılın gelişini kutlayacaklardı ansızın almasaydın onları aramızdan.Yüreğim dağlandı duyduğum anda neden diye sorabildim sadece kendime neden, neden ,neden.Belediyeden gelmişler üst kattaki Aile zehirlendiği için neden alt ve üst kattakileri kontrol etmediler ses çıkmayınca sorsalardı komşulara belki orada onların hayatları kurtulacaktı.Nasıl bu kadar ihmalkâr olabildiler? Klasikleşen alışkanlığımız oldu son zamanlarda kendinden başkasını umursamamak bundan 30 sene önce olsa o gençler birilerinin aklına mutlaka gelirdi biz bu kadar bencilleşmeden evvel.
Rabbim Günahlarını Affetsin.Ruhları şad Mekanları cennet olsun.
Rabbim Günahlarını Affetsin.Ruhları şad Mekanları cennet olsun.
2 Ocak 2009 Cuma
Hadise Eurovisionda Hadise Çıkartacak

Yılbaşında TRT de izlediğim hadisenin Eurovisionda seslendireceği "Düm Tek Tek" şarkısını oldukça sevdim ilginç bir enerjisi var tabii bunda şarkıyı seslendiren hadisenin de katkısı olduğu gerçeğini inkar etmemek lazım.Daha önce giydiği bir kıyafet yüzünden vermiş olduğu frikikleri eleştirmiştim, ancak TRT de o gece giydiği kıyafet tek kelimeyle muhteşemdi ne çok açık ne çok kapalı en azından o sakil manzaralardan biri daha yaşanmadı.Bana kalırsa ilk 3 şansı var iyi dans ve güzel bir koreografi ile kazanabilir bile.Şimdiden internette ve televizyonda hadise geyikleri dönmeye başladı.Yeni gündemimiz hayırlı olsun :) Şarkıyı hala dinlememiş olanlar için videosunuda verdim izleyin bakalım sizde beğenecekmisiniz.
Videoyu İzlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!
1 Ocak 2009 Perşembe
Özgün İçerik nedir ne işe yarar?
Pagerank nedir:
Blog işine yeni başlayan arkadaşlar için bildiğim kadarıyla ve dilim döndüğünce anlatmaya çalışayım.Her site google tarafından değerlendirmeye alınır ne kadar çok doğru yönlendirme yapmış,ne kadar çok sadece kendinde bulunan (özgün) içeriğe sahipse o kadar makbul oluyor ve google tarafından daha çok itibar görüyor ve değer kazanıyor.Örneğin bir içeriği pr0 (sıfır) olan bir sitede yayınlarsanız alt sıralardan indexlenir ancak pr5 siteden hem daha çabuk hemde daha üst sıralardan listelenir.Bunun bize faydası ne derseniz yazdığınız yazılara,makalelere daha kolay ve daha çabuk erişilir böylece bloğunuzu daha çok izleyen olur.Bu konularda pek çok kaynak bulabilirsiniz, ancak çok karmaşık anlaşılması zor bir sürü parametre var bu pagerank işinde, ben kısaca anlattım siz araştırıp matematiksel denklemler bile veren siteler bulabilirsiniz ancak anlatılan şey aynıdır.
Özgün İçerik:
Yeni başlayan arkadaşlar şunu bilmelidirler ,sitenizin içeriği ne kadar çok olursa olsun eğer kopya içerikse google sizi kaale almaz,hatta gözardı bile edebilir.Kısaca içerik pompalamakla yada Copy-Paste zihniyetiyle oluşturulmuş sitelerin kimseye bir faydası olmaz.Bir makale yada paylaşım ilk yayınlayana puan kazandırır zira google ilk onu indexlemiştir.Diğer bir site bu makaleyi harfi harfine kopyalarsa ona hiç bir değer katmaz.Ancak kuru kalabalık olur.Eğer sitelerinize,bloglarınıza değer katmak istiyorsanız bir konu açacaksanız kendi kelimelerinizi kullanın ya da kopyalayacağınız içeriği oldukça değiştirin ki (başlığından son noktasına kadar) size faydası olsun.Bu arada mutlaka bir konuyu kopyalayacaksanız kaynağını mutlaka belirtin kaynağını doğru belirtirseniz size olumlu geridönüşler olacaktır emin olun.
Kısaca bu işinize yarar ya da sizlere bir fikir verir.
Blog işine yeni başlayan arkadaşlar için bildiğim kadarıyla ve dilim döndüğünce anlatmaya çalışayım.Her site google tarafından değerlendirmeye alınır ne kadar çok doğru yönlendirme yapmış,ne kadar çok sadece kendinde bulunan (özgün) içeriğe sahipse o kadar makbul oluyor ve google tarafından daha çok itibar görüyor ve değer kazanıyor.Örneğin bir içeriği pr0 (sıfır) olan bir sitede yayınlarsanız alt sıralardan indexlenir ancak pr5 siteden hem daha çabuk hemde daha üst sıralardan listelenir.Bunun bize faydası ne derseniz yazdığınız yazılara,makalelere daha kolay ve daha çabuk erişilir böylece bloğunuzu daha çok izleyen olur.Bu konularda pek çok kaynak bulabilirsiniz, ancak çok karmaşık anlaşılması zor bir sürü parametre var bu pagerank işinde, ben kısaca anlattım siz araştırıp matematiksel denklemler bile veren siteler bulabilirsiniz ancak anlatılan şey aynıdır.
Özgün İçerik:
Yeni başlayan arkadaşlar şunu bilmelidirler ,sitenizin içeriği ne kadar çok olursa olsun eğer kopya içerikse google sizi kaale almaz,hatta gözardı bile edebilir.Kısaca içerik pompalamakla yada Copy-Paste zihniyetiyle oluşturulmuş sitelerin kimseye bir faydası olmaz.Bir makale yada paylaşım ilk yayınlayana puan kazandırır zira google ilk onu indexlemiştir.Diğer bir site bu makaleyi harfi harfine kopyalarsa ona hiç bir değer katmaz.Ancak kuru kalabalık olur.Eğer sitelerinize,bloglarınıza değer katmak istiyorsanız bir konu açacaksanız kendi kelimelerinizi kullanın ya da kopyalayacağınız içeriği oldukça değiştirin ki (başlığından son noktasına kadar) size faydası olsun.Bu arada mutlaka bir konuyu kopyalayacaksanız kaynağını mutlaka belirtin kaynağını doğru belirtirseniz size olumlu geridönüşler olacaktır emin olun.
Kısaca bu işinize yarar ya da sizlere bir fikir verir.
Yeni Yılda Pagerank 2 olmuşum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












