Ne Mutlu Türküm Diyene

29 Mart 2012 Perşembe


Gıdıkleşmek yasaktır

1 Yorumgaçlı Okurcan
gıdıkleşmek
Goklaşmek,cilveleşmek,gıdıkleşmek yasaktır,bu da böyle bir anımdır :)

26 Mart 2012 Pazartesi


Enteresan insanlar

2 Yorumgaçlı Okurcan
Eskiden cehalet utanlıcak bir mevumdu insanlar cehaletlerinden ar eder, hicap duyarlardı.

Kim Milyoner Olmak İster yarışmasına geçenlerde katılan bir hanım ablamız herşeyin nasıl değiştiğinin bir göstergesi kendisi Yeditepe Üniversitesinde Siyaset Bilimi ve Uluslarası İlişkiler Bölümünde okurmuş yarışmada sorulan TBMM'nin diğer adı nedir sorusuna Parlemento yerine verdiği Yüce Divan yanıtıyla bir anda tanındı :)

Tabi haliyle kendisi sosyal medyada epey mavra makara malzemesi oldu.İşin suyunu çıkartıp yeditepeye gelmesin okulun adını lekelemesin diyenler ayıp etmişler bana kalırsa, yarışma heyecanıyla olabilecek şeyler bunlar.İlk başlarda kolay değil tv ekranı karşısında insan ilk seferinde adını bile söylemekte zorluk çekebilirken paniklemeden yarışmak zorlayabilir diye düşündüm güldüm geçtim sadece.

Böyle birşey başıma gelse açıkçası bir süre utancımdan yerin dibine girer insan içine çıkamam ortalarda görünmezdim.Eleştirileri sineye çeker gıkımı bile çıkarmazdım.

Enteresanlık buradan sonra başlıyor (benim kendisine karşı hissiyatımın değiştiği noktada burası) zaten ablamız utanacağı yerde olayı tabiri caizse arsızlığa vurmuş.Twitter hesabına baktım ona buna laf yetiştirmeler,laf ebesi olma çabaları, bir zeytinyağı olma hevesi sorma gitsin.

Az önce gördüğüm kadarıyla bu akşam'da 5N1K'da konuk olacakmış :)

Gazetelere verdiği beyanlarda "Ayrılsın, Yeditepe’nin adını lekelemesin’ demişler. Bunu söyleyenler o soruyu bilsinler de göreyim" demiş tamam ablacım sana okuldan ayrılsın diyenler sonuna kadar haksız eyvallah ama "o soruyu bilsinler görelim" ne demek üniversitede yoldan 100 adam çevirsek eminim 99'u bilir arada bir senin gibi gazete okumaya bile bu sene başlamış biri çıkar bilemez :)

"Gazete okumaya bile bu yıl başladım" cümlesini nasıl kurabilir üniversite 2.sınıf öğrencisi yahu hani imkansızlıklar içerisinde yetişirsin gazete alacak değil karnını doyuracak parayı bulamazsın gıkım çıkmaz lakin özel üniversitede okuyorsun be ablam kendini bu güne kadar neden geliştirmeye niyetlenmedin hiç? Hayat sadece saç baş, makyaj, moda, öss sorularından ibaret değil ki.

Bu cümleleri kuran insanın artık heyecan içerisinde yanlış cevap verdiğini düşünemiyorum kendisi kusura bakmasın.

Sanırım bu durumun en büyük müsebbibi yaşadığı meşhurluk sarhoşluğu kolay değil daha düne kadar adını sanını bilmeyen binlerce insan ondan söz etti egosu tavan yaptı madem meşhur oldum vereyim ayarı gitsin diye düşündü.

Umarım yakında yaşadığı hayalden uyanır ve dünyaya döner yoksa işi zor gerçi ömrü boyunca para var huzur var hayat bana güzel mottosu içinde yaşamış bir varsılın kısa zamanda uyanacağını düşünmüyorum ama Allahtan ümit kesilmez.

Ablamıza hayatta başarılar diliyorum tabi bu kafayla neyi başarabilirse :)

23 Mart 2012 Cuma


Keyif

4 Yorumgaçlı Okurcan
dunyayi-sel-bassa
Bu aralar pek tadım yok gerçi uzun zamandır böyle ama artık kanıksadım.Çoğu insanı derbeder edecek bunalımlar benim için vaka-i adiyeden.

Umrumda değil...

An oluyor sanki duvarlar üzerime üzerime geliyor, hayatın geldiği gibi.Kaçmak,kurtulmak istiyorum kaçacak kapı,pencere,açıklık yok her yön düz duvar açmazların içinde boğulur gibi oluyorum.

Takmıyorum...

Önümde sadece ufak bir umut ışığı var ben yaklaştıkça büyüyen,parlaklaşan tabiri caizse dört elle tutunduğum yegane dal,ıskalarsam aşşağısı uçurum.

O da olmazsa;

Koy götüne rahvan gitsin...

20 Mart 2012 Salı


tencere - kapak mevzusu

2 Yorumgaçlı Okurcan
"Merhaba ben tencere yuvarlandım kapağımı arıyorum" Hayatın özü budur bunca yıllık hayatımdan anladığım zihnimde şekillendirebildiğim ve kavrayabildiğim kadarıyla.İş, aşk, arkadaşlık hepsi bu kavrama uyumlu şekilleniyor tabi benim açımdan siz nasıl görürsünüz bilemem

Mesela aşk siz çok muhafazakarsınızdır ama aklınızı başınızdan alan kadın oldukça geniştir bu durumda sizin kapak yuvanız dar kapağınız olacak kadın geniş gelir ya da tam tersi olabilir.Oldu da kendinize uygun kadını buldunuz hemen kapatın kapağı birlikten doğan sinerjinizi ortaya çıkartın verin tencereyi ocağa kaynasın vakit kaybetmeyin.Bu şans bir daha elinize geçmeyebilir.

İş bu örneği istisnasız hayatınızdaki her duruma uygulayabilirsiniz benzer bir mantık olduğunu göreceksiniz %100 çalışıyor.

Ben mi? Doğarken yuvarlanmışım hâlâ arıyorum uygun bir kapak :)

19 Mart 2012 Pazartesi


Anladın mı?

0 Yorumgaçlı Okurcan
Hicran destanını kendinden oku,
Mecnun'dan duyup da rivayet etme.
Aşkın Leyla'sını gördünse söyle.
Söz temsili bulup hikayet etme.

Yüz bin Leyla doğar alemde her gün,
Senin aradığın zevk, sefa düğün.
Tutacağın işi önceden düşün;
Daha ilk adımda nedamet etme.

Sevdanın oduna pek güvenilmez,
Tutuşurşan eğer kolay sönülmez.
Bu yolun hükmüdür geri dönülmez,
Canına kıymazsan seyahat etme.

İyi bak kabına, olmasın delik,
Boşuna taşırsın ,gider gündelik.
Anında olmalı, ettiğin iyilik,
Alem duysun diye, inayet etme.

Kabe'den maksadın varmaktır yara,
Kör gibi tapınma, kara duvara,
Hızır'ı ararsan kendinde ara,
Bulamadım gibi rezalet etme.

Muhabbet herkesin aklını çelmez,
Gönül viranesi kolay düzelmez.
Alemden çekinme bir zarar gelmez,
Sen kendi kendine hıyanet etme.

Şen şatır gönlüne hicran dolmasın,
Gençliğin gülşeni gamla solmasın.
Neyzen gibi aklın yarda olmasın,
Özründen çok büyük kabahat etme.

Neyzen Tevfik

15 Mart 2012 Perşembe


Bozuldu buralar

5 Yorumgaçlı Okurcan
Sözünü ne kadar çok duydum inanamazsınız ama maalesef adamlar haklı beyler.Her sosyal mecra'nın başına geldiği gibi blogger'de artık eskisi kadar revaçta değil.Yeni platformlar insanların daha çok ilgisini çekiyor kimse inkar etmesin.Ağır ağır kuruyor maalesef blogger ortamı.

Bunun en önemli sebebi blog yazmanın stabil bir yapısının olması bana kalırsa, düşünüp taşınıp uzun uzun yazacaksın da birileri okuyacakta kafasına eserse yorum yapacakta ohooo.Kimsenin artık eskisi gibi bilgisayarın başında 1-2 saat uğraşarak emek harcayıp bir yazı yazmak işine gelmiyor.Daha ziyade twitterde akıllarına gelen vurucu cümleleri anında cep telefonlarından yazmak ve geri dönüşünü hemen alabilmek daha cazip.

İşte blogger'da böyle bir imkan yok süreç çok daha yavaş işliyor.

Bizim millet için söylenen "Su akar türk bakar" sözü "Twitter akar türk bakar" şeklinde evrildi resmen.Önünden akan twitleri takip etmek çok keyifli tabiki :) Hele bir de twitter'de mevcut olan ünlüleri takip edebilme imkanı evlere şenlik.Rekabet edilebilitesi yok :)Televizyon programlarına bile fikirlerini mention atarak bildirebiliyorlar var mı daha ötesi.

Tabi buraların eski canlılığının olmamaının en büyük müsebbibi yine biz bloggerler, bu platformda yer edinmiş,takipçi sayısının dibine vurmuş tabiri caize ünlü olmuş bloggerlerin neredeyse tamamı artık buralarda yazmak yerine twitterde teşrik-i mesai eylemekteler kankileriyle.

Çoğu uzun zamandır bloglarına tek kelime yazmamışlar.Hal böyle olunca blog ortamının pek cazip bir tarafı kalmıyor.Okumak için yeni yazılarını yazmalarını iple çektiğiniz insanlar yazmıyorsa ne diye buralarda bulunacaksınız ki?

Ben tercih etmiyorum orası ayrı yine de twitter'i kulanmadığımı söylersem yalan olur ama hala ağırlığım burada.Özlemle eskiden keyifle okuduğum yazarların yeniden yazmasını beklemekteyim :)

Velhasıl-ı kelam Twitter icad olundu blogger bozuldu.

13 Mart 2012 Salı


Kony 2012 - Madalyonun öteki yüzü

4 Yorumgaçlı Okurcan
kony_2012
Machine Gun Preacher'ı bu satırları okuyan kaç kişi izledi bilemem ama konumuzla direk alakası olduğundan daha baştan ufak bir parantez açarak filmden biraz bahsetmeden geçmek istemedim. Hapisten çıktığında ailesini hayatını düzene sokmuş olarak bulan ve başına gelen bir takım olaylardan sonra eşinin izinden giderek kilise yardımıyla [subliminal mesaj: kiliseye giden köşeyi döner tanıdık geldi mi size de :)] hayatını yoluna koyan Sam Childers'in yolu bir şekilde Uganda'ya düşüyor.Burada gördüğü vahşet ve dramın ardından Sam Childers herşeyi arka plana atarak kendini buradaki kimsesiz çocuklara yardıma adıyor.Tabi bu yardım sıradan bir yardım değil çoğu zaman eline alıyor silahı takır takır tarıyor kötü adamları (Joseph Kony ve LRA) bu yüzden adı Machine Gun Preacher yani Makinalı Tüfekli Vaiz'e çıkıyor vs vs neyse çok uzatmıyayım Sam Childers karakterine Gerard Butler hayat veriyor ekstra bilgisiyle parantezimizi kapatalım.

İş bu filmin piyasada gezinmeye başlamasının ardından KONY 2012 hareketi sosyal medyada patlak verdi siz tesadüf olduğunu düşünebilirsiniz ama nedense bana pek tesadüfmüş gibi gelmedi.Yarım saatlik etkileyici bir videonun ardından Invisible Children namlı kuruluşa yardım etmemiz bekleniyor ki gerekirse askeri müdahaleyle Uganda'yı Joseph Kony ve onun çocuk askerlerinden müteşekkil terör örgütü LRA'dan kurtarabilsinler..[Lord Resistance Army - Tanrı'nın Direniş Ordusu]




Konuyu araştırmazsanız olayın altında yatan bit yeniğini farketmiyor anında zokayı yutuyorsunuz içinizde ugandadaki çocukların dramının yarattığı bir yürek sızısı ve göz yaşlarıyla Invisible Children'e bağış yapmak üzere buluyorsunuz kendinizi.

Buraya kadar iyi güzel peki Invisible Children topladığı bağışları ne yapıyor ve Joseph Kony şu sıralar nerde diye soracak olursanız işte muhteremlerin afallamaya başladığı noktaya geliyorsunuz ve vehbinin kerrakesi ortaya çıkıyor ufaktan.İlk olarak Joseph Kony artık uganda'da marjinalize olmuş bir terör örgütünün lideri eski etkinliğinin yerinde yeller esmekte LRA'nın mevcudu iri kıyım bir çete boyutlarına düşmüş ve işin en acayip noktası adam Uganda'da bile değil uzun süredir komşu ülke Kongo'da yaşamakta.İkincisi Invisible Children'in topladığı bağışların neredeyse %70'i Uganda'ya ulaşmıyor ulaşan cüzi miktarın büyük kısmıda sicili LRA'dan pek farklı olmayan uganda ordusuna askeri malzeme alması için veriliyor.

Hadi bunu görmezden gelelim içinde bir miktar insaniyet var diye varsayalım demeye dilim varmıyor zira Amerika ne zaman bir ülkeye yardım etmeye kalksa o ülkede nasıl oluyorsa binler,yüzbinler hatta milyonlar hayatını kaybediyor.Irak'a demokrasi getirmek için 2 milyona yakın ıraklının ölmesi sadece vahim hatalar silsilesi olarak açıklanamaz heralde.Arap baharıyla her nasılsa sadece Amerikanın işine gelen yerlere "demokrasi" gelmesi ve bu sırada binlerce kişinin hayatını kaybetmesi de bir tesadüf olamaz.Petrolün emin ellerde olduğu yerlere pek demokrasi uğramıyor hatta demokrasi isteyenler demir yumrukla eziliyor ama dünyanın umrunda bile değil.Olaylar bu minvalde ilererken uganda'da bir benzeri olmayacak demek kusura bakmayın ama öküzlük olur biraz.

Petrol demişken zengin petrol yatakları olan nijerya ve güney sudan her ne hikmetse ugandaya pek bir yakın :) Sizinde yapabileceğiniz ufak bir googlelama sayesinde uganda'da da petrol bulunduğunu öğrendim tesadüfün bu kadarı sonra ufaktan ufaktan jeton düşüyor sakın bu hareketin arkasındaki amaç petrol bulunan bölgelere asker yerleştirmek ve petrolün güvenliğini sağlamak olmasın?

Amerika'nın bedava kimseye yardım ettiğini görmedim,duymadım hatta görüp duyana da rastamadım mutlaka bir çıkarı vardır.Bana kalırsa bu tatavanın arkasında da petrol mevzusu var başka birşey değil.

Kimsenin ugandadaki çocukların başına gelenlerle ilgilendiği yok olsaydı Joseph Kony'nin en etkin olduğu yılda binlerce çocuğu kaçırıp seks kölesi ve asker olarak kullandığı zaman müdahale düşüncesi olursu.İş işten geçmiş yangın sönmüş külleri arasındaki ufak bir iki alaz için müdahale edelim yardım edelim nidaları komik ve samimiyetsiz hatta insanların yaşadığı zulümlerin sömürüsü yapıldığından iğrenç.

Ben gördüğümü yazayım siz yinede ne düşünürseniz düşünün ona göre hareket edin bir kusurumuz olduysa affola.

12 Mart 2012 Pazartesi


iyi arkadaşlar

0 Yorumgaçlı Okurcan
iyi-arkadaşlar
Çok anlamlı ve sevimli geldi bu karikatür bana :)

10 Mart 2012 Cumartesi


içimden geldiği gibi

0 Yorumgaçlı Okurcan
hayko_cepkin
Hayata kızıp sinirlendiğinde küçük bir çocukkken yaptığımız gibi çekinmeden bileğini yalayıp "şırrak" diye ortalığı inleterek koca bir NAH hareketi yapmalı.

Ne bir eksik ne bir fazla,maskelerin ardına saklanıp başka kimliklere bürünmemeli,neyse o olmalı insan.

Nasıl davranılmasını istiyorsa kendine etrafındakilere de öyle davranmalı,ilkeli,doğru,adil ve dürüst vs vs.

Arkasından atıp tutmamalı kimsenin yüzüne konuşmalı hangisi batıyorsa sana karşındakinin davranışlarından dobra dobra söyleyebilmeli.

Fani dünya yarını yoksaymalı

Seviyorken mertçe karşısına geçip söylemeli,gölgelerde saklanmanın,kaçamak bakışlar atmanın alemi yok.Hergün acı, ızdırap çekmekten bir gün üzülmek daha evla.

Duygularıyla da oynamamalı kimsenin, seviyor gibi görünüp mavi boncuk dağıtmamalı,mazlumların ahını almamalı insan

Kendi yaralarını bahane gösterip,intikam alırcasına başka ruhlarda derin yaralar açmamalı.

Oyuncak etmemeli kendine kimsenin hislerini.

En önemlisi büyüklenmemeli,kimseyi hakir görmemeli kibir en büyük zehirdir insanın karakterinde.Farkında olmadan içten içe taşıyanı eriten cinsten.

Zamanı gelip hak vaki olduğunda hepimiz aynı musallaya yatırılmayacakmıyız sonuçta.

ve en önemlisi imamın kayığına binip giderken yanında sadece güzel anılar götürebilmeli huzur içinde, ardından edilen beddualar ve sevinç nidalarını değil.

7 Mart 2012 Çarşamba


Şark kurnazlığı

3 Yorumgaçlı Okurcan
Kendini kurnaz zanneden sınırlı beyinleri tanımlamak için kullanılan bir tabir şark kurnazı işte bu muhteremlerden memleket sathında bol miktarda nefes alıp kıymetli oksjenimizi tüketiyor.Şark kurnazı diyerek eğitimsizleri aşşağıladığımı düşünmeyin sakın sadece hem kapasitesi sınırlı hemde uyanıklık peşinde olanlardan bahsetmek istiyorum sadece.

Bu tarz insanları tanımak zor değildir ufak tefek işlerin peşinde gezerler ve bu ufak tefek işleri haletmek için dahi çakallık yapmanın peşindedirler.Akılları fikirleri cinliğe çalışır bir koyup beş alma sevdasından usanmaz herşeylerini bu uğurda heba edecek kadar gözü karadırlar örneğin dört duvar bir gecekondu yapar her sene bir kat çıkar bir bakmışsınız ruhsatsız 5-6 kat bina ve 20 daire sahibi olmuş tabi kendisi gibi uyanıklara satar bu daireleri hepberaber mutlu mesut geçinirler belediye yıkım için kapıya dayanana ya da bir depremde topluca helak olana kadar.

Sorsan hepimizden müslüman, dini, diyaneti hepimizden iyi bilir, dürüstlük ve ahlak abidesidir kendisi :)

Geçenlerde bu gibi şark kurnazlarını tokatlayan bir şebeke yakalanmış olayın iç yüzünü öğrenince gülmekten sandalyeden düşeyazdım bu şebekenin elemanı eski hayatımda ben Veysel Karani idim gelin sizlere cennetten şöyle lebi derya boğaza nazır arsa vereyim diyerek yaklaşık altı milyon lira dolandırmış.

Yahu bu devirde hâlâ para ya da başka birşey ile cenetten arsa alınabileceğini zanneden varsa bir zahmet kendini en yakın yükseltiden atsın oksijen ziyan olmasın kendide toprağa karışıp en azından gübre işlevi görerek topluma bir fayda sağlasın.

İbdet ve insanlığın yerine nakitinle yer satın alarak cennete girmeye kalkarsan böyle kaparlar elindeki avcundakini...

Eskiden olsa sinirlenirdim dolandıranlara zira eğitim ve öğrenim kaynakları kısıtlıydı dar gelirli insanların bilgiye ulaşmaları neredeyse imkansıza yakındı şimdi öyle değil gayet ucuz fiyatlara bigisayar ve internet erişimi bulmak mümkün aç araştır kardeşim cahil kalma artık cehaletin bahanesi yok.

Şimdi bana kızanlar olabilir fakir adam okumamış cahil kalmış vs diyebilirsiniz de muhterem zaten çok yoksul adam istesede böyle şebekelerin kurbanı olamaz zira parası yoktur hali hazırda alamaz cennetten dağıtılan ucuz imarlı arsaları.Şebekenin dolandırdıkları da az buz değil hakim,avukat,öğretmen vs gibi eğitimli kimseler.

Dediğim gibi bu iş sadece cehaletlede açıklanamayacak düzeyde yoksa geçenlerde bilkentte okuyan öğreciyi ben Hızır Peygamberim diye 2 sefer tokatlayabilir miydi başka bir şebeke :) Yahu muhterem hadi ilk sefer boşluğuna denk geldi yuttun zokayı kendini hızır diye tanıttı ikinci sefer nasıl yedin adam telefonla aramış birde be allahın akıllısı Hızır Peygamberin telefon kullanmaya ihtiyacı olur mu hiç mi dininden diyanetinden haberin yok senin.

Aynı yöntemle ikinci şebeke daha önce de bir iş adamından ikibuçuk milyon lira tokatlamış sorsan o iş adamına kendini kaçın kurasıyım ben böhöhühöyt diye övünür.

Müstehak size bilader müstehak sizin gibi şark kurnazlarına müstehak.Hayatını çakallık peşinde harcarsan bir gün bir tilki gelir senin herşeyini alır elinden...

4 Mart 2012 Pazar


Okan Bayülgen'e verilen cezaya dair

0 Yorumgaçlı Okurcan
okan-bayulgen
Dün akşam gazetelerin internet sitelerini kurcalarken gözüme bir haber ilişti RTÜK Muhabbet Kralı'nıdaki bir konuşmasında ingilizce küfür geçtiğinden dolayı Okan Bayülgen'e 2 hafta ekran yasağı vermiş.Başımdan aşşağı kaynar sular döküldü zaten tartışma programları dışında izlediğim neredeyse tek program okanın program kuşağı 2 hafta yayınlanmazsa strese girerim.

İçimden bildiğim tüm küfür külliyatını geçirdim yalan yok.

Kadın kuşaklarında abidik gubidik âhlaka mugayir her türlü ekşın olur ses çıkmaz,kıytırık cemaatçi kanalların konuklu yayınlarında tabiri caizse ana bacı galiz küfürler havada uçuşur ceza meza hak getire ama mevzu okanın programı olunca daya 2 hafta cezayı hak mı bu reva mı güya birde müslüman geçinirler muhteremler.

Adalet ne yana düşer usta?

Hadi herşeyi geçtim Okan'ın programları zaten çocukların vs izleyemeyeceği bir saatte o saatte eskiden kırmızı noktalı filmler,programlar rahatlıkla yayınlanabilirken şimdi dandik bir küfür yüzünden bir insanı 2 hafta sansürlemek neyin kafası ben bunu anlamıyorum.

Bana kalırsa yasağın sebebi küfür falan değil basbaya Okan Bayülgen'in ekranlardki muhalif duruşuna indirilmeye çalışılan bir darbedir.

Sorgulayan,irdeleyen,sisteme karşı,kimseye eyvallahı olmayan insanları ekranlarda istemiyorlar arkadaş bu kadar basit.

Ya özel hayatında vıcık vıcık iktidar yalakalığı yapacaksın ya da suya sabuna dokunmayan zararsız programlar yapacaksın verilen mesaj gayet açık ve net.

1 Mart 2012 Perşembe


İnsana verilen değer endeksi

0 Yorumgaçlı Okurcan
şevket_çavdar
Eminim böyle bir endeks ya da ölçülebilir bir kıyas sistemi olsaydı Türkiye büyük ihtimalle sondan birinciliğe doğru yarışırdı.Zira insana verilen değer çok düşük seviyede diyeceksin ki insana az değer veriliyor da başka şeylere değer veriliyor mu peki cevabım hayır bu topraklarda hiçbirşeyin kıymeti kalmadı artık ne can,ne ahlaki değerler ne hayvanlar ne doğa sadece ve sadece para kıymetli gerisi traş.

Geçtiğimiz günlerde Akdeniz Üniversitesinde yapılan kol ve bacak nakilinin ardından sanki bir yarışma içerisindeymişler gibi Hacettepe Üniversitesi'de çoklu organ nakli işine girdi.Şevket Çavdar adlı vatandaşımıza iki kol ve iki bacak naklettiler buraya kadar iyi hoş ama işin ilginç tarafı bu nakile başlanmadan önce Akdeniz Üniversitesinde yapılan iki kol ve bir bacak naklinde hastanın vücudunun verdiği tepki yüzünden bir bacağının geri alınmak zorunda kalınması hiç dikkate alınmadı.Yapılan organ naklinin ardından maalesef Şevket Çavdar yeni organlarına kan pompalamaya kalbinin yeterli gelmemesi sebebiyle sorun yaşadı nakledilen uzuvlar geri alınmasına rağmen kalp yetmezliğinden hayatını kaybetti.

Nakilden önce basın karşısında gevrek gevrek gülerek açıklamalar yapan doktorlar bir anda ortadan kayboldu.Kolay değil tabi bir hayatın sorumluluğunu üstlenmek bizim hırsımız yüzünden hayatını kaybetti diyebilmek.Kıyıdan köşeden durumu geçiştirme mahiyetinde birtakım açıklamalar yapıldı o kadar.

Aklıma normal raylar üzerinde trene son gaz hız yaptıran akabinde pamukovada onlarca vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan bürokratlar geldi.Şimdi başlarını yastığa koyup fosur fosur uyuyan bürokratlarla bu nakle onay verenler arasında ne fark var Allah aşkına?

Önce iki kol nakledip bekleseydiniz vücudu alışsaydı kollarını kullanabilseydi birkaç yıl sonra bacakları da nakletseydiniz ne kaybederdiniz?

Bu acelenin bu reklam çabasının amacı ne?
İnsanlar sizin kobayınız mı deneğiniz mi be? Nasıl bir hırs bürümüş gözlerinizi?

Şevket Çavdar yakında ölecek bir hasta olsa mecburen yapılsa nakil eyvallah adamcağızın hayatını kurtarmak için hertürlü riski göze aldılar diyeceğim ama hayatına devam edebilecek bir insana böylesi ağır bir nakil işleminin hemde sonuçları neredeyse bilinerek yapılmasının adı nedir?

Ben bişey söylemiyeyim ama siz anlayın

Akabinde Sağlık Bakanı televizyonda katıldığı programda geçiştirme babında organ bağışı ve nakli konusunda insanların şevki kırılmasın demez mi Allahım sen bana sabır ver aynı hızlandırılmış tren faciasında ulaştırma bakanının yaptığı suya trit açıklamalar gibi.

Buraya yazıyorum Şevket Çavdar hayatını kaybettiğiyle ailesi de onun acısıyla kalacak, tren faciasında bürokratlara nasıl bişey olmadıysa Hacettepe üniversitesinde de ağalara bişey olmayacak, kabak tren faciasında nasıl suç makinist'e kaldıysa nakil sonucu gerçekleşen ölümde de belki bir iki torpilsiz gariban asistanın meslek hayatının lekelenmesiyle mevzu kapatılacak.

Tazminat davası açsalar dahi alacakları üç kuruş para bundan sonra yapılacak böyle riskli işlemlerde kimsenin gözünü korkutmayacak zira kanunlarımızda verilecek tazminatın kmseyi zengin edemeyeceği öngörülüyor.

İşkenceden hayatını kaybeden Engin Çeber için verilmesine hükmedilen tazminat 36 bin lira düşünün gerisini.
Yeni kayıtlar Önceki kayıtlar Anasayfa